{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>4. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/4168 <br>KARAR NO: 2023/3764<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 11/10/2023<br>NUMARASI: 2023/332 Esas -  2023/701Karar<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Sebebiyle)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ 13/12/2023<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 352.maddesi gereğince dosya incelendi, <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalı/borçlu ... Tic. Ltd. Şti. tarafından 13/04/2021 tarihinde Gaziosmanpaşa İşletme Müdürlüğü sorumluluk sahasında bulunan ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Sokak, No:... adresinde yapılan çalışma esnasında davalı tarafça gereken dikkat ve özenin gösterilmemiş olması sebebiyle müvekkil şirketin enerji dağıtım altyapısına dahil olan kablo ve tesisata hasar verildiği tespit edildiğini, davalı/borçlu ...Tic. Ltd. Şti tarafından hasardan doğan bedellerinin ödenmemesi üzerine borçlu aleyhine, hasar tarihinden takip tarihine kadar işlemiş faiz dahil 9.214,84-TLnin tahsili amacıyla ilamsız takip yapılmış ve borçluya  Örnek No: 7 ödeme emri gönderildiğini, davalı/borçlu ödeme emrini tebellüğ ettikten sonra borca ve icra takibine itiraz ettiğini, borçlu itirazında icra dairesinin yetkisine, takibe , takibe konu borca , borç miktarına, faize , faiz oranına, ödeme emrine asıl alacak ve fer'ilerine külliyen itiraz etmiş, takibin durdurulmasını talep ettiğini, borçlunun itirazı ile mezkur icra takibinin durdurulmasının akabinde işbu dava konusunun her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hasebiyle huzurdaki itirazın iptali davası için dava şartı teşkil eden 6102 S.'lı TTK'nın 5/A maddesi gereğince zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulduğunu,  görüşme sonunda anlaşılamaması üzerine ilgili anlaşamama tutanağı tanzim edildiğini, borçlu borca itiraz ederek takibi durdurmuş ise de itirazı haksız ve dayanaksız olduğunu, davalı her ne kadar borcunun bulunmadığından bahisle borca itiraz etmiş ise de icra takibine konu olan alacak, davalının kusurlu şekilde yürüttüğü kazı çalışmaları sebebiyle uğranılan maddi zararlardan ibaret hasar bedeli olup zarar veren davalı bedelden sorumlu olduğunu, meydana gelen dağıtım tesisi hasarı ve enerji kesintisi müvekkil şirketin yüklenici şirketi tarafından giderilmiş olduğunu, hasarın onarımında sarf edilen malzeme, montaj, işçilik bedelleri ile hasardan kaynaklanan diğer kayıplar müvekkil şirketin maddi zararına sebebiyet verdiğini,  davalı/borçlu tarafından yapılan itiraz beyanıyla icra dairesinin yetkisine itiraz edilmiş olsa da müvekkil şirket tesislerine hasar verilmiş olup söz konusu zarar verici eylemin niteliği itibariyle haksız fiil teşkil etmesi ve haksız fiilden doğan davalarda \"zarar görenin yerleşim yeri\" icra daireleri ve mahkemelerinin de yetkisinin bulunması dolayısıyla zarar gören müvekkil şirketin yerleşim yerinin tabi olduğu İstanbul Adliyesinin icra daireleri ve mahkemeleri İİK 50. Maddesinin atfı ve HMK'nın 16. Maddesi gereği yetkili olduğunu, söz konusu hasar sebebiyle borç tahakkuku ve akabinde de icra takibine geçildiğini,  borçlular, haksız fiilden kaynaklı müvekkil kuruma vermiş oldukları zararı henüz tazmin etmemiş; hasar bedeli alacağına ilişkin icra takibine de kötü niyetle itiraz ettiklerini, bu sebeplerle  İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas Sayılı takip dosyasına yapmış olduğu haksız ve yersiz itirazın iptali ile takibin devamına, davalı/borçlu aleyhine hükmolunacak meblağın % 20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatı ödemeye mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; Müvekkil şirketin gerek iddiaya konu 13.04.2021 tarihinde gerekse de inşaatın yapımı süresince herhangi bir kazı çalışması bulunmadığını, davacı tarafın iddiaya konu bir zararı var ise işbu zarardan hiç bir kazı çalışması ve ilgisi olmayan müvekkil şirket değil cevab-i yazıda da görüldüğü üzere kazı çalışması yapan iskinin sorumlu olduğunu, dava konusu sübjektif hak (dava hakkı) ile taraflar arasındaki ilişki olduğunu, taraf ehliyeti, dava ehliyeti ve davayı takip yetkisi, davanın taraflarının kişilikleriyle ilgili olduğu hâlde, taraf sıfatı (dava konusu sübjektif hakka ilişkin olduğunu, dava dilekçesinde davacı ve davalı olarak gösterilen (nitelendirilen) kişiler, şeklen (biçimsel açıdan) o davanın tarafları olduğunu, mahkemenin taraflar arasında dava konusu hakkın esası hakkında bir karar verebilmesi için, bu kişilerin o davada gerçekten davacı ve davalı sıfatına sahip olmaları gerektiğini, bir davada taraf olarak gösterilen kişiler, taraf ve dava ehliyetine ve davayı takip yetkisine sahip olsalar bile, bu kişilerden birinin o davada gerçekten davacı veya davalı olmak sıfatı yoksa dava konusu hakkın esasına ilişkin bir karar verilemeyeceğini, dava sıfat yokluğundan reddedildiğini, iddialara konu zararın müvekkilin şirket ile herhangi bir ilgisi bulunmadığından, işbu davanın bahse konu tarihte kazı çalışması yapan ...' ye yöneltilmesi gerekirken müvekkil şirkete yöneltilmesi hukuka aykırı olduğunu, davanın husumet yokluğu sebebiyle reddine karar verilmesi gerektiğini, diğer taraftan kabul anlamına gelmemekle birlikte, iddia olunan hasar bedelinin neye göre hesaplandığı belli olmadığı gibi, hasar bedelinin iddia ettikleri miktar olduğuna dair alacaklı tarafından hiçbir yazılı delil, belge de sunulmadığını, bu sebeple miktar ve hesaplama yöntemiyle de söz konusu davayı kabul etmek mümkün olmadığını, hangi kalemlere ilişkin olduğu, hangi kaleme ne kadar ödendiği,  ne şekilde bir hesaplama yapıldığına ilişkin açıklama yer almadığı gibi ödemeye ilişkin dekont ve tevsik edici belgeler de sunulmadığını, bu kapsamda davacı tarafın iddialarını kabul etmenin mümkün olmadığını, davacı taraf dava dilekçesinde, alacaklarının likit olduğundan bahisle icra-inkar tazminat talebinde bulunduğunu, davalı taraf kendince sözde bir hesaplama yaparak alacağının likit olduğunu iddia ettiğini, davacı tarafın kendince belirlediği hesaplamayı ve sözde alacağın likit olduğu iddiasını kesinlikle kabul etmediklerini, kabul anlamına gelmemekle birlikte haksız fiilden kaynaklanan davaların yargılamayı gerektirmesi sebebiyle ortada likit ve bilinebilir bir alacaktan bahsedilemeyeceğini, bu sebeple icra inkar taleplerinin de reddi gerektiğini,  bu sebeplerle tüm anlatılan sebeplerle haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince; \"...  Tüm dosya kapsamı ve delillerin değerlendirilmesi sonucunda, Davanın itirazın iptali davası olduğu, davacının davalı aleyhine İstanbul ... İcra müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında hasar bedelini talep etmiş olduğu, davalının ise yapılan icra takibine itiraz etmiş olduğu görüldü. Taraflar arasındaki husumetin davacının davalıdan herhangi bir hasar sebebiyle icra dosyasına konu ettiği herhangi bir alacağın olup olmadığı ve davalının davacının yapmış olduğu icra takibine itirazında haklı olup olmadığı noktasında olduğu görülmüştür.İcra dosyası incelendiğinde, dayanak yapılan hasarın 13/04/2021 tarihinde, ... mah. ... sok. No:.. SULTANGAZİ, -İSTANBUL adresinde meydana gelen hasara ilişkin olduğu, dosyamıza İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından gönderilen yazıda , ... ilçesi, ... mah. ... Sk no:.. adresinde, İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğüne 13/04/2021 tarihli ve ... AYBİS sayılı alt yapı ve kazı ruhsatının verildiğinin bildirilmesi karşısında, davacı tarafın icra dosyasına dayanak yaptığı hasarın oluşumunda davalı şirketin herhangi bir kusurunun olmadığı ve davacı tarafın davalıya yöneltebileceği herhangi bir husumetinin bulunmadığı anlaşılmakla davanın husumetten reddine karar  \" karar verilmiştir. Verilen karara karşı davacı vekili istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Mahkemece yeterli araştırma yapılmadan karar verildiğini, verilen kararın hakkaniyete aykırı olduğunu, davalı tarafın yeterli dikkat ve özeni göstermemesi sebebiyle haksız fiilin oluştuğunu, kablolara verilen hasarın fotoğrafla ve tespit tutanağı ile gösterildiğini, mahkemece sadece davalının beyanı ve gelen müzekkere cevaplarına göre karar verildiğini belirterek  yerel mahkemenin kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; Haksız fiil iddiasına dayalı itirazın iptali ve takibin devamı talebine ilişkindir. 29906 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6773 sayılı kanunun 41.maddesi ile değişik HMK'nın 341/2 madde hükmü gereğince miktar ve değeri 3.000,00 TL'yi geçmeyen mal varlığına ilişkin davalar kesin olup, hüküm tarihi itibariyle kesinlik sınırı 17.830,00 TL'ye çıkartılmıştır.Bu durumda, davacının istinaf talebine konu reddedilen dava miktarı 9.214,84 TL olup,  miktar itibariyle kesin karar olduğundan, verilen karara karşı yasa yolu kapalı bulunmaktadır.Buna göre husumetten reddedilen dava dosyasındaki talep miktarı, ilk derece mahkemesi kararının verildiği tarih itibarı ile öngörülen kesinlik sınırının altında kaldığı, ilk derece mahkemesince verilen kararın  kesin nitelikte olduğu, dolayısıyla istinaf edilmesinin mümkün olmadığı anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf dilekçesinin 6100 Sayılı HMK'nın 341/2., 346/1. ve 352/1-b. maddeleri gereğince reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacı vekilinin istinaf dilekçesinin, İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/10/2023 tarih, 2023/332 Esas -  2023/701 Karar sayılı ilamının  miktar itibariyle kesin nitelikte olması sebebiyle 6100 Sayılı HMK'nın 341/2., 346/1. ve 352/1-b. maddeleri gereğince REDDİNE, 2- Davacı tarafça yatırılan istinaf karar harcının talep halinde kendilerine iadesine, harç iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, 3- Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin üzerlerinde bırakılmasına, 4-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,Dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonunda, 6100 Sayılı HMK'nın 341/2., 346/1. ve 352/1-b. maddeleri gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 13/12/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"219cedf2a927c5b7","SID":"69fae346c322d540"}}