{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\tEsas-Karar No: 2023/403 Esas - 2023/773<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN<br><br>\tT.C.<br>\tANKARA<br>\t2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>GEREKÇELİ KARAR<br>ESAS NO\t: 2023/403 Esas<br>KARAR NO\t: 2023/773<br><br>HAKİM\t..<br>KATİP\t: ..<br><br>DAVACI \t: ..<br>VEKİLLERİ\t: Av...<br>\t  Av. ..<br>DAVALI \t..<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>DAVA\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>DAVA TARİHİ\t: 16/04/2019<br>KARAR TARİHİ\t: 27/10/2023<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t : 17/11/2023<br><br>Mahkememizde görülmekte olan tazminat (ölüm ve cismani zarar sebebiyle açılan tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili, 16.12.2014 tarihinde dava dışı sürücü sevk ve idaresindeki .... plaka sayılı aracın müvekkilinin sevk ve idaresindeki .... plaka sayılı motorsiklete çarpması sonucu yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazasının meydana gelmiş olduğunu, kaza tespit tutanağında... plaka sayılı araç sürücüsünün 2918 sayılı KTK’nın 57/1-c de yer alan (Kavşak kollarının trafik yoğunluğu bakımından farklı oldukları işaretlerle belirlenmemiş ise; 1. motorsuz araç sürücüleri motorlu araçlara, 2. motorlu araçlardan soldaki sağdan gelen araca, geçiş hakkını vermek zorundadırlar.)  hükmünü ihlal ettiğini, asli kusurlu olduğunu, davalının kazaya sebebiyet veren ... plaka sayılı aracın trafik sigortacısı olduğunu, müvekkilinin söz konusu kaza dolayısıyla yaralandığını, ...nde tedavi altına alındığını, kazanın ... soruşturma numaralı dosyasına konu olduğunu ve.... dair karar verildiğini, kaza nedeniyle meydana gelen sakatlanma neticesinde oluşan maddi zararın davalı ....'nden karşılanması amacıyla doğrudan doğruya davalı ....'ne 22.01.2019 tarihinde yazılı başvuruda bulunulduğunu, ödeme yapılabilmesi için tüm evrakların davalı şirkete teslim edildiğini, davalı sigorta şirketine 15 gün içerisinde cevap verilmediği takdirde dava yoluna başvurulacağının başvuru dilekçesinde ihtar olunduğunu, 2918 Sayılı KTK'nın 97. maddesinde de yapılan değişiklik ile zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerektiği, sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabileceğini veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabileceğinin  belirtildiğini, 22.01.2019 tarihinde davalı sigorta şirketine yapılan yazılı başvuruya sigorta şirketi tarafından talebimizi karşılayacak cevap verilmemesi ve davacının mağduriyetinin giderilmemesi nedeni ile  davayı açtıklarını, davacının 15.02.1982 doğumlu olup kaza tarihi itibariyle 32 yaşında olduğunu, gelirinin asgari düzeyde bulunduğunu ileri sürerek, davacıya ödenmesi gereken işgücü kaybından doğan 3.650,00-TL daimi maluliyet (sakatlık) ve 100,00-TL geçici iş göremezlik olmak üzere toplam 3.750,00 TL tazminatının davalı sigorta şirketine başvuru tarihi olan 22.01.2019 tarihinden itibaren işleyecek  yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili, usulüne uygun başvuru olmadığını, kaldı ki poliçeyle ilgili müvekkili sorumluluğunun kusur oranında poliçe limiti dahilinde bulunduğunu, davacının kalıcı maluliyetinin tespit edilmesi gerektiğini,....ilgili soruşturma dosyasında taraflar arasında uzlaşma söz konusu olduğunu, 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun “uzlaşma” başlıklı 253/19 maddesinde; \"...uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz; açılmış olan davadan feragat edilmiş sayılır…” şeklinde  düzenlendiğini, uzlaşma söz konusu olduğunda maddi ve manevi tazminat davası açılamayacağı, açılmış olan davalardan da feragat etmiş sayılacağını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini, esasa ilişkin olarak da sigortalının poliçede belirtildiği üzere kusuru oranında olmak üzere, ölüm/daimi sakatlık halinde kişi başına azami 268.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, manevi tazminatın poliçe teminatına dahil olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. <br>KANITLAR: Dava, 16/04/2019 tarihinde .... Mahkemesinde ikame edilmiştir. <br>...Mahkemesi'nin 06/09/2021 Tarihli.... Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiş, anılan karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiş, .... Karar sayılı karalı ile uyuşmazlığın ticaret mahkemesinde görülmesi gerekirken görev hususunun değerlendirilmemesi gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararı kaldırılmıştır. Kaldırma kararı sonrasında dava ... Esasını almış, 14/03/2023 Tarih, ... Karar sayılı kararı ile davanın niteliği gereği iş mahkemesinin görev alanında bulunmadığı, görevli ve yetkili mahkemenin ..olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş, tesis edilen bu karar 30/05/2023 kesinleşmiş, sonrasında dava mahkememizin ... Esasını almıştır.<br>A... Soruşturma sayılı dosyası celbolunmuştur.<br>Sigorta ... Komisyonu'nun 06/10/2023 tarihli cevabi yazısında taraflar arasındaki uyuşmazlıkla ilgili 05/10/2019 Tarih ve ...3 ..Karar sayılı dosya örneği  gönderilmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, trafik kazasında kaynaklı maddi tazminat istemine ilişkindir.<br>Somut uyuşmazlıkta davalının trafik sigortacısı bulunduğu araç sürücüsünün davacının kullandığı motorsiklete çarpması sonucu yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği, kazayla ilgili soruşturma yapıldığı, uzlaşma sonrasında takipsizlik kararı verildiği, davacının davalıya önceden başvurusunun olduğu, işbu davanın 16/04/2019 tarihinde açıldığı, daimi ve geçici iş göremezlik tazminatı talep edildiği, 02/05/2019 tarihinde de aynı istemle ilgili olarak davalı aleyhine Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurduğu, toplam 17.989,13 TL sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatına hükmedildiği ve bu kararın kesinleştiği hususları uyuşmazlık konusu değildir. <br>Taraflar arasındaki çekişme, davalının trafik sigortacısı bulunduğu araç ile davacının kullandığı aracın çarpışması ve davacının yaralanması ile sonuçlanan kazada kusur oranları, davacının bu nedenle daimi ve geçici şekilde iş göremez hale gelip gelmediği, ileri sürdüğü zarar kalemlerinin gerçekleşip gerçekleşmediği ve gerçekleşmiş ise tutarları yönlerinde toplanmaktadır.<br>İddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamından, tarafların sürücü oldukları araçların kazaya karıştığı, davacının bu kazada yaralandığı, savcılık soruşturmasında davacının, dava dışı sürücüden 10.000,00 TL alarak uzlaşmaya vardığı, takipsizlik kararı verildiği, davacının önce aynı istemle davalı aleyhine 16/04/2019 tarihinde işbu davayı açtığı, yaklaşık 15 gün sonra farklı bir delil ve iddia ileri sürmeden tahkime başvurduğu, tahkim yargılamasının de esastan inceleme yaparak karar verdiği anlaşılmaktadır.<br>Çekişme konusuna uygulanması gereken CMK'nın 253/19 maddesi, \"Uzlaşma sonucunda şüphelinin edimini def’aten yerine getirmesi halinde, hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir. Edimin yerine getirilmesinin ileri tarihe bırakılması, takside bağlanması veya süreklilik arz etmesi halinde, 171. maddedeki şartlar aranmaksızın, şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilir. Erteleme süresince zamanaşımı işlemez. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararından sonra, uzlaşmanın gereklerinin yerine getirilmemesi halinde, 171 inci maddenin dördüncü fıkrasındaki şart aranmaksızın, kamu davası açılır. Uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz; açılmış olan davadan feragat edilmiş sayılır. Şüphelinin, edimini yerine getirmemesi halinde uzlaşma raporu veya belgesi, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 38 inci maddesinde yazılı ilam mahiyetini haiz belgelerden sayılır.\" şeklinde düzenlenmiştir. CMK hükümleri uyarınca Uzlaştırmanın Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 20. maddesinde de (05.08.2017 tarihli değişiklikle 33. maddesi) şüpheli tarafından yerine getirilebilecek edimlerin konusunun belirtilmesi, aynı maddenin 20/d bendinde mağdurdan veya suçtan zarar görenden özür dilenmesinin dahi edimler arasında sayılması, tarafların uzlaşması için mutlaka maddi karşılık ödenmesi şartının dahi ön görülmemesi, bu anlamda uzlaştırma tutanağının geçerli ve bağlayıcı olması, ceza soruşturması kapsamındaki uzlaştırma faaliyetlerinde, davacının özgür iradesi ile uzlaşma tutanağını imzalaması yönleri hükme bağlanmıştır. <br>Özgür iradesi ile davacının imzaladığı uzlaşma tutanağının, CMK'nın 253/19. maddesi gereği ilam niteliğinde olması, araç sürücüsü, işleteni ve trafik sigortası şirketi arasında kanundan kaynaklanan müteselsil borçluluk ilişkisi bulunması, kendi aralarındaki iç ilişki de (rücu) şartları varsa zararın en son haksız fiil faili olan araç sürücüsü üzerinde kalması (TBK'nın 162,163.vd mad.), TBK'nın 166. maddesi gereğince borçlulardan birinin ifa veya takasla borcun tamamını veya bir kısmını sona erdirmesi halinde, bu oranda diğer borçluların da borçtan kurtulması, aynı Kanun'un 168/2 fıkrası gereğince alacaklının diğerlerinin zararına olarak borçlulardan birinin durumunu iyileştirmesi halinde bunun sonuçlarına kendisinin katlanması gerekmektedir. <br>Uzlaşmanın, yukarıda açıklanan etkiyi doğurabilmesi için, kanunun aradığı koşullara uygun olması gerekir. Somut olayda getirtilen savcılık dosyasında açıkça CMK'nın ilgili maddesi tamamen yazılarak ve uzlaşma formu düzenlenerek uzlaşma raporu düzenlenmediği, davacının maddi ve manevi haklarını talep edemeyeceği sonucunu doğurmadığı anlaşıldığından, anılan rapora itibar edilmemiş, davalının savunması bu anlamda dikkate alınmamıştır. Ancak, davacı, işbu davanın konusunu teşkil eden istemlerle ilgili olarak davalıya karşı sigorta tahkimine de başvurmuştur. Tarafları, vakıaları ve konusu aynı olan uyuşmazlıkla ilgili tahkim yargılaması sona ermiş, davacının istemlerinin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bu karar, kesinleşmiştir. Dava şartlarından biri de uyuşmazlığın kesin hükme bağlanmamış olmasıdır. Öte yandan, hukuki yarar da yargılamanın devamı boyunca mevcut olması gereken dava şartlarındandır. Kesin hükme bağlanan uyuşmazlığın devamında davacının hukuki yararı kalmamıştır.<br>O halde, davacının davasının kesin hüküm bulunması nedeniyle dava şartı yokluğundan reddine karar vermek gerekmiştir.  <br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,<br>1-Davacının davasının kesin hüküm bulunması nedeniyle dava şartı yokluğu dolayısıyla usulden reddine, <br>2-Alınması gerekli 269,85 TL harçtan peşin alınan 44,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 225,45‬ TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,<br>3-Davacı  tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan AAÜT uyarınca belirlenen 3.750,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>5-Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde iadesine, <br>Dair,tarafların yokluğunda, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ... Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.<br> 27/10/2023<br><br><br>Katip ...<br> ¸<br> <br> <br>Hakim...<br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d12a39365755c71c","SID":"6213613a46d267c2"}}