{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2023/1970 <br>KARAR NO\t: 2023/1480<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                K A R A R <br><br>BAŞKAN\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>KATİP\t\t: <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK <br>\t\t  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 02/10/2019<br>NUMARASI\t\t: 2018/170 E.  -  2019/325 K.<br><br>DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t:<br>VEKİLİ\t: <br><br>DAVANIN KONUSU\t: YİDK Kararının İptali ve  Marka Hükümsüzlüğü <br><br>\tDairemizce verilen 14.10.2021  tarih ve 2020/183 Esas 2021/1274 sayılı kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 11/07/2023 tarih ve 2022/1020 Esas 2023/4332 Karar sayılı ilamıyla bozulmuş olmakla, dava Dairemizin yukarıdaki esasına kaydı yapılıp okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>  TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:  Davacı vekili, davalı gerçek kişinin  “...” ibareli marka başvurusuna , müvekkilinin \"...\" ibareli markalarına dayalı olarak yaptığı itirazının nihai olarak YİDK tarafından reddine karar verildiğini, oysa  dava konusu marka başvurusunun müvekkilinin itirazına mesnet markası ile ayırt edilemeyecek derecede benzer bulunduğu gibi tescil edilmek istenen 29,30 sınıfta yer alan mallar ile  ve 35.05 sınıfta anılan mallara ilişkin satış hizmetlerinin de müvekkilinin mesnet markalarının tescil kapsamında yer alan mal ve hizmetlerle aynı ve benzer olduğunu, bu nedenle taraf markaları arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi maddesi anlamında iltibas tehlikesi bulunduğunu, \"...\" ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olmadığını, YİDK'in benzer uyuşmazlıklarda verdiği kararları ile çeliştiğini,  müvekkili markalarının tanınmış olduğunu, dava konusu marka başvurusunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek,  2018-M-1774  sayılı YİDK kararının 29, 30 sınıfta yer alan mallar ile  ve 35.05 sınıfta anılan mallara ilişkin satış hizmetleri yönünden iptaline ve dava konusu markanın tescili halinde anılan mal ve hizmetler bakımından hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.  <br>Davalı ... Kurumu vekili, taraf markalarının benzer olmadığını,  \"...\" ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük bulunduğunu, kötü niyet iddialarının yerinde olmadığını  Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.  <br>Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, \"... \"  ibareli marka başvurusu ile davacının   \"...\" ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel,sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, tarafların marka işaretleri benzemediğinden, SMK 6/5 maddesindeki koşulların da oluşmadığı, davalı başvurusunun haksız rekabet oluşturacak şekilde ve kötü niyetli yapıldığının da ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili, hükme esas alınan bilirkişi raporunun usul ve yasaya uygun düzenlenmediğini, bilirkişi heyetinde gıda mühendisinin bulunmadığını, taraf markalarının esas unsurlarının  \"...\" ibaresinden oluştuğunu, bu nedenle markaların  iltibasa neden olacak düzeyde benzer bulunduklarını, uyuşmazlık konusu mal ve hizmetlerin de müvekkilinin itirazına mesnet markaları kapsamında yer mal ve hizmetlerle aynı ve yakından ilişkili olduğunu, mal ve hizmet benzerliğinin iltibas değerlendirmesinde dikkate alınmadığını,   uyuşmazlık konusu malların gıda ürünlerini içerdiğini, anılan malların tüketim amacı , nispeten daha ucuz olması erişimin oldukça kolay bulunması gibi nedenlerle markalar arasındaki farklılığın çok daha belirgin olması gerektiğini, yine tescil edilmek istenen  emtianın tüketicileri arasında çocuklarında yer aldığını, bu nedenle iltibas riskinin yüksek olduğunu, dava konusu markanın müvekkilinin seri markası olarak algılanacağını, dava konusu marka başvurusunun kötü niyetli bulunduğunu, zira davalının müvekkilinin tanınmış markalarından haberdar olmayacağının düşünülemeyeceğini, başvurunun müvekkili markalarının tanınmışlığından haksız yararlanmak amacıyla yapıldığını, mahkemece verilen kararın daha önce ... ibareli markaları hakkında verilen kararlarla çeliştiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.           <br> <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :Dairemizin 14.10.2021 tarih, 2020/183 E. 2021/1274 K. sayılı kararıyla,  dava konusu başvuru kapsamında yer alan uyuşmazlık konusu mal ve hizmetlerin davacının itirazına mesnet  markalarının kapsamında yer alan mal ve hizmetlerle aynı/aynı tür olduğu, davacının itirazına mesnet markalarının  esas unsuru olan \"...\" ibaresinin aynen davalının \"...\" ibareli başvurusu içerisinde yer aldığı \"...\" ibaresinin yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı, taraf markaları arasında işaretler yönünden de görsel ve işitsel benzerlik bulunduğu, bu itibarla taraf markaları arasında SMK'nın 6/1 maddesi anlamında iltibas koşullarının oluştuğu gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile dava konusu YİDK kararının 29,30 sınıfta yer alan mallar ile ve 35.05 sınıfta anılan mallara ilişkin satış hizmetleri yönünden iptaline, davalı gerçek kişi adına tescilli dava konusu markanın sayılan mal ve hizmetler  yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.<br><br><br><br>YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ'NİN 11/07/2023 TARİH VE 2022/1020 ESAS 2023/4332 KARAR SAYILI KARARININ ÖZETİ: Dairemiz kararının, davalılar vekillerince temyizi üzerine, anılan Yargıtay ilamı ile özetle; davacı markalarındaki \"...\" ibaresinin ayırt ediciliği düşük bir ibare olup davalı markasının \"...\" ibaresine eklenen \"...\" ve \"...\" kelimeleri ile davacı markalarından farklılaştığı, davalının \"...\" ibareli markası ile davacının \"...\" ibareli markaları arasında görsel, işitsel ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibas düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, bu duruma göre taraf markaları arasında benzerlik olmadığından, davanın reddine karar verilmesi gerekirken  yanılgılı değerlendirme ve hatalı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle Dairemiz kararının davalılar yararına bozulmasına karar verilmiştir. <br><br>GEREKÇE\t: Dava, YİDK kararının iptali ve  marka hükümsüzlüğü<br> istemlerine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>                        Dairemizce usul ve yasaya uygun bulunan bozma ilamına uyulmuştur. <br>\tDairemizce uyulmasına karar verilen bozma ilamında da açıklandığı üzere, davacının itirazına mesnet markalarındaki \"...\" ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olduğu, dava konusu başvurunun \"...\" ibaresine eklenen \"...\" ve \"...\" kelimeleri ile davacı markalarından farklılaştığı, davalının \"...\" ibareli markası ile davacının \"...\" ibareli markaları arasında görsel, işitsel ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibas düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, dava konusu YİDK kararının iptali ve dava konusu markanın hükümsüzlüğü koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından, davanın reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>\t<br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davanın REDDİNE, <br>2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 269,85-TL maktu karar ve ilam harcından, davacıdan peşin olarak alınan 35,90-TL harcın mahsubu ile kalan 233‬,95-TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına, <br>\t  3-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT. gereğince hesap olunan 25.500,00-TL maktu vekaletin ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,<br>4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,<br>\t\t 5-Davalı kurum tarafından temyiz aşamasında yapılan 58,60-TL posta masrafı, 292,10-TL temyiz kanun yoluna başvuru harcından oluşan toplam 350,70-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak anılan davalıya verilmesine,<br>\t  6-Davalı ... tarafından temyiz aşamasında yapılan temyiz kanun yoluna başvurma harcından oluşan 292,10-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak anılan davalıya verilmesine,<br>\t\t\t7-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333),<br>8-Davacıdan alınması gereken 269,85-TL istinaf karar ve ilam harcından davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 44,40-TL istinaf karar ve ilam harcın mahsubu ile bakiye 225,45-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,<br>\t9-Dairemizce bozma ilamı üzerine duruşma açıldığından Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2021/2-96 Esas 2021/205 Karar sayılı ilamı gereğince yapılan istinaf duruşması nedeniyle taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br><br><br>Dair, duruşmaya katılan davacı vekili,  davalı ... Kurumu vekilinin yüzlerine karşı, davalı ...'ın yokluğunda, yapılan açık yargılama sonucunda 22/11/2023 tarihinde HMK 361 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 22/11/2023<br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 13/12/2023      <br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br> <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"33d23b132cc566dd","SID":"2f7bd8896cd16836"}}