{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2021/1589 <br>KARAR NO\t: 2023/1530<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                K A R A R <br><br><br>BAŞKAN \t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>KATİP\t\t: <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK <br>\t\t   MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 21/04/2021<br>NUMARASI\t\t: 2020/236 E.  -  2021/134 K.<br><br>DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t:<br>VEKİLİ\t: <br><br>DAVANIN KONUSU\t: Marka 2020-M-4509 Sayılı YİDK  Kararı İptali <br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 21/04/2021 Tarih ve 2020/236 Esas - 2021/134 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... Kurumu  tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br> TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t: Davacı vekili, müvekkilinin  2019/28925 sayılı ve \"...\" ibareli marka başvurusunun, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından SMK'nın 5/1-b-c ve ç maddeleri uyarınca kısmen kısmen reddedildiğini, bu karara karşı yaptıkları itirazlarının da dava konusu YİDK kararı ile reddine karar verildiğini, oysa müvekkilinin başvurusunun, reddedilen hizmetler yönünden SMK'nın 5/1-b ve c maddeleri uyarınca tescili engeli bulunmadığı gibi redde mesnet marka ile de SMK'nın 5/1-ç maddesi anlamında benzer olmadığını, müvekkilinin ... Büyükşehir Belediyesi tarafından kurulduğunu, İstanbul’da toplu taşımada kullanılan elektronik ücret toplama sisteminin kurucusu olduğunu, ön ödemeli kart olan İstanbul Kart aracılığı ile sisteme entegre noktalarda güvenli ve hızlı ödeme yapıldığını, BBDK’dan alınan izin ile elektronik para kuruluşu olduğunu, müvekkilinin günlük hayatta neredeyse her vatandaşın kullandığı akıllı telefonlara yüklenecek bir uygulama ile toplu taşıma noktalarında ödeme yapılmasına imkan verecek bir sistem ürettiğini ve davaya konu olan markanın sistem için kullanmak istediğini, müvekkilinin markasının sarı zemin üzerine konumlandırılan akbil şeklindeki \"...\" harfi ile \"...\" ibaresinden oluştuğunu ve ayırt edici bulunduğunu ileri sürerek, YİDK'ın 2020-M-4509 sayılı kararının  iptalini talep ve dava etmiştir.<br>                Davalı ... Kurumu vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.<br> \t<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, dava konusu \"...+... \" ibareli başvurunun kapsamında yer mal/ hizmetler açısından  hedef kitle yani ortalama tüketici kitlesi nazarında  marka olarak,  yani bir  ticari işletmenin mal/ hizmetini tanıtan ve diğer işletmelerin aynı tür mal/hizmetlerden ayırt edildiğini algılamasına yol açan şekilde ayırt ediciliğinin bulunduğu gibi tanımlayıcı da olmadığı, ayrıca redde mesnet 2012/71108 sayılı ve \"...\" ibareli marka ile dava konusu başvuru arasında SMK'nın 5/1-ç maddesi anlamında benzerlik bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile dava konusu YİDK kararın iptaline karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili,dava konusu başvurunun \"...\" ibaresinden oluştuğunu, başvurunun reddediliği mallar yönünden tanımlayıcı bulunduğunu, ayrıca redde mesnet marka ile dava konusu başvurunun SMK'nın 5/1-ç maddesi anlamında benzer bulunduğunu, her iki marka da esas unsurun \"... \"ibaresi olduğunu, başvurudaki şekil unsurunun ayırt ediciliği sağlamadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir. <br><br>GEREKÇE\t: Dava, marka başvurusunun kısmen reddine dair YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, 6769 sayılı Kanun'un 5/1-b maddesine göre, herhangi bir ayırt edici niteliğe sahip olmayan işaretlerin marka olarak tescil edilemeyecekleri, madde gerekçesinde de açıklandığı üzere bu hükme göre, sicilde gösterilebilir olmasına rağmen ilgili mal veya hizmetler için ayırt ediciliğe sahip olmayan, dolayısıyla tüketiciler tarafından marka olarak algılanmayacak işaretlerin, marka olarak tescil edilmelerinin mümkün olmadığı, aynı Kanun'un 5/1-c maddesinde de ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak belirten veya malların üretildiği, hizmetlerin sunulduğu zamanı gösteren veya malların ya da hizmetlerin diğer özelliklerini belirten işaret veya adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretlerin marka olamayacaklarının hüküm altına alındığı, bir işaretin anılan bu madde kapsamında değerlendirilebilmesi için, mal veya hizmetin karakteristik bir özelliğini hiçbir özel zihni çabaya mahal bırakmadan derhal düşündürmesi ve akla getirmesi gerektiği, bir mal veya hizmeti doğrudan çağrıştırmayıp akla getirmeyen ancak imada bulunan kelimelerin tescilinin bu maddeye göre engellenmesinin mümkün olmadığı, tüketici işareti gördüğünde kesin olarak mal veya hizmetin niteliğini tanımlayamıyor fakat olasılıkları zihninde birkaç seçeneğe kadar indirebiliyorsa o markanın tescilinin mümkün olduğu buna göre yapılan değerlendirmede \"...\" ibareli başvurunun, uyuşmazlık konusu 9. sınıf mallar bakımından SMK'nın 5/1-b maddesi uyarınca soyut ayırt ediciliği haiz bulunduğu gibi aynı Kanun'un 5/1-c maddesi anlamında tanımlayıcı da olmadığı, ayrıca dava konusu başvuru ile, başvurunun uyuşmazlık konusu 36. sınıf hizmetler yönünden, SMK'nın 5/1-ç maddesi anlamında reddine mesnet alınan 2012/1108 sayılı ve \"...\" ibareli marka işaretleri arasında anılan madde kapsamında bir benzerliği bulunmadığı anlaşılmakla, davalı ... Kurumu vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davalı ... Kurumu  vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 269,85-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı ... Kurumu tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 59,30-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile kalan 210,55-TL bakiye harcın davalı ... Kurumundan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3- İstinaf aşamasında davalı ... Kurumu  tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 24/11/2023 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 13/12/2023\t  <br>\t\t<br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br> <br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"cfb05bb9a9a96596","SID":"3ec1057e1d83e8b2"}}