{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1540 <br>KARAR NO: 2023/1933<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 11/11/2020<br>NUMARASI: 2018/144 Esas  2020/544 Karar <br>DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Alımından Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 07/12/2023<br>Davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili, davacı şirketin, Yazılım Hizmetleri ve İnternet Web Sitesi Tasarımı, Yarışma programları  yazılımları alanında faaliyet gösterdiğini, davalı ile de 2018 yılından beri aktif olarak çalıştıklarını, verilen hizmetleri düzenli olarak faturalandırdıklarını, 2017 yılı başından bu yana biriken ödemelerin alınamadığını, bilahare davalının İstanbul 13. ATM'nin 2017/615 sayılı dosyası ile iflas başvurusu yaptığını öğrendiklerini, davalı tarafça iflas dosyasına sunulan  17.8.2017 tarihli borç beyan ekinde bulunan Borçlar Dökümü listesinde kendilerine 32.064-TL borçlu olduklarını kabul ettiklerini, 25.1.2017 tarihli celsede  şirket Finans Müdürü ...  borç döküm listesinin gerçek olduğunu ifade etmesine rağmen İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... sayılı takibe itiraz ettiğini, davalının mahkeme içi ikrar ile bağlı olduğunu, itirazın kötüniyetli olduğunu  ileri sürerek itirazın iptali ile inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili, ödeme emrinde İcra Dairesi'nin IBAN numarasının yazılı olmaması nedeniyle geçerli bir ödeme emri gönderilmediğini, icrada dayanılmayan belgelere itirazın iptali davasında dayanılamayacağını, mahkeme içi ikrar bulunmadığını, mahkemeye sunulan borç döküm belgesinin HMK 200 md anlamında senet niteliğinin olmadığını, ... şirket müdürü olmadığını, şirketi temsile yetkisi bulunmadığını, sadece sınırlı imza yetkisinin olduğunu, beyanının şirketi bağlamadığını, şirketin tek müdürünün ... olduğunu, takibin kötüniyetli olduğunu savunarak davanın reddi ile kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece dava konusu alacağın yasal koşulları taşıyan tarafların defterlerinde kayıtlı olduğu, defter kayıtlarının birbirini doğruladığı ancak takip öncesi temerrüde düşürülmediğinden işlemiş faiz alacağı talebinin yerinde olmadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, İstanbul ... İcra dairesi ... sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile 30.899-TL üzerinden takibin devamına ödeme tarihine kadar 3095 sk 2/2 maddesi gereği %9.75 ve değişen oranlarda ticari temerrüt faizi işletilmesine, likit alacağa haksız itiraz nedeniyle alacağın %20 si oranında icra  inkar tazminatının davalıdan tahsiline   karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili, yasal koşulları taşıyan defterlerin sahibi aleyhine delil olarak kullanılamayacağını, icrada belgeye dayanılmadığını, İstanbul 13. Asliye Ticaret  Mah. 2017/615 esasta açılan iflas davasının sonucunun beklenmediğini, icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini ileri sürerek kararın kaldırılarak davanın reddini istemiştir. <br>GEREKÇE: Dava,hizmet alımı  nedeniyle düzenlenen fatura bedellerinin tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir. Davalı şirket tarafından ;icra takip  tarihinden önce doğrudan  iflas talebi ile davalı şirketin iflasını istediği istinaf  başvuru dilekçesinde bildirildiğinden; iflas davasının görüldüğü  İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/615 sayılı dosyası ,  istinaf aşamasında incelenmiş olup ;  davacının feri müdahil olarak davaya katıldığı, davalının borca batık olmadığı belirlendiğinden iflas başvurusunun reddine karar verildiği, kararın kanun yollarından geçerek  6.9.2022 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir. İflas kararı verilmediği müddetçe görülen iflas davası ile taraf ehliyeti  son bulmadığından davalı vekilinin iflas davasının sonucunun beklenmediğine yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Yargılama sırasında tarafların ticari defterlerinin HMK 222 .maddesi uyarınca ibrazı istenilerek yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde; her iki tarafın ibraz edilen ticari defterlerinin kanuna uygun tutulduğu, icra takibine konu edilen faturaların her iki tarafın ticari defterlerinde de kayıtlı bulunduğu, tarafların ticari defterlerinin mutabık olduğu,  İcra takibine konu edilen alacağın 2017 yılı içinde verilen hizmet alımı faturalarından kaynaklandığı, 2017 yılında verilen hizmetlere karşılık 177.354-TL tutarında hizmet faturaları düzenlendiği, davalının bu faturalara karşılık dört ayrı seferde 146.455-TL ödediği ,icra takibine konu edilen 30.899-TL bakiyenin ise ödenmediği,her iki yanın ticari defterlerinde davacının davalıdan 30.899-TL alacağının kayıtlı olduğu  tesbit edilmiştir. Davalı şirket, ayrıca iflas davasında icra takip miktarı kadar davacı şirkete borçlu olduğunu dava dosyasına sunduğu alacaklılar listesinde beyan etmiştir. Açıklanan nedenlerle; davacı takip tarihi itibariyle davalıdan takip tutarı asıl alacak kadar alacaklı olduğunu kanıtlamıştır.Varlığı kanıtlanan asıl alacağa itirazın haksız olduğu anlaşılmakla ilk derece mahkemesince itirazın kısmen iptali ile  likit alacağa haksız itiraz nedeniyle davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesinde isabetsizlik olmadığından davalı vekilinin istinaf  başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 2.110,71-TL istinaf karar harcından davalı tarafından peşin yatırılan 530-TL harcın mahsubu ile kalan 1.580,71‬-TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,Davalı tarafından yapılan istinaf yargı  giderinin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 16,50-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 07/12/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"77397cfbb6ecf3f8","SID":"9ec8fe338d15f059"}}