{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br>KARAR TARİHİ  : 20/11/2023<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ :ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ : 12/01/2021<br>DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ : 20/11/2023<br><br>İlk Derece Mahkemesinin kararı süresi içerisinde  istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili özetle; müvekkilinin, davalılar ile dava dışı ... Boya Ltd. Şti. arasında Antalya ili ... ilçesi  ... Mah. ... ada ... parselde kayıtlı taşınmaz üzerinde yapılacak bağımsız bölümlerin 12'si davalılara 16'sı müteahite kalacak şekilde taşınmaz satış vaadi ve arsa yapı karşılığı inşaat sözleşmesi yapılmasına aracılık ettiğini, taraflar arasında bu sözleşme öncesinde meydana getirilecek yapıya ilişkin oransal paylaşımı temin etmek için paylaşım taslakları oluşturulduğunu, buna bağlı olarak da kendisinin keşidecisi olduğu davalılardan ilki ... emrine 10/08/2016 tanzim tarihli 50.000,00.-TL bedelli, 2.'si ..., ..., ..., ... emrine 18/06/2016 tanzim tarihli 50.000,00.-TL ve 3.'sü ..., ..., ... emrine 10/08/2016 tanzim tarihli 50.000,00.-TL bedelli 3 adet bono düzenlenip davalılara verildiğini, ancak oransal paylaşımın mimar tarafından hazırlanan daire paylaşım krokisi ile bilahare sağlandığını böylece belirtilen bonoların bedelsiz kaldığını, buna rağmen davalı arsa sahiplerinin dava dışı şirketin yaptığı ters dubleks bağımsız bölümlerle arsa sahipleri aleyhine zenginleştiği gerekçesi ile bu bonoları iade etmediklerini belirterek; belirtilen bonolardan dolayı müvekkilinin davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. <br>DAVALI TARAF SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davalılar vekili özetle; inşaat yapımını üstlenen şirketin yetkilisinin kardeşi olan davacının, söz konusu kat karşılığı inşaat sözleşmesini imzalamaları için dava konusu bonoları müvekkillerine verdikleri, davacının dayandığı protokolde müvekkillerinin imzasının bulunmadığı, belirtilen bonoların verilmesi sebebiyle sözkonusu düzenleme şeklinde yapılan inşaat sözleşmesinin müvekkilleri tarafından imzalandığını belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>Davacının bonoların düzenlenmesine sebep olan kat karşılığı inşaat sözleşmesinin tarafı olmadığını, teminat ve bedelsizlik iddiasının yazılı delile ispat edilmesi gerektiğini,  bono bedellerinin ödendiği ya da bedelsiz kaldığına dair yazılı delil sunulmadığını, yemin teklif hakkının da kullanılmadığını belirterek; davanın reddine karar vermiştir.<br>Karar davacı ve davalı taraflarca istinaf edilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin mütehit şirketin bir çalışanı olduğunu, dava konusu bonoların davalılara verilme sebebini içeren \"protokol\" başlıklı belgenin davalılar tarafından da kabul edilmesine rağmen mahkemenin bu belgenin kabul edilmediğine ilişkin değerlendirmesinin tutarlı olmadığını, hatta davalıların bu belgenin düzenleme şeklindeki inşaat sözleşmesinden önce hazırlandığını da kabul etmeleri karşısında temel borç ilişkisini kabul ettiklerinin dikkate alınmadığını belirterek; kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece davanın başında İİK’nın 72/2 maddesi gereğince verilen tedbir kararı ile dava konusu bonolara dayalı olarak takibe girişilmesi imkanının ortadan kaldırıldığını ve dava da reddedildiği halde müvekkillleri lehine inkar tazminatına hükmedilmemesinin doğru olmadığını belirterek; kararın kaldırılmasına, davanın reddine ve tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:<br>Dava, bedelsiz kaldığı iddia edilen dava konusu kambiyo senetlerinden dolayı borçlu olunmadığının tespitine ilişkindir. Mahkeme dava konusu bonoların bedelsiz kaldığının ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar vermiş ve fakat davalılar yararına tazminata hükmetmemiştir.<br>Uyuşmazlık, davacının dayanağı olan ve davalı tarafça da bizatihi imzalanmasa da kabul edilen “protokol” başlıklı belgede belirtilen dava konusu bonoların bundan sonra düzenlenen inşaat sözleşmesi ile bedelsiz hale gelip gelmediği ve dava red edildiği halde davalılar yararına tazminata hükmedilmesinin gerekep gerekmediği hususundadır.<br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Davaya dayanak protokol incelendiğinde dava konusu bonoların  tarafların “yapmış oldukları kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca … arsa sahipleri ve müteahhit arasında bağımsız bölümlerin paylaşımı oransal olarak tam bir bağımsız bölüme isabet etmediği için” düzenlendiğinin belirtildiği, devamında bedellerinin “ A ve D blokların tamamen bitip peyzajları tamamlandıktan sonra verilecek olan iki adet tapunun devrinden önce” ödeneceğinin belirtildiği, bono fotokopileri incelendiğinde ödeme veya vade tarihinin olmadığı görülmüştür.<br>Yine davalı tarafın süresinde verdiği cevap dilekçesi incelendiğinde; tedbir talebi sebebiyle  tazminat talebinde bulunulduğu görülmüştür.<br>Tarafların kabulünde olan protokole göre, dava konusu bonoların noter aracılığı ile aralarında yapılan sözleşmede müteahhit şirkete düşen bağımsız bölümlerin fazlalık kısmına karşılık, protokoldeki ifade ile “paylaşım oransal olarak tam bir bağımsız bölüme isabet etmediği için” düzenlendiği belirtilmiş olup; ayrıca ödemenin de ne zaman yapılacağı belirtildiğinden protokolün bu haliyle davacının bilahare yapıldığı belirtilen düzenleme şeklindeki sözleşme ile kaldırıldığına ilişkin iddiasını desteklemediği açıktır. Bu yüzden davacı istinafı yerinde değildir.<br>İİK 72/4. maddesinde tazminata hükmedilmesi için verilen tedbir kararı gereğince teminatın yatırılması gerekli olup mahkeme dosyası fiziken ve UYAP üzerinden incelendiğinde teminat yatırıldığına ilişkin tahsilat makbuzu olmadığı görüldüğünden mahkemenin tedbire bağlı tazminata hükmetmemesi doğru ise de; açıkça talep edildiği halde  buna ilişkin talebin reddi yönünde karar verilmemesi eksik olmakla birlikte bu husus istinaf sebebi yapılmasına rağmen sonuca etkili olmadığından eleştirilmekle yetinilmiştir. \t<br>Sonuç olarak; davacı ve davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b-1. gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>A-1-Davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,<br>2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 269,85 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 210,55 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,<br>3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, <br>4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince ilgilisine İADESİNE, <br>5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>B-1-Davalı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,<br>2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 269,85 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 210,55 TL istinaf karar harcının  davalıdan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,<br>3-Davalının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, <br>4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince ilgilisine İADESİNE, <br>5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>C-Kararın İlk Derece Mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,  <br>Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince dava değerinin karar tarihi itibariyle temyiz kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL'nin altında kalması nedeniyle kesin olarak karar verildi.20/11/2023<br>\t\t\t\t<br>...<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"aaa9ec0e26e8d9f1","SID":"a9960214a9411796"}}