{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. KONYA BAM   3. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  3. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: <br>KARAR NO\t: <br>KARAR TARİHİ\t: 07/12/2023<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t: ...    (...)<br>ÜYE\t\t: ...        (...)<br>ÜYE\t\t: ...     (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KONYA .ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 21/09/2023<br>NUMARASI\t:  Esas  Karar<br><br>DAVACI \t: ... - ... ...<br>VEKİLİ\t: Av. ... - <br>DAVALI \t: ... - ... ...<br>VEKİLİ\t: Av. ... -<br>DAVA\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ\t: 07/12/2023<br>İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ\t: 08/12/2023<br>Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :<br>Davacı vekilinin sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; 02/11/2018 tarihinde müvekkilinin ... ve kızı ...ile birlikte Konya'dan Altınekin ilçesine giderken Altınekin kavşağını döndükten 5km.sonra Konya Şeker Fabrikası pancar alım yeri önünde iki  taraflı trafik kazası yaptığını, müvekkilinin kullandığı aracın plakası ...Plakalı Mitsubishi marka araç olduğunu, davalı ... kullandığı araç ...  New holland traktör olduğunu, müvekkili ...'in bu olayda kusurunun olmadığını, kaza neticesinde müvekkilinin aracının pert olduğunu, aracın değeri ve ayrıca müvekkili .... için adli tıp doktoru tarafından alınacak maluliyet raporu ile birlikte  aktüerya bilirkişisi tarafından yapılacak hesaplamayla iş bu kazadan dolayı geçici iş göremezlik,sürekli iş göremezlik,tedavi gideri ve bakıcı gideri için hesaplanacak ve tespit edilerek davalıdan fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla davalılardan müştereken ve müteselsilen sigorta şirketine başvuru  tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte diğer davalıdan ise olay tarihinden itibaren yasal faiziyle  tahsilinin gerektiğini, ayrıca  müvekkilleri için sigorta şirketleri hariç olmak üzere davalı ...'den olay tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikle manevi tazminatın tahsilinin gerektiğini,  bu nedenlerle; davanın kabulünü, davalı ... hakkında İhtiyati Haciz /tedbir kararı verilerek  adlarına kayıtlı bulunan  ... araç ve taşınmaz var ise üzerine “teminatsız ihtiyati haciz “ bu talebimizin kabul görmemesi halinde cebri satışlara da engel olacak nitelikte “teminatsız ihtiyati tedbir”şerhinin konulmasını, ...\"in kullanmakta olduğu araç pert olduğundan davalının kullanmakta olduğu traktör sigortasız olup bu tazminattan davalı ... sorumlu olup şimdilik bilirkişi incelemesi ile gerçek zarar ortaya çıktığı anda artırılmak üzere 100,00 TL araçta bulunan  maddi tazminatın sigorta şirketleri hariç davalı ...\"den olay tarihinden itibaren işleyecek  yasal faiziyle birlikte tahsilini yargılama giderleri ile ücreti vekâletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 02/11/2018 meydana gelen trafik kazasında trafik görevlilerince düzenlenen trafik kazası tespit tutanağının incelenmesinden de görüleceği üzere çarpışma noktası, çarpma noktası ve araçların son duruş hali birlikte incelendiğinde davalının bu durumda herhangi bir kusuru görülmediğini, zira kaza sonrası dahi Konya istikametinden Altınekin istikametine doğru olan her iki şeritte trafiğe açık olduğunu, trafiğin normal seyrinde devam ettiğini, ....plakalı araç sürücüsü ...'in aşırı hızlı, dikkatsiz ve tedbirsiz bir şekilde aracını kullandığından bahisle, karşı yönden gelen araçların bulunduğu yol bölümüne geçerek şeride tecavüz kusurunu işlendiğini, .....plakalı araç sürücüsü ... her ne kadar da ana yol üzerinde bulunsa bile geçiş hakkı sadece Kanun gereği  yol ve trafik durumu izin verdiği takdirde kullanılabileceğini, bu sebeple sürücü ... dikkatsiz, tedbirsiz ve dalgın bir şekilde doğrudan gelip karşı ikinci şeride geçerek davalıya çarptığını, aşırı hızla çarpma neticesinde de traktör ağır hasar gördüğünü ve parçalandığını, bu kazada iddia edildiği gibi davalının ilk geçiş hakkını vermemek veya yola aniden çıkmak  gibi bir kusuru söz konusu olmadığını, çarpışma noktası Konya-Altınekin istikametinde bulunan bölünmüş yolun gidiş yönündeki  kendi şeridi üzerinde olması gerektiğini, kaza saati ve hava durumu  göz önüne alındığında bu yolu kullanan bütün sürücülerin yol üzerindeki trafiği kullanıcılarını ve etrafını da rahatça görülebileceği şekilde de açık olduğunu, ayrıca her iki yol bölümündeki arazide de güçlü aydınlatıcıların mevcut olduğunu, davacı taraf kazanç kaybı, maddi zarar, tedavi giderleri, bakıcı giderleri ve hatta kendi aracında bulunan zararın tazminini talep ettiğini ancak kusurun kendinde olduğu bu derece açık olan bir durumda bahsi geçen taleplerinin yersiz olduğunu, trafik kazası tespit tutanağının kroki bölümünden de anlaşılacağı üzere çarpma noktası, çarpışma noktası ve araçların son durumu incelendiğinde davalının kusursuz olduğunu, manevi tazminat hakkında hüküm kurulurken tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli ve tarafların kusur durumu da gözönünde tutularak BK 47. Maddesindeki özel haller dikkate alınarak, hak ve nasafet kuralları çerçevesinde bir sonuca ulaşıldığını, 6098 sayılı TBK'nın 56. maddesi hükmüne göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olması gerektiğini, manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmediğini, zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerektiğini,  bu sebeple manevi tazminatın ödenmesi hususunda davalının sorumlu olmadığını, bu nedenlerle teminatsız olarak konulan ihtiyati haczin kaldırılmasını, haksız ve mesnetsiz olarak açılmış davanın reddini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :<br>İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; \"Mahkememiz .... Esas sayılı dosya kapsamında, mahallinde 02/11/2020 tarihinde keşfin icra edildiği ve Kusur bilirkişi heyetinin mahkememiz tefrik olan ... Esas sayılı dosyasına sunmuş oldukları 06/01/2022 tarihli raporunda neticeten; Trafik sigortası bulunmayan ....plaka numaralı davalı traktörünün sürücüsü davalı ...'ın birinci (asli) derecede ve takdiren %80 oranında kusurlu olduğu, Davalı ... Sigorta A.Ş.ye Trafik sigortalı .... plaka numaralı kamyonetin sürücüsü davacı ...'in ikinci(tali) derecede ve takdiren %20 oranında kusurlu bulunduğu tespit edilmiştir.  Ayrıntılı, gerekçeli, denetlenebilir  heyet bilirkişi raporu mahkememizce yargılamaya esas alınmıştır. <br>Mahkememizce hasar durumunun tespit için dosya hasar bilirkişisine tevdi edilmiş olup; hasar bilirkişisinin 23/02/2023 tarihli raporunda özetle;  Pert işlemine tabi tutulan davaya konu .... plaka sayılı kamyonetin Hasarsız Şekli İle Olay Tarihindeki Değeri 52.200,00 TL - Aracın Hasarlı Şekli ile Olay Tarihindeki Değeri 15.000,00 TL = Olay Tarihi İtibariyle Toplam Hasar Miktarının 37.200,00 TL olduğu, mahkemenizce alınan son kusur raporu olan İTÜ öğretim üyeleri tarafınan düzenlenmiş 06.01.2022 tarihli bilirkişi heyet raporunda davalı ...' ın %80 oranında kusurlu olduğunun, ...'in %20 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği, belirlenen kusur oranları dikkate alındığında aracın hurdası davacıda kalmak kaydıyla; davacının net zararının ...'ın %80 kusur oranı dikkate alındığında 37.200,00 TL x 0,80 = 29.760,00 TL olacağı tespit edilmiştir. Ayrıntılı, gerekçeli, denetlenebilir bilirkişi raporu mahkememizce yargılamaya esas alınmıştır.<br><br>Manevi zararların tespitine ilişkin maluliyet tespiti için dosya Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp ABD Başkanlığına gönderilmiş ve düzenlenen 26/05/2023 tarihli raporda; Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre; kişide meydana gelen yaralanmanın kalıtı sakatlık (sürekli iş göremezlik) niteliğinde olmadığı, iyileşme süresinin 3 haftaya kadar uzayabileceği, kişinin bu süre zarfında geçici iş göremez süresi olduğu tespit edilmiştir. 28/07/2023 tarihli raporunda; Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliği hükümlerine göre; kişide meydana gelen yaralanmanın tüm vücut kaybına (sürekli iş göremezlik, kalıcı iş göremezlik, raporun geçerlilik süresi=süresiz) neden olmadığı,  iyileşme süresinin 3 haftaya kadar uzayabileceği, kişinin bu süre zarfında geçici iş göremez süresi olduğu tespit edilmiştir. Maluliyet raporunun heyet tarafından düzenlenmiş olması, görevlilerin profesör ve konusunda uzman araştırma görevlisi olmaları nazara alınarak; Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/17154 Esas 2021/4325 Karar; Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/9650 Esas 2021/4317 Karar; Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/9713 Esas 2021/3855 Karar; Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/927 Esas 2021/3588 Karar sayılı ilamları gereği kaza tarihinde yürürlükte bulunan  Özürlülük Ölçütü... yönetmelik hükümlerine göre oluşturulan maluliyet raporu mahkememizce yargılamaya esas alınmıştır. <br>Tüm dosya muhtevası birlikte değerlendirildiğinde; yargılamaya esas alınan kusur, hasar ve maluliyet raporları ile birlikte davacı vekilinin aracın hasar değeri ve manevi tazminat taleplerine ilişkin 15/04/2022 tarihli ıslah dilekçesi de nazara alınarak, dava konusu aracın hasar tazminatı olarak tespit edilen 29.760,00 TL'nin davalıdan olay tarihi 02/11/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. <br>6098 sayılı TBK'nın manevi tazminat başlıklı 56. maddesi; “Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.” hükmünü amirdir. <br>TBK 56. madesine göre bir olaydan zarar gören kişinin çektiği acıları bir nebze olsun azaltmak veya bozulan ruhsal dengesi yeniden düzelmesi için zarar veren kişiden bir miktar ücreti talep edebileceğini düzenlenmiş olup; kanun koyucu manevi tazminatın miktarını tayin etme hakkını hakimin takdirine bırakmıştır. Hükmedilecek miktar uğranılan zararla orantılı, duyulan acıyı hafifleticek nitelikte olmalıdır. Manevi tazminatın takdiri yapılırken tarafların ekonomik ve sosyal durumları, tarafların kusurları da gözetilmesi gerekmektedir. Manevi tazminatın miktarı bir tarafın zenginleşmesine, diğer tarafın yıkımına neden olmamalıdır. Belirtilen bu çerçeve ile birlikte manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile 5.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan olay tarihi olan 02/11/2018 tarihinden itibaren işletilecek yasal  faizi ile birlikte tahsili ile davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. \" şeklinde davanın kısmen kabulü ile, dava konusu aracın hasar tazminatı olarak tespit edilen 29.760,00 TL'nin davalıdan olay tarihi 02/11/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsili ile davacıya verilmesine; fazlaya ilişkin talebin reddine, 5.000,00 TL manevi tazminatın  davalıdan olay tarihi olan 02/11/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsili ile davacıya verilmesine; fazlaya ilişkin talebin reddine dair hükmün kurulduğu anlaşılmıştır.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :<br>Davalı vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacının geçirdiği ağır kaza sonucu derin acılar yaşadığının, kendisinin ve kızının ağır yaralandığı hususunun gerçek olmadığını,  Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesinin ....E. sayılı dosyasında davacının kızının ve işbu dava dosyasında da davacının 02.11.2018 tarihinde gerçekleşen trafik kazası sonucu sürekli maluliyet tayinine mahal olmadığının tespit edildiğini, Yerel mahkeme tarafından celp edilen tramer kayıtlarında kamyonetin 30.09.2013 tarihli hasar kaydı olduğunun sabit olduğunu, itirazlarına rağmen aracın hasar kaydı olduğunu göz ardı edilip aracın 2. el piyasa değeri 52.200,00TL olarak hesaplandığını,  .... plakalı aracın rayiç bedeli ile hasarsız rayiç bedelinin aynı olmasının gerçekle bağdaşır bir yanı olmadığını, kazada aracın sol ön bölümünün hasar görmüş iken kaza ile ilgili olmayan parçalar için parça ve işçilik hesaplandığını, araca pert işleminin uygulanmasının ekonomik olacağı kanaatine varıldığını anca bu hususun bir yorum hatası olduğunu, bilirkişi raporunu aracın hurdasının davacıda kalmak kaydıyla düzenlediğini ancak aracın serbest piyasaya satıldığını beyan ederek Yerel mahkemece verilen kararın ortadan kaldırılması ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davacı vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkilinin kusursuz olduğu halde kararda kusurlu olduğu kabul edilen adli tıp raporunun hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, hüküm kurmaya elverişli olmayan maluliyete ilişkin ATK raporunun hükme esas alınmasının da hatalı olduğunu, müvekkilinin aracında meydana gelen zararı belirlemek için alınan raporlara karşı itirazlarının da değerlendirilmeden hüküm kurulduğunu, hükmedilen manevi tazminat miktarının düşük olduğunu beyan ederek Yerel Mahkemece verilen kararın ortadan kaldırılması ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca  ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. <br>Kusura itiraz<br>Ceza mahkemesi raporunda davalı tam kusurlu bulunmuştur<br>Mahallinde 02/11/2020 tarihinde keşfin icra edildiği görülmüştür. <br>Mahkemenin  tefrik olan ..... Esas sayılı dosyasına sunulan Kusur bilirkişisi .......n 09/11/2020 tarihli raporunda özetle; Dosya içeriği, Kaza tespit tutanağı ve krokiye göre kazanın meydana geldiği yer bakımından karşıya geçmek için manevra yapacak olan sürücüler şartlara uyacak şekilde yavaşlamak, dikkatli olmak, geçiş hakkı olan araçların önce geçmesine imkân vermek zorunda olduğunu, kural ve yasaklarına uymadığı, kantardan çıkıp Vatan caddesini karşıya geçerek, depolama noktasına yükünü boşaltacak traktör sürücüsü; yolun durumuna göre, Altınekin ilçe merkezine doğru giden ... sevk ve idaresindeki, .... plakalı araca yol vermeyip, güvenle geçişini beklememiş, durarak geçiş hakkını vermeyip. Ortalama 12 mt uzunluğu ile karşıya, bölünmüş yol çizgisini geçtiğinde çarpışıp, 6 mt savrulması sonucu durmasıyla sonuçlanan, dikkatsizliği tedbirsizliği neticesi, Traktör sürücüsü ...'ın karışmış olduğu kazada asli kusurlu, %90 oranında kusurlu olduğunu, her ne kadar şartlar kendisi için uygun olsa da; sürücü ... idaresindeki ....lakalı Mitsubishi L200 marka kamyoneti ile Konya istikametinden Altınekin İlçe merkezi istikametine seyri sırasında, yoldaki olumsuzluk karşısında aracının teknik özellik yolun havanın durumunu dikkate alıp, aracını durdurabileceği bir hızda gitmesi gerekirken, dikkat etmeyerek karşıya geçmekte olan araca, ön sağ tampon, panjur ve motor kısmıyla çarparak savrulmaları neticesi durabildiği Yaralanmalı Trafik Kazasında; Kural ve yasaklarına uymadığı, Altınekin ilçe merkezine doğru giderken, kantardan çıkıp Vatan caddesini karşıya geçen, depolama noktasına yükünü boşaltacak olan ...plakalı traktör sürücüsü ...'ı geç fark ettiğini, kazanın olmaması için direksiyonunu soluna doğru kırıp manevra yapmış isede, aracının sağ ön tampon kısmı panjur ve motor kısmı ile bölünmüş yol çizgisini geçtiğinde çarpışıp 6 mt savrulması sonucu durmasıyla sonuçlanan, dikkatsizliği tedbirsizliği neticesi karışmış olduğu Yaralanmalı Trafik Kazasında; Tali kusurlu %10 oranında kusurlu olduğu görüş ve kanaatini bildirmiştir.<br>Hukuk ve ceza mahkemesi raporları arasındaki  çelişkilerin giderilmesi için Mahkemenin tefrik olan .... Esas sayılı dosyasına sunulan itü Kusur heyet bilirkişilerinin 06/01/2022 tarihli raporunda özetle; Trafik sigortası bulunmayan ... plaka numaralı davalı traktörünün sürücüsü davalı ...'ın birinci (asli) derecede ve takdiren %80 oranında kusurlu olduğu, Davalı ...Sigorta A.Ş.ye Trafik sigortalı ... plaka numaralı kamyonetin sürücüsü davacı ...'in ikinci(tali) derecede ve takdiren %20 oranında kusurlu bulunduğu görüş ve kanaatini bildirmekle çelişki giderilmiş olup itiraz yersizdir.<br>Araç maddi hasarına itiraz <br>   Davalılar gerçek zarardan sorumludur.Hasar yönünden hükme esas alınan raporda davacı aracının modeli, yaşı, özellikleri, hasarlı kısımları v.s. gözönünde bulundurularak olay tarihi itibariyle aracın 2. el piyasa rayiç değeri tesbit edildiği, tamirinin ekonomik olup olmadığı ve hurdaya ayrılmasının gerekip gerekmediğinin tespit edildiği, Yargıtay 17. HD   İçtihatlarına göre aracın tamirinin ekonomik olup olmadığı değerlendirildiği, Hasar bedelinin piyasa rayiç değeri belirlendiği ve akabinde bu duruma göre tamirinin ekonomik olup olmadığı belirlendiği, tamiri ekonomik olmadığı için  piyasa koşullarına göre kazadan önceki 2. el piyasa rayiç bedelinin ve kazadan sonraki hurda (sovtaj) değeri belirlenmiş  belirlenen rayiç değerden de aracın hurda bedeli indirilmek suretiyle davacının gerçek zararı tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi yerinde olup itiraz yersizdir<br>Manevi tazminat yönünden maluliyete itiraz<br> Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlardan, çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan hükümlere göre ,haksız fiil tarihi  11/10/2008 tarihinde önce ise Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında ise Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013 tarihinden sonra ise Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği  hükümlerine  uygun olarak düzenlenmesi gerekir.<br>Kökleşmiş Yargıtay 17. HD uygulaması ve içtihatlarına göre maluliyet raporlarının düzenlenmesinde  haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan yönetmelik ve yasa hükümlerine göre değerlendirme  yapılması gerekmemktedir.<br>Nitekim Yargıtay 17 HD nin  2016/16240 esas 2019/7273 karar 2016/15369 esas  2019/6853 karar sayılı ilamları <br>Bu halde  Söz konusu belirlemenin  Adli Tıp/Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlar tarafından (çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak) uzmanlık alanlarına göre, HMK'nun 275 inci maddesi gereğince  oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan çalışma gücü ve maluliyet oranının belirlenmesine ilişkin mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. <br>\tO halde  mahkemece, yukarıda verilen hukuksal bilgiler dikkate alınarak Adli Tıp Kurumu 3.İhtisas Kurulu'ndan veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Ana Bilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarından davacının maluliyeti olup olmadığı, yaralanmasının niteliği, iş güçten kalma süresinin tespiti bakımından Aym' ce verilen  iptal kararı sonrası düzenlenecek maluliyet raporlarında 01/06/2015 tarihinden itibaren uygulanan genel şartların bu halde genel şartlarla belirlenen özürlülük ölçütü yönetmeliği ile engelliler yönetmeliğinin  uygulanma imkanı kalmadığından  Her ne kadar somut olayda kaza tarihi 01/09/2013 tarihinden sonra ise ve Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği hükümleri uygulanması gerekmekte ise de;<br>Adli Tıp Kurumunca düzenlenen raporlarda da belirtildiği üzere;<br>11 Ekim 2018 tarih ve 27021 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği özellikle trafik kazalarına bağlı olmak üzere tazminat davalarında mahkemelerce bilhassa istenilen ve bu konu ile ilgili değerlendirmelerde tüm bilirkişi kurumlarca kullanılan bir cetveldir. Bu cetvelde vücuttaki her bir sisteme ait hastalık veya arızalar için puanlar yer almakta olup, bu sayede çalışma gücü ve meslekte kazanma gücü kaybına bağlı bir oran verilebilmektedir.\t<br>Malulen emekli olma işlemleri ile ilgili olan 3 Ağustos 2013 tarih ve 28727 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği ise yönetmelikteki tanımıyla kişinin \"çalışma gücünün veya iş kazası veya meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünün en az %60'ını kaybedip kaybetmediğinin\" değerlendirilmesi için düzenlenmiştir. Yönetmelik ekindeki listelerde hangi hastalık veya arızaların bu kapsamda sayılabileceği listelenmiş, kapsama girmeyenler için ise herhangi bir oran belirtilmemiştir. Bu bağlamda belli bir tarihteki bir olaya bağlı çalışma gücü ve meslekte kazanma gücü kaybı oranının değerlendirilmesinde Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliğinin kullanılması teknik olarak mümkün değildir. Zira 2013 tarihli yönetmelik  malulen emeklilik ile ilgili baremleri içermekte olup maluliyet oranının tespitine yönelik belgeleri ve cetvelleri içermemektedir.<br>Bu nedenle, söz konusu yönetmelik yukarıda açıklandığı gibi maluliyet tespiti için uygun olmadığından \"11 Ekim 2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği\"ne   göre  hüküm kurulmalıdır<br>Selçuk Üniversitesi Selçuk Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca 26/05/2023 tarihli raporunda; Dava dosyasının incelenmesi, yapılan muayene ve tetkiklerden; mağdur davacı ...'in  02/11/2018 tarihinde trafik kazası geçirdiği, kaza neticesinde frontal bölgede abrazyon meydana geldiği, konservatif tedavi edildiği, yara iyileşmesinin tamamlandığı anlaşılan şahsın yaralanmasının;  11/10/2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yayımlanan \"Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği\" hükümlerine göre; Kişide meydana gelen yaralanmanın kalıcı sakatlık (sürekli iş göremezlik) niteliğinde olmadığını, Yumuşak doku yaralanmasının emsallerine göre iyileşme süresinin 3 haftaya kadar uzayabileceğini, kişinin bu süre zarfında mesleğini icra edemeyeceğini bu sürenin geçici iş göremezlik süresi olarak değerlendirilebileceği görüş ve kanaatini bildirmekle itiraz yersizdir<br>.Manevi tazminat miktarına itiraz <br>Somut olaydaki davanın konusu davacının araçtaki maddi hasarı ile kaza nedeniyle yaralanması nedeniyle  uğradığı manevi tazminattır.geçici veya sürekli işgörmezliğe  ilişkin bir talep yoktur.bu talepler dosyası tefrik edilen .... yönündendir<br>Hakimin  özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. <br>O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.<br>Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre  manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK 23/06/2004, 13/291-370)<br>Yukarıda belirtilen manevi tazminat kriterleri,davacının tespit edilen sosyal ve ekonomik durumuna, davacının kaza nedeniyle iyileşmesinin 3  ay olduğu gözetilip,davalının kusur durumu (%80) ve  olayın oluş şekli dikkate alındığında, takdir olunan manevi tazminatın  dosya kapsamına ve hakkaniyete uygun olduğu bu itibarla davacı ve davalı  vekilinin istinaf itirazlarının yerinde olmadığı  anlaşılmıştır.<br> Bu halde, Dosya içeriğine, toplanan delillere, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenle, özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin objektif, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına ve  hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere göre, HMK’nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve resen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varılarak, <br>Davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereği  esas yönünden reddine dair aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M \t\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereği ESASTAN REDDİNE,<br>1-Davacı taraftan alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,<br>2-Davalı taraftan alınması gereken 2.374,45 TL harçtan peşin alınan 593,62 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.780,83 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,<br>3-Taraflarca yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>5-HMK'nın 359/3. fıkra gereği kararın tebliği ile 302/5. fıkrası gereği harç tahsil müzekkeresi yazılması ve tebliğ işlemlerinin İLK DERECE MAHKEMESİ tarafından yapılmasına,<br> Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince;  (238.730,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi. 08/12/2023<br><br>\t\t\t\t<br>     ...            ...          ...             ...<br>            Başkan\t\t\t       Üye\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\tÜye\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t     Katip<br>             ...\t\t     ...\t              ...\t     ...<br>            E imza                            E imza                      E imza                           E imza<br><br><br><br><br><br>Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br><br><br> <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ba86048e17ad299d","SID":"29129cab688353f5"}}