{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2021/1799 <br>KARAR NO: 2023/2121<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 08/07/2021<br>NUMARASI: 2018/1356 Esas - 2021/857 Karar<br>DAVA : Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat<br>KARAR TARİHİ: 22/11/2023<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 05/10/2018 tarihinde dava dışı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç içerisinde yolcu konumunda bulunan müvekkilinin gerçekleşen trafik kazası nedeni ile yaralandığını, kaza sonrası geçici ve sürekli iş göremez durumuna düştüğünü, tüm bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 50.000 TL geçici ve 950 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere 1.000 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 05/10/2018 tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; poliçeden dolayı sorumluluklarının sigortalının kusuru oranında olmak üzere, bedeni zararlarda poliçede belirtilen azami oran ile sınırlı olduğunu, kazanın gerçekleşmesinde kusur oranlarının belirlenmesi için kusur raporu alınması gerektiğini, hatır taşımasının varlığı halinde hesaplanarak tazminatta indirime gidilmesi gerektiğini, davacının kendi can güvenliği nedeniyle gerekli tedbirlerini alıp almadığı ve müterafik kusur durumunun tespit edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, \"Davanın kısmen kabulü ile, 13.731,76 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 142.626,71 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 156.358,47‬ TL tazminatın temerrüt tarihi olan 07/11/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararına esas bilirkişi hesap raporuna itirazlarının değerlendirilmediğini ve bilirkişi raporu kendilerine tebliğ edilmediğini,  bilirkişi tarafından yapılan hesaplama yönteminin hatalı olduğunu, bilirkişi raporuna karşı yapılan itirazlar, raporda birçok teknik eksiklik bulunduğu yönünde dosyaya sundukları bilgi ve belgeler değerlendirilmeden, dosyanın esası olarak görülen ihtilaflar giderilmeden ıslah dilekçesi sunulmuş ve gerekçeli kararda da bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmediğini, bilirkişinin hesapladığı tutar ile TRH 2010 yaşam tablosu ve %1,8 teknik faiz oranına göre hesaplama yapıldığındaki tutar arasında sigorta şirketi aleyhinde fahiş farklılık bulunduğunu, ATK raporunda maluliyet tespiti Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki  Yönetmelik hükümlerine göre yapılması gerekirken Özürlülük  Ölçütü Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik çerçevesinde belirlendiğini, müvekkili sigorta şirketi aleyhine 13.731,76 TL geçici iş görmezlik tazminatına hükmettiğini, müvekkilinin şirket poliçe dahilinde davacının geçici iş göremezlik ve bakıcı giderlerinden sorumlu olmadığını, KTK  98. maddesi hükmüne göre SGK tarafından karşılanması gerektiğini,  bilirkişi raporunda müterafik kusur durumunun değerlendirilmediğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunun davalı vekiline tebliğ edilmediği ancak davalı vekilinin ıslah dilekçesine karşı cevap dilekçesi ile bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesi sunulduğu, mahkemece 08/07/2021 tarihli celsede rapora karşı itirazın değerlendirilmiş olduğu görülmekle bu yöne değinen istinaf başvurusu yerinde değildir. Trafik kazası sonucu cismani zarar nedeniyle maddi tazminat ya da ölüme bağlı destekten yoksun kalma tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarih, 2019/40 Esas ve 2020/40 Karar sayılı iptal kararından sonra Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 24/05/2021 tarih, 2021/3033 Esas ve 2021/1560 Karar sayılı güncel kararında  tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre belirlenmesi ve prograsif rant tekniği kullanılmak suretiyle tazminat miktarının hesaplanması gerektiği yönünde karar verilmiştir (Aynı yönde  14/01/2021 tarih, 2020/2598 E. ve 2021/34 K. sayılı kararı). Bilirkişi raporu yargıtay uygulamasına uygun olarak hazırlanmış olduğu ve 1,8 teknik faiz uygulanması mümkün bulunmadığından davalı Sigorta Şirketinin tüm davacılar için bu yöndeki istinaf talebi yerinde değilidir.Müterafik kusur şartlarının bulunup bulunmadığının mahkemece değerlendirilmesi gerekmekte olup mahkemece gerekçeli kararda bu husus tartışılmış olduğundan bu yönde bilirkişi raporu alınmasına ilişkin istinaf başvurusu yerinde değildir. Maluliyete ilişkin alınacak raporların nasıl düzenleneceğine ilişkin ne Karayolları Trafik Kanun’un da ne de Türk Borçlar Kanun’unda düzenleme yapılmamış,  Yargıtay  17. Hukuk Dairesinin içtihatları ile kaza tarihine göre dönemsel olarak uygulanması gereken Yönetmelikler açıklanmıştır. Buna göre maluliyete ilişkin alınacak raporların, kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihinden sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğine, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonrada Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında  Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. (Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin 2021/12907 E. ve 2022/6237 K., 2021/12288 E. ve  2022/6235 K.,  2021/11515  E. ve   2022/5238 K. sayılı kararları)İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan ATK 2 İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 30/09/2020 tarihli  maluliyet raporunun dosya kapsamı ve davacının kaza nedeniyle düzenlenen tüm tıbbi belgeleri de incelenerek maluliyet oranının tespiti açısından kaza ile yaralanma arasındaki illiyet bağı da açıklanarak kaza tarihi itibari ile yürürlükte bulunan  Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde düzenlenmiş olmasına göre bu yöne değinen istinaf itirazı yerinde değildir.Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin KTK'nın 98.maddesinin kapsamının belirlenmesi bakımından vermiş olduğu 02/03/2022 tarih,  2022/312  E. ve 2022/3685 K. sayılı  kararında; geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri yönünden sigorta şirketlerinin sorumluluğu devam ettiği yönünde karar vermiştir. Bu nedenle davalı  Sigorta şirketi vekilinin geçici iş göremezlik tazminatının teminat dışı olduğuna ilişkin istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir (Benzer yönde Yargıtay  4.  Hukuk Dairesinin  2021/6911  E. -  2021/10351  K., 2021/5305  E. - 2021/7685  K. sayılı kararları). Bu nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.  <br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:1-Davalı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken  10.680,85 TL TL harçtan peşin alınan 2.982,31 TL harcın mahsubu ile bakiye 7.698,54 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.22/11/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b3556bc67126daba","SID":"7e3d6012f2d1498e"}}