{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>53.HUKUK DAİRESİ  <br>DOSYA NO: 2023/1347 <br>KARAR NO: 2023/1189<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 16/05/2023<br>NUMARASI: 2023/328 Esas (Derdest) <br>DAVANIN KONUSU: Garanti Sözleşmesi<br>KARAR TARİHİ: 05/12/2023<br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sırasında verilen ara kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : <br>Davacı vekili dava dilekçesi ile; dava dışı \"...\" ... şirketinin müvekkilinden mal kaçırmak amacıyla bütün mal varlığını davalı ... A.Ş.'ye devrettiğini, dava dışı şirket ile davalı ... arasındaki özdeşlik göz önüne alındığında, davalının da müvekkilinin alacağına kavuşmasını önlemek amacıyla mal varlığını azaltma yoluna gidebileceğini, yargılama devam ederken, HMK m389 uyarınca müvekkilin hakkını elde etmesinin önemli ölçüde zorlaşmaması veya imkansız hale gelmemesi adına davalının mal varlığının bir başka üçüncü şahsa satılmasının önlenmesi amacıyla davalının mal varlığı değerleri üzerine teminatsız olarak ihtiyati tedbir konulmasını, bunun kabul edilmemesi halinde, dava dışı \"...\" ...'un müvekkilinden mal kaçırmak amacıyla tüm mal varlığını davalıya devrettiği göz önüne alındığında, davalının da mal varlığına ilişkin değerleri 3. Kişilere devredebileceği ihtimali karşısında, davalının, müvekkilinin haklarına halel getirmesinin önlenmesi amacıyla davalının aktif tüm mal varlığına, tapu kayıtlarına, araçlarına, taşınır ve taşınmaz mallarına, bankadaki mevduatlarına, ticari alacak ve gelirlerine, gerçek ve tüzel 3. Kişilerdeki hak ve alacaklarının tamamına İİK 257 vd. Hükümleri uyarına öncelikle teminatsız olarak, mahkeme aksi kanaatte ise uygun görülecek teminat bedeli ödenerek ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.  Mahkemece, davada para alacağı talep edildiğinden ve ancak uyuzmazlık konusu üzerine tedbir konulabileceğinden ihtiyati tedbir talebinin reddi gerektiği, organik bağ iddiasının, tüm deliller toplanıldıktan sonra yargılama neticesinde tespit edilebileceği ve organik bağ varsa alacağın varlığı ve miktarının yargılamayı gerektirdiği, ihtiyati haciz talebinin de reddi gerektiği gerekçesi ile davacı vekilinini ihtiyati haciz talebinin ve ihtiyati tedbir talebinin reddine, karar verilmiş karara karşı ihtiyati haciz veya ihtiyati tedbir talep eden davacı vekili istinafa başvurmuştur.  İhtiyati haciz veya tedbir talep eden davacı vekili istinaf dilekçesi ile, mahkeme tarafından ihtiyati haciz taleplerinin reddi gerekçesinin davanın organik bağ ilişkisine dayanması olarak belirtildiğini, halbuki, dava konusu alacağın tek temelinin organik bağ iddiası olmadığını, müvekkili ile dava dışı ... arasında akdedilmiş olan Taşeron Sözleşmesi'nin garantörü ve kefilinin davalı ... Anonim Şirketi olduğunu, davalının, dava konusu alacağın hukuki dayanağı olan sözleşmenin kefili olduğuna dair Garanti Sözleşmesi imzaladığını, dava konusu uyuşmazlığın dayanağının kesin hesabı yapılmış ve ödenmemiş hak edişlere, ilgili hak edişlere kefil olan davalının garantörlüğüne dayandığını, ortada davalının bir garantörlüğü söz konusuyken ihtiyati haciz taleplerinin davanın organik bağ iddiasına dayandığı gerekçesiyle reddedilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin, davalının Rusya'da organik bağ içerisinde olduğu ve borçlarına kefil olduğu 3. kişi ... şirketinden alacaklarını tahsil edemediğini, 3. kişi ...'un mal varlığının bulunmaması ve müvekkiline ödeme yapmaması sonucunda 3. kişi ...'un mal varlığının organik bağ içerisinde bulunduğu davalı ... Anonim Şirketi'ne aktarıldığının tespit edildiğini, davalının da mal varlığını 3. kişilere aktarılması endişesi doğduğunu, ayrıca bir an için huzurda görülmekte olan davanın salt organik bağ iddiasına dayalı olarak ikame edildiği düşünülse bile davalı ... ile 3. Kişi ... arasında organik bağ olduğuna dair İstanbul Anadolu 14. İş Mahkemesinin 2017/903 E. Sayılı dosyası örnek olmak üzere birden çok emsal karar bulunduğunu, işbu emsal karar doğrultusunda 3. Kişi ... ve davalı ... arasında organik bağ bulunduğunun sabit olduğunu ve yaklaşık ispat koşulunun da sağlandığını belirterek istinafa başvurmuştur. İhtiyati haciz ve ihtiyati tedbir talep eden davacı vekili dava dilekçesi ile eser sözleşmesi kapsamında dava dışı sözleşme tarafı iş sahibinden tahsil edemediği alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiş, davada ihtiyati tedbir veya ihtiyati haciz kararı verilmesini istemiştir. İhtiyati tedbir HMK'nın 389 vd maddelerinde düzenlenmiş olup, HMK'nın 389/1. Maddesine göre diğer şartlarında mevcut olması halinde ancak uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilecektir. Somut olayda dava konusu alacak talebine ilişkin olup, tedbir talep edilen davalı mal varlığı uyuşmazlık konusunu teşkil etmediğinden ihtiyati tedbir kararı verilemeyektir. İhtiyati haciz ise İİK 257 vd maddelerinde düzenlenmiş olup, 257/1 maddesinde ihtiyati haciz şartları \"Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir: 1-Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa;2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa;\" şeklinde düzenlenmiş olup, dava dilekçesi ekinde sunulan belgeler alacağın varlığını ve muacceliyetini yaklaşık ispata yeterli değildir. Mahkemece belirtilen gerekçe ile ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesi yerinde olmuştur. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme ara kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerekmiştir. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-istanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/05/2023 tarih ve 2023/328 Esas sayılı ara kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince REDDİNE,  2-İstinaf harçları peşin alındığından ayrıca harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 3-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-f bendi gereğince  KESİN olmak üzere 05/12/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.  \t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b5b82022b460918c","SID":"b74641c4baf13fb5"}}