{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2020/874 <br>KARAR NO\t: 2023/1972<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 30/01/2020<br>NUMARASI\t: 2016/1197 Esas - 2020/88 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali (Banka Teminat Mektubundan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/12/2023<br>Davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili, müvekkili şirketin Fikirtepe'de kentsel dönüşüm projelerinden birini üstlendiğini ve projeyle ilgili bir takım işleri dava dışı ihbar olunan  ... Ltd. Şti.'ye yüklenici sözleşmesiyle ihale ettiğini, sözleşme gereğince ihbar olunan ... Ltd. Şti. tarafından davalı bankadan 25.000.000-TL bedelli avans teminat mektubunun alınarak müvekkiline verildiğini,  ... Ltd. Şti.'nin yüklenici sözleşmesindeki yükümlülüklerini yerine getirmediğini, bunun üzerine müvekkilinin 23/11/2015 tarihinde davalı bankaya başvurarak avans teminat mektubunun nakde çevrilmesini talep ettiğini ancak bu talebin reddedildiğini, ret gerekçesi olarak da avans bedelinin  \"...\" numaralı hesaba gönderilmediğinden teminat mektubu metninde öngörülen yürürlük şartının gerçekleşmediğinin belirtildiğini, halbu ki teminat mektubu metnindeki yürürlük şartlarının müvekkili tarafından yerine getirildiğini, bu kapsamda 23.270.625-TL'nin dava dışı  ... Ltd. Şti'nin davalı banka nezdindeki \"...\" numaralı hesabına teminat mektubuna konu avans bedeli açıklaması ile yatırıldığını, avans teminat mektubu metninin bir diğer şartı olan 25/11/2016 tarihine kadar başvuru şartının da 23/11/2016 tarihinde yapılan başvuru ile sağlandığını; davalıya Noterden gönderilen 25/07/2016 tarihli ihtarnameyle teminat mektubuna karşılık 23.270.670-TL'nin müvekkiline ödenmesinin talep edildiğini, davalının ihtarnameye cevap vermediği gibi avans teminat bedelini de ödemediğini, bu nedenle müvekkili tarafından davalı aleyhine dayanağı teminat mektubu olan 23.270.625-TL asıl alacak ve 2.016.256.21-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 25.286.881,21-TL talepli İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasıyla ilamsız icra takibi başlatıldığını ve davalının takibe itiraz ettiğinden takibin durduğunu ileri sürerek, davalının icra takibine vaki itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili, Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/14 esas sayılı dosyasında teminat mektubunun nakde çevrilmesini engellenmesi hususunda ihtiyati tedbir kararı verildiğini, tedbir kararı varken müvekkili bankanın teminat mektubunu nakde çevirmesinin mümkün olmadığını; teminat mektubunun tazminine ilişkin şartların gerçekleşmediğini, buna göre mektubun geçerlilik şartı olan 25.000.000-TL'nin eksiksiz olarak dava dışı ihbar edilen  ... Ltd. Şti.'nin müvekkili nezdinde bulunan \"...\" nolu hesabına yatırılması gerektiğini, ... Ltd. ... Şti.'nin Dudullu şubesindeki muhtelif hesaplarına 25.000.000-TL ödenmesi gerekirken 23.270.625-TL ödendiğini, bu durumun mektup metnindeki şartın yerine gelmediğini açıkça gösterdiğini; \"...\" nolu hesabın avans mektubuna özel açılmış bir hesap olduğunu, bu hesaba yatırılacak avans bedeli üzerine müvekkili banka tarafından bloke konulduğunu, ancak dava dışı şirketin diğer hesaplarında günlük nakit akış işlemleri yapılmakta olduğundan bloke konulamadığını, avans bedelinin ödenmesi gereken hesabın teminat mektubu metninde açıkça belirtildiğini, buna rağmen avans bedelleri teminat mektubunda belirtilen hesaba ödenmediği için yürürlülük şartı yerine gelmeyen mektubun tazmininin  mümkün olmadığını, şart gerçekleşmediğinden ve mektubun hükümsüz kalacağına dair mektup metnindeki 25/11/2015 tarihi geçtiğinden dava dışı müvekkili banka müşterisi   ... Ltd. Şti. açısından mektubun risk düşümünün yapıldığını ve dolayısıyla müvekkilinin davalıya karşı yükümlülüğü son bulduğundan davanın ... Ltd. Şti.'ye ihbar edilmesi gerektiğini belirterek, davanın reddi ile davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI\t: Mahkemece, davalı bankanın \"avans teminat mektubu bedeli içindir\" açıklaması ile yapılan toplam 19.250.625-TL bedelden sorumlu olduğu, davacının 25/07/2016 tarihli ödeme talebine ilişkin ihtarnamesine karşılık davalının gönderdiği 08/08/2016 tarihli cevabi ihtarnameyle mektup bedelinin ödenmeyeceği bildirildiğinden davalının bu tarih itibariyle temerrüde düştüğü, 19.250.625-TL asıl alacağa takip tarihine kadar 17 günlük avans faizi işletmek gerektiği ve davalı tarafından taraflarca belirlenebilir likit alacak miktarına kötü niyetli olarak itiraz edildiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, itirazın kısmen iptaline, takibin 19.250.625-TL asıl alacak, 95.450,92-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 19.346.075,92-TL üzerinden devamına, asıl alacak 19.250.625-TL'ye takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, fazla istemin reddine, kabul edilen toplam alacak miktarı üzerinden %20 oranındaki 3.869.215,18-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline ve davalının kötüniyet  tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ : 1-Davacı vekili, davaya konu ihtilafın avans teminat  mektubundan kaynaklandığını,garantörün davalı banka, lehdarın üçüncü kişi ... Ltd. Şti. ve muhatabın da müvekkili olduğunu, lehdarın yükümlülüklerinin yerine getirilmemesi üzerine müvekkilinin usulüne uygun bir şekilde davalı bankadan mektubun tazminini istediğini ancak haksız olarak reddedildiğini, avans teminat mektubunun kesin veya diğer teminat mektuplarından farkının yükleniciye (lehtar) işin yapılabilmesi için iş sahibi (muhatap) tarafından ödenecek avansların, düzenleyen (garantör) tarafından garanti altına alınması olduğunu, davalının da kabulünde ve resmi kayıtlarda da belli olan avans ödemesi kadar yani 23.270.625-TL asıl alacakları bulunduğunu, bu miktara bankanın ödemeyi reddettiğini bildirdiği 24/11/2015'ten itibaren avans faizi işletilmesi gerektiğini; tüm kayıtlarda mevcut olduğu üzere 23.270.625-TL avans ödemelerinin ihbar edilen teminat mektubu lehdarı  ... Ltd. Şti.'nin davalı bankanın Dudullu Şubesindeki hesaplarına yatırıldığını, davalının da bu miktarın yatırıldığını dilekçelerinde kabul ve ikrar ettiğini, tazmin talebinin başvuru tarihi olan 23/11/2015 tarihinde yerine getirilmesi gerektiğini,sunulan Yargıtay kararlarından da görüleceği üzere avans teminat mektuplarının, verilen avansın teminatı olduğunu,mektup metninde belli bir hesap numarası gösterilmesinin avans ödemelerinin mektup metnindeki banka hesabına yapılması zorunluluğu anlamına gelmediğini ve asıl olanın avansların ödenmesi olduğunu, Yargıtay kararlarına göre mektup metnindeki hesaplardan başka bir hesaba yatırılmış olsa dahi teminat mektubunun geçerlilik kazanacağını, hatta farklı bir bankaya ödeme yapılmasının bile mektubun geçerlilik şartını engelleyen bir husus olarak değerlendirilmediğini; mahkemenin TBK genel hükümler zemininde yaptığı bir yorumla 4.020.000-TL için davayı kısmen reddettiğini, teminat mektubu üzerinde tedbir olduğundan bahisle temerrüt tarihinin de tedbirin kaldırıldığı tarih olması gerektiği iddiasının hukuken kabul edilemeyeceğini, aksi düşünülse dahi tedbirin 30/06/2016 tarihinde kaldırıldığını,  en kötü ihtimalle davalı bankanın temerrüt tarihi olan 30/06/2016 tarihinden itibaren temerrüdün başlatılması gerektiğini belirterek, müvekkili lehine hükmedilen kısım mahfuz olmak kaydıyla kısmi istinaf taleplerinin kabulü ile davanın kısmen  reddine ilişkin kısmın kaldırılarak, asıl alacağın 23.270.625-TL, faizin 24/11/2015'ten başlatılmak ve %40 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.2- Davalı vekili, müvekkilinin teminat mektubuna konu borcunun doğması için geciktirici koşul mahiyetinde olan ödemenin eksiksiz şekilde kararlaştırılan hesaba yapılmış olması gerektiğini, bu nedenle teminat/garanti sözleşmesinin kurulamadığını, müvekkilinin gerçekleşmeyen koşullar nedeniyle kesin hükümsüz durumda olan teminat mektubu kapsamında kısmi ifa borcunun doğmadığını, dava konusu teminat mektubunun geçerli olması için ihbar edilen  ... Ltd.Şti.'nin müvekkili banka nezdindeki ... nolu hesabında 25.000.000-TL bulundurmasının zorunlu olduğunu, bu noktada mutabık kalınan hususun müvekkili banka nezdindeki her hangi bir hesabında değil sadece belirtilen hesabında tam miktarın bulunması hususunda anlaşıldığını, bu hesabın dava konusu avans mektubuna özel olarak açılmış blokeli bir hesap olduğunu,lehdar  ... Ltd. Şti.'nin müvekkili bankada ... numaralı bir hesabının bulunmadığını zira söz konusu numaranın bir hesap numarası değil müşteri numarası olduğunu, müşteri numarası belirtilmek suretiyle de alıcıya havale/eft yapılmayacağını, müvekkili bankanın sistemine göre hesapların müşteri tarafından kaç tane hesap açılması istenir ise müşteri numarası altında \"1, 2, 3,...\" olmak suretiyle birbirlerinden bağımsız ve ayrı ayrı IBAN numaralarıyla açıldığını,  ... Ltd. Şti.'nin müvekkili bankada 135 adet hesabının bulunduğunu, mahkemece kabul edilen ödemelerin ihbar edilene ait \"01\" ve \"07\" ile biten hesaplara toplamda 19.250.625-TL yatırıldığını, avans teminat mektubu için açılmış 06 ile biten blokeli hesaba değil şirketin üzerinde serbestçe tasarrufta bulunabildiği \"01\" ile biten ve günlük nakit işlemlerinde kullanılan \"07\" ile biten cari mevduat hesaplarına yatırılan tutarlar olduğunu, ihbar edilen şirketin cari ödemelerine ilişkin hesaplarına para yatırıldığını sonradan da bu paraların çekildiğinin açıkça görüldüğünü, mahkemenin bu hususu hatalı olarak dikkate almadığını, müvekkili bankanın \"avans teminat mektubuna ilişkindir\" ibaresiyle olsa dahi teminat mektubunda belirtilen hesap dışındaki bir hesaba gelen parayı müşteri talimatı olmadan teminat mektubunda yazılı olan hesaba geçirmesinin Bankacılık Kanununun 61. maddesine açıkça aykırı olduğunu ve bu aykırılığın da 151. maddeye göre cezai müeyyideyi gerektiren suç teşkil ettiğini; geçerlilik koşulu oluşmayan bir teminat mektubunun tazmin edilmesinin müvekkili bankanın sorumluluğunu doğuracağı hususunun göz ardı edildiğini, tarafların serbest iradeleri ile düzenledikleri teminat mektubu şartlarını sözleşme serbestisine aykırı olarak yorumlamanın hukukun genel ilkelerine, aykırı olduğunu, hükme dayanak gösterilen Yargıtay 19. HD'nin 2016/14309 E., 2017/2401 K. sayılı ve 23/03/2017 tarihli kararının somut olaya uygulanmasının mümkün olmadığını, zira o karardaki somut olayda banka tarafından teminat mektubu metninde belirtilen hesaptan başka hesaplara yapılan ödemelerin mektup metninde belirtilen hesaba aktarıldığı ve bu sayede davalı nezdinde güven ve kanaat oluşturulduğunun belirtildiğini ancak işbu davadaki olayda müvekkilinin Bankacılık Kanunu gereği diğer hesaplara yapılan ödemeleri mektupta belirtilen hesaba aktarmadığını; davacı şirketle ihbar edilen şirket arasındaki organik bağın hiçbir şekilde irdelenmediğini, teminat mektubu için yatırıldığı iddia edilen bedellerin hesaplardan tahsil edildiğinin dikkate alınmadığını, çünkü dava dışı ...isimli şahsın ihbar edilen şirketin %90 hisseli münferiden temsile yetkili ortağı olduğunu, aynı şahsın davacı şirketin de münferiden yetkili temsilcisi olduğunu zira ihbar edilen şirketin davacı şirkette %30 oranda hissedar olduğunu, dolayısıyla her iki şirketin de adı geçenin hakimiyeti altında bulunduğunu, bu kapsamda teminat mektubunda belirtilen hesaba para yatırılması halinde hesap blokeli olduğundan yatırılan bedellerin çekilerek kullanılamayacağını, bu durumun da davacı tarafından çok iyi bilindiğinden ihbar edilen şirketin 135 farklı hesabından belirttikleri iki adet serbest işlem yapabilecekleri hesaba yatırdıklarını; sundukları belgelerden de görüleceği üzere \"01\" ile biten hesaba yatırılan paraların peyderpey başka şirketlere gönderildiğini, bu şirketlerin de yine belirtilen diğer şirketlerde hissedar olan kişilerin ortaklıklarının bulunduğunu; \"07\" ile biten hesapta da görüleceği üzere benzer hareketler yapıldığını, davacı tarafından sözde dava konusu teminat mektubuna istinaden gönderildiği iddia olunan ve mahkemece de müvekkili bankanın ilgili bedelleri davacıya iade etmesi yönünde verilen karara göre, davacının önce gönderdiği ve sonrasında bizzat kullandığı bedelleri bir kez daha müvekkili bankadan tahsil edebilecek konuma geldiğini, davacının 23/11/2015 tarihinde dava konusu avans teminat mektubunu tazmin etmek istediğinden ihbar edilen şirketin \"01\" ve \"07\" ile biten hesaplarına ilişkin bakiyenin 0-TL olduğunun altının çizilmesi gerektiğini ve hükme esas alınan bilirkişi raporunun somut olaydaki sorunu çözmeye elverişli bir rapor olmadığını ifade ederek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>GEREKÇE :Dava, davalı banka tarafından muhatabı ... Ltd. Şti.'ye davacı tarafından ödenen avansların teminatı olmak üzere verilen banka teminat mektubu bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine davalının vaki itirazının iptali istemine ilişkindir.İstanbul 23. İcra Dairesi'nin takip dosyasında davacı alacaklı tarafından 24/11/2015 tarihi itibariyle 23.270.625-TL asıl alacak, 2.016.256,21-TL  işlemiş ticari temerrüt faizi  olmak üzere toplam 25.286.881,21-TL'nin asıl alacağa işleyecek yıllık %11,50 oranındaki ticari temerrüt faizi (değişen oranlarda) ile tahsili  talep edilmiştir.Davaya konu 22//11/2012 tarihli ve ... referans numaralı \"avans teminat mektubu\" başlıklı banka teminat mektubunun davalı banka tarafından düzenlendiği, lehdarın  ... Ltd. Şti. ve muhatabın  ... A.Ş. olduğu, mektubun içeriğinde \"... San. ve Tic. Ltd. Şti.'ye avans olarak ödenecek 25.000.000-TL'na kadar olan kısmını ... Bankası A.Ş. müşterek ve müteselsil borçlu sıfatıyla garanti ettiğinden, .... San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin yukarıda anılan avans tutarını ilk yazılı talebiniz üzerine, protesto çekmeye, hüküm ve adı geçenin iznini almaya gerek kalmaksızın ve adı geçen ile şirketiniz arasında ortaya çıkacak herhangi bir uyuşmazlık ve bunun akıbet ve kanuni neticeleri nazarı itibare alınmaksızın, yukarıda yazılı tutara kadar talep edeceğiniz meblağı, nakden ve tamamen ve yazılı talep tarihinden ödeme tarihine kadar geçen günlere ait kanuni faiziyle birlikte ödeyeceğimizi ... Bankası A.Ş.’nin imza atmaya yetkili temsilcisi ve sorumlusu sıfatıyla ... Bankası A.Ş. ad ve hesabına taahhüt ve beyan ederiz. İşbu teminat mektubu, mektuba konu avans bedeli olan 25.000.000-TL (YLN/YirmiBeşMilyonTL )'un .... San. ve Tic. Ltd. Şti. firmasının bankamız nezdindeki ... nolu hesabına geçtiği anda yürürlüğe girecektir. Bu teminat mektubu 25/11/2015 tarihine kadar geçerli olup, bu tarihe kadar elimize geçecek şekilde tarafınızdan yazılı tazmin talebinde bulunulmadığı takdirde hükümsüz olacaktır.\" şeklinde düzenlenmiştir.Uyuşmazlığın çözümü için, teminat mektubu metninde yazılı olan \"İşbu teminat mektubu, mektuba konu avans bedeli olan 25.000.000-TL (YLN/YirmiBeşMilyonTurkLirası )'un ... San. ve Tic. Ltd.şti. firmasının bankamız nezdindeki ... nolu hesabına geçtiği anda yürürlüğe girecektir.\" şartının  üzerinde durulmalıdır.Garanti sözleşmeleri de tıpkı, diğer akitler gibi şarta bağlı olarak düzenlenebilirler. 818 s. BK'nın 149. (6098 s. TBK'nın 170.) maddesine göre \"Bir akdin mevzuunu teşkil eden borcun mevcudiyeti, meşkük bir hadisenin tahakkukuna talik edilmiş ise o akit şarta bağlı akit olur. İki taraf hilafını kast etmedikleri halde şarta bağlı akit, ancak şartın tahakkuku anından itibaren hüküm ifade eder.\" Teminat mektubu veren bankanın ancak belli şartların ortaya çıkması halinde riski garanti ettiğini belirtmesi geçerlidir. Bu durumda teminat mektuplarında yer alan ilk talepte derhal ödeme taahhüdü kuşkusuz şartın gerçekleşmesi halinde söz konusu olacak; tazmin talebinde bulunan muhatap şartın gerçekleştiğini ispat ettikten sonra lehdarın taahhüdünü yerine getirmediğini bildirerek tazmin talebinde bulunacaktır. Teminat mektubunun şarta bağlı olarak verilmesi geçerli olup; şart mektubun garanti sözleşmesi niteliğini ve bankanın temel ilişkiden bağımsız borç altına girmesini etkilemeyecektir. Şart teminat mektubunda açıkça yer alacağı gibi mektup metninden anlaşılabilir... Muhatap tarafından şarta bağlı bir teminat mektubunun bulunmadığının ileri sürülmesi halinde ise, muhatabın tazmin talebi, hakkın kötüye kullanılmasını oluşturacaktır ( bkz. Reisoğlu, Seza: Banka Teminat Mektupları ve Kontrgarantiler, 4. Basım, s.139-140).  Davacı taraf, lehdara avans ödenmesinin yeterli olduğunu, teminat mektubundaki yazılı hesaba ödenmesi gerekmediğini ileri sürerken, davalı taraf da teminat mektubu metninde yazılan blokeli hesaba ödeme yapılmadığını, bu sebeple teminat mektubunun yürürlüğe girmediğini savunmuştur. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın temeli bu noktadadır. Davacı ... A.Ş.'nin eski yetkilisi ve eski YK başkan yardımcısının ... olduğu, bu kişinin aynı zamanda ... Ltd. Şti.'nin ortağı ve eski yetkilisi olduğu, 2008 ve 2009 yılında vaki ortak değişikliği neticesi adı geçenin 27.800.000-TL sermayeli şirkette 25.020.000-TL sermayeye sahip olduğu, görev süresinin (10/01/2018 Ankasya -YK başkanvekili / 01/02/2018 Anka Yapı) sona erdiği, her iki şirket arasında organik bağ bulunduğu anlaşılmaktadır. Davalı bankanın grup şirketleri arasında gerçekleştirilecek avans ödemeleri için garanti verdiği anlaşılmaktadır. Özellikle bu nokta açısından, davalı banka tarafından blokeli hesaba ödeme yapılmasının bir şart olarak öngörüldüğü sonucuna varılmıştır. Davacının, 23/11/2015 tarihinde davalı bankaya başvurarak, mektup lehtarının taahhütlerine aykırı davrandığı gerekçesiyle teminat mektubunun tazminini talep ettiği; davalı bankanın 24/11/2015 tarihli cevabıyla 1368064-6 nolu banka hesabına avans bedelinin gönderilmediği ve ayrıca Gebze 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2013/879 Esas sayılı ve 09/01/2014 tarihli kararıyla lehdar şirketin iflas erteleme talebi kapsamında teminat mektuplarının paraya çevrilmesinin ihtiyati tedbir yoluyla durdurulması sebebiyle talebin kabul edilmediğinin bildirildiği; davacının davalıya Noter marifetiyle gönderdiği 25/07/2016 tarihli ihtarnameyle teminat mektubu tutarı olan 25.000.000-TL'nin tamamının değil, 23.270.625-TL'sinin kendilerince ödendiği ve teminat mektubunun nakde çevrilmesi şartlarının oluştuğundan teminat mektubu bedelinin 23.270.625-TL miktarının hesaplarına yatırılmasının istenildiği; bu ihtara cevaben davalının davacıya noterlikten gönderdiği 08/08/2016 tarihli ihtarda teminat mektubu metninde belirtilen banka hesap numarasına ödemelerin gönderilmediği, başka bir hesap numarasına gönderildiği bu nedenle garanti taahhüdünün geçerlilik kazanmadığı ve teminat mektubunun yürürlüğe girmediğinden nakde çevirme talebinin kabul edilmediği; Gebze 5. Asliye  Hukuk Mahkemesi'nin (ATM sıfatıyla) 2013/879 Esas sayılı dosyasındaki, teminat mektubu lehtarının iflas erteleme başvurusu kapsamında 09/01/2014 tarihli ara kararın ikinci bendinde \"Teminat mektuplarının paraya çevrilmesinin tedbiren önlenmesine\" karar verildiği, daha sonra Gebze ATM'nin 2016/14 Esas, 2016/567 Karar sayılı ve 30/06/2016 tarihli iflas erteleme talebinin kabul edildiği gerekçeli kararının 5/e bendinde \"3. şahıslar tarafından davacı (lehtar) lehine verilen banka teminat mektuplarının ihtiyati tedbir kapsamı dışında tutulmasına\" karar verildiği görülmüştür.<br>Hukukumuzda banka teminat mektupları konusunda açık bir düzenleme bulunmamakta, 6098 sayılı TBK’nın 128. maddesinde düzenlenen üçüncü kişinin fiilini üstlenme kapsamında bir tür garanti sözleşmesi olarak değerlendirilmektedir. Garanti veren banka, muhatabın ödeme talebi halinde ancak zamanaşımı, sahtelik gibi kendisine ait olan def’ileri ileri sürebilir veya teminatın ödenmemesi hususunda mahkemece verilen bir tedbir kararının bulunması halinde ödemekten kaçınabilir. Bu durumların söz konusu olmaması halinde ise, banka ancak ödeme talebinin hakkın kötüye kullanılması mahiyetinde olduğuna dair elinde likit delil bulunması halinde ödeme talebini reddedebilir. Likit delil ile kastedilen ise, bankanın yorumunu eklemeden ödeme talebinin dürüstlük kuralına aykırılığını ortaya koyan delildir. Banka ödeme talebini aldığında durumu derhal lehdara bildirmelidir ki, lehdar talebin haksızlığına ilişkin kendi elindeki likit delilleri bankaya ibraz edebilsin. İlk talepte ödeme kaydını içeren teminat mektuplarında ise risk banka üzerinde değil, lehdar üzerinde olduğundan ödeme talebi halinde esasa ilişkin inceleme yapılmaksızın ödeme yapılması gerekir.Teminat türlerinden olan avans teminat mektubunun amacı, iş sahibinin işin süresinde bitirilmesi için yükleniciye avans olarak verdiği miktarın geri alınmasını garanti altına almaktır. Yani, avans teminat mektuplarının konusu, müteahhide veya imalatçıya verilecek avansları bir bankanın garanti etmesidir. Müteahhidin hak ediş bedelleri, daha önce alınan avansa mahsup edilerek avans karşılığının ifa edilmesi sağlanır. Avans karşılığında müteahhidin hiç hakediş düzenlememesi, işi yapmaması gibi durumlarda, teminat mektubu nakde çevrilerek avans verenin alacağına kavuşması sağlanır.Davalı banka vekili aşamalardaki beyanlarında, davacı tarafından teminat mektubu lehtarının bankanın Dudullu Şubesindeki farklı hesaplarına toplam 23.270.625-TL yatırıldığını, teminat mektubunda belirtilen \"...\" nolu bankanın teminat mektubu için blokeli hesabına tek ödeme (300.000-TL) dışında hiçbir ödemenin yapılmadığını, buna göre 29/11/2012'de 8.938.225-TL'nin 1368064-01, 06/12/2012'de 8.929.400-TL'nin ..., 06/12/2012'de 3.720.000- TL'nin ..., 07/12/2012'de 600.000-TL'nin ..., 11/12/2012'de 783.000-TL'nin ..., 29/03/2013'te 300.000,00 TL'nin \"...\" nolu bankanın blokeli hesabına olmak üzere toplam 23.270.625-TL ödendiğinin kabul edildiğini ancak işbu hesap dışındaki hesapların lehtarın serbestçe tasarruf edebileceği hesaplar olması ve müşterinin hesapları arasında müşterinin talimatı olmadan para aktarımı yapılmasının suç olması sebebiyle, diğer hesaplara gönderilen paraların blokeli hesaba aktarımının yapılmadığını, kaldı ki lehtar tarafından diğer hesaplara gönderilmiş olan paraların da hesaplardan çekildiğini beyan etmiştir.  Banka teminat mektubunda avans ödemesinin lehtar ... davalı banka nezdindeki 1368064-6 nolu hesaba yapılması şart olarak yazılmıştır.Davacı tarafından gönderilen  EFT dekontlarında \"teminat mektubuna konu avans bedeli\"kaydı bulunmaktadır.  Davacı şirket tarafından  hesapların aynı olduğunu ileri sürülmüşse de, davalı banka tarafından sunulan 23/01/2008 tarihli (detayları gerekçeli karara yazılmamıştır) Yönetici Özetinde, davacı şirkete ait tüm hesapların  aynı numara ile başlayan \" -\" işaretinden  sonra ise çeşitli numaraları ve en önemlisi farklı IBAN numarası bulunan hesaplar olduğu anlaşılmaktadır. Bilirkişi Kurulunun hesapların  aynı hesap olduğu yönündeki tesbitleri doğru değildir. Gönderilen EFT'ler farklı bankadan gönderildiğinden 2008/6 sayılı Tebliğ’in 7. maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan hüküm nedeniyle EFT sistemi aracılığıyla hesaba yapılan para transferlerinde IBAN'ın doğrulanması ve kullanılması zorunludur (TCMB'nin 31/12/2008 tarihli talimatı). IBAN numarası farklı hesaplara EFT yapılması da davalı  bankanın savunmasını doğrulamaktadır. Anlatılanlara göre, avansların yatırıldığı hesapların sahibinin dava dışı lehtar ... Ltd. Şti. olduğu, hesap üzerinde tasarruf yetkisinin münhasıran ... Ltd. Şti.'ye ait olduğu, bankanın bu hesaplar üzerinde tasarruf yetkisinin bulunmadığı, hesap sahibinin talimatı olmadan bankanın bu hesaplardan teminat mektubunda belirtilen hesaba para aktarımı yapmasının mümkün bulunmadığı, teminat mektubunda açıkça paranın yatırılacağı hesap numarasına davacı tarafından 300.000-TL avans bedeli  ödendiği, davalı bankanın bu miktarı davacıya ödemekle yükümlü olduğunun kabulü gerekir.Kalan miktar için  şart gerçekleşmediğinden davalı bankanın tazmin yükümlülüğünün olmadığının kabulü gerekir. Lehdarın iflas erteleme talebi yargılamasında verilmiş 09/01/2014 tarihli ihtiyati tedbir kararı sebebiyle söz konusu ihtiyati tedbirin gerekçeli kararla kaldırıldığı 30/06/2016'ya kadar teminat mektubunun tazmin imkanı bulunmamaktadır. Davalı bankanın tazmin tarihi itibariyle mütemerrit olduğunun kabul edilmesi gerekir  ise de, davacı tarafından keşide edilen 25 Temmuz 2016 tarihli ihtarnameyle teminat mektup bedelinin  tebliğden itibaren -beş- günlük süre içinde ödenmesi istenilmiş ihtarname davalı bankaya  27 Temmuz 2016'da tebliğ edilmiştir. Buna göre Anılan ihtar ile fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmamış,ihtarname de  işlemiş faiz isteği de yer almadığına göre anılan ihtar ile birlikte davalıya verilen süre \"atıfet mehli\" niteliğindedir. Davalı  ihtar ile verilen süre sonu itibariyle 02/08/2016 tarihi itibariyle mütemerrit kabul edilerek takip tarihi 25/08/2016 tarihine kadar 23 gün işlemiş faize hak kazanmıştır. Tazmin isteğinin reddine ilişkin 08/08/2016 tarihi itibariyle  temerrüdün gerçekleştiği yönündeki kabul doğru bulunmamıştır.  TCMB listesine göre o tarihte  avans faizi %10,50 oranında olduğundan, yapılan hesaplama neticesinde işlemiş faiz miktarı (300.000x%10,50x23 gün=2.012,50-TL hesaplanmıştır. Davacının, teminat mektubunda belirtilen hesaba yatırılan 300.000-TL'nin temerrüt tarihinden itibaren faizi ile birlikte davacıya ödemesi gerektiği ancak bu miktarı aşan kısma yönelik talebin yerinde olmadığının, tazmin talebinin hakkın kötüye kullanımı teşkil ettiğinin kabulü gerekmektedir. Bu miktar üzerinden davanın kısmen  kabulüne karar verilmesi gerekirken, aşan miktarda karar verilmesi doğru görülmememiştir.İcra takibi, davalı banka tarafından verilen teminat mektubu kapsamında başlatılan icra takibine vaki itirazın iptaline ilişkin olup, tazmin talebinin hakkın kötüye kullanılması olarak değerlendirilmesi, icra takibinin kötüniyetli olarak başlatıldığını kabule yeterli olmadığından davalı vekilinin reddedilen kısım üzerinden kötüniyet tazminatı talebi yerinde bulunmamıştır.<br>Tüm bu nedenlerle, davacı ve  davalı vekilerin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile itirazın kısmen iptaline, takibin 300.000-TL asıl alacak olmak üzere 302.012,50-TL üzerinden devamına, fazla istemin reddine, asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi işletilerek davalıdan tahsiline, fazla istemin reddine, %20 oranda hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline; koşulları oluşmayan davalının kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davacı ve Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/01/2020 Tarih 2016/1197 Esas - 2020/88 Karar sayılı kararının HMK  m.353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; \"Davanın kısmen kabulüne, davalının  İstanbul .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptaline, takibin 300.000-TL asıl alacak, 2.012,50-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 302.012,50-TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda  avans faizi işletilmesine, fazla istemin reddine,Hükmedilen 302.012,50-TL üzerinden %20 oranında hesaplanan 60.402,5‬0-TL icra inkar  tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, Davalının  kötüniyet tazminatı  talebinin reddine,\" İlk derece yargılamasına ilişkin olarak ;\"Alınması gereken 20.630,47-TL karar ve ilam harcının, mahkeme veznesine yatırılan 343.542,03-TL peşin harçtan mahsubu ile fazla olan 322.911,56‬-TL ve icra veznesine yatırılan   126.397,75-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,Davacı tarafından yatırılan toplam 20.659,67-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Davacı tarafından yapılan 3.300-TL bilirkişi ücreti ve 312,50-TL posta masrafı olmak üzere toplam 3.612,50-TL yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 40-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,Davalı tarafından yapılan 9-TL posta masrafının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,Davacı lehine takdir olunan 47.301,88-TL nispi  vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>Davalı lehine takdir olunan 576.160,54-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,Talep halinde ve karar kesinleştiğinde, kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine,\"Davacı tarafından peşin yatırılan 54,40-TL ile Davalı tarafından yatırılan 54,40-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,Davalı tarafından yapılan 47-TL istinaf yargı giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.18/12/2023<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1ea6aeb095f1e164","SID":"b63fe1e518dcc375"}}