{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. KONYA BAM   3. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: <br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  3. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: <br>KARAR NO\t: <br>KARAR TARİHİ\t: <br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>KATİP\t\t: <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KONYA\t.. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ\t: 16/05/2023<br>NUMARASI\t:  Esas  Karar<br><br>DAVACI \t: <br>VEKİLİ\t: Av. <br>DAVALI \t: 1- <br>VEKİLİ\t: Av. <br>DAVALILAR\t: 2- <br>\t\t 3- <br>VEKİLİ\t: Av. <br>DAVA\t: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ\t: 06/12/2023<br>İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ\t: 06/12/2023<br>Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :<br>Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; Davaya konu kaza nedeniyle dava şartı olarak davalı sigorta şirketine 15.09.2021 tarihli dilekçe ile başvurulduğunu, dilekçenin sigorta şirketine 17.09.2021 tarihinde tebliğ edildiğini, ancak sigorta şirketinin taleplerine cevap vermemesi üzerine zorunlu arabuluculuk kapsamında arabulucuya başvurulduğunu, görüşmeler neticesinde anlaşamama tutanağı düzenlenmesi ile işbu davayı açtıklarını, 31.05.2021  tarihinde ...... (T. C. Kimlik No: ....) sevk ve idaresinde bulunan, ....LİMİTED ŞİRKETİ adına kayıtlı ... plakalı aracın Konya İli Selçuklu İlçesi Dr. Sadık Ahmet Caddesi üzerinde ... plakalı müvekkili ... yönetimindeki araca çarptığını ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, sürücü ...... in söz konusu kazanın oluşmasında %100 kusurlu olduğunu, başvuruya konu kazanın ... plakalı araç sürücüsü ......'in Tac Mahal Caddesinden Anayurt Caddesine geçişte kırmızı ışık ihlali yapması ve Dr. Sadık Ahmet Caddesinde kendi şeridinde ilerleyen müvekkilinin aracına soldan çarpması şeklinde meydana geldiğini, kaza sonrası düzenlenen tespit tutanağında bu durumun açıkça sabit olduğunu, müvekkilinin kendi şeridinde kurallara uygun bir şekilde seyir halinde iken kendisini kazanın içerisinde bulduğunu, müvekkili davacının Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi de davalı sigorta şirketince yapıldığını, müvekkilinin sigorta şirketi nezdinde açılan hasar dosyasında aracın perte ayrıldığının sabit olduğunu, bu nedenlerle davanın kabulü ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 10.000 TL (Belirsiz Alacak) araç bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 500 TL  (Belirsiz Alacak) davaya konu aracın kullanılamamasından kaynaklanan zararın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesini yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davacı vekilinin 14/03/2023 tarihli bedel artırım dilekçesi ile özetle; Kaza nedeni ile ödenmeyen hasar bedelinin taraflarınca dava dilekçesinde 10.000 TL olarak gösterildiğini, 03.01.2023 tarihli bilirkişi raporunda ise 25.000 TL olarak hesaplandığını, bu nedenle taleplerini 15.000 TL daha artırarak ödenmeyen bakiye hasar bedeli taleplerini 25.000,00TL'ye yükselttiklerini, kaza nedeni ile aracın kullanılamamasından doğan mahrumiyet kaybı bedelinin taraflarınca dava dilekçesinde 500 TL olarak gösterildiğini, 03.01.2023 tarihli bilirkişi raporunda ise 10.500 TL olarak hesaplandığını, bu nedenle taleplerini, 10.000 TL daha artırıp mahrumiyet kaybı bedeli taleplerini 10.500,00 TL'ye yükselttiklerini, bu nedenlerle sübut bulan haklı davanın bedel artırımı yapılan 35.500 TL üzerinden kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı ....Anonim Türk Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesi ile özetle; Dava konusu kazanın meydana gelmesi nedeniyle davacının aracının pert olarak değerlendirildiğini, aracın 2.el rayiç bedelinin 260.000,00 TL olarak değerlendirilmesinin davacı tarafından kabul edildiğini ve buna ilişkin mutabakat imzalandığını, müvekkili şirket tarafından aracın kaza tarihindeki rayiç değerin belirlenerek ödendiğini, aracın değerinin artması durumunda ödenecek miktarın yükseltileceğine dair yönelik sigorta şirketinin herhangi bir taahhüdünün olmadığını, kusur durumu için bilirkişi raporu alınması gerektiğini, bu nedenlerle davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddini, mahkememiz aksi kanaatte ise davanın esastan reddini, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı .... Ltd. Şti. ve ...... vekili cevap dilekçesi ile özetle; Dava konusu kaza nedeniyle davacının aracının perte ayrıldığını, davacı ile sigorta şirketinin araç bedeli konusunda mutabık kaldığını ve sigorta tarafından ödeme yapıldığını, davacının aracında meydana gelen zararın sigorta tarafından karşılanması nedeniyle herhangi bir alacağının olamayacağını, davacının aracını kullanamamasından kaynaklanan mahrumiyet kaybı talebinin kanuna aykırı olduğunu, araç fiyatlarının artışı nedeniyle davacının araç alamamasına dair iddianın yerinde olmadığını, davacıya ait aracın kaza tarihindeki 2.el rayiç değerinin ödenmiş olduğunu, bu nedenlerle davacı tarafından açılan hukuka aykırı davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :<br>İlk derece mahkemesinin kararı ile; \"...Yukarıda yapılan açıklamalar, amir kanun hükümleri, bilirkişi raporları, Yüksek Mahkeme içtihatları ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde  31/05/2021 tarihinde meydana gelen kaza neticesinde davacının aracında hasar meydana geldiği, 22/06/2022 tarihli bilirkişi raporundan anlaşıldığı üzere kazanın meydana gelmesinde ... plakalı araç sürücüsünün %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu, ....plakalı araç sürücüsüne atfı mümkün bir kusur olmadığı, Mahkememizce dava konusu araca ilişkin olarak sigorta şirketi nezdinde açılan hasar dosyası ile Türkiye Reasürans Şirketler Birliğine müzekkere yazılarak  davaya konu kaza tarihinde, davacının maliki olduğu aracın değerine ait bilgi ve belgelerin ve Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine müzekkere yazılarak davacıya  ait aracın tüm tramer kayıtlarının onaylı suretleri dosyamız arasına kazandırılmış, akabinde yukarıda detayı verilen T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 10/12/2021 Tarih ve .... Esas-....Karar sayılı ilamı ile T.C. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 29/09/2022 Tarih ve ....Esas-...Karar sayılı ilamı çerçevesinde Motorlu Araç Değer Kaybı, Motorlu Araç Sigortaları/hasar Tespiti alanında uzman bilirkişiden rapor aldırılmış, 03/01/2023 Tarihli bilirkişi raporunda kaza tarihinde aracın hasar uğramadan önceki rayiç değerinin 285.000,00 TL, hasara uğradıktan sonraki rayiç değerinin 180.000,00 TL olduğu, aracın tamir masraflarının 105.000,00 TL tutacağı, bu haliyle onarımının ekonomik olmadığı, bu sebeple aracın pert olarak kabulünün gerektiği, sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme tutarı 260.000,00 TL mahsup edildiğinde davacının karşılanmayan bakiye hasar bedeli zararının 25.000,00 TL olduğu,  aracın tamirinin ekonomik olmaması sebebiyle pert kabul edilmesi sebebiyle aynı nitelikte emsal yeni bir aracın satın alınması için gerekli makul sürenin 30 gün olduğu, bu süre zarfında ikame araç bedeli maddi zararının ise 10.500,00 TL olduğunun rapor edildiği ve davacının karşılanmayan bakiye zararının bu olduğu anlaşılmakla davacı ...'nun davasının kabulü ile davacının 31/05/2021 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle uğradığı 25.000,00 TL pert/total hasar bedeli maddi zararının davalı ... Sigorta A.Ş (kaza tarihinde geçerli poliçe teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere temerrüt tarihi olan 27/09/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte) ile davalılar ...... ve ... Tic. Ltd. Şti'den (kaza tarihi olan 31/05/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte) müştereken ve müteselsilen tahsili davacıya verilmesine, davacının 31/05/2021 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle uğradığı 10.500,00 TL ikame araç bedeli maddi zararının davalılar ...... ve ... Ltd. Şti'den kaza tarihi olan 31/05/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili davacıya verilmesine dair Mahkememizde oluşan vicdani kanaatin tezahürü olarak aşağıdaki hükümler tesis edilmiştir.<br>Davacı ...'nun davasının KABULÜ İLE;<br>Davacının 31/05/2021 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle uğradığı 25.000,00 TL pert/total hasar bedeli maddi zararının davalı ...Sigorta A.Ş (kaza tarihinde geçerli poliçe teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere temerrüt tarihi olan 27/09/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte) İLE davalılar ...... ve ...Tic. Ltd. Şti'den (kaza tarihi olan 31/05/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte) müştereken ve müteselsilen tahsili DAVACIYA VERİLMESİNE,<br>Davacının 31/05/2021 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle uğradığı 10.500,00 TL ikame araç bedeli maddi zararının davalılar ...... ve ...ve Tic. Ltd. Şti'den kaza tarihi olan 31/05/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili DAVACIYA VERİLMESİNE\" şeklinde hükmün kurulduğu anlaşılmıştır.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :<br>Davalılar ...... ve ... Tic. Ltd. Şti. vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kazadan sonra müvekkili şirkete ait aracın sigorta şirketinin davacı tarafa; .... hasar numarası ile aracın perte ayrılmasından dolayı 260.000,00 TL ödeme yaptığını, aracın pert olması konusunda karşılıklı anlaşıldığı takdirde sigorta şirketinin azami teminat limitini geçmemek koşuluyla aracın kaza tarihindeki sigorta rayiç bedelini belirlediğini, davacı ile sigorta şirketinin karşılıklı olarak anlaştıklarını ve davacının kendisine ödenen bedele herhangi bir itirazı olmadığını, davacının araçta meydana gelen zarar nedeniyle ödemeye açık kabulü olduğunun ortada olduğunu, bu kabule rağmen dava açması ve yeniden tazminata hükmedilmesinin haksız kazanç elde etmesine neden olduğunu, davacının ilerleyen süre zarfında arabasının piyasa değerinin arttığını bundan dolayı araba alamadığı iddiası ile arabulucuya başvurduğunu, arabuluculuk görüşmelerinde de aynı sebepler ileri sürüldüğünden dolayı anlaşma olanağı bulunamadığını, dava konusu olan haksız fiil nedeniyle tazminatın zaten 16.06.2021 tarihinde giderildiğini, dolayısıyla davacının bu hususta yeniden aynı talepte bulunmasının mümkün olmadığını, gelinen aşamada herhangi bir borç ilişkisi bulunmadığını, bu sebeple davanın  bir konusu bulunmadığını, davacının açtığı davanın konu eksikliği nedeniyle usulden reddolunması gerekirken davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının, dava dilekçesinde ileriye sürdüğü aracının kullanılamamasından kaynaklanan zararın tazmini için; davacının aracı işletmesi ve mesleki faaliyette kullanması gerektiğini, fakat davacı tarafın aracı herhangi bir mesleki faaliyette kullanmadığı, hususi bir araç olduğunun davacının sigorta poliçesinde açıkça görüldüğünü, bu sebepten dolayı davacının aracın kullanamamasından kaynaklanan tazminat isteminin gerekli şartları taşımadığından açıkça kanuna aykırı olduğunu, davacının belirttiği kaza sonrası hızla değişen koşullar nedeniyle alınan paranın perte ayrılan aracın bedelini karşılamadığı iddiasının hayatın olağan akışına aykırı bir durum olduğunu, davacıya yapılan ödemenin kaza tarihindeki rayiç bedel olduğunu, davacıya yapılan ödemenin o  tarihindeki emsal fiyatlar için yeterli olup fazlasının ödenmesinin sebepsiz zenginleşme olacağından dolayı hukuka aykırı olduğunu, kazanın sabah erken saatlerde, trafik ışıklarının kontrollü olarak yanıp söndüğü bir kavşakta meydana geldiğini, sadece trafik polisi tarafından tutulan bir tutanakla müvekkili ......'in tam kusurlu olduğundan bahsedebilmenin mümkün olmadığını, bilirkişinin kusur oranlarını gözetmeksizin kademeli ve ayrı ayrı hesap çıkarması gerekirken yalnızca müvekkili aleyhine hususları gözeterek tanzim ettiği raporun esas alınmasının hukuka aykırı olduğunu, tüm bu nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın tümden reddine karar verilmesini talep etmiştir.  <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca  ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.<br>Dava trafik kazası nedeniyle pert olan aracın bedelinin ve araç mahrumiyet zararının tazmini istemine ilişkin olup mahkemece verilen karar davalılar ...... ve ... vekilince istinaf edilmiştir.<br>1-Kusur itirazının incelenmesinde;<br>Olaya ilişkin olarak taraflarca tutulan kaza tespit tutanağında davalının \"..Taç Mahal Caddesinden Anayurt caddesi istikametine giderken sağımdan gelen .... plakalı araca çarptım\"  şeklinde beyanda bulunmuş olup olaya ilişkin olarak alınan eksper raporunda davalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunun belirtildiği, yine mahkemece alınan kusur raporunda da davalının tam kusurlu olduğunun belirtildiği ve bu nedenle eksper raporu , kusur bilirkişisi raporu ile kaza tespit tutanağının birbirlerini teyit ettikleri anlaşılmakla kusura yönelik itirazın yerinde olmadığı anlaşılmaktadır.<br>2-Davacıya ait aracın mesleki faaliyette kullanılmadığından araç mahrumiyet tazminatı talep edilemeyeceğine yönelik istinaf yönünden;<br>Araç Yoksunluk Tazminatı (Araç Mahrumiyet Bedeli) Yargıtay uygulamalarında ve doktrinde;  trafik kazası nedeniyle aracın bakım ve onarımda kaldığı süre ya da araçta pert nedeni ile makul sürede tekrar araç alması için geçecek süre için talep edilecek tazminat olarak tanımlanmaktadır. Bu tazminatı talep edebilmek için aracın mesleki veya ticari faaliyette kullanılmasına gerek bulunmamaktadır. Şayet araç aynı zamanda mesleki veya ticari faaliyette kullanılmakta ise araç işleteninin aynı zamanda kar kaybı tazminatı talep etmesi de mümkün olup somut olayda davacının araç mahrumiyet tazminatı talep etmesinde hukuka aykırılık bulUnmadığından bu yöndeki istinaf talebi yerinde değildir.<br>3-Araç fiyatlarındaki artışın bedeline hükmedildiği yönündeki istinaf yönünden;<br>Davalılar gerçek zarardan sorumludur. Hasar yönünden hükme esas alınan raporda davacı aracının modeli, yaşı, özellikleri, hasarlı kısımları v.s. gözönünde bulundurularak olay tarihi itibariyle aracın 2. el piyasa rayiç değeri tesbit edildiği, Yargıtay 17. HD   İçtihatlarına göre aracın tamirinin ekonomik olup olmadığı ve hurdaya ayrılmasının gerekip gerekmediğinin  değerlendirildiği, hasar bedelinin piyasa rayiç değerine göre belirlendiği ve akabinde bu duruma göre tamirinin ekonomik olup olmadığının belirlendiği, tamiri ekonomik olmadığı için  piyasa koşullarına göre kazadan önceki 2. el piyasa rayiç bedelinin ve kazadan sonraki hurda (sovtaj) değeri belirlendiği ve belirlenen rayiç değerden de aracın hurda bedeli indirilmek suretiyle davacının gerçek zararı tespit edildiği ve davacıya ait aracın kaza tarihi itibariyle gerçek değerinin 285.000 TL, hasarlı değerinin 180.000 TL ve hasar tutarının 105.000 TL olduğunun ve sigorta şirketince yapılan 260.000 TL'lik ödeme ile bakiye hasar tutarının 25.000 TL olduğu ve yine kaza tarihi itibariyle araç mahrumiyet zararının 10.500 TL olarak belirlenmiş olup, araç fiyatlarındaki artışlar nedeniyle tazminata hükmedildiği yönündeki istinafın yerinde olmadığı anlaşılmıştır.<br>4-Ödeme ve ibranameye ilişkin itirazların incelenmesinde;<br>Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 111.maddesi uyarınca, tazminat miktarlarına ilişkin olup da yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar, yapıldıkları tarihten itibaren 2 yıl içinde iptal edilebilirler. Yasa’nın bu hükmünden yararlanmak için ibra belgesinin iptalinin açıkça ve ayrıca istenmesine gerek olmayıp, dava sırasında bu husus ileri sürülebileceği gibi, yapıldığı tarihten itibaren 2 yıl içinde hükümlerinin kabul edilmediğine ilişkin bir irade açıklaması da yeterlidir. Yasada belirtilen 2 yıllık süre hak düşürücü süre olup, mahkemece re'sen dikkate alınmalıdır.<br>Somut olay nedeniyle davalı sigorta şirketi  tarafından  davacıya davadan önce ödeme yapılmış, taraflar arasında 16/06/2021 tarihli ibraname imzalanmıştır. Eldeki davanın açılma tarihine göre, KTK'nın 111. maddesinde öngörülen 2 yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı da  görülmekte olup ayrıca davacı taraf ibraname sebebi ile ödemeyi kabul ederken sigorta tahkim komisyonuna itiraz hakkı ve diğer bütün hususlarda dava hakkı saklı kalmak kaydıyla ibranameyi verdiğine dair ihtirazi kayıtla ödemeyi aldığını belirtmiş olup, ihtirazi kayıt ile imzalanan ibraname artık bir ibraname değil \"makbuz hükmünde\" olduğu için ibraname ile borcun sona erdiği yönündeki istinaf talebi de yerinde değildir.<br>Yukarıda açıklanan nedenlerle mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde yasaya aykırılık bulunmadığından davalılar vekilinin istinaf talebinin yerinde olmadığı anlaşılmış ve istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereği  esas yönünden reddine dair aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M \t\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından davalılar ...... ve .... Tic. Ltd. Şti. vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereği ESASTAN REDDİNE, <br>2-Alınması gereken 2.425,01 TL harçtan peşin alınan 606,25 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.818,76‬ TL harç giderinin davalı ......'ten tahsili ile hazineye irat kaydına,<br>3-Alınması gereken 2.425,01 TL harçtan peşin alınan 606,25 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.818,76‬ TL harç giderinin davalı ....Ticaret Limited Şirketi'nden tahsili ile hazineye irat kaydına,<br>4-İstinaf aşamasında davalılar tarafından yapılan masrafların kendileri üzerinde bırakılmasına,<br>5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>6-HMK'nın 359/3. fıkra gereği kararın tebliği ile 302/5. fıkrası gereği harç tahsil müzekkeresi yazılması ve tebliğ işlemlerinin İLK DERECE MAHKEMESİ tarafından yapılmasına,<br>Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince;  (238.730,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi. 06/12/2023<br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br><br> e-imzalı<br><br>Üye<br><br> e-imzalı <br><br>Üye<br><br>  e-imzalı<br><br>Katip<br><br> e-imzalı <br><br><br><br><br><br>Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br><br><br> <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0a11ffe5cbb1544d","SID":"abd2f9d63f2b7cbe"}}