{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2021/1574 - 2023/945<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t: 2021/1574 <br>KARAR NO\t: 2023/945<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br>BAŞKAN\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>KATİP\t\t:<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 27/05/2021<br>NUMARASI\t\t: 2020/305 Esas 2021/315 Karar<br><br>DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI\t: <br>VEKİLİ\t: <br><br>DAVANIN KONUSU\t: Trafik Kazası Nedeniyle Maddi Tazminat <br><br>KARAR TARİHİ\t: 23/11/2023<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 18/12/2023<br><br><br>İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>Davacı vekili, 06.12.2019 tarihinde dava dışı ...'nun idaresinde olup davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın, davacının idaresindeki ... plakalı motosiklete çarpması sonucunda davacının malul kaldığını, trafik kazası tespit tutanağında ... plakalı araç sürücüsünün tali kusurlu olduğunun tespit edildiğini, davacıya izafe edilen kusuru kabul etmediklerini, davacının kusurunun bulunmadığını, tüm kusurun ... plakalı araç sürücüsünde olduğunu, kazayla ilgili ceza soruşturması yapıldığını, davalı sigorta şirketine başvuruda bulunulduğunu ancak ödeme yapılmadığını, arabuluculuk aşamasında anlaşma sağlanamadığını ileri sürerek 6100 sayılı HMK’nin 107/1-2. maddeleri uyarınca fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 100,00 TL geçici iş göremezlik, 100,00 TL bakıcı gideri ve 9.800,00 TL daimi iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 10.000,00 TL maddi tazinatın 11.02.2020 tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. <br>Davalı sigorta şirketi vekili, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalının kusuru ve poliçede belirtilen teminatlar limiti ile sınırlı olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla tazminat hesabı yapılırken yeni Genel Şartlar'ın dikkate alınması gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunu, kusur durumunun Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi marifetiyle tespiti gerektiğini, geçici iş göremezlik, tedavi ve bakıcı giderinin poliçe kapsamında olmadığını, usulüne uygun başvuru yapılmadığını, ticari temerrüt faizi ödeme yükümlülüğü bulunmadığını, davacının alacaklarının zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddini savunmuştur. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>Mahkemece,  06/12/2019 tarihinde davacı ...'ın idaresindeki ... plakalı motosikleti ile seyir halinde iken karşı yönden gelen sürücü ...'nun idaresindeki ... plaka sayılı otomobil ile çarpışması neticesinde meydana gelen trafik kazasında Pazarcık Cumhuriyet Başsavcılığının 2020/10 sayılı soruşturma dosyasında alınan 04.04.2020 tarihli bilirkişi raporu ile yargılama sırasında Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesinden alınan 04.03.2021 tarihli kusur durumuna ilişkin raporun birbiriyle uyumlu olduğu, davacı sürücü ...'ın idaresindeki motosiklet ile meskun mahal içi gündüz vakti iki yönlü köy yolunda seyri sırasında olay mahalli yol bölümüne geldiğinde, yola gereken dikkatini vermediği, kendi şeridinde seyrini sürdürmeye özen göstermediği, şerit ihlali yaparak karşı istikametten kendi şeridinden gelmekte olan otomobil ile çarpıştığı olayda asli kusurlu olduğu, sigortalı araç sürücüsü ...'nun ise kendi şeridinde çarpıştığı olayda kazaya etken kural ihlali olmadığı ve kusurunun bulunmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davacı vekili istanaf başvurusunda, kaza yerine ilk gelen ve olay yerini çok iyi bilen trafik ekiplerince tanzim edilen kaza tespit tutanağında sigortalı araç sürücüsünün  ikinci derecede kusurlu olduğunun tespit edildiğini, hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu raporunda ise davacıya tam kusur izafe edildiğini, bu rapor ile kaza tespit tutanağındaki kusur oranlarının açıkça çeliştiğini ve çelişkinin giderilmesi için rapor alınması gerektiğini, ceza dosyasında alınan bilirkişi raporu ile mahkemece alınan bilirkişi raporunun aynı yönde olduğu gerekçesiyle rapora itirazın reddine karar verildiğini, hükme esas alınan raporun denetime elverişli olmadığını, sigortalı araç sürücüsünün davacının şeridine geçtiğini, davacının kazaya sebebiyet vermemek adına ters şeride geçmek zorunda kaldığını, ancak araçlar arasındaki mesafe azaldığı sırada karşı araç sürücüsünün hatasını fark ederek kendi şeridine geçiş yaptığını ve kazanın meydana geldiğini, kazaya sigortalı araç sürücüsünün sebebiyet verdiğini, ceza dosyasında alınan bilirkişi raporlarındaki tespitlerin hatalı olduğunu, itirazlar dikkate alınarak kusur konusunda Karayolları Genel Müdürlüğü ya da ...'den rapor alınması gerektiğini ileri sürerek istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>\t6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;<br>\tDava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.<br>\tDavacı vekili, 06.12.2019 tarihinde davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı araç ile davacının idaresindeki ... plakalı motosikletin çarpışması sonucunda meydana gelen kazada davacının yaralandığını, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunu ileri sürerek geçici iş göremezlik, sürekli iş göremezlik ve bakıcı gideri tazminatı talebinde bulunmuş, ceza soruşturmasında ve yargılama sırasında Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesinden alınan kusura ilişkin raporların birbirini doğruladığı, kazanın meydana gelmesinde davacı sürücünün asli kusurlu olduğu, sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğu gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir. <br>\t  Davalı sigorta şirketi, kazaya neden olan araç sürücüsünün kusuru oranında meydana gelen zarardan sorumlu olup öncelikle davalıya sigortalı aracın kazanın meydana gelmesinde kusurunun olup olmadığının belirlenmesi gerekir. <br>\t4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun İspat Yükü başlıklı 6. maddesinde, “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.” şeklinde; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 190. maddesinde ise: “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.” şeklinde düzenlemelere yer verilmiştir. Bu durumda, TMK’nın 6 ve HMK’nın 190. maddesi gereğince davacının yaralanması ile sonuçlanan kazaya davalıya zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı aracın neden olduğunu ispat yükü davacıya aittir.<br>\tDosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, 06.12.2019 tarihinde meydana gelen kaza ile ilgili olarak düzenlenen kaza tespit tutanağında, ...'nun idaresindeki ... plakalı otomobil ile ... Mahallesi istikametinden ... Mahallesi istikametine seyir halinde iken belirtilen mevkiye geldiği esnada ... Mahallesi istikametinden ... Mahallesi istikametine seyir halinde olan ...'ın idaresindeki ... plakalı motosiklet ile aniden otomobilin şeridine girmesi sonucunda karşılıklı çarpışması sonucu kazanın meydana geldiğinin belirtildiği, Pazarcık Cumhuriyet Başsavcılığının 2020/10 sayılı soruşturma dosyasında alınan 04.04.2020 tarihli raporda ... plakalı araç sürücüsü ...'nun kaza esnasında trafiğin olağan akışı çerçevesinde herhangi bir trafik kuralı ihlali yapmadan istikametindeki şeritte seyretttiği, karşı yönden gelen ... plakalı motosikletin şerit izleme kurallarına uymaması neticesinde ... plakalı aracın izlediği şerit üzerinde çarpıştığının anlaşıldığı ve ...'nun kazanın oluşumuna etken bir trafik kuralı ihlali yapmadığı ve kusurlu olmadığının, davacı sürücünün ise asli ve tam kusurlu olduğunun belirtildiği, mahkemece yargılama sırasında Adli Tıp Kurumu, Ankara Trafik İhtisas Dairesinden alınan 04.03.2021 tarihli raporda davacı sürücü ...'ın idaresindeki motosiklet ile meskun mahal için gündüz vakti, iki yönlü köy yolunda seyri sırasında, olay mahalli bölümüne geldiğinde yola gereken dikkatini vermediği, kendi şeridinde seyrini sürdürmeye özen göstermediği, şerit ihlali yaparak karşı istikametten kendi şeridinde gelmekte olan otomobil ile çarpıştığı ve % 100 oranında kusurlu olduğu, davalı taraf sürücüsü ...'nun idaresindeki otomobil ile meskun mahal içi, gündüz vakti, iki yönlü köy yolunda seyri sırasında, olay mahalli yol bölümüne geldiğinde karşı istikametten gelerek şerit ihlali yapan motosiklet ile kendi şeridinde çarpıştığı olayda kusursuz olduğunun belirtildiği, özellikle kaza tespit tutanağına göre davacı motosiklet sürücüsünün şerit ihlali yapması sonucunda kazanın meydana geldiği ve çarpma noktasının da sigortalı araç sürücüsünün şeridinde olduğu, aksi yöndeki iddiaların davacı tarafça kanıtlanamadığı, Adli Tıp Kurumu, Ankara Trafik İhtisas Dairesinin 04.03.2021 tarihli raporu ile ceza soruşturmasında alınan 04.04.2020 tarihli raporun kazanın meydana geliş şekline uygun olarak düzenlendiği, gerekçeli, denetime ve hüküm vermeye elverişli olduğu gözetilerek hükme esas alınarak davanın reddine karar verilmiş olmasında hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmaktadır.   <br>\t 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda davacı vekilinin açıklanan nedenlerle yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun aynı Kanun'un 353/1-b-1. maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir. <br>\tHÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle,<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Davacı vekilinin istinaf başvurusu nedeniyle alınması gereken 269,85 TL istinaf harcından peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 210,55 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,<br>3-Davacı tarafça yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>4-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi uyarınca ilgilisine iadesine, <br>5-Kararın taraflara tebliğine, <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren 2 (iki) haftalık süre içinde Yargıtayda TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 23.11.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br><br>Başkan <br><br>Üye <br><br>Üye <br><br>Katip <br><br>     * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"feaba7d6a5bf99a3","SID":"9cfee9d2cb999997"}}