{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO         : 2021/1671 <br>KARAR NO\t: 2023/1460<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                            \t      K A R A R <br><br>BAŞKAN \t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>KATİP\t\t: <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 11/06/2021<br>NUMARASI\t\t: 2021/80 E.  -  2021/340 K.<br><br>DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI\t: <br>DAVANIN KONUSU\t: Haksız Rekabetin Tespiti, Önlenmesi ve İlanı <br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 11/06/2021 tarih ve 2021/80 E. - 2021/340 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, davalıya ait internet sitelerinde 1136 sayılı Avukatlık Kanunu uyarınca, avukatlara münhasır olan bazı yetkilerin kullanıldığına dair ifadelerin yer aldığının tespit edildiğini, Avukatlık Kanunu'nun  mütalaa vermek, danışmanlık yapmak ve dava takip etmek hususunda münhasıran avukatlara yetki verildiğini, avukat olmayanların bu hizmetleri veremeyeceğini, özellikle hukuki konularda danışmanlık şirketi kurulmasının mümkün olmadığını, avukat olmayan söz konusu  davalılara ait internet sitelerinde açık bir şekilde hukuki danışmanlık, hatta dava takibi ve davalara ilişkin dilekçe ve diğer evrakların hazırlanması hizmetleri verildiğinin belirtildiğini, söz konusu fiillerin TTK'nın 54 vd. hükümleri  ile yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek davalıların dava dilekçesinde belirtilen fiillerinin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, davalılara ait internet sitelerinde yer alan ifadelerin internet sitelerinden çıkarılmasına, yayınların düzeltilmesi suretiyle  haksız rekabetin önlenmesine ve hükmün ilanına  karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı cevap vermemiştir.  <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, Avukatlık Kanunu'nun 35 ve 48. maddeleri ile Yönetmeliğin 14. maddesine göre, Kanun işlerinde ve hukuki meselelerde mütalaa vermenin, mahkeme, hakem ve yargı yetkisini taşıyan diğer organlar huzurunda gerçek ve tüzel kişilere ait hakları dava etmenin ve savunmanın, adli işlemleri takip etmenin, bu işlere ait bütün evrakı düzenlemenin yalnız baroda kayıtlı avukatlar tarafından yapılabileceği, belirtilen konularda, avukatlar dışında hiç kimse evrak düzenleyemeyeceği ve takipte bulunamayacağı, bu konularda iş takibi yapamayacağı, davalı şirketin   (...) web adresinde yer alan paylaşımının münhasıran avukatların kullanabileceği yetki kapsamında olduğu, bu nedenle söz konusu paylaşımın 6102 sayılı TTK'nın 55/1-a/3 maddesine göre haksız rekabet oluşturduğu gerekçesi ile davanın kabulü ile, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 55/1-a-3. vd. maddeleri ile 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 35, 48 vd. Maddeleri hükümlerine göre; davalı şirkete ait  (...)  web sayfasında yer alan;<br>\"....''  başlığı altındaki paylaşımlarının haksız rekabet niteliğinde olduğunun tespitine, Türk Ticaret Kanunu'nun 56. maddesi hükümlerine göre, davalı şirketin internet sitesinden bu ibarelerin çıkartılması ve yayınlarının düzeltmesi suretiyle haksız rekabetin önlenmesine, Türk Ticaret Kanunu'nun 59. maddesi gereğince, gideri davada haksız çıkan davalı taraftan alınmak kaydıyla hükmün kesinleşmesinden sonra ulusal düzeyde yayın yapan ve tirajı 50.000'in üzerinde olan bir ulusal gazetede hükmün ilanına karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:  Davalı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde, yasal süre içerisinde savunma verilmiş olmasına rağmen dikkate alınmadığını, savunma hakkının kısıtlandığını, 3568 sayılı Kanun'un ve Vergi Usul Kanunu'nun 378. maddesinin verdiği yetki uyarınca vergi, finans, mali mevzuat ve işletme konularında görüş vermenin ve yol göstermenin sadece avukatlara tanınan yetkilerin kullanıldığı anlamına gelmediğini, yeminli mali müşavirlerin mali mevzuat kapsamında müşavirlik hizmeti verebildiklerini, ssosya güvenlik ve iş hukukunun da bu işin önemli bir parçası olduğunu, Avukatlık Kanunu'nun 35. maddesine bir aykırılığın bulunmadığını, mahkemece hiçbir irdeleme yapılmadığını, ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.   <br>     <br>GEREKÇE\t: Dava, haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve ilanı  istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tYukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davacı taraf, davalı Şirketin münhasıran avukatların tekelinde olan işlerin davalı tarafından yapıldığı ileri sürülmüş, bu iddianın ispatına yönelik olarak bir takım internet sayfası görüntüleri sunulmuştur. Mahkemece ise, söz konusu internet sayfaları üzerinde herhangi bir inceleme yaptırılmadan ve söz konusu sayfaların kime ait olduğu, davalıyla ilgili bulunup bulunmadığı, bu sayfalardaki reklam ve sunulduğu belirtilen hizmetlerin ne olduğu, yapılan reklam ve sunulduğu belirtilen hizmetlerin Avukatlık Kanunu uyarınca yalnızca avukatların yapabilecekleri işler kapsamında olup olmadığı tespit edilmeden, davanın kabulüne karar verildiğinden, ilk derece mahkemesinin kararı eksik incelemeye dayalıdır. <br>\tBu itibarla, mahkemece davacı tarafça dayanılan deliller üzerinde bilgisayar mühendisi bir bilirkişi eliyle inceleme yaptırılarak, söz konusu reklam ve sunulduğu belirtilen hizmetlerin davalıyla ilgili olup olmadığı, bu reklam ve hizmetlerin içeriğinin ne olduğu hususlarının tam olarak tespit edilmesi ve bundan sonra şayet söz konusu eylemler davalı tarafından gerçekleştirilmiş ise, bu hizmetlerin Avukatlık Kanunu kapsamında yalnızca avukatlarca sunulacak hizmetler kapsamında olup olmadıklarının değerlendirilmesi, davalının iştigal alanı dikkate alınarak bu hizmetleri yerine getirip getiremeyeceğinin tartışılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hiçbir inceleme yapılmadan eksik incelemeye dayalı olarak hüküm tesisi doğru olmamıştır. <br>\tKabule göre de, ilk derece mahkemesince Avukatlık Kanunu'nun 35. maddesine aykırı olan tüm ibarelerin davalı Şirketin internet sayfasından çıkarılmasına karar verilmiş ise de, bu şekilde bir hüküm tesisi de mümkün değildir. Zira, HMK'nın 297/2. maddesi uyarınca, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.<br> Mahkeme kararında, davalı Şirketin internet sitesinde yer alan hangi ibarelerin Avukatlık Kanunu'nun 35. maddesine aykırı olduğu yönünde herhangi bir açıklamaya yer verilmediğinden, hükmün infazında tereddüt doğacaktır. <br>\tYukarıda açıklanan ve somut uyuşmazlığın çözümünde esasa etkili delil niteliğinde olan hususların değerlendirilmediği anlaşıldığından, davalı vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülebilmesi için mahkemesine iadesine, kararın niteliğine göre, davalı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.<br><br><br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6  maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 11/06/2021 gün ve 2021/80 E. - 2021/340 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA;<br>\t2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE,<br>\t3-Davalı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,<br>\t4-Davalı tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 59,30-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının istek halinde davalıya iadesine, <br>\t5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>\t6-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine, <br>\t7-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına,\t<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 09/11/2023 tarihinde HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.<br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 09/11/2023<br>\t\t\t<br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9647fd3b61fe1d19","SID":"64dd645f1c399240"}}