{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. KONYA BAM   6. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No:<br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  6. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: <br>KARAR NO\t: <br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>KATİP\t\t: <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 06/10/2022<br>NUMARASI\t\t:  Esas  Karar<br><br>İSTİNAF EDEN DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t: Av. <br><br>KATILMA YOLU İLE<br>İSTİNAF EDEN DAVALI\t: <br>VEKİLİ\t: Av. <br>DAVA\t\t: İtirazın İptali<br><br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR TARİHİ\t: 06/11/2023<br>YAZIM  TARİHİ\t: 09/11/2023<br>Davacı tarafından davalı aleyhine Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .. Esas sayılı dosyası ile açılan itirazın iptali davasında 06/10/2022 tarihinde tesis edilen davanın reddine ilişkin karara karşı tarafların istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davacıdan alacağını tahsil için Konya.. İcra Müdürlüğünde .. esas Sayılı dosyası ile ilamsız takip başlattığını, davalının da söz konusu bu takibe süresi içinde itiraz etmesi nedeniyle takibin durduğunu, bu itiraz ve bunun gerekçelerinin haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olup tamamen takibi durdurmaya yönelik olduğunu,  müvekkilinin \"Konya İli Meram İlçesi ... Mah. .. Ada .Parsel . Numaralı Bağımsız Bölüm\" de kayıtlı bulunan Mesken niteliğindeki taşınmazı davalı şirketten satın aldığını, ilgili taşınmaza ilişkin tapu işlemleri tamamlanarak, bu taşınmazın mülkiyetinin müvekkiline geçtiğini, tapu harcının yarısı alıcı yarısı satıcı tarafından ödenmesi gerektiğini, taraflar arası yapılan sözlü anlaşmada da;  daha sonra ödenecek satış bedelinden davalının hissesine düzen tapu masraflarının mahsup edileceğinin kararlaştırıldığını, davalının ödemesi gereken tapu masraflarını müvekkilinin ödediğini, ancak davalı tarafından hissesine düşen tapu bedelini satış bedelinden mahsup etmeyerek satış bedelinin tamamını tahsil ettiğini, müvekkilinin hak kazanmış olduğu alacakların tahsilini sağlayabilmek adına, karşı tarafın sorumluluktan kaçma amacıyla yapmış olduğu ve tamamen takibi durdurma niyetli bu haksız itirazın iptali gerektiğini, bu nedenle Borçluların borca yetecek miktarda menkul, gayrimenkulleri ile 3. Şahıslardaki hak ve alacaklarının Teminatsız ya da uygun bir teminat karşılığı ihtiyaten haczine karar verilmesini, davalıların yapmış olduğu haksız itirazının iptali ile icra takibinin devamına, haksız itirazdan ötürü %20 inkar tazminatı, vekalet ücreti ve dava masraflarının karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br><br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  dava konusu gayrimenkulün tapu devri yapılmadan önce taraflar arasında satışın nasıl gerçekleşeceği, taşınmazın bedeli, ödeme planı vb. hususların düzenlediği 22.07.2020 tarihli  bir sözleşme imzalandığını,  söz konusu sözleşmenin tapu masrafları başlıklı 5.5.5.1. maddesinde \" Bu sözleşmeye konu konut'un arsa payının Alıcı'ya tapuda ferağı sırasında ödenecek tapu harçlarının ve masraflarının tamamı Alıcı tarafından ödenir. \" hükmünün yer aldığını, yani davacının iddia ettiği gibi taraflar arasında sözlü değil, yazılı bir anlaşmanın söz konusu olduğunu ve anlaşmaya göre satış ve devir işlemi gerçekleştirildiğini, dairenin satım bedeli tespit edilirken bahse konu tapu harçlarının alıcı tarafından ödeneceği kararlaştırıldığı için satış bedelinin buna göre belirlendiğini, davacının tanık dinlenmesine ilişkin muvafakatlerinin bulunmadığını, tarafların tacir olduğunu, davacının basiretli bir iş adamı gibi hareket etmek durumunda olduğunu, müvekkili tarafından davacıya dairenin satış bedeline yönelik fatura tanzim edildiğini, davacının ihtiyati hacze yönelik istemlerinin de gerçeği yansıtmadığı gibi iyi niyetten uzak olduğundan reddinin gerektiğini, davacının kötü niyetliği olduğunu belirterek; davanın reddine, davacının aleyhine %20 az olmamak üzere kötüniyet tazminatına/icra inkar hükmedilmesine, mahkeme masrafı ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince \"... Her ne kadar 22/07/2020 tarihli taşınmaz satış vaadi sözleşmesi resmi şekilde yapılmadığından geçersiz ise de; sözleşmeye konu taşınmazın davacıya devredildiği, davacı tarafından da satış bedelinin ödendiği, bu aşamadan sonra sözleşmenin geçersiz olduğunun ileri sürülmesinin hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu, anılan sözleşmeye göre tüm tapu masraflarından davacının sorumlu olması karşısında, davacının tapu masraflarını davalıdan tahsilini istemesinin mümkün olmadığı sonucuna varılmıştır.<br>Davacı, bu sözleşmenin imzalanmasından sonra, tarafların tapu masraflarının satış bedelinden mahsubu konusunda anlaştıklarını iddia etmiştir. Bu kapsamda ispat yükü davacı üzerinde olup, davacı tarafların 22/07/2020 tarihli sözleşmeden sonra, davalı payına düşen tapu masraflarının satış bedelinden mahsup edileceği yönünde anlaştıkları iddiasını yazılı delillerle ispatlamak zorundadır. Davacı tarafça bu iddianın ispatı yönüyle yazılı delil ibraz edilmediğinden davacı tarafa yemin delili hatırlatılmış, davacı tarafın yemin teklifi uyarınca duruşmaya katılan davalı şirket temsilcileri davacı ile tapu masraflarının satış bedelinden mahsup edileceğine dair herhangi anlaşma yapmadıklarını ifade etmişlerdir. Anılan nedenlerle, davacının tapu masraflarının satış bedelinden mahsup edileceği konusunda tarafların uzlaşı halinde oldukları iddiasını usulünce ispatlayamadığı sonucuna varıldığından davanın reddine karar vermek gerekmiştir.<br>2004 sayılı İİK'nın 67/2. Maddesine göre; Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. Somut olayda, takibe itirazın yerinde olduğu sonucuna varıldığından davacının tazminat isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. Her ne kadar davalı da tazminat isteminde bulunmuş ise de, alacağın varlığının ispatlanamaması takibin kötü niyetli olduğunun kabulü için yeterli olmadığından ve davalı tarafça takibin kötü niyetli olarak başlatıldığı ispatlanamadığından davalının da tazminat isteminin reddine ...\" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece tanıklarının dinlenmesi taleplerinin yerine getirilmediğini, dosyada yemini alınan şirket temsilcilerinin ilgili şirketi borca sokacak ve kendilerini de borca sokacak bir konuda her ne kadar yeminli dahi olsa da hakikati söyleyecek olmalarının imkansız olduğunu belirterek eksik inceleme sonucu verilen mahkeme kararının kaldırılmasını istinaf etmiştir. <br>Davalı vekili katılma yolu ile istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerekirken buna hükmedilmemiş olmasının yerinde olmadığını, davacının sözleşme imzasını inkar etmediğini, yani sözleşmeye rağmen müvekkili aleyhine icra takibinde bulunduğunu, bunun kötü niyetli olduğunu gösterdiğini belirterek %20'den az olmamak üzere müvekkili lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istinaf etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:  <br>Dava; itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen  kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.<br>Davacı tarafça Konya . İcra Müdürlüğü'nün .... E sayılı dosyası  ile  26.271,19 TL asıl alacak ve 531,18 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 26.802,37 TL üzerinden ilamsız başlatıldığı, takibe itiraz üzerinde durma kararı verildiği ve itirazın hükümden düşürülmesi için  itirazın iptali talepli eldeki davanın açıldığı görülmüştür. <br>Davacı, Konya İli Meram İlçesi ... Mah. ..Ada . Parsel . Numaralı Bağımsız Bölüm sayılı taşınmazın satışı nedeniyle satıcı ait tapu harçlarının da kendilerince ödendiği, aralarında yapılan sözlü anlaşmaya göre, davalının sonradan ödenmek üzere kendilerine isabet eden tapu harcının davacı tarafından ödenmesini istediği, bu nedenle satıcıya ait tapu harcının ödendiği ancak bu bedelin kendilerine iade edilmediği, bu sebebe dayalı olarak alacak isteminde bulunduğu, anlaşılmıştır.<br>Davalı tarafça sunulan ve davacının da itiraz ileri sürmediği, taraflar arasında düzenlenen  22/07/2020 tarihli adi yazılı Parkmahal Taşınmaz Satış Vaadi Sözleşmesinin 3.2. maddesi ile satış bedeline tapu masraflarının dahil olmadığının, 5.5.5.1. maddesi ile ise tapu harç ve masraflarının tamamının alıcı tarafından karşılanacağının kararlaştırıldığı anlaşılmış olup, satış vaadi sözleşmesinde tapu masraflarına ilişkin hükümlerin tacir olan davacıyı bağlayacağı kuşkusuzdur. <br>Mahkemece satış vaadi sözleşmesi hükümlerine göre değerlendirme yapılmasında bir yanlışlık bulunmadığı, davacının satış vaadi sözleşmesinde taşınmaz bedeli ve satıcıya ait tapu harçlarından sorumlu olmadığını usulünce kanıtlayamadığı, hukuki işlem niteliğinde olan uyuşmazlıkta tanık dinlenmesinin de mümkün olmadığı, davacının yemin teklifinin, davalı şirket yetkililerince usulünce eda edildiği, davacının icra takiplerini kötüniyetli olarak başlattığı yönünde herhangi bir delil bulunmadığından mahkemece davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmesinde de usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, bu itibarla, dosya kapsamı, mevcut  delil durumu, ileri sürülen istinaf istemleri nazara alındığında, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde herhangi bir isabetsizliğin bulunmadığı kanaatine varıldığından davacının ve katılma yolu ile istinaf eden davalının istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereği esas yönünden ayrı ayrı reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1- Davacı ve katılma yolu ile istinaf eden davalının istinaf başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE,<br>2- Alınması gereken 269,85 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 189,15 TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,  <br>3- Alınması gereken 269,85 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 189,15‬ TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,  <br>3- İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, <br>4- İstinafa başvuranlar taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, <br>5- Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4. maddesi gereğince; kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, <br>6- Dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 06/11/2023 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi. <br><br>Başkan .<br> e-imzalıdır<br><br>Üye .<br> e-imzalıdır<br><br>Üye .<br>e-imzalıdır <br><br>Katip .<br> e-imzalıdır<br><br><br>.<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"375d3171fb6e3105","SID":"cf7b0fbafefa8cad"}}