{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. KONYA BAM   6. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: .<br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  6. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: <br>KARAR NO\t: <br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>KATİP\t\t: <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 09/02/2022<br>NUMARASI\t\t:  Esas   Karar<br><br>DAVACILAR\t: 1- <br>\t\t2- <br>\t\t3- <br>\t\t4- <br>\t\t5- <br>\t\t6- <br>VEKİLİ\t: Av. <br><br>İSTİNAF EDEN<br>DAVALILAR\t: 1-   <br>\t  2- <br>VEKİLİ\t: Av. <br>DAVA\t\t: Kayyımlık (Ticari Şirkete Kayyım Atanması)<br><br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR TARİHİ\t: 13/09/2023<br>YAZIM  TARİHİ\t: 18/09/2023<br>Davacılar tarafından, davalılar aleyhine Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .. sayılı dosyası ile açılan kayyımlık davasında 09/02/2022 tarihinde tesis edilen davanın kabulüne ilişkin karara karşı davalıların istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendi;<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin davalı şirketin %50 ortağı olan muris ......' ın mirasçıları olduklarını, halefiyet ilkesi gereğince müvekkillerinin davalı şirketin ortağı olduklarını, davalı şirketin 1992 yılında TTK kapsamında eşit ortaklıkla kurulmuş bir şirket olduğunu, müvekkillerinin diğer şirket ortağının yönettiği şirket kayıtlarına ulaşamadıklarını, müvekkillerinin murisinin ölümünden 7 yıl geçmesine rağmen diğer şirket ortağının şirkette kar payı dağıtmadığını, ortaklar kurulu toplantısı yapmadığını, şirketin ekonomik olarak durumunun ne olduğunun bilinmediğini, hukuken ve fiilen bir yönetim boşluğunun var olduğunu, şirkette hali hazırda bir kilitlenmenin olduğunu bu nedenle kayyım atanmasının zaruri olduğunu, davalı şirketin taşınmazlarının satılarak dava dışı ....Hizmetleri A.Ş.' nin ortağı olunduğunu veya kurulduğundan bahisle öncelikle ihtiyati tedbir mahiyetinde kayyım atanmasına, yapılacak inceleme neticesinde ise davalarının kabulü ile davalı ... ...' ın dava konusu şirkette temsil yetkisi kalmadığının tespiti ile yetkisinin kaldırılmasına, dava konusu şirkete ana sözleşmesi hükümleri kapsamında görev yapmak üzere yönetim kayyumu atanmasına, bu atamaya ilişkin iş ve işlemlerin resen mahkemece belirlenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin aktif olarak ticari faaliyet göstermediğini, şirketin sağladığı her hangi bir kârının bulunmadığını, davalılarının diledikleri zaman şirket muhasebecisine başvurarak ticari defterleri inceleyebileceklerini, davacıların murisinin hiç bir zaman münferit temsil yetkisinin olmadığını, müvekkilinin yönetim kurulu başkanlığı yetkisinin devam ettiğini, müvekkilinin aynı sektörde bir şahıs firmasının bulunduğu iddiası ile şirketle ilgili bilgi paylaşımı yapılmadığı iddiasının doğru olmadığını, gerekli incelemeler yapıldığında şirkette her hangi bir yönetim boşluğunun bulunmadığının görüleceğini, bugüne kadar davacaların her hangi bir şirket genel kurulu toplantı talebinde bulunmadıklarını, şirkette her hangi bir kilitlenmenin söz konusu olmadığını, müvekkili şirket adına taşınmaz kaydının hiç bulunmadığını, bu nedenle taşınmaz satışı ile ilgili iddiaların da asılsız olduğunu, davacıların muris babalarından kalan malı bitirdiklerini ve şimdide müvekkili ... ...'ın şahsi mallarına göz diktiklerinden bahisle kötü niyetli açılan işbu davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.  <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; \"... Mahkememizce toplanan deliller ve Emniyet Müdürlüğünce yapılan araştırmaya göre davalı şirketin fiilen kapandığı ve gayri faal olduğu, SGK'dan ve Vergi Dairesi Başkanlığından gelen yazı cevabına göre davalı şirketin herhangi bir borç kaydının olmadığı, Uyap kayıtları üzerinden yapılan takbis malvarlığı sorgulanmasından da davalı şirket üzerine kayıtlı herhangi bir gayrimenkul ve araç kaydının bulunmadığı anlaşılmıştır.<br>Uyuşmazlık konusunun davalı şirket yetkililerinin azli ve davalı şirkete kayyım tayini için yasal koşullar bulunup bulunmadığının tespiti olduğundan, davalı şirket kayıtları üzerinde yerinde inceleme yetkisi verilerek rapor alınmıştır. Bilirkişi heyetince düzenlenen 23.12.2021 tarihli rapora göre de; davalı şirketin 2014 yılından bu yana zarar ettiği, TTK 617/1. maddesi gereğince her hesap dönemi sonrasında yapılması zorunlu olan yıllık genel kurul toplantılarının 2013 yılından bu yana hiç yapılmadığı, davalı şirketin üzerine kayıtlı tek taşıtın 2015 yılında satıldığı, satış bedelinin davalı ortak ... ...'a olan borç olarak kaydedildiği, 2018 yılında davalı şirketin toplam borcunun 129.616,57 TL olduğu, şirketin bu süreç zarfında herhangi bir gelir elde edemediği, şirketin fiilen kapanmış ve gayri faal olduğunun tespit edilmesi karşısında davalı şirketin kötü yönetildiğinin kabulü gerekmiş ve davacıların davasının kabulü ile TTK'nun 235/1. ve 630/2. maddeleri gereğince davalı şirket müdürlerinin azli ile davalı şirkete olağanüstü genel kurul toplantısını yapmak üzere kayyum tayinine ....\" gerekçesiyle davacıların davasının kabulü ile; TTK 235/1 ve 630/2 maddeleri gereğince davalı şirketin müdürleri olan ... ... ve ... ...'ın davalı ... ....Ltd Şti'nin müdürlüğünden azillerine, davalı şirkete olağanüstü genel kurul toplantısı yapmak ve bu tarihe kadar davalı şirketi yönetmek üzere ....TC kimlik nolu ....'ın kayyum olarak tayinine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacıların diledikleri zaman şirket muhasebecisine başvurarak ticari defterlerin inceleyebilecek olmalarına rağmen hiçbir zaman böyle bir taleplerinin olmadığını, dosyaya giren bilirkişi raporu incelendiğinde davalı şirketin davalı müvekkilince kötü yönetildiğine karar verilmesini gerektirecek herhangi bir tespitin bulunmadığını, şirketin kötü yönetildiğinden bahisle iş bu kararın kurulmuş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacıların gönderdiği ihtarnamede şirket genel kurulunun toplantıya çağrılmasını talep etmediklerini, şirket nezdinde herhangi bir kilitlenme durumunun söz konusu olmadığını, davalı müvekkili şirketin adına hiçbir taşınmaz alınmamış, şirket adına kayıtlı taşınmazın hiç olmadığını, dolayısıyla hiç var olmamış taşınmazların periyot dahilinde elden çıkarılmasının mümkün olmadığını belirterek istinaf talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :  <br>Dava; şirket müdürünün azli ve şirkete kayyım atanması  istemine ilişkindir.<br>İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen  kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.<br>İlk derece mahkemesince, 6102 sayılı TTK'nın, Limited Şirkette, şirket müdürünü  Görevden alma, yönetim ve temsil yetkisinin geri alınması ve sınırlandırılması, başlıklı 630.maddesinde düzenlenen şartların somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediğine ilişkin olarak gerekli araştırmanın yapıldığı, kayıtların celp edildiği, bu çerçevede uzman bilirkişi heyetinden rapor alındığı, davalı şirketin 2014 yılından beri zarar ettiği, 2013 yılından bu yana genel kurul toplantısı yapılmadığı, şirketin fiilen faaliyet göstermediği, şirketin bir gelir elde edemediği hususlarının sabit olduğu anlaşılmıştır.<br>1-)Davada,  .... T.C. Kimlik numaralı  ... (....) de kendisi adına asaleten davacı sıfatıyla yer almış ise de; Muris ......'ın oğlu ... ile evli iken tarafların 27.06.2018 tarihinde boşandıkları, ... ...'ın 09.11.2019 tarihinde vefat ettiği, muris ......'ın 03.06.2013  tarihinde vefat ettiği, dolayısıyla, davada davacı sıfatıyla yer alan ... T.C. Kimlik numaralı  ...'in (..., ölümünden önce ... ... ile boşanmış olmaları nedeniyle, ......'ın mirasçısı olmadığı ve davada taraf sıfatı da bulunmadığından, bu davacı yönünden davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerekmiştir. <br>2-)Davacının, davalı ... ...'ın şirket müdürlüğünden azli talebi yönünden yapılan değerlendirmede;<br>Davacılarca ... .... Tic. Ltd. Şti.'nin genel kurul toplantısının yapılamadığının, bu hususta çekilen ihtara da olumlu yanıt verilmediği  ifade edilmiş, davalı cevaplarından ve dosya arasında bulunan kayıtlardan da davalı gösterilen şirketin yasada belirtilen sürelerde genel kurul toplantısı yapmadığı anlaşılmıştır. Davacı tarafça, TTK'nın 630.maddesi uyarınca haklı sebeplerin varlığı nedenine  dayalı olarak davalı ... ...'ın yönetim yetkisinin kaldırılmasının talep edildiği, şirket genel kurulunun toplanamamasının da haklı nedenler arasında sayıldığı, yine bilirkişi raporunda tespit edilen hususlar çerçevesinde yapılan değerlendirmeler sonucu, ilk derece mahkemesince, davalı ... ...'ın şirket müdürlüğünden azline dair kararının yerinde olduğu,  ancak davalı şirketin diğer müdürü .. ... hakkında, şirket müdürlüğünden azil talebi olmadığından, dava dışı ... ... yönünden de  azil kararı verilmesi doğru olmayıp,  ilk derece mahkemesinin bu husustaki kararının kaldırılarak, sadece davalı ... ...'ın şirket müdürlüğünden azline ilişkin yeniden karar verilmesi gerekmiştir.<br>3-) İlk derece mahkemesince, davalı şirkete yönetim kayyımı atanmasına dair verilen kararın değerlendirilmesinde;<br>Dosya arasına alınan davalı şirket kayıtlarından, davalı ... ... İnş. ve Tic. Ltd. Şti.'nin müdürlerinin ... ... ve .. ... olduğu, davacılarca dava sadece ... ...'a yöneltilmiş olmasına karşın ilk derece mahkemesince dosyada taraf olmayan ... ... hakkında da karar verilmesinin doğru olmadığı, mahkemece talepten fazlasına karar verilemeyeceği, hakkında müdürlükten azil talebi bulunmayan ...'ın, dava konusu talep dikkate alındığında şirket müdürlüğü görevinin devam edeceği, bu durumda organ boşluğu oluşmadığından davalı şirkete yönetim kayyımı atanamayacağı, ilk derece mahkemesince şirkete yönetim kayyımı atanması talebinin belirtilen nedenle reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmadığı, yine davacıların TTK'nın 410.maddesi uyarınca  davalı şirkete olağanüstü genel kurul toplantısı yapılmasına yönelik talepleri bulunmamasına rağmen ilk derece mahkemesince bu konuda da talebi aşar şekilde karar verilmesi yerinde olmadığı, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin bu husustaki kararının kaldırılarak, davalı şirkete yönetim kayyımı atanması talebinin reddine ilişkin yeniden karar verilmesi gerekmiştir.<br>4-)Davalı şirketin davada taraf sıfatı yönünden yapılan değerlendirmede;<br>Y. 11. HD'nin 2018/3184 E. - 2019/7750 K. Sayılı kararında da ifade edildiği üzere Limited Şirketin ortaklarına ait idare ve temsil yetkilerinin kaldırılması istemli olarak açılan davalarda husumetin, idare ve temsil yetkisinin kaldırılması istenen ortağa yöneltilmesi gerekli ve yeterli olup, ayrıca limited ortaklığa iş bu davada husumet düşmeyecek olup, davalı şirket hakkında pasif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerekmiştir. <br>Belirtilen nedenlerle davalıların istinaf taleplerinin kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, HMK'nın 353/1.b.2.maddesi gereğince, yukarıda açıklanan şekilde   yeniden karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>A) Davalıların istinaf talebinin KABULÜ ile; Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/02/2022 tarih ... Esas - ...Karar sayılı ilamının KALDIRILMASINA,<br>1-İstinaf başvurusunda bulunan davalılar tarafından yatırılan 80,70 TL istinaf karar harcının talep halinde ve karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, <br>2- İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflara ücreti vekalet taktirine yer olmadığına, <br>3-İstinaf başvurusunda bulunan davalılar tarafından yatırılan 220,70 TL istinaf yoluna başvuru harcının davacılardan alınarak davalılara verilmesine, <br>B) Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince davacı talebi ile ilgili YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA, <br>1-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE,<br>- Davacı ... (T.C. Kimlik No: ....) yönünden davanın aktif husumet yokluğundan REDDİNE,<br>-Davalı şirket .... Ltd. Şti yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE,<br>-Davalı ... ...'ın ... ...Tic. Ltd. Şti'deki yönetim yetkisinin KALDIRILMASINA, <br>-Şirkette organ boşluğu bulunmadığından, davacıların şirkete kayyım atanması talebinin REDDİNE, <br>-Karar kesinleştiğinde bir suretinin tescil ve ilanı için Konya Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne gönderilmesine,<br>2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 269,85 TL harçtan peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 210,55 TL karar ve ilam harcının davalılardan tahsili ile hazineye irad kaydına, <br>3-Davacılar davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan A.A.Ü.T gereğince 9.200,00 TL ücreti vekaletin davalılardan alınarak davacılara verilmesine, <br>4- Davalılar davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan A.A.Ü.T gereğince 9.200,00 TL ücreti vekaletin davacılardan alınarak davalılara verilmesine,<br>5-Davacılar tarafından yatırılan 59,30 TL peşin harcın davalılardan alınarak davacılara verilmesine, <br>6-Davacılar tarafından yapılan 59,30 TL başvurma harcı, 2.000,00 TL bilirkişi ücreti, 129,80 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 2.189,10 TL yargılama giderlerinin kabul ret oranı nazara alınarak 1.094,55 TL'sinin davalılardan alınarak davacılara verilmesine, kalan kısmının davacılar üzerinde bırakılmasına, <br>7-HMK'nın 333 ve HMKGAT'nin 5/1. maddeleri gereğince yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde gider avansını yatıran tarafa iadesine<br>C) İlk derece mahkemesince 19/04/2022 tarihinde yazılan harç tahsil müzekkeresinin bila ikmal iadesinin ilk derece mahkemesince istenmesine,<br>D) Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4. maddesi gereğince kararın dairemiz tarafından tebliğe çıkarılmasına,  <br>E) Dava dosyasının temyiz edilmeden kesinleşmesi halinde ilk derece mahkemesine gönderilmesine, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda verilen kararın HMK'nın 361/1 maddesi gereğince; taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde dairemize, temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçe ile temyiz kanun yoluna başvurma talebinde bulunulabileceğine 13/09/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.<br>\t\t\t\t<br>      Başkan .               Üye .                   Üye .                  Katip .<br>         e-imzalıdır                   e-imzalıdır                         e-imzalıdır                      e-imzalıdır<br>         <br><br>.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"86b80c2e4a4f1c7b","SID":"5230c63d5c4f5951"}}