{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   27. HUKUK DAİRESİ        <br>     Esas No: 2022/284 - Karar No:2023/1275<br>                       T.C.<br>\tANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>            27. HUKUK DAİRESİ<br>       <br>DOSYA NO\t: 2022/284 <br>KARAR NO\t: 2023/1275<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br><br>BAŞKAN\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>KATİP\t\t: <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 02/12/2021<br>NUMARASI\t\t: 2019/459 E-2021/655 K<br><br>DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t: <br>\t <br>DAVALI\t: <br>VEKİLİ\t: <br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t: 14/12/2023<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 14/12/2023<br>\tEser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali talepli davada mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>\tDavacı vekili özetle; taraflar arasında akdedilen 2 ayrı sözleşme ile müvekkilinin 4 parsel numaralı taşınmazda yurt binası yapım işini ve 20 parsel numaralı taşınmazda ise villa yapım işini üstlendiğini, 26.08.2016 tarihinde yer teslimi yapıldığını, müvekkilinin edimini ifaya başladığını, işin yapıldığı dönemde, 13.05.2017 tarihinde davalının ... isimli yüklenici ile sözleşme yaptığını, baskı yapılarak müvekkilinin işi bırakmaya zorlandığını, işlerin tamamlanmasına az bir süre kala işten el çektirildiğini, müvekkili ile yeni yüklenicinin devir teslim ve durum tespit tutanakları düzenlediklerini, tutanaklarda işlerin ne ölçüde yapıldığının net bir şekilde belirlendiğini, ayrıca müvekkilinin yetkili şantiye şefi ve bilirkişiden maliyet icmalleri ve metrajların hesabına ilişkin belgeler aldığını, davalının iş bedelini ödemediğini, bakiye iş bedeli için başlatılan icra takibinin haksız itiraz sonucu durduğunu öne sürerek itirazın iptaline ve takibin devamına, icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDavalı vekili özetle; alacağın zamanaşımına uğradığını, yurt binası işinin birim fiyatlı düzenlendiğini, iş sonunda kesin hesap çıkarılmasının kararlaştırıldığını, villa yapım işinin ise, 1.434.827 TL + KDV bedelli olduğunu, müvekkilinin banka kanalıyla toplam 7.732.600 TL ödeme yaptığını, davacının işi zamanında bitirmediğini, işi yarım bıraktığını, müvekkilinin zarara uğradığını, davacının belirttiği yüklenici ... ile işin ince işlerinin yapılması konusunda sözleşme yapıldığını, davacının ise kaba inşaatı üstlendiğini, davacının yükümlülüklerini yerine getirmediğini, şirketin battığını, piyasadan çekildiğini, davacı ile ... arasında düzenlenen belgeleri kabul etmediklerini, müvekkilinin bu belgelerde imzasının bulunmadığını, müvekkili ile ... arasında borç alacak ilişkisi nedeniyle husumet bulunduğunu, bu kişinin tanık olarak dinlenmesini kabul etmediklerini, davacının işi bıraktığını belirttiği tarihten sonra 400.000 TL tutarlı çekler keşide ettiğini, ayrıca müvekkilinin sahibi olduğu ...... Şirketi adına 850.000 TL değerinde çek keşide ettiğini, bu çeklerin de karşılıksız çıktığını, çeklerin tahsili için 2019/10566 ve 10567 sayılı icra takiplerinin başlatıldığını, takiplerin haciz aşamasında olduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere takas defini ileri sürdüklerini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiş; ıslah ettiği cevap dilekçesinde ise, ... isimli kişinin davacı şirketin ortağı olduğunu, bu şahıs tarafından yapılan hesaplamanın kabul edilemeyeceğini, davacının taraflar arasında akdedilen sözleşmelerde yer almayan ve yapmadığı işleri kendisi yapmış gibi gösterme çabasında olduğunu, sözleşmenin 6. maddesinde sözleşme kapsamında olmayan işler için tarafların birlikte bir tutanak düzenleyerek fiyatlandırma yapacağının kararlaştırıldığını, tek taraflı düzenlenen metraj ve ücretlendirmeye ilişkin belgelerin doğru olmadığını, yapı denetim kapsamında yapılan hakedişlerde inşaat seviyesinin davacının belirttiği seviyeye ulaşmadığını, davacının bahsi geçen işleri yapmadığını, davacının yurt binası işinde 25.11.2016 tarihinden sonra hiçbir imalat yapmadığını, belediye ve yapı denetim şirketinin gerçekleşme oranını davacının şantiyeyi terk ettiği 08.03.2017 tarihine kadar %70 olarak tespit ettiklerini, ancak taşıyıcı sistemin bitirildiğini, kalan işlerin ise, tamamlanmadığını, 13.12.2019 tarihli fesih tutanağında inşaat seviyesinin %55 olarak belirlendiğini, villa yapım işinde ise, imalatların yaşamın olağan akışına aykırı ve teknik gerçeklerle bağdaşmayacak derecede abartıldığını, sözleşmede kararlaştırılan metrajlarla davacı tarafından ibraz edilen metrajları listeleyerek sözleşmede yazılı metrajların 2 ila 10 kat fazla hesaplandığını, davacının dava dışı ... ile imzaladığı devir tutanağının müvekkili için bağlayıcı olmadığını, ekte sunulan faturaların davacı iddialarının gerçek dışı olduğunu gösterdiğini, davacının çıkardığı metrajlarda yer alan malzeme ve işçilik bedellerinin fatura karşılığı müvekkili tarafından ödendiğini, sözleşmenin 6. maddesi gereğince tarafların fiyat tespit tutanağı düzenlemesine ilişkin hükmün delil sözleşmesi niteliğinde olduğunu, tanıkla ispata rıza göstermediklerini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tİlk Derece Mahkemesince; \"Toplanan deliller yapılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen kök ve ek rapor içeriği tüm dosya kapsamı ile birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında imzalanan sözleşmeler gereğince davacı tarafından üstelenilen yurt binası ile 10 adet villa yapımı işinin devredildiği belirtilmiş ise de davacı ile devir alan ...-... İnş arasında düzenlenen devir teslim tutanağında davalı işverenin imzasının bulunmadığı, delil olarak dayanılan metraj icmallerinin davacı şirketin tek ortağı ve yetkilisi ... tarafından tek yanlı düzenlendiği, bilirkişi heyetince devir tarihi itibariyle ...'in şantiye şefi olmadığı ve bu metrajlar içerisindeki kimi imalat kalemlerinin sözleşmedeki birim fiyatlarla uyumlu olmadığı, sözleşmede yer almayanlar yönünden yeni birim fiyat tespit tutanaklarının hazırlanmadığı tespit edilmekle yurt binası yapımına ilişkin ... Belediyesi tarafından işin terk edildiği tarihten sonra 13.12.2019 tarihinde yapılan tespitle belirlenen %55 gerçekleşme oranına ve 10 adet villa yapımına ilişkin yapı denetim firması tarafından 31.12.2016 tarih itibariyle belirlenen %70 gerçekleşme oranına itibar edilerek bilirkişilerce belirlenen birim fiyatlar ile davacı tarafından gerçekleştirilen toplam imalat tutarı 6.491.543,51 TL olarak belirlenmiştir. Yapılan incelemede dava konusu 2 ayrı inşaat yapım sözleşmesine istinaden davalı tarafından davacıya banka kanalı ile toplam 785.700,00 TL ödendiği,  davalı tarafından takas mahsup def'ine esas alınan iki takibe konu çekler haricinde toplam 820.000,00 TL tutarındaki çekler nedeniyle davacının davalıdan alacaklı olduğu, bu tutarın mahsubu ile davalı tarafından davacıya yapılan toplam ödemenin 6.365.700,00 TL olarak tespit  edildiği, davacının sözleşmeler kapsamında işi bıraktığı tarihe kadar yapmış olduğu toplam imalat tutarı olan 6.491.543,51 TL'den 6.365.700,00 TL davalı ödemesinin mahsubu ile davacının davalıdan takip tarihi itibariyle ödenmeyen bakiye 125.843,52 TL alacağının bulunduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır. Davalı yan cevap dilekçesinde takas mahsup def'inde bulunmuş olup TBK 139/1, 2 maddesinde \"iki kişi karşılıklı olarak bir miktar para veya ödeş diğer edimleri birbirine borçlu oldukları takdirde, her iki borç muaccel ise her biri  alacağını borcu ile takas edebilir. Alacaklılardan biri çekişmeli olsa bile takas ileri sürülebilir. \" düzenlemesi gereğince işbu davaya esas olan Ankara 15. İcra Müdürlüğünün 2019/8006 esas sayılı takip tarihi itibariyle davalının davacıdan  muaccel olan ve takas mahsup def'ine esas alınan Ankara 1. İcra Müdürlüğünün 2019/10567 esas sayılı takibe konu keşide tarihleri 30.08.2017 ve 30.09.2017 olan her biri 100.000,00 TL bedelli çekler nedeniyle 197.180,00 TL çek bedeli ile birlikte işlemiş faiz, komisyon ve çek tazminatı nedeniyle toplam 274.269,27 TL alacak talebi ile başlatılan kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip dosyasının kesinleşmiş olduğu görülmekle davalı yanın takas def'i yerinde görülerek takas sonucunda davacı alacağının son bulduğu\" gerekçesiyle \"1-Davalı yanın takas mahsup def'i nazara alınarak davanın reddine, 2-Koşulları oluşmadığından davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine\" karar vermiştir.<br>\tDavacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin işten el çektirildiği tarihe kadar yükümlülüklerini yerine getirdiği, bu hususun devir teslim tutanağı ve durum tespit tutanağı ile sabit olduğu, mahkemece metrajlara dayalı imalat tutarlarının tespitinde hataya düşüldüğü, şantiye şefi ... tarafından metrajların hesaplandığı, buna göre imalat tutarının toplam 8.183.576,14 TL olduğu, bilirkişi heyetinin terditli hesaplama yaptığı, imalat tutarını 6.491.543,51 TL, ödeme tutarını 6.365.700 TL alarak müvekkilinin bakiye alacağının 125.843,50 TL olarak hesaplandığı,\tşantiye şefi ... tarafından yapılan hesaplamanın esas alınması gerektiği, davalının belirttiği kişinin ise, 08.03.2017 tarihinden sonra ve sadece yurt binası işinde şantiye şefi olarak görevlendirildiği, ...'in halen villaların inşaatında şantiye şefi olarak göründüğü,\tbanka kanalıyla yapılan 6.701.800 TL ödemede uyuşmazlık bulunmadığı, davalının borç geri iadesi, borç olarak, ... çekleri dava gideri vs. açıklamalarıyla yaptığı ödemelerin davaya konu alacak nedeniyle yapıldığının kabulünün hatalı olduğu, ispat yükünün davalı tarafta olduğu, bu yönde delil sunulmadığı, bu itibarla toplam 483.900 TL alacağın mahsubunun doğru olmadığı, davalının usulüne uygun takas mahsup talebinde bulunmadığı, icra takibine itirazında takas ve mahsuba ilişkin beyanda bulunmadığı, dava açılmasına sebebiyet verdiği nedenleriyle mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDava, eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali talepli olup, mahkemece davanın reddine  dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>\tİnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde uyarınca istinaf nedenleriyle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. \t\t<br>\tMahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. \t<br><br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-)\tDavacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b.1 madde gereğince esastan reddine,<br>\t2-)\tHarçlar Kanunu gereğince alınması gereken 269,85  TL istinaf karar harcından peşin alınan 80,70 TL'nin mahsubu ile bakiye 189,15‬ TL harcın davacıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına, <br>\t3-)\tİstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>\t\t\t\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK 361. madde gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 14.12.2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi. \t \t<br><br>Başkan ...<br>e-imzalıdır <br> <br>Üye ...<br> e-imzalıdır<br><br>Üye ...<br>e-imzalıdır <br> <br>Katip ...<br> e-imzalıdır<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"fc9a54128b955684","SID":"3d433e543231e958"}}