{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>13. HUKUK DAİRESİ <br>DOSYA NO: 2023/1684 <br>KARAR NO: 2023/1921 <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A <br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I <br>İNCELENEN DOSYANIN <br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ <br>NUMARASI: 2022/110 Esas - 2022/712 Karar <br>TARİHİ: 20/10/2022 <br>DAVA: Şirketin İhyası <br>KARAR TARİHİ : 07/12/2023 <br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: <br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili şirketin, ... Bankası A.Ş. ile 08.01.2019 tarihinde İstanbul .... Noterliği'nin ... yevmiye numaralı Tahsili Gecikmiş Alacak Devir/Temlik Sözleşmesi imzaladığını, terkin edilen şirketler ... San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin temlik veren bankadan kullanmış oldukları 325.000-USD bedelli Genel Kredi Sözleşmesi gereği ödemelerini yapmamaları ve edimlerini yerine getirmemeleri sebebiyle, şirketkere temlik veren banka tarafından İstanbul ... Noterliği tarafından 13.03.2001 tarih ve ... yevmiye numaralı hesap kat ihtarnamesi gönderildiğini, ihtarnameye istinaden ödeme yapmayan borçlu şirketler aleyhine İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibine girişildiğini, bakiye borcun tahsil edilemediğini ve muaccel olan borcun tahsili amaçlı açılan İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takibine borçlu şirketler tarafından itiraz edildiğini, ancak iş bu itirazlara karşı yasal süresi içinde İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/46 Esas sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açma zarureti hasıl olmuş olduğunu, iş bu davanın derdest olduğunu, açılan itirazın iptali davasında davalı/borçlu şirketlerin ticaret sicilinden resen terkin edildiği tespit edilmiş olup, İstanbul 2. ATM 2018/46 Esas sayılı itirazın iptali davası dosyasından iş bu davayı açmak için taraflarına 4 haftalık süre verildiğini beyanla adı geçen şirketlerin yeniden ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile; ihyası talep edilen şirketlerin dosyasında yapılan inceleme neticesinde; ... sicil numaralı ... Limited Şirketi'nin sicil kaydının aktif olduğunun görüldüğünü, şirketin re'sen terkin kapsamında olmadığı gibi, hakkında TTK m. 636 vd. kapsamında da herhangi bir işlem tesis edilmediğini,  diğer ... sicil numarasıyla kayıtlı bulunan ... ise 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun geçici 7. maddesi kapsamında olmadığını, gerçek kişi tacir olup, bir terkin işlemi ve tüzel kişiliğin sona ermesi dolayısıyla da bir tasfiye işlemi ve buna bağlı terkin de söz konusu olmadığını, bu itibarla, dava konusu ilk şirketin tüzel kişiliği sona ermediğinden, ikinci şirketin ise terki ticaret sebebiyle faaliyetine son verdiğinden, davacının hukuki yararı bulunmadığından davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmişlerdir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi'nin 20/10/2022 tarih ve 2022/110 Esas - 2022/712 Karar sayılı kararında; \"Dava; sicilden terkin edilen ... ve ...  TİC. LTD. ŞTİ.'nin sicil kaydının yeniden ihyasına ilişkindir.Şirketin ticaret sicilinden silinmesi işlemi kurucu değil, açıklayıcı nitelik taşır.  İncelenen dosyalar kapsamına göre; sicilden terkin edilen ...Ticaret Limited Şirketi aleyhine açılmış derdest takip dosyası bulunduğu anlaşılmaktadır. Davalı yan, ihyaya konu ... Limited Şirketinin sicil kaydının aktif olduğunu, tüzel kişiliği sona ermediğinden ihyasının mümkün olmadığını savunmaktadır. Anılan şirketin sicil kaydının incelenmesinde ticareti terk ettiği anlaşılmaktadır. Sermaye şirketleri bakımından ticaretin terk edilmesinden ne anlaşılması gerektiği açık değilse de  Yerleşik Yargıtay kararları uyarınca ticareti terk, sermaye şirketinin ticaret unvanının ticaret sicili kayıtlarından silinmesidir. Ticaret unvanı ticaret sicilinden silinen bir sermaye şirketi, 6102 sayılı Kanun uyarınca tasfiye sürecini tamamladığından, artık bundan sonra aktif ve pasifini gösteren bir mal beyanının verilmesi fiilen mümkün değildir (Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 2022/2877 Esas, 2022/4862 Karar sayılı kararı). Bu durumda davacının ihya davası açmakta hukuki menfaati olup, tüzel kişiliğin ihyasının talep edilmesi olanaklı bulunduğundan; İstanbul Ticaret Sicil Memurluğu'nun  ... sicil numarasında kayıtlı ... Limited Şirketi'nin sicil kaydının yeniden ihyasına karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. İstanbul Ticaret Sicil Memurluğunun ... sicil numarasında kayıtlı ... yönünden ise; 6102 sayılı TTK'nın 12/1. maddesine göre bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişiye tacir denir. Bu tanıma göre, bir gerçek kişinin ticaret sicilinden işletmesini terkin ettirmiş olması, koşulları varsa kendisinin tacir sıfatına etkili değildir. Bu durumda, sağ olmakla hak ehliyetine sahip bulunan davalının tekrar ticaret siciline kaydı için işbu ihya davasının açılmasında hukuksal yararın bulunduğundan söz edilemez (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/10054 K. 2014/361 T. 09.01.2014). Açıklanan nedenler ve yukarıda değinilen somut olay ve hukuksal durumun birlikte değerlendirilmesi sonucunda  davalı ... (... ) hakkında açılan davanın reddine, davalı İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünde kayıtlı ...SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. (...) hakkında açılan davanın kabulü ile  İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/46 Esas sayılı dava dosyası ile İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile sınırlı olmak üzere yeniden ihyasına karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. Her ne kadar kısa kararda sehven İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/46 Esas sayılı dava dosyası yer almasa da, davacının talebinde yer aldığı anlaşıldığından hükmün resen tashihi suretiyle aşağıdaki gibi hüküm fıkrasına eklenmiştir.\" gerekçesi ile davalı ... aleyhine açılan davanın reddine, davalı İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü aleyhine açılan davanın kabulü ile şirketin ihyasına karar verilmiş ve verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesi ile; Yerel Mahkemece, taraflarınca açılan şirketin ihyası davasında davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine karar verildiğini, verilen karar neticesinde ... yönünden verilen davanın reddi kararının her  türlü yasal dayanaktan yoksun, hukuka aykırı ve hatalı olduğundan bahisle söz konusu karara karşı itiraz etme ve istinaf kanun yoluna başvurma zaruretinin hasıl olduğunu; ... şirketi şahıs şirketi olmakla şirketin ticaret sicilden terkin edilmiş olmasının ... tacir sıfatına etki etmese de Yerel Mahkemenin gerekçeli kararında da açıkça görüleceği üzere sağ olması koşulu ile bu durumun geçerli olduğunu, ancak ... (TCKN: ...) dava tarihi olan 16.02.2022 ve yine karar tarihi olan 20.10.2022 tarihinden sonra 08.11.2022 tarihinde vefat ettiğini, Mahkemenin gerekçesine aykırı olarak ...  her ne kadar karar tarihinden sonra vefat etmiş olsa da, hali hazırda sağ olmadığından bahisle işbu davanın ikame edilmesinde hukuki menfaatlerinin bulunduğunun açık olduğunu, bu sebeple ... yönünden verilen davanın reddi kararının ortadan kaldırılması talebi ile istinaf kanun yoluna başvurulması zaruretinin hasıl olduğunu beyanla Yerel mahkemece ... yönünden verilen davanın reddi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesi ile; Yerel mahkemece gerekçeli kararın 2. sayfasında, \"...sicil kaydına göre; \"... LİMİTED ŞİRKETİ'nin İstanbul Ticaret Sicil Memurluğunun ... sicil numarasında kayıtlı '... Mah. ... Sok. ... No... K:... Karaköy Beyoğlu' adresinde faaliyet gösterdiği, 30/01/2003 tarihinde şirketin son tescilini yaptırdığı anlaşılmıştır.\" tespitine yer verilmişse de anılan tespit doğru olmayıp, müvekkili Müdürlükçe mahkemeye ibraz edilen 03.03.2023 tarihli cevabi yazıdan da anlaşılacağı üzere, dava konusu şirketin son tescilini 30/01/2008 tarihinde yaptırdığını, bu  tescilin ortaklar kurulu kararıyla yapılan meşgale değişimine ilişkin olduğunu, Mahkemece hükme esas alınan tespitin hatalı olmadığını, aşağıda açıklanacağı üzere, dava konusu şirket TTK madde 532 vd. yer alan hükümler kapsamında tasfiye sürecine girmediği gibi şirket hakkında TTK Geçici 7. madde kapsamında tesis edilmiş bir işlemin söz konusu olmadığını, bu hususlar cevap dilekçesinde yer almasına rağmen dava konusu şirketin sicil dosyasından ve kayıtlarından da görüleceği üzere, herhangi bir tasfiye ve terkin işlemi söz konusu değilken mahkemece \"anılan şirketin ticareti terk ettiği anlaşılmaktadır.\" gerekçesiyle, herhangi bir tasfiye ve terkin işlemi söz konusu olmayan şirketin ihyasına karar verildiğini; Sermaye şirketleri bakımından \"ticareti terk\" diye bir uygulama hukukta bulunmadığı gibi limited şirket olan dava konusu şirketin, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 643. maddesi gereğince cari olan TTK madde 532 vd. düzenlenen tasfiye prosedürünün tamamlanmasının akabinde şirket unvanının ticaret sicilinden terkin edilmesi sonucunda ihyasının/ek tasfiyesinin söz konusu olabileceğini, Mahkemece tasfiye prosedürünün tamamlandığı tespit edilmediği gibi dava konusu şirketin ticareti terk ettiği gerekçesiyle, ihya kararı verildiğini, tüm bu hususlar ile hükmün maddi gerçeğe ve hukuka aykırı olduğunu, Yerel mahkemenin sicil kaydı aktif olan, herhangi bir şekilde tasfiye sürecine girmemiş, unvanı hiçbir zaman ticaret sicilinden terkin edilmemiş şirket hakkında verdiği ihya kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, sonuç olarak dava konusu şirketin tüzel kişiliği sona ermediğinden/ticaret sicilinden terkin edilmediğinden yani, davacının hukuki yararı bulunmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, nitekim Yerleşik Yargıtay içtihatlarının da bu yönde olduğunu beyanla Yerel Mahkemece verilen kararın kaldırılarak talepleri doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.  Dava, 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca sicil kaydı re'sen terkin olduğu iddia edilen şirketler hakkında derdest dava dosyası bulunduğundan bahisle ihya talebine ilişkindir.Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7. maddesinin 15. fıkrasında \"Ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir.\" şeklinde yer alan yasal düzenleme ile, hukuki menfaatleri bulunanlar ile alacaklılara sicil kaydı terkin edilmiş şirket ve kooperatifin ihyası için dava açma hakkı tanınmıştır. Mezkur maddenin birinci fıkrasında, bu madde uyarınca ilgili Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından hakkında re'sen terkin işlemi yapılacak şirketlerin anonim ve limited şirketler ile kooperatifler olduğu açıklanmıştır. Bu nedenle TTK'nın geçici 7. maddesine göre şahıs şirketlerine karşı ihya davası açılması mümkün değildir. Somut olayda, davacı tarafından hakkında icra takibi başlatılan, takibe itiraz etmesi ve takibin durması sonucu bu kez aleyhine İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/46 Esas sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açılan ... bir şahıs ticari işletmesi olup, sermaye şirketi ya da kooperatif değildir. Kaldı ki davacı vekiline İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/46 esas sayılı dosyasında (19.01.2022 tarihli duruşma tutanağı) ... ihyası için dava açmak üzere süre de verilmemiş, adı geçen bu dosyada şahıs olarak temsil olunmuştur. Bu minvalde Mahkemece ... firmasının ihyası yönünden açılan davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun, davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf başvurusu ise haksız bulunmuştur.Sermaye şirketleri ile kooperatiflerin TTK'nın geçici 7/15. maddesi uyarınca ihyasının talep edilebilmesi için öncelikle haklarında aynı madde uyarınca ilgili Ticaret Sicil Müdürlüğünce re'sen sicilden terkin işleminin yapılmış olması gerekir. Somut olayda her ne kadar Mahkemece, ihyası talep edilen ... San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin ticareti terk ettiği, ticareti terk etmenin anlamının şirketin ticaret unvanının silinmesi demek olduğu, ticaret unvanı ticaret sicilinden silinen bir sermaye şirketinin tasfiye süreci tamamladığından aktif ve pasifini gösterir bir mal beyanında bulunamayacağı, bu nedenle davacının ihya davası açmakta hukuki yararının bulunduğu gerekçesi ile, bu şirket yönünden davanın kabulü ile ihyasına karar verilmiş ise de; dosyada mübrez sicil kaydına göre şirketin en son tescilini 30.01.2008 tarihinde yaptırdığı, sicil kaydının aktif olduğu, hakkında re'sen terkin işlemi yapılmadığı, sicil kaydında ticareti terk ettiği bilgisinin bulunmadığı, öte yandan İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/46 Esas sayılı dosyasına her iki davalının sicil kayıtlarını bir arada gösterir şekilde sunulan yazı cevabında da davalı şirketin ticareti terk ettiği bilgisinin yer almadığı, yazı cevabında davalı ... firması ile ilgili olarak 2003 yılında ticareti terk ettiği bilgisine yer verildiği, İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce getirtilen sicil kayıtları gereği gibi incelenmeksizin, davacı vekiline  ... Tic. Ltd. Şti.' ne karşı ihya davası açmak üzere süre verildiği, verilen bu ara karar usulüne uygun olmadığı gibi, davalı şirketin sicil kaydı aktif olduğundan davacının iş bu davayı açmakta hukuki bir yararının bulunmadığı sabit olmakla Mahkemece, davanın tümden reddine karar verilmesi gerekirken, dosya kapsamına uygun olmayan bir gerekçeye dayanılarak ... Tic. Ltd. Şti. yönünden davanın kabulü ile şirketin ihyasına karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur. Davalı vekilinin istinaf başvurusu  ise haklı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, Mahkemece deliller toplanılmış olup, yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus bulunmadığından HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması ile Dairemizce esas hakkında yeniden aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2- Davalının istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/10/2022 tarih ve 2022/110 Esas - 2022/712 Karar sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, Dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurularak; Davanın REDDİNE,<br>İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN 2-Dairemiz karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 269,85 TL maktu karar harcından peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 189,15‬ TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yargılama gideri sarf edilmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davalı İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü yargılama sırasında vekil ile temsil edildiğinden Dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca takdir edilen 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 6-Bakiye gider avansı bulunması halinde karar kesinleştiğinde ve talep halinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine, <br>İSTİNAF YÖNÜNDEN: 7-Davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 8-Dairemiz karar tarihi itibariyle ve Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 269,85 TL maktu istinaf karar harcı davacı tarafından istinaf aşamasında peşin olarak yatırılmış olduğundan yeniden harç tahsiline yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına, 9-Davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü harçtan muaf olduğundan, davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının ve istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya iadesine, 10-Davacı tarafından sarf edilen harç ve yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 11-Davalı tarafından istinaf aşamasında sarf edilen 122,5 TL posta giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 12-Bakiye gider avansı bulunması halinde karar kesinleştiğinde ve talep halinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK' nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay' da temyiz yolu açık olmak üzere 07/12/2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b4043df03264e437","SID":"74261a7aa5c48910"}}