{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>53.HUKUK DAİRESİ  <br>DOSYA NO: 2023/1369 <br>KARAR NO: 2023/1191<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 21/07/2023<br>NUMARASI: 2023/441 Esas (Derdest) <br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit <br>KARAR TARİHİ: 05/12/2023<br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sırasında verilen ara kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili, müvekkil ile davalının tek ortağı ve yetkilisi olduğu şirket arasında \"Yenibosna Tadilat Onarım ve Yapım İşine İlişkin Eser Sözleşmesi\" imzalandığını, sözleşmede yüklenici tarafından yapılacak iş kalemlerinin belirlendiğini, işin 01.12.2022 tarihinde tamamlanarak müvekkiline teslim edileceğinin kararlaştırıldığını,  müvekkilinin eser sözleşmesi gereğince üzerine düşen bütün yükümlülükleri yerine getirdiğini, sözleşmede kararlaştırıldığı üzere avans olarak nakit ödemeleri yaptığını ve senetleri imzalayarak davalıya teslim ettiğini, davalının, işi tamamlamaksızın yarım bırakarak terk ettiğini, yapmış olduğu imalatlarda eksik ve ayıplar bulunduğunu, eksik ve ayıplı işlerin tamamlanması aksi halde sözleşmenin feshedileceğine dair ihtarname gönderildiğini, buna rağmen eksik ve ayıpların giderilmediğini, müvekkilinin gönderdiği ihtarname ile sözleşmeyi feshettiğini, Bakırköy 10. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2023/26 D.İş numaralı dosyası ile işyerinde keşif yaptırıldığını ve  eksik ve ayıplı işlerle, bu işlerin düzeltilmesi ve tamamlanması için gereken bedelin tespit edildiğini, bu raporda da görüleceği üzere sözleşmedeki işlerin eksik ve ayıplı olduğundan müvekkilinin vermiş olduğu senetlerin bedelsiz kaldığını, senetlerden dolayı borçlu olmadığının tespiti ile müvekkili hakkında icra takibi başlatılma ihtimaline istinaden, İİK md.72/2 uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, sunulan bilgi ve belgeler uyarınca tarafların üzerine düşen edimlerini yerine getirip getirmediği, ayıplı ifa bulunup bulunmadığı hususunun yargılamayı gerektirdiği, henüz yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediği gerekçesi ile ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş, karara karşı ihtiyati tedbir talep eden davacı vekili istinafa başvurmuştur. İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili istinaf dilekçesi ile, her ne kadar mahkemece yaklaşık ispat koşulunun sağlanmadığı gerekçesiyle ihtiyati tedbir talebi reddedilmiş ise de dosyaya sundukları delillerin incelenmesi halinde yaklaşık ispat koşulunun sağlanmış olduğunun görüleceğini, Bölge Adliye Mahkemesinin yerleşik içtihatlarından da görüleceği üzere, delil tespiti yapılarak alınan bilirkişi raporlarında hatalı ve eksik işlerin tespit edilmiş olması halinde yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmiş olacağını, açtıkları davada, eksik ve ayıplı işlere ilişkin bir delil tespiti dosyası bulunduğunu, buna ilişkin bilirkişi raporunun dava dilekçesi ekinde mahkemeye sunulduğunu, bu şekilde yaklaşık ispat koşulu sağlanmış olup ihtiyati tedbir taleplerinin kabulü gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. Talep, menfi tespit davasında dava konusu senetlerin icra takibine konulmaması yönünde İİK 72/2 maddesi gereğince ihtiyati tedbir istemine ilişkindir. HMK'nın genel olarak ihtiyati tedbiri düzenleyen 390/3 maddesinde tedbir talep eden tarafın, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu belirtilmiştir. Dava, senetlerden dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkin olup, dava dilekçesi ekinde sunulan belgelerle henüz yaklaşık ispat koşulu gerçekleşmemiştir. Mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesi yerinde olmuştur. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme ara kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerekmiştir. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/07/2023 tarih ve 2023/441 Esas sayılı ara kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince REDDİNE,  2-İstinaf harçları peşin alındığından ayrıca harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 3-Davaclı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-f bendi gereğince  KESİN olmak üzere 05/12/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"332868b214338dc6","SID":"9aaa059c783b7bc2"}}