{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>20. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2021/636 <br>KARAR NO\t\t: 2023/1715<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 30/06/2020 (Dava) - 17/02/2021 (Karar) <br>NUMARASI\t\t: 2020/302 Esas - 2021/113 Karar<br>DAVA\t\t: Genel Kurul Kararının İptali İstemli<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 02/11/2023<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 02/11/2023<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 17/02/2021 tarihli 2020/302 Esas ve 2021/113 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: <br>DAVA :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı ... Ltd Şti nin %35 oranıyla iki büyük ortağından biri olduğunu, 18.02.2020 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan m.4-6-9 ve 12 ki kararların iptalinin gerektiğini, yasanın amir hükümlerine şirketin ve ortakların çıkarlarına aykırı olduğunu, m. 4 ile alınan kararda şirketin çok daha fazla kar payı dağıtma gücü varken hem az kar payı dağıtılmasına hem de bu kar dağıtımı azaltma hakkını müdürlere vermesine ilişkin karar verildiğini, haksız ve yersiz yetki devrinin yasanın amir hükmüne aykırı olduğunu, yine m.6 da alınan ortak ... tam mesaiyle çalışan personelden daha fazla maaş verilerek müdür sıfatıyla atandığını, verilen maaşın çok yüksek olduğunu, şirketten haksız kazanç elde edildiğini belirterek bu maddenin iptalini istediğini, yine m. 9 da yer alan Müdür ... ait aracın yenilenmesine ilişkin kararın şirket menfaatine aykırı olduğunu, yine m. 12 de alınan şirketin yangın tertibat yükümlerine uygun hale getirilmesi ve şirket ortağının şirket resmi defter ve kayıtlarını incelenmesinin kısıtlanmasına ilişkin kararın hukuka aykırı olduğunu, tüm bu kararlara muhalif olduklarını, muhalefet hükmünün zapta derç ettiklerini belirterek genel kurul kararının bu maddelerinin iptalini talep etmiştir. <br>CEVAP :<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; genel kurul toplantısının m.4 bendinde belirlenen kararın 2 kısımdan oluştuğunu, genel kurulda alınan kararların tüm ortaklar için eşit olarak etkileyecek biçimde alındığını, ortaklardan her biri için aynı uygulama yapıldığından eşitlik ilkesine aykırı olmadığını, dağıtılacak kar payının 2.000.000,00 TL olarak belirlenip bu kar payına itiraz etmediğini, aynı zamanda maddenin ikinci kısmında İzmir 2. ATM 2019/232 Esas sayılı dosyasında huzur hakkıyla ilgili alınan kararın iptali halinde arttırılacak huzur hakkı oranı kadar bu kar payı dağıtımının azaltılması için müdürler kuruluna yetki verildiği, davacının muhalefet ettiği, karanın metninden İzmir 2. ATM nin 2019/232 Esas sayılı dosyasında genel kurul kararın mahkeme kararıyla iptal edilmesi durumunda uygulanmasına ilişkin tedbir niteliğinde bu olasılığa karşı bir karar alındığını, dağıtılacak kar payına herhangi bir itirazının bulunmadığını, tedbir niteliğinde ki kararın şirketin zarar görmesini engellemek amacıyla alındığını, 06.03.2019 tarihli genel kurul toplantısında alınan huzur hakkına ilişkin kararın davacı tarafından dava konusu edildiğini, şirketin aleyhine bir karar çıkması halinde geçmiş dönem huzur hakkı ödemelerinde düzenleme yapması gerektiği, böylece 2019 yılı kar payının da belirleneceğini, davanın sonucunun 18.02.2020 tarihli genel kurul toplantısından önce belirlenmiş olması halinde geçmişe dönük ödeme yükümlülüğü oluşan şirketin 2.000.000,00 TL kar payı dağıtamayacağı, davacının yine aynı madde de yetki devri yapıldığına ilişkin itirazının da yersiz olduğunu, zira genel kurulda ihtimaller dâhilinde izlenecek işlemin belirlendiğini, müdürlere bu konuda icra için yetki verildiğini, kar payı hakkında ki kararın genel kurul tarafından alındığını, şirket kaynaklarının kar dağıtımı yapılarak azaltılmaması amaçlandığı, müvekkili şirketin de bu dönemden etkilendiğini, yapılacak bilirkişi incelemesiyle bu durumun sübut bulacağını, davacının müdür ücretlerine yönelik olarak m. 6 da ki karara ilişkin olarak ta müdürlerin aldıkları ücretin İzmir 2. ATM nin 2019/232 Esas sayılı dosyasında ki bilirkişi raporunda incelendiğini ve ücretin mali yapıya uygun olduğunu, şirketin işinin 6331 sayılı Kanun kapsamında çok tehlikeli iş olarak nitelendiğini, verilen ücretin iş yükü oranla az olduğunu, müdürlerin üretim, insan kaynağı, finans gibi işleri tek başına yaptıklarını, 2016 tarihinde Müdür ...in iş sözleşmesine ve maaşına davacının itirazının olmadığı ve imza attığını, müvekkilin yine m.6 da alınan kararla müdürler kuruluna ...rin atanmasını da kabul ettiğini, şirketin metal kaplama işi yapması nedeniyle bu bilgiye sahip kişinin müdür olarak atandığını, davacının kendisi dışında ki tüm ortakların müdür olarak atanması sebebiyle şirkete profesyonel yönetici atanmasını istediğini, ancak pay sahibi ... ve ...ün şirkette müdür olarak görev yapmadığını, yine davacının toplantı da teknik donanımının ... dan üstün olduğunu belirterek kendisini müdür olarak teklif ettiğini ancak üstün niteliklerini açıklayamadığını, şirketin davacı 2014 – 2016 yıllarında müdürlük yapmasından sonra karının arttığını, yine genel kurulun m. 9 da ki alınan ...ün aracının satılması ve yeni araç alınması hakkında ki kararın ise bu aracın bilançonun aktifini güçlendirdiği ve alınan araç nedeniyle araç değerlerinin artması üzerine %25 kar sağladıklarını, genel kurulun m.12 de alınan karanın şirketten bilgi ve belge almak talebine ilişkin olup her ortağın resmi kayıtları inceleme yetkisinin bulunduğu ancak rekabet yasağının ihlal edilmemesine ilişkin karar alındığını, anonim şirket pay sahiplerinin TTK m. 437 e göre bilgi alma ve inceleme hakkının sınırlanamayacağı belirtilmekle birlikte TTK m. 614 te buna ilişkin bir sınırlamanın yer almadığını belirterek TTK m. 448 gereğince davanın reddini ve teminata hükmedilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :<br>Mahkemece, ''....Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile; davacının davalı ...'ne 18.02.2020 tarihli olağan genel kurulda alınan 4-6-9 maddelerinin iptaline ilişkin talebinin hakkaniyet ve yasanın amir hükümlerine aykırı olmadığı tespit edilmekle, bu yönde ki taleplerinin reddine, davacının davalı ... 18.02.2020 tarihli olağan genel kurulunda alınan m. 12'de ki bilgi alma ve inceleme hakkının sınırlanmasına ilişkin genel kurul kararının yasaya aykırı olması nedeniyle (rekabet yasağı ve dürüstlük kuralına aykırılık gibi muğlak bir kavrama dayanmış olması nedeniyle) iptaline....'' şeklinde karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ  :<br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kar payının dağıtılmayarak şirketin yedeklerine eklenmesine ilişkin kararın yasaya, ana sözleşmeye ve iyi niyet kurallarına aykırı olup olmadığı, kanunda öngörülen kar payından daha yüksek ödenecek kar payının ortaklığın gelişimine ne gibi olumsuz katkısı olacağına ilişkin değerlendirme olmadan, iptali istenen 4.madde yönünden davanın reddine karar verilmesinin usul, yasa, objektif iyiniyet kurallarına aykırı olduğu, TTK m. belirlenen %25 dağıtımın asgari olarak belirlenen bir oran olduğunu, TTK m. 608/3-b 'ye göre şirketin gelişimi için yatırım yapılması ihtiyacının ciddi şekilde ortaya konulmadığını, bütün ortakların menfaati böyle bir yedek akçe ayrılmasını haklı gösteren bir durum ortaya çıkmamış ve bu hususlar şirket ana sözleşmesinde açıkça gösterilmemiş iken davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, Limited şirketlerin kar elde etmek amacı ile kurulup ortakların şirket içerisindeki çabalarının kar elde etmek amacına yönelik olduğunu, haklı sebep bulunmadığı hallerde kar payının yetersiz dağıtılmasının yasaya aykırı olduğunu, genel kurul kararında şirketin gelişimi için yatırım yapılması ihtiyacı ciddi bir şekilde açıklanmadığı gibi davalı şirket tarafından da bu hususun ispat edilemediğini, şirket sözleşmesinde aksine hüküm yoksa genel kurul TTK'nın bu konudaki düzenlemeleri ile bağlı olup tahakkuk eden kazanç üzerinde keyfi tasarruf yetkisine sahip olmadığını, Mahkemenin 18/02/2020 tarihli olağan genel kurulun 6. Maddesinin iptaline ilişkin taleplerinin reddine karar vermesinin de usul ve yasaya aykırı olduğunu, şirkete dışardan atanan müdürün aldığı ücretin uygun olması gerektiğini, ücretin uygunluğu belirlenirken müdürün aldığı ücret yanında diğer ödemelerin de göz önünde bulundurulması gerektiğini, davalı şirketçe gereksiz fahiş araç alımı yapması, ...’ye yapılan ödemeler ile diğer müdürlerin ücretinin rayicin çok üstünde belirlenmesinin sermayenin korunması ilkesine de aykırı olduğunu, şirket müdürüne ödenecek ücretlerin emsallere uygunluk ilkesine göre makul ölçüler de TMK m.2’de öngörülen dürüstlük kuralına uygun olarak şirket ile müdürler arasındaki menfaat dengesi göz önünde bulundurularak ve söz konusu hak kötüye kullanılmadan belirlenmesi gerektiğini, müdürlere yapılan ödemelerin günün koşulları müdürlerin görev, yetki ve sorumlulukları ile dengeli ve uyumlu olmadığını, şirketin ihtiyacı yok iken müdür olarak ...’nin atanması, diğer müdürlerinin ücretine de fahiş arttırım yapılmasının şirkete  müdür olarak atananların katkısının ne olduğu ortaya konmadan, ücretin tespitinde emsallere uygun olup olmadığı belirlenmeden  sadece şirketin karının arttığı gerekçesiyle taleplerinin reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu kaldı ki ...’ın yöneticisi olduğu kendisine ait şirketi olup mesaisini oraya hasrettiğini,  şirketin karının yükselmesinin atanan ve fakat bir çalışan olarak mesai hasretmeyen sözde “müdürlerin” katkısı ile olmadığını, her iki ortağın da müdür olarak atanmadan önce şirketin zaten karlılığını arttırır halde olduğunu, şirketin karlılığını arttırmasına bu müdürlerin katkısının ne olduğu araştırılmadan böyle bir sonuca varılmasının doğru olmadığını, danışmanlık diye bile tarif edilemeyecek görevlere alınan ücret ve primlerin rayicin çok çok üzerinde, şirketin tamamen zararına olduğunu, bahsi geçen müdürler tarafından örtülü kazanç elde edildiğini, şirketin yıllardır aynı ana müşterilere imalat yaptığını, bu ana müşteriler ağırlıklı olarak ihracat yapmakta olup bunlara kesilen faturaların fiyatları döviz üzerinden hesaplandığını, bu müşterilerin siparişlerinin artması, Döviz fiyatlarının yukarı yönlü seyretmesi gibi nedenlerden dolayı karlılığın arttığını, bilirkişi bu itirazları gereği gibi değerlendirmediği gibi raporunda rayiç müdür ücretlerini mukayese edemeyeceğini açıkça bildirmesine rağmen halen daha kendisinin raporuna itibar edildiğini, Mahkemenin genel kurulda alınan 9. Maddenin iptaline ilişkin taleplerinin denetime elverişli olmayan bilirkişi raporuna dayanılarak reddine karar vermesini de kabul etmediklerini, davalı yanın gereksiz yere aldığı aracın model, fiyat avantajı, şirketin bu değişimdeki çıkarı, yeni arabanın etkisiyle kaç tane müşteriyi şirkete getirdiği, yıllardır belli müşteriler ile çalışan köklü bir firmada atanmış bir müdürün aracının yıllanmış müşterilerine etkisinin ne olduğu açıklanmadan, değiştirilen aracın modeli, yılı, km vb.. özellikleri bilinmeden ve şirket müdürünün yüksek bütçeli araç alımına ihtiyacı olmadığı halde  bu paranın daha verimli kullanılması gerekirken  taleplerinin reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu bu yüksek bütçeli araç alımının müdürler arasındaki menfaat ilişkisine işaret ettiğini belirterek usul, yasa, Yüksek Mahkemenin yerleşik kararlarına aykırı kararın kısmen kaldırılarak (kabul edilen kısım hariç olmak üzere) davamızın tüm ferileriyle birlikte kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN  DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava, davalı şirketin 18/02/2020 tarihinde genel kurulunda alınan 4-6-9 ve 12 nolu kararlarının iptaline karar verilmesine ilişkindir.  <br>İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Mahkemece, davanın kısmen kabulüne 18/02/2020 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında alınan 12 numaralı kararın iptaline, diğer 4-6-9 nolu kararlar yönünden taleplerin reddine karar verilmiş olup, karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.<br> Dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına göre davacı  vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan tüm istinaf sebebleri yerinde görülmediğinden ileri sürülen istinaf sebeplerinin reddine  karar verilmesi gerekmiştir.<br>1-Eldeki davada davacı,  davalı şirketin % 35 hissedarı olup, dava konusu 18/02/2020 tarihli genel kurul toplantısında alınan 4-6-9 ve 12 nolu kararların  iptali isteminde bulunmuş,  davacının iptalini istediği her maddeye karşı muhalefet şerhini tutanağa yazdırdığı anlaşılmıştır.  <br>TTK'nın 445. Maddesinde Genel kurul kararlarının İptal sebepleri\" (1) 446 ncı maddede belirtilen kişiler, kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük <br>kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine, karar tarihinden itibaren üç ay içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde iptal davası açabilirler.\" şeklinde düzenlenmiştir.<br>TTK'nın 446. Maddesinde ise İptal davası açabilecek kişilere\" ilişkin\" <br>(1) a) Toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten,<br>b) Toplantıda hazır bulunsun veya bulunmasın, olumsuz oy kullanmış olsun ya da olmasın; çağrının usulüne göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullandıklarını, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve yukarıda sayılan aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu ileri süren pay sahipleri, <br>c) Yönetim kurulu, <br>d) Kararların yerine getirilmesi, kişisel sorumluluğuna sebep olacaksa yönetim kurulu üyelerinden her biri, iptal davası açabilir.\" şeklinde düzenleme bulunmaktadır.<br>Davacı, şirket hissedarı olarak genel kurul toplantısına katılarak iptalini talep ettiği maddelere muhalefet şerhi koymuştur. Davacı her ne kadar TTK 446. maddesine göre iptal davası açma hakkına sahip ise de;   TTK 622. maddesi yollaması ile TTK 445. maddesi uyarınca genel kurul kararları aleyhine, karar tarihinden itibaren üç ay içinde dava açılabileceğinden, 18/02/2020 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan kararların 4-6-9 maddelerinin iptali istemi ile 30/06/2020 tarihinde 3 aylık süre geçtikten sonra açılmış olduğu, bu kararlarda gerek toplantı, gerekse karar nisabı bakımından emredici hükümlere aykırılığa rastlanılmadığı, kanuna, anasözleşmeye ve iyiniyet kurallarına aykırılık da tespit edilmediği gibi, re'sen gözetilmesi gereken yokluk hali de tespit edilmediği nazara alınarak, hükmün (A) bendinde açılan davanın usulden reddi yerine \"davacının davalı ...'ne 18.02.2020 tarihli olağan genel kurulda alınan 4-6-9 maddelerinin iptaline ilişkin talebinin hakkaniyet ve yasanın amir hükümlerine aykırı olmadığı tespit edilmekle, bu yönde ki taleplerinin reddine\" şeklinde esastan reddi usul ve yasaya aykırı olmakla kararın bu yönden kaldırılması gerekmiştir.\t<br>2-TTK'nın, Limited şirket ortaklarının bilgi alma ve inceleme hakkını düzenleyen 614. maddesinde ;<br>(1) Her ortak, müdürlerden, şirketin bütün işleri ve hesapları hakkında bilgi vermelerini isteyebilir ve belirli konularda inceleme yapabilir.<br>(2) Ortağın, elde ettiği bilgileri şirketin zararına olacak şekilde kullanması tehlikesi varsa, müdürler, bilgi alınmasını ve incelemeyi gerekli ölçüde engelleyebilir; bu konuda ortağın başvurusu üzerine genel kurul karar verir.<br>(3) Genel kurul, bilgi alınmasını ve incelemeyi haksız yere engellerse, ortağın istemi üzerine mahkeme bu hususta karar verir. Mahkeme kararı kesindir.\" şeklinde düzenleme yapılmıştır.<br>TTK'nın\" Butlan\" başlıklı 447. maddesinde\" (1) Genel kurulun, özellikle;<br>a) Pay sahibinin, genel kurula katılma, asgari oy, dava ve kanundan kaynaklanan vazgeçilemez nitelikteki haklarını sınırlandıran veya ortadan kaldıran,<br>b) Pay sahibinin bilgi alma, inceleme ve denetleme haklarını, kanunen izin verilen ölçü dışında sınırlandıran, <br>c) Anonim şirketin temel yapısını bozan veya sermayenin korunması hükümlerine aykırı olan, kararları batıldır.\" şeklinde düzenleme yapılmıştır.<br>18/02/2020 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında alınan 12 numaralı kararı ile “.... söz alarak her ortak şirketin resmi kayıtlarını incelemeye, rekabet yasağını ihlal etmemek şirket çalışanlarını ve müdürlerine ayrıca bir yük yüklememek kaydıyla inceleyebilir. Resmi evraklar dışında şirket bilgileri (müşteri bilgileri, tonaj bilgileri, teknik ve üretime ilişkin bilgiler vb) rekabet yasağını ihlal ihtimali oluşabileceği için ortakların incelemesine açık olmamasını önerdi. Oylamaya sunuldu. %65 hisse oranına tekabül eden ortakların kabul oyuyla %35 hisseye tekabül eden ortak ...’nin ret oyuna karşılık oyçokluğuyla kabul edildi.” şeklinde karar alınmış olduğu; davacının ortakların inceleme yetkisinin kısıtlanmasının yasaya aykırı olduğunu belirterek karara muhalefet şerhi koyduğu anlaşılmıştır.<br>Mahkemece, tesis edilen hükmün (B) bendinde,\"... Davacının davalı ... 18.02.2020 tarihli olağan genel kurulunda alınan m. 12'de ki bilgi alma ve inceleme hakkının sınırlanmasına ilişkin genel kurul kararının yasaya aykırı olması nedeniyle (rekabet yasağı ve dürüstlük kuralına aykırılık gibi muğlak bir kavrama dayanmış olması nedeniyle) iptaline,...\" şeklinde hüküm tesis edilmiş ise de,  genel kurulun 12. maddesi ile alınan karar yasa ile düzenlenen emredici hususa aykırılık teşkil ettiğinden  3 aylık dava açma süresinin burada uygulanma yerinin bulunmadığı, emredici kurala aykırılık nedeniyle 3 aylık süreden sonra dava açılabileceği, dolayısıyla bu karar mutlak butlan ile batıl olup, yok hükmünde sayılması gerektiği halde, mahkemece bu kararın  mutlak butlan ile malul olduğu  nazara alınmaksızın kararın iptali şeklinde karar verilmesi hatalı olup, kararın belirtilen yönden kaldırılarak düzeltilmesi gerekmiştir.<br>Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davacı vekilinin istinaf itirazları dışında Dairemizce belirtilen yönlerden davacı vekilinin itirazının HMK 353/1-b-2. maddesi uyarınca kısmen kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılarak Dairemizce yeniden hüküm tesisine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacı vekilinin istinaf itirazlarının KISMEN KABULÜ ile, İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 17/02/2021 tarihli 2020/302 Esas ve 2021/113 Karar sayılı kararının HMK’nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, KALDIRILAN KARARIN YERİNE GEÇMEK ÜZERE;<br>\"Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile;  <br>A-)Davacının davalı ... San. Ltd. Şti.'nin 18.02.2020 tarihli olağan genel kurulda alınan kararlardan 4-6-9 numaralı maddelerin iptaline ilişkin talebinin TTK'nın 622. maddesi yollaması ile TTK'nın 445. maddesine göre, dava 3 aylık hak düşürücü sürede açılmamış olduğundan usulden reddine, <br>B-)Davacının davalı ... San. Ltd. Şti.'nin 18.02.2020 tarihli olağan genel kurulunda alınan kararlardan 12.numaralı maddenin, Limited şirket ortaklarının bilgi alma ve inceleme hakkını düzenleyen TTK'nın 614. maddesine aykırı olması nedeniyle TTK'nın 447. maddesi  uyarınca mutlak butlan ile batıl olduğunun tespitine,<br>Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 269,85 TL harçtan dava açılışında alınan 54,40 TL peşin harcın mahsubu ile eksik alınan 215,45 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,<br>Davacı tarafından yargılama gideri olarak yapılan başvuru harcı 54,40 TL ve peşin harç 54,40 TL ile yazışma ve tebligat gideri 60,00 TL ve bilirkişi ücreti 700,00 TL olmak üzere toplam 868,80 TL'nin davanın kabul-red oranına göre 488,80 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan miktarın davacı üzerinde bırakılmasına,<br>Davacı taraf  kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden AAÜT'nin 13/1. maddesine göre belirlenen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,<br>Davalı taraf  kendisini vekille temsil ettirdiğinden red edilen miktar üzerinden AAÜT'nin 13/1. maddesine göre belirlenen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,<br>HMK m. 333 gereği gider avansından artanın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,<br>\" <br>      ŞEKLİNDE YENİDEN HÜKÜM TESİSİNE,<br>2-Davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının REDDİNE,<br>3-İSTİNAF AŞAMASINDA; istinaf başvurusu sırasında davacıdan alınan istinaf karar harcının talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,<br>4-İstinaf incelemesi esnasında davacı tarafça yapılan 162,10-TL kanun yoluna başvurma harcı, 16,50-TL e-tebligat masrafı ve 0,60-TL KEP masrafı olmak üzere toplam 179,20-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>6-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,<br>7-Kararın, temyize tabi bulunması nedeniyle Dairemizce taraflara tebliğine,<br>Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesine TEMYİZ yasa yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 02/11/2023<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3f39cce0fb2f4b8e","SID":"26a327841611b709"}}