{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2021/1506 - 2023/1499<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO         : 2021/1506 <br>KARAR NO\t: 2023/1499<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                                  K A R A R <br>  <br>BAŞKAN\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>KATİP\t\t: <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 07/07/2021<br>NUMARASI\t\t: 2020/70 E.  -  2021/244 K.<br><br>DAVACILAR\t: <br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t:<br>VEKİLİ\t: <br>\t<br>DAVANIN KONUSU\t: Marka Hakkına Tecavüz ve Haksız Rekabetin Tespiti<br>\t\t  Önlenmesi, Durdurulması<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 07/07/2021 tarih ve 2020/70 E. - 2021/244 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacılar vekili, müvekkili şirketlerin \"...\" ve \"...\" ibareli onlarca tescilli markalarının bulunduğunu, davalı tarafın işyerinde müvekkil şirketlere ait \"...\", \"...\", \"...\", \"...\" markalarının hukuki dayanaktan yoksun olarak tabelalarda, afişlerde ve her türlü görsellerde kullanıldığını ileri sürerek, söz konusu marka tecavüzü ile haksız rekabet eylemlerinin tespitine, önlenmesine ve durdurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı şahıs vekili, müvekkilinin hem ... kodlu yetkili ... satış noktası hem ... temsilci kodlu online takip edilebilir sorgulanabilir kare kodlu BDDK lisanslı '...' yetkili bayisini işlettiğini, her iki bayiliği de davacı şirketin genel müdürlüğü tarafından imzalı belgelerle resmi olarak işlettiğini, müvekkilinin hem ...'un kendisine sağladığı sistem hem de ...'un anlaşmalı olduğu ... isimli kuruluşun sistemi ile işlem yapabildiğini, abonelik işlemlerini bizzat davacı şirketin sunduğu imkanlar sayesinde yapabildiğini, müvekkilinin resmi olarak edindiği bu abonelik ile yaklaşık 5 yıldır çalıştığını, davacının kötüniyetli olduğunu, davacının işbu davayı açmasının sebebinin müvekkilinin bağlı bulunduğu ana bayi tarafından hakedişlerini alamaması/geç alması üzerine durumu üst yetkililere iletmesi olduğunu, müvekkiline ana bayiye bağlı olarak yürütmüş olduğu alt bayiliği hakkında sonlandırma yapıldı ise resmi yahut gayri resmi herhangi bir bildirim yapılmadığını, üst bayi tarafından müvekkiline gönderilen prim ödemelerini gösterir 20.01.2020 tarihli dekontun dosyaya sunulduğunu, davacının dosyaya sunduğu pos cihazı iade formunun müvekkiline daha önce verilen akabinde yerine yenisi verilmek üzere iade alınan pos cihazına ait olduğunu, davacının beyanlarının çelişkili olduğunu, resmi olarak yürüttüğü alt bayiliği hakkında söz konusu davanın açılmasının hukuka aykırı olduğunu savunarak, davanın davanın reddini istemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davacının \"...\", \"...\" ibareli markalarına ait işaretlerin davalı işyerindeki kullanımı ile davacıların aynı ibareli markaları arasında görsel, sescil ve anlamsal olarak ortalama (hedef) tüketicileri iltibasa düşürecek derecede iltibas düzeyinde benzerlik oluştuğu, davalının eyleminin SMK'nın 7. ve 29. maddeleri kapsamında marka tecavüzü ve TTK'nın 54 ve devamı maddeleri kapsamında da haksız rekabet oluşturduğu, gerekçesiyle, davanın kabulüne, davalı tarafın \"..., \"...\" ve \"...\" şeklindeki markasal kullanım eyleminin davacılara ait tescilli marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, bu ibarelerin davalı tarafça internet ortamı dahil her türlü şekilde  kullanılmasının men'ine, önlenmesine, davacı tarafın diğer haklarının saklı tutulmasına karar verilmiştir. <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkilinin yetkili ... satış noktası ve \"...\" yetkili bayisi olduğunu, davacıların bilgisi dahilinde alt bayilik işlettiğini, görsel afiş ve materyallerin ise davacılar tarafından teslim edildiğini, müvekkilinin bayiliğinin iptaline ilişkin bir bildirimde bulunulmadığını, \"...\" ekran aktivasyonunun 31.07.2019 tarihinde sonlandırıldığı iddia edilmiş ise de, dava tarihinden sonra dahi \"...\" ...'a ait işlemlerin yapılmaya devam edildiğini, ana bayinin hak edişlerini alamaması ve durumu üst yetkililere bildirilmesi üzerine davanın açıldığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br><br>GEREKÇE\t: Dava, marka tecavüzü ile haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, durdurulması, istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalıya ait işyerinde davacılara ait markaların kullanıldığının tespit edildiği, dosya arasında davacı taraf ile davalının önceki üst bayisi olan ... Ltd. Şti. arasında sonlandırma protokolünün bulunduğu, bu protokole istinaden üst bayinin 30.07.2019 tarihli yazı ile davalı alt bayinin sistemlerinin kapatılmasını talep eden yazının gönderildiği, davalı taraf bundan sonra ... Ltd. Şti.'ye bağlı alt bayi sıfatıyla, dava konusu markaları satış noktası şeklinde veya ... ekranları üzerinde kullanma hakkına sahip olduğunu iddia etmiş ise de, bu iddiasını usulüne uygun şekilde kanıtlanamadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 269,85-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 59,30-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 210,55-TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, \t  <br>\t3-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br> \tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 24/11/2023 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 17/12/2023\t\t<br><br>Başkan<br><br>Üye<br><br>Üye<br><br>Katip<br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b9c8a00b900da05d","SID":"88d412f9056e6880"}}