{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ <br>DOSYA NO: 2023/2024 <br>KARAR NO: 2023/1927 <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A <br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I <br>İNCELENEN DOSYANIN <br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI: 2023/183 Esas - 2023/403 Karar<br>TARİHİ : 25/05/2023<br>DAVA: Şirketin İhyası<br>KARAR TARİHİ: 07/12/2023 <br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: <br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin bir süre çalıştığı ... Anonim Şirketi aleyhine İstanbul Üsküdar 2. İş Mahkemesi nezdinde 2007/777 esas sayılı dosya ile maddi ve manevi tazminat davası açıldığını, bu davada görevsizlik kararı verilerek davanın Deniz Ticaretiyle ilgili olduğundan bahisle İstanbul 2. Denizcilik İhtisas Mahkemesine ( şuandaki İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesine ) gönderilmesine karar verildiğini, halen dosyanın İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/409 Esas sayılı dosyasında derdest olduğunu, davalı şirketin yargılama esnasında 08/12/2015 tarihinde ticaret sicilinden tasfiye sonunda terkin edildiğini öğrendiklerini, tüzel kişiliğini kaybeden davalıya karşı davaya devam edebilmek için mutlaka sicile yeniden tescil edilmesi gerektiğinden iş bu davayı açmak üzere müvekkiline yetki ve mehil verildiğini beyanla şirketin ticaret siciline bu davayla ilgili olarak ihya yoluyla tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı  ... Sicil Müdürlüğü vekili cevap dilekçesi ile; şirketin genel kurulunda alınan tasfiye kararıyla tasfiye sürecinin başladığını, tasfiyeyi bitiren şirketin başvurusu üzerine kendilerinin denetim hakkının çok sınırlı olduğunu, şirketçe alınmış ve usulüne uygun bir genel kurul kararı bulunup, tasfiye işlemlerinin tamamlanması halinde ticaret sicili tarafından başvuru üzerine zaten sicilden terkin işleminin yapılmasının zorunlu olduğunu, ticaret sicili tarafından bu şirket aleyhine açılan davaların bilinmesinin de mümkün olmadığını beyanla kendileri yönünden davanın reddine karar verilmesini ancak davanın kabulüne karar verilecekse o taktirde de aleyhlerine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi'nin 25/05/2023 tarih ve 2023/183 Esas - 2023/403 Karar  sayılı kararında; \"Mahkememizce getirtilen ticari kayıtlardan şirketin tasfiye sonunda sicilden terkin edildiği belirlendiğinden tasfiye memurunun yasal hasım olacağı sebebiyle davaya dahiline karar verilmiş, tasfiye memuru davaya dahil edilmiş; tasfiye memuru vekili de davanın haksız olduğunu, dahili dava yoluyla müvekkilinin davaya dahil edilmesinin yerinde olmadığını, şirketin tasfiyeyle sona erdiğinin yapılan tasfiye ilanına davacının herhangi bir başvuruda bulunup şirketten alacaklı olduğunu da bildirmediğinden dolayı davanın reddine karar verilmesini savunduğu görülmüştür. Davanın, TTK 547 maddesi gereğince açılan ek tasfiye davası olduğu, gelen ticari kayıtlarda tasfiye halindeki ... ANONİM ŞİRKETİ'nin tasfiyeyi sonuçlandırıp, ticaret siciline başvurmak suretiyle 08/12/2015 tarihinde sicilden kendisini terkin ettirdiği görülmüştür. Davaya dahil edilen ...'un şirketin tasfiye memuru olarak atanan şahıs olduğu, davanın 2007 yılında açılmış olduğu, dava dilekçesinin davalı şirkete terkinden çok önce tebliğ edildiği ancak davalı tasfiye memurunun iş bu davanın açıldığından haberdar iken şirketi tasfiye ettiği, bu nedenle haksız olduğu, açılmış bir dava sonuçlanmadan tasfiyeyi tamamlamaması gerektiği nazara alınarak, davanın kabulü halinde yargılama gideri ve vekalet ücretlerinden davalı tasfiye memurunun sorumlu olacağı kanaatine varılmıştır. Bu tür ihya davalarında, terkin edilen şirketin alacaklıları tarafından başka mahkemelerde dava açılmış olmasının ihya davası yönünden yeterli hukuki menfaati sağlayacağı; zira o davaya devam edilip, alınacak muhtemel bir kararın infazı aşamasında da karara muhatap şirketin mutlaka tüzel kişiliğinin bulunuyor olması gerektiği; hal böyle olunca davacımızın iş bu davayı açmakta haklı olduğu ve korunacak hukuki yararı bulunduğu kabul edilmiş; Verilecek ihya kararının şirkete sınırsız bir tasarruf hakkı kazandırmayacağı sadece İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesindeki  dava dosyasındaki yargılama süreci ve verilecek kararın infaz aşaması süresi ile sınırlı olarak verilmiş bir ihya kararı olduğu, bu aşamadan sonra yeniden tasfiyeyle terkini gerektiği değerlendirilerek, Bu gerekçelerle davanın kabulüne karar verilip, aşağıdaki hüküm tesis olunmuştur.\" gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş ve verilen karara karşı dahili davalı tasfiye memuru ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Dahili davalı tasfiye memuru ... vekili istinaf dilekçesi ile; bu davanın davalısı olarak gösterilen ... Tic. A.Ş.'nin daha evvel bu şirketin vekili olarak sundukları 26.10.2022 tarihli dilekçede belirttikleri üzere tasfiyesinin kesinleştiğini, Ticaret Odası, Vergi Dairesi ve resmi kuruluşlardan silindiği bildirilmekle buna ait Ticaret Sicil Gazetesi de sunulmak sureti ile vekillik görevlerinin bittiğinin bildirildiğini, bu sefer tasfiye memuruna bu yargılamanın iadesi dilekçesi tebliğ edilmiş olmakla kendisinin vekili olarak işbu cevapları sunma durumunun doğduğunu ve bu nedenle evveliyetle tasfiye memurunun dahili dava yolu ile davaya katılmasının usul hükümlerine aykırı olduğunu, bu nedenle de hükmün ortadan kaldırılması gerektiğini, keza dava tamamen haksız olup esasen şirketin tasfiye edildiğini ve bunun sonucunda ticaret sicilinden terkin edildiğini, bu şekilde ihya davası ile ihya yapılmasının mümkün olmadığını beyanla hükmün kaldırılarak davacının talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, ticaret sicilinden tasfiye nedeniyle terkin edilen şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547. maddesi uyarınca, ek tasfiye işlemleri nedeniyle ihyası talebine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı tasfiye memuru vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.  Türk Ticaret Kanunu'nun 547. maddesinde \"tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlanıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemleri yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veyan birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir.\" denilmek suretiyle ek tasfiye düzenlenmiştir.  Tasfiye Halinde ... Anonim Şirketi'nin sicil kaydı 08.12.2015 tarihinde tasfiye neticesinde davalı ... Sicil Müdürlüğü'nce terkin edilmiştir. İhyasına karar verilen şirket aleyhine, davacı tarafça İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/409 Esas sayılı dosyası ile yargılamanın yenilenmesi davası açılmış ve dava dosyasının derdest olduğu anlaşılmıştır. Şirketin tasfiyesinin, hakkında davacı tarafından açılmış ve derdest dava dosyası olması nedeniyle tamamlanmadığı, ek tasfiye işlemlerinin yapılması için yeniden sicile tescil edilmesi ve tasfiye işlemleri eksik bırakıldığından ek tasfiye işlemleri yönünden tasfiye memurunun görevinin devamına karar verilmesi gerekir. Mahkemece, davacı tarafa ihyası talep edilen şirketin son tasfiye memuru ...'un davaya dahil edilmesi için süre verilmiş, davacı vekili tarafından adı geçen tasfiye memuru davaya dahil edilerek yargılamaya devam olunmuş ve dava kabul edilmiştir. Kural olarak bir kişinin dahili dava yolu ile davaya dahil edilmesi ve hakkında hüküm kurulması mümkün değildir. Öte yandan Yargıtay içtihatları ile uygulamada, zorunlu dava arkadaşlığı halinde dahili dava yoluyla taraf teşkilinin sağlanması kabul edilmiştir. İş bu davada da, davalı ... Sicil Müdürlüğü ve şirketin son tasfiye memuru arasında zorunlu dava arkadaşlığı söz konusu olduğundan, tasfiye memurunun dahili dava yoluyla davaya dahil edilmesinde ve bu şekilde taraf teşkilinin sağlanmasında bir isabetsizlik olmadığı gibi, açıklanan sebeplerle davacı tarafın şirketin ihyasını talep etmekte hukuki yararının bulunduğu kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmesinde de usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Davalı tasfiye memurunun istinaf başvurusu haksızdır.Sonuç olarak; dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden dahili davalı tasfiye memuru vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Dahili davalı Tasfiye Memuru ...'un istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 269,85 TL istinaf karar harcı istinaf aşamasında peşin olarak yatırılmış olduğundan başkaca harç tahsiline yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması halinde kararın kesinleşmesine müteakiben yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 07/12/2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"49e3937b47fa84b4","SID":"8d503c045b836214"}}