{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/1252 <br>KARAR NO: 2023/1052<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 30/03/2023 (Değişik İş Kararı) 15/05/2023 (Ek Karar)<br>NUMARASI: 2023/107 D.İş - 2023/112<br>DAVA: İhtiyati Haciz<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 19/10/2023<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati hacze itiraz eden vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>TALEP: İhtiyati haciz talep eden vekili dilekçesinde özetle; karşı borçlu tarafın müvekkiline olan borcunu ödemediğini, keşidecisi ... olan 06.03.2023 düzenleme, 13.03.2023 vade tarihli 480.000,00 TL bedelli bonoyu teslim ettiğini, müvekkilinin ilgili bononun yetkili hamili olduğunu, talep tarihi itibariyle bononun bedeli olan 480.000,00 TL'in vadesi geçmesine rağmen ödenmediğini, haricen alınan bilgilere göre borçlunun mevcut ekonomik kriz nedeniyle mallarını kaçırma eğilimine girdiğini, borçlunun mallarını kaçırması halindeyse müvekkilinin mağduriyeti artacağını, belirtilen sebepler neticesinde borçluların taşınır, taşınmaz, üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine teminatsız ihtiyati haciz kararı verilmesi gerektiğini, yargılama giderlerinin de davalı borçluya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>İHTİYATİ HACİZ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda; \"Yukarıdaki hüviyeti yazılı alacaklının, borçlulardan yukarıda miktarı yazılı alacağının tahsilinin ifasının temini bakımından vaki isteği İİK'nun 257.maddesinin 1. fıkrasına uygun bulunan alacak rehinle temin edilmemiş olduğundan, adı geçen borçluların  malları ile hak ve alacaklarının, İİK'nun da muayyen tahditler dairesinde İHTİYATEN HACZİNE,\" kararı verilmiştir.<br>İTİRAZ: Bu karara karşı borçlu vekili tarafından itiraz edilmiş olup, itiraz dilekçesinde özetle;  taraflar arasında belirli süreli iş akdi kurulduğunu ve fesih edildiğini, iş akdinin kurulduğu aşamada sözleşme arasına karşı tarafça kötü niyetli ve hileli davranışla dava konusu belgenin eklendiğini ve itiraz edenin iradesi sakatlanmak suretiyle açığa imzası alınmış olun bu senetten kaynaklanan borçları olmadığından ayrıca karşı tarafın ihtiyati haciz dilekçesinde itiraz edenin mallarını kaçırma eğiliminde bulunduğu iddiası tamamen asılsız olduğundan ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İhtiyati haciz talep eden vekili cevap dilekçesinde; karşı tarafın kambiyo vasıflarını taşıyan söz konusu bononun yetkili hamili olup ...'dan alacaklı olduğunu, sebepten mücerret olarak işbu bononun düzenlendiğini, bononun TTK hükümleri uyarınca usulüne uygun düzenlenerek yine usulüne uygun olarak icra takibine konu edildiğini, uyuşmazlık bonodan kaynaklanmakta olup bononun kambiyo senedi olduğundan sebepten mücerret bir borç ikrarını içerdiğini, ihtiyati haciz kararında herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını, taraflar arasındaki iş ilişkisinin 28/02/2023 tarihinde sona erdiğini, bononun düzenlenme tarihinin ise 06/03/2022 olduğunu, iş akdi süresi içerisinde tanzim edilmiş bir bono bulunmadığını, ayrıca itiraz sebeplerinin İİK m.265'de sayılan itiraz sebeplerinden olmadığını, irade sakatlığı iddiasının geçerli bir itiraz sebebi olmadığını, bu nedenlerle itirazın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesince verilen 2023/107 D.İş - 2023/112 sayılı ve 15/05/2023 tarihli ek kararı sonucunda; \"Taraflara usulune uygun mürafaa duruşma gün ve saati tebliğ edilmiş olup, mürafaa duruşmasına katılan ihtiyati hacze itiraz eden vekili, itiraz dilekçesini tekrarla, taraflar arasında hizmet sözleşmesi mevcut olup yapılan sözleşme kapsamında itiraz edenden hile ile alınan senedin takibe konu edildiğini, taraflar arasındaki ilişkinin 28/02/2023 tarihinde sona erdiğini, senedin tanzim tarihinin ise 06/03/2023 olduğunu, bu husus dikkate alındığında iş verenin iş akdi son bulduktan sonra 480.000,00 TL borç verdiği hususunun hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, ihtiyati haciz koşullarının oluşmadığını, mal kaçırma iddiasının soyut ve mesnetsiz olduğunu beyanla ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İhtiyati haciz talep eden vekili ise beyanlarını tekrarla itirazın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizin 2023/107 D.iş esas 2023/112 karar sayılı 30/03/2023 tarihli kararı ile borçlu ... aleyhine %20 teminat mukabilinde ihtiyati haciz kararı verildiği görülmüştür.İş bu talep ihtiyati hacze itiraza ilişkindir.2004 sayılı İİKnun 265.maddesinde \"Borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir. Mahkeme, gösterilen sebeplere hasren tetkikat yaparak itirazı kabul veya reddeder. İtiraz eden, dilekçesine istinat ettiği bütün belgeleri bağlamaya mecburdur. Mahkeme, itiraz üzerine iki tarafı davet edip gelenleri dinledikten sonra, itirazı varit görürse kararını değiştirebilir veya kaldırabilir. Şu kadar ki, iki taraf da gelmezse evrak üzerinde inceleme yapılarak karar verilir.\" hükmü bulunmakta olup, anlaşılacağı üzere İİK'nın 265. maddesinde ihtiyati haciz kararına karşı itiraz sebepleri sınırlı şekilde sayılmış olup, bu sayılanlar dışında başka bir sebebe dayanılarak ihtiyati hacze itiraz edilmesi mümkün değildir. İtiraz edenin itiraz sebepleri İİK'nın 265. maddesinde açıklanan tahdidi itiraz sebepleri kapsamında incelenemez. Somut uyuşmazlıkta itiraz edilen unsurlar yasada sınırlı olarak sayılan sebeplerden olmayıp borçlu vekilinin ihtiyati hacze itirazlarının reddine\" şeklinde değerlendirme ile ihtiyati hacze itiraz eden tarafın talebinin reddine karar verilmiştir.Bu karara karşı ihtiyati hacze itiraz eden vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.\t<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati hacze itiraz eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili ile ihtiyati haciz talep eden taraf arasında belirli süreli iş akdi kurulduğunu ve fesih edildiğini, iş akdinin kurulduğu aşamada belirli süre iş akdinin müvekkiline imzalandığı sırada sözleşme arasına karşı tarafça kötü niyetli ve hileli davranışla dava konusu belge eklenmiş ve müvekkilinin iradesini sakatlamak suretiyle hileli davranışlarla açığa imzası alınmış olan bu senetten kaynaklanan borcunun olmadığını, pilot olan müvekkilinin davalı ile 21/01/2023 tarihinde belirli süre iş akdi imzaladığını, taraflar arasında imzalanan iş sözleşmesinin 4857 sayılı yasanın 4. maddesi gereğince 6098 sayılı kanuna tabi olduğunu, dolayısıyla görevi kamu düzeninden olup, mahkemece bu hususun resen gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken bu hususa dikkat edilmeden verilen ihtiyati haciz kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, taraflar arasında sözleşmenin imza tarihinden sonra uçak tip eğitimi için davacı 29/01/2023 tarihinde İngiltere'ye gönderildiğini, ancak davacı tarafın olumsuz şartlar nedeniyle 13/02/2023 tarihinde davalıya bildirmek suretiyle davalının bilgisi dahilinde Türkiye'ye dönüş yaptığını, davacının Türkiye'ye döndükten sonra davalı tarafından Beyoğlu ... Noterliğinin 28/02/2023 tarih ve ... sayı ile keşide edilen ihtarnamede davacının iş akdinin haklı nedenle feshedildiğini ihtaren bildirdiğini, yapılan feshin haksız ve kötü niyetli olduğun, sözleşmenin feshedilmesinden hemen sonra davalı tarafça davacı aleyhinde 1 adet bonodan kaynaklanan alacağın tahsili amacı ile icra takibi başlatıldığını öğrenen davacının taraflar arasında akdedilen iş sözleşmesinin ilk ve tek imza aşamasında davacı önüne sunulan evrakları işverene karşı duyulan güven duygusu içerisinde iş sözleşmesini imzaladığını, ancak davalının sözleşme evrakları arasına A4 formatında hazırladığı bono konulmak suretiyle kendisinden de teminat olarak bir bono alındığını icra takibi ile fark ettiğini, taraflar arasındaki temel ilişkinin işçi işveren ilişkisi olduğunu, taraflar arasında başkaca hukuki bir ilişkinin bulunmadığını, bahse konu bononun davalı tarafından iş sözleşmesinin teminatı amacı olarak alındığını, uyuşmazlık yargılamayı gerektirdiği taktirde ihtiyati haciz kararı verilemeyeceğini, çünkü alacağın bulunup bulunmadığı ve var ise miktarının yargılama neticesi ile tespit edileceğini, senedin temelini oluşturan hukuki ilişkinin sona erdirilmesinde alacaklının haksız olduğu yargılama neticesi ortaya çıkacağından dolayı bu halde verilen ihtiyati haciz kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, belirtilen sebepler neticesinde taraflar arasındaki uyuşmazlığın yargılamayı gerektirdiğinden ihtiyati hacze itirazlarının kabulü yerine reddine dair verilen kararın kaldırılması gerektiğini ileri sürmüştür. <br>GEREKÇE: Talep; bonoya dayalı olarak verilen ihtiyati haczin itirazen kaldırılması istemidir. İlk derece mahkemesinin istinaf talebine konu, ihtiyati hacze itirazın reddine ilişkin 15.05.2023 tarihli  ek kararı, borçlu vekiline 09/08/2023 tarihinde tebliğ edilmiş olup, borçlu vekilinin  istinaf başvuru tarihi 06/09/2023 olduğu anlaşılmıştır.  İhtiyati haciz talebi adli tatilde görülebilen talep türlerinden olup, bu durumda istinaf başvurusunun HMK'nın 345. maddesinde öngörülen 2 haftalık süre içerisinde yapılmadığı anlaşılmaktadır. HMK'nın 92. maddesi uyarınca, süre hafta olarak belirlenmiş ise, başladığı güne son hafta içinde karşılık gelen günün sonunda biter. Bu durumda 2 haftalık kanun yolu başvuru süresinin 23/08/2023 çarşamba  günü bitiminde sona erdiği anlaşılmaktadır.   HMK'nın 346. maddesi uyarınca, istinaf başvurusunun süresinde olup olmadığı konusunda ilk derece mahkemesince bir değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerekmekle birlikte, ilk derece mahkemesince süre konusunda bir karar verilmeden dosyanın istinaf mahkemesine gönderilmesi halinde,  HMK'nın 352. maddesi uyarınca, istinaf dairesince de bu konuda bir karar verilebilecektir.  Tüm bu tespitlere göre; süresinde olmayan istinaf dilekçesinin reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir. <br>KARAR: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere; 1-İstinaf yoluna başvuran ihtiyati hacze itiraz eden vekilinin istinaf dilekçesinin HMK'nın 346/1. maddesi uyarınca REDDİNE, 2-İstinaf yoluna başvuru sırasında alınan istinaf karar harcı ile istinaf başvuru harcının istemi halinde ihtiyati hacze itiraz eden tarafa iadesine, 3-İstinaf aşamasında yapılan masrafların ilk derece mahkemesince yapılacak yargılama sırasında değerlendirilmesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.19/10/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c343cd0a4c173672","SID":"808ac844ac02940e"}}