{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2023/2651 <br>KARAR NO: 2023/3617<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 24/11/2022<br>NUMARASI: 2016/363 E - 2022/1059 K<br>DAVA: Tapu İptali ve Tescil <br>DAVA TARİHİ: 20/10/2014<br>Birleşen İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/28 E.sayılı Dosyasında;<br>DAVA: İtirazın İptali<br>DAVA TARİHİ: 09/01/2017<br>Birleşen İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/83 E.sayılı Dosyasında;<br>DAVA: Alacak <br>DAVA TARİHİ: 25/01/2018<br>Birleşen Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/224 E.sayılı Dosyasında;<br>DAVA: Tapu İptali ve Tescil <br>DAVA TARİHİ: 20/10/2014 <br>Birleşen İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/814 E.sayılı Dosyasında;<br>DAVA: İtirazın İptali<br>DAVA TARİHİ: 07/01/2014<br>Birleşen Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/715 E.sayılı Dosyasında;<br>DAVA : Kayyım Atanması<br>DAVA TARİHİ: 10/01/2014<br>Birleşen Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  2014/891 E. Sayılı Dosyasında; <br>DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ: 25/02/2014<br>KARAR TARİHİ: 25/12/2015<br>Birleşen Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/751 E. Sayılı Dosyasında;<br>DAVA: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)<br>DAVA TARİHİ: 10/08/2015<br>KARAR TARİH: 11/09/2015<br>Birleşen Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/82 E. Sayılı Dosyasında;<br>DAVA: Yöneticilerin azli.<br>DAVA TARİHİ: 29/01/2015<br>Birleşen Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/1033 E. Sayılı Dosyasında;<br>DAVA: Adi Ortaklık Yönetim Kurulu Kararının İptali, Adli Ortaklığın Tasfiyesi, <br>KARAR TARİHİ: 05/12/2023<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle, dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ..., adi ortaklığın %25 orandaki hissedarı olduğunu, adi ortaklığın esas sözleşmesinde, ortaklığın temsili 150.000TL' ye kadar işlemlerde, ... ve adi ortaklığın herhangi bir ortağının atacağı toplam 2 imza ile,150.000 TL' nin üzeri işlemlerde ise ..., müvekkil ... ve herhangi bir ortağın atacağı toplam 2 imza ile adi ortaklığın temsilinin kararlaştırıldığını, büyük bir proje üretmek için bir araya gelen adi ortaklık ortaklarından müvekkil ...’nin, inşaat sektöründe  50 yılın üzerinde deneyimi bulunan ve Türkiye' nin inşaat sektöründeki marka değerlerinden olan ... ailesinin bir iştiraki olduğunu, bu sebeple müvekkil ..., adi ortaklık yönetimde yer alması şartı ile adi ortaklığa dahil olduğunu,başka ifade ile adi ortaklığın yönetiminde müvekkil ....' nin yer alması düzenlemesini, adi ortaklığın esas sözleşmesinin amir hükmü ve temeli olduğunu, TOKİ ile ... Adi Ortaklığı arasında TOKI' nin arsa sahibi olduğu ... ili, ... İlçesi, ... Mah. ...  Sokakta kain,... Pafta, ... Ada ... parsel, 42.245.66 alanlı arsa ile ilgili 28.06.2010 tarihli Arsa Satışı Karşılığı Gelir Paylaşımı sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmeye göre TOKİ' nin arsası üzerine toplam 298 adet rezidans dairesi, bir Alışveriş Merkezi' den oluşan toplam 277.694,56m2 yüzölçümlü ...  Projesi yapılması kararlaştırıldığını,  arsa satışı karşılığı Gelir Paylaşımı sözleşmenin 3.Maddesinde; sözleşme konusu iş karşılığında elde edilecek minimum gelir; bağımsız bölümlerin satışından sağlanacak toplam  7l8.000.000TL hasılat olduğunu, bu hasılatın %30' u idare payına karşılık olup, toplam minimum idare payı 215.430.000TL, olduğunu, bu idare payının ödemesi daire ve alışveriş merkezinin satışlarından elde edilecek hasılat ile karşılanacağını, hasılatın 718.000.000TL' yi geçmesi durumunda idare payı % 32 üzerinden hesaplanacağını, projenin elde edilecek gelirinden arsa sahibi TOKİ minimum%30 maksimum %32 gelir alacakken, bunun dışında kalan payın adi ortaklığa bırakılması kararlaştırıldığını,  buna karşılık adi ortaklık ortakları, AVM hariç, sadece konut satışlarından 800.000.000TL gelir elde etmeyi hedeflediğini, adi ortaklık  satış ofisinde konut bağımsız bölümlerinin fiyatları da hedeflenen bu ciro bedeli üzerinden belirlendiğini, yine proje başlangıcında 298 adet rezidans dairesi ve bir Alışveriş Merkezi' nin oluşacak  proje maliyeti 275.000.000TL olarak hesap edilmiş, TOKİ' ye taahhüt edilen 215.430.000TL gelir ilave edildiğinde, adi ortaklığa projenin toplam maliyeti 215.430.000TL+275.000.000TL= 490.430.000TL olarak  hesaplandığını, buna göre ... projesinde, adi ortaklar hiç sermaye koymasa dahi sadece konut satışlarından elde edilen gelirlerle  adi ortaklığın 490.430.000TL tutarındaki tüm proje maliyetinin karşılanmasının mümkün olacağını,  konutlardan kalacak gelir yanı sıra AVM satışından elde edilecek gelirin de ortaklar arasında paylaştırılması sureti ile çok ciddi kazanç ve kar paylaşımı öngörüldüğünü,  Açıklanan  karşılığın gerçekleşmesinin ancak, projeye ve öngörülen maliyetlere uygun hizmet ve malzeme alımları ile yapılabileceği aşikar olduğunu, müvekkil ... inşaat sektördeki 50 yıllık tecrübesi sebebi ile, hangi metrajda, hangi işin ne fiyata yaptırılabileceğini çok iyi bilen bir firma olduğunu, bu sebeple müvekkil,mal ve hizmet alımları yapılırken, çeşitli firmalardan teklifler alınmasını, en uygun fiyatlı makul teklif ile sözleşme yapılmak sureti ile mal ve hizmet alımları gerçekleştirilmesini talep ettiğini,  İş bu sebeple adi ortaklık, proje başında çelik, dış cephe, elektrik, Mermer, peyzaj vs... işleri için teklifler alındığını, ancak ... firmasının başını çektiği adi ortaklık ortakları, tüm proje maliyetlerin planlanmasına adi ortaklığın kar elde etmek amacı ile kurulmasına rağmen, makul bir izahı olamayacak şekilde adi ortalığı zarara uğratacak hizmet ve mal alımları yapmaya, kendilerine ait firmalardan yahut kendilerine yakın firmalardan fiyat unsurunu gözetmeden hizmet ve mal alımları yapmak üzere sözleşme imzaladıkları görüldüğü, adi ortaklığın zararına olan bu eylemler karşısında müvekkil sessiz kalmamış, itirazlarını sıraladığını, yine proje inşaatına başlanmışken, hatta adi ortaklık satış ofisinde maketten konut satışları yapılmış iken, müvekkil haricindeki adi ortaklık ortaklan, haksız kazanç elde etmek adına hukuka aykın ve kaçak bir inşaat inşa etmeye başlayınca, müvekkil adi ortaklığı zarara sokacak davalı ...,...' nın bu işlem ve eylemlerine kaşı çıktığını,  davalıların başta kendi siyasi yandaşlarını ve kendilerini zenginleştirmek adına yaptıkları iş bu mal ve hizmet alımları, daha sonra adi ortaklığın içini boşaltmak, adi ortaklığı ve dolayısı  ile müvekkili borçlandırmak için davalıların gerçek olmayan mal ve hizmet alımlarına dönüştüğünü, gerçek olmayan demir çelik alımları yine davalıların kendi reklam şirketlerinden gerçek olmayan hizmet alımları, bunlara ilişkin faturalar özellikle incelenmesini istediğimiz belgeler arasında olduğunu, müvekkilin son derece rasyonel ve haklı itirazları karşısında, davalı ... adi ortaklık esas sözleşmesindeki, müvekkilin olumlu oyu olmadan l50.000TL üzerinde işlem yapılamaması yönündeki hükmü kendi aralarında toplanıp aldıkları yönetim kurulu kararları ve bu kararlara istinaden çıkarttıkları imza sirkülerleri ile ihlal ettiğini, söz konusu imza sirkülerleri ve çıkardıkları vekaletnameler ile, müvekkili saf dışı ederek kaçak inşaat yapma ve usulsüz mal alımlarına devam ettiklerini, davalıların iş bu hukuk tanımaz tutum ve davranışları karşısında müvekkil evvela yönetim yetkisini yeniden tesis etmek amacı ile huzurdaki yönetim kurulu kararlan ve bunlara bağlı çıkartılan imza sirkülerleri ve vekaletnamelerin iptali için davalar açıldığını,  ancak birleşen dosya içeriklerinden de anlaşılacağı üzere, davalılar hukuku dolanmak için, tedbiren imza sirkülerinin yürütmesinin durdurulması üzerine hemen aynı mahiyette yeni bir yönetim kurulu kararı alıp, yeni bir imza sirküleri çıkartarak yollarına devam etme yoluna gidildiğini,   inşaat sektöründe faaliyet gösteren herkesin bileceği üzere, imar kanunu ve kat mülkiyeti kanunu emredici düzenlemeleri sebebi ile, konut satışlarının yapılmasından sonra, tüm konut maliklerinin açık yazılı muvafakati alınmadan, tasdikli projenin tadil edilmesi mümkün olmadığını, buna karşılık davalı adi ortaklık ortakları ekonomik ve siyasi güçlerine güvenerek, konut maliklerinin tamamının yazılı muvafakatini almadan, projeye aykırı inşaat faaliyeti gerçekleştirmiş, Müvekkilinin tüm itiraz ve  uyarılarına rağmen, satışların yaptıkları konut ortak alanlarını kısıtlayıp, AVM' nin metrekaresini arttıracak biçimde kaçak inşaat yaptıklarını,  bunun üzerine de bir kısım konut malikleri ve kaçak inşaat ile ortaklığın zarar görmesini engellemek isteyen müvekkil, kat maliklerinin  tamamının muvafakatini  almadan yapılan proje tadilatları ve buna istinaden alınan tadilat ruhsatlarının  iptali için idare mahkemelerinde davalar açıldığını,  İmar Kanunu ve Kat Mülkiyeti Kanunun' un tüm kat maliklerinin muvafakati olmadan proje tadilatı yapılamayacağı ve buna istinaden ruhsat verilemeyeceği yönündeki  amir düzenlemesi karşısında idare mahkemesi dosyasında alınan bilirkişi raporları çerçevesinde davalıların kaçak inşaatı hukukileştirmek adına aldıkları tadilat ruhsatlarının evvela yürütmeleri durdurulmuş, daha  sonra da iptallerine karar verildiğini, ancak 15.07.2016 yılı öncesindeki siyasi konjektür ile, kendisini hukukun üzerinde gören, siyasetteki ve yargıdaki bağlantılarına  güvenen davalı adi ortaklık ortakları, mahkemenin verdiği kararları dolanmak adına sürekli ve ısrarlı bir biçimde yeni tadilat projeleri çizip, yeni tadilat ruhsatları almak sureti ile hukuku dolanmaya kalktıklarını,   son derece karlı bir proje olarak başlanan ... projesi, davalıların şaibeli mal ve hizmet alımları, kaçak inşaat yapmaktaki ısrarları sebebi ile, başta hesaplanan proje maliyetlerinin ve süresinin dışına çıktığını,  İş bu sebeple müvekkilin huzurda görülen davalardaki tazminat-alacak-hak taleplerinin ilk sebep ve gerekçesi, davalılarının şaibeli mal ve hizmet alımları,kaçak inşaat yapmaktaki ısrarları sebebi ile adi ortaklığa vermiş oldukları zarar, müvekkili mahrum bıraktıkları  kar olduğunu,  Müvekkilinin, davalıların hukuk tanımaz tavırlarına  karşı çıkması ve yasal yollara başvurması üzerine, davalılar iş bu sefer siyasi güçlerini de kullanmak sureti ile ,TOKİ' yi 28.06.2010 tarihli Arsa Satışı Karşılığı Gelir Paylaşımı Sözleşmesi' ne aykırı  davranmaya, sadece TOKİ ve müvekkile zarar verecek işlemler gerçekleştirmeye zorladığını,  adi ortaklığın kuruluşundaki amaç kar paylaşımı olduğunu,  TOKİ ile yapıları sözleşmede de, TOKi elde edilecek gelir tutarında pay aldığına göre, projedeki bağımsız bölümlerin en yüksek fiyattan, başta belirlenen adi ortaklık fiyat listesi üzerindeki fiyatlardan satılması, hem TOKİ hem de adi ortaklığın lehine bir durum olduğunu, TOKİ ile yapılan sözleşmede, konut satışlarının, ortaklık satış ofisinde, adi ortaklık tarafından belirlenen fiyatlar üzerinden, adi ortaklık tarafından yapılması kararlaştırıldığını,  Buna karşılık müvekkilin yargı sürecini başlatması üzerine, davalı adi ortaklık ortakları adi ortaklığı görünürde TOKI'ye olan borcunu ödeyemez duruma getirmek amacı ile satışları  durdurmuşlar, kaçak inşaat yapmak, kendilerini ve siyasi yandaşlarını  zengin etmeye yönelik usulsüz hizmet ve mal alımları yapmak için sermaye çağırmak yoluna gittiklerini,  Somut olayda müvekkil, başlangıçta ortaklığa 27.000.000TL sermaye koymasına ve bir kısım konut satışları yapılmasına rağmen, adi ortaklığın içini boşaltıp adi ortaklığın sermaye ve gelirlerini kendilerine yönelten adi ortaklık ortakları, sözde adi ortaklığın  TOKİ' ye borcunu ödeyemediği gerekçesi ile tamamen usulsüz  ve mesnetsiz yönetim kurulu kararları aldığını, iş bu sefer de müvekkili, ortaklığa sermaye koymamak ve yönetim yetkisini kötüye kullanmakla itham ettiklerini, mesnetsiz icra takipleri başlattıklarını ve peşisıra davalar açıldığını, somut olayda proje maliyeti 490.430.000TL hesaplanmış, müvekkil iş başında 27.000.000TL sermaye koymuş, projedeki konutlardan dahi en az 500.000.000TL gelir elde edilmişken,davalıların müvekkiline 60.000.000 TL eksik sermaye koyduğu iddiası ile yönlendirdiği karşı itirazın iptali davalarının da hukuk, akıl ve mantık ile izahı olmadığını,  somut olayda bir taraftan davalı adi ortaklık ortakları adi ortaklık sermayesini ve adi ortaklığın içerini, şaibeli mal ve hizmet alımları, kaçak inşaat inşası ile boşaltmakta(adi ortaklığın pasifini arttırmakta) iken, diğer taraftan adi ortaklığın gelir elde etmesini, borçlarını ödeyip kar elde etmesini de önlediklerini, müvekkili yapılan usulsüz satışların iptali, her halükarda oluşan zararların tazmini ve en son toplu halde yapılan devirler sebebi ile tedbir talepli olarak yapılan devirlerin iptali ile hakkının hissesi oranda tescili ve her halükarda tazmini talepleri ile aşağıda izah edeceğimiz asıl ve birleşen davaları  açmak zorunda kaldığını,  ... ile Beyoğlu ... Noterliğinin ... yevmiye numaralı ve 24.06.2010 tarihli adi ortaklık sözleşmesi hükümlerine göre son derece karlı bir inşaat projesi olan  ... projesini gerçekleştirmek, elde edilecek kardan %25 oranında pay almak için bir araya gelen, bu işe 27.000.000TL sermaye koyan müvekkil, davalıların 15.07.2016 tarihinde ortaya çıkan siyasi ve yargı bağlantıları  sebebi ile giriştikleri hukuka tamamen aykırı eylem ve işlemler neticesinde, ... projesindeki tüm haklarından mahrum edilmek istenmiş, ayrıca  müvekkilin koyduğu 27.000.000TL sermaye davalıların  ve yandaşlarının  kasasına girmesi yetmezmiş gibi, müvekkil sermaye borcunu yerine getirmediği iddiasına dayalı açılan karşı davalarla ile 60.000.000TL tutarında daha çok  borçlandırılmak istendiğini, ..., hem kaçak inşaat yapması hem de adi ortaklığın kasasına girecek satış bedellerini kendi kasasına koyması sebebi ile TOKİ' ye ödeme yapılamadığını, ... haksız biçimde elde ettiği geliri sanki kendisi TOKİ' ye kendi öz sermayesi ile borç ödemiş gibi müvekkile, rücuen tazminat davaları açtığını, ... Projesinin davalıların tüm kat maliklerinin izin ve muvafakatini almadan yaptıkları  proje değişiklikleri ve aldıkları tadilat ruhsatlarının iskanın idare mahkemesinde açılan davalar da verilen iptal kararları  reddedilip, davalıların kusurlu hareketleri neticesinde yüzölçümü ... Projesi' nin kaçak hale geldiği ve müvekkilin zarara uğradığını, dosyaya mübrez bir çok bilirkişi raporu ve mahkeme kararı ile sabittir. Taraflarca açılan davaların tamamı Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi' nin 2016/363 E. Sayılı dosyasında birleşerek görülmeye devam ettiğini, 21.08.2013 / 74 Sayılı Yönetim Kurulu Kararının iptali ve temsil yetkisinin kaldırılmasından itibaren Adi Ortaklık şirketinin gerçekleştirdiği işlemlerden ... Şirketinin sorumluluğunun bulunmadığının tespitini, yöneticilerin Ortaklığı verdiği zararların tespit ve tazmini, Tapu İptal ve tescilini,  adi Ortaklığın fesih ve tasfiyesi ile ...’nin payına düşen kazancın ödenmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen dava dosyaları;  -Bakıköy  6. Asliye Ticaret Mahkemesi' nin 2016/363 E. sayılı dosyası; ... İnşaat tarafından ... aleyhine  açılan,dava tarihi itibari ile davalılar adına kayıtlı  l8l adet residence dairesi ve bir adet  AVM ‘nin , %l7,5 oranındaki miktarının  davalılar adına olan tapu kaydının iptali ve ...  adına tescili davasıdır.-Bakırköy 13. Asliye Ticaret Mahkemesi' nin 20l4/11 E. sayılı dosyasında; 21.08.2013/74 tarih ve sayılı Adi Ortaklık Yönetim Kurulu kararının ve bu karara istinaden yetkilendirilen ; Bakırköy ....Noterliği  26.08.2013 tarih ve ... yevmiye numaralı imza sirkülerinin iptali davasıdır.Söz konusu dava ilk derece mahkemesi tarafından karara çıkmış akabinde temyiz edilerek Yargıtay 3.Hukuk Dairesi 2014/16529 Esas 2015/3667 Karar sayılı ilamı ile bozulmasına hüküm kurulmuştur. Hali hazırda Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi' nin 2016/363 E. sayılı dosyası üzerinden birleştirilmiştir.-Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/61 E. sayılı dosyası ile; 21.08.2013 tarih ve 74 numaralı yönetim kurulu kararının  iptali , 74 nolu yönetim kurulu kararı ve buna ilişkin yapılan işlemlerin tamamının iptali talep edilmiş , daha sonra Bakırköy 13. ATM 20l4/152 E. sayılı dosyası ile birleşmiştir.Bakırköy 6.Asliye Ticaret Mahkemesi' nin 20l4/89l E. sayılı dosyası; Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi' nin 2014/61 E. sayılı dosyasının davadaki tazminat talepleri konulu dosyadır. Bu dosya bilahare Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi' nin 20l5/7l5 E. sayılı dosyası ile birleştirilerek görülmeye devam edilmiştir.-Bakırköy  Ticaret Mahkemesi' nin 2016/1033 E. Sayılı  dosyası; 29.09.2016 tarih ve 88 numaralı yönetim kurulu  kararının iptali, ... Ortaklığının tasfiyesi davasıdır.Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi' nin 2015/7l5 E. sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir.-Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, nin 2018/83 E. Sayılı Dosyası; ... Şirketleri tarafından ... Şirketine açılan davanın konusu, ...’nin şirketin faaliyetlerini engelleyici tutum ve davranışları ve ...  projesini haksız ve hukuka aykırı eylemler sebebiyle zarara uğratıldığı gerekçelidir.-Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, nin 2015/82 E. sıyılı dosyası;  21.08.2013 / 74 Numaralı Yönteim Kurulu kararı ve akabinde çıkartılan imza sirküleri ile yetkilendirmenin, 24.10.20l4 tarih ve 82 Numaralı  Yönetim Kurulu Kararı ve bu  karara istinaden çıkartılan vekaletnamelerin iptali için dava açılmıştır. Dosya  Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi' nin 2015/715 E. sayılı dosyası ile birleştirilmiştir.Bakırköy  5.Asliye Ticaret_Mahkemesi’ nin 2015/751 E. sayılı dosyası;  24.10.2014 /82 Tarih ve sayılı Yönetim Kurulu kararı ve bu karara istinaden çıkartılan , İstanbul ....Noterliği' nin 27.10.2014 /27471 tarih ve yevmiye sayılı vekaletin iptali  için açılan dava Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/715 dosyası ile birleştirilmiştir.-İstanbul 4. Asliye  Ticaret Mahkemesi' nin 20l3/270 E.Sayılı  dosya; ... tarafından ... İnşaat aleyhine açılan, adi ortaklık sözleşmesi ile TOKİ' ye  ödenen bedele ilişkin tazminat davasıdır.Dosya Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 20l6/363 E. sayılı dosyası ile birleştirilmiştir.-İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi  2017/28_E. sayılı dosyası;  ... tarafından ... aleyhine açılan adi ortaklık sözleşmesi ile TOKİ' ye  ödenen bedele ilişkin talep edilen  tazminata istinaden itirazın iptali  davasıdır.Dosya Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 20l6/363 E. sayılı dosyası ile birleştirilmiştir. -İstanbul l8. Asliye Ticaret Mahkemesi  2014/814 E. sayılı dosyası;  ... tarafından  ...’a açılan , adi ortaklık sözleşmesi ile ...  tarafından TOKİ ‘ye ödenen bedele ilişkin rücuen tazminat alacağı-itirazın iptali davasıdır. Dosyanın Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi' nin 2016/363 E. sayılı dosyası ile birleştirilmiştir.-Bakırköy  l. Asliye Ticaret Mahkemesi' nin 2016 / 1224 E.Sayılı dosyası; TOKİ tarafından ... projesindeki 50 adet dairenin diğer davalılar  ... ya devredilmesi sebebi ile  ... tarafından açılan davadır. Bakırköy 6.Asliye Ticaret Mahkemesi' nin 2016/363  E. sayılı dosyası ile birleştirilmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonunda ; 1-Asıl ve Birleşen davaların arabuluculuk neticesinde anlaşma ile sonuçlanmış olması nedeniyle KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, Dosyada mübrez arabuluculuk anlaşma belgesinin karar eki sayılmasına, 2-Birleşen Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/715 dosyasında davacı olan ...(...) yönünden iş bu davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE, karar verilmiştir.Mahkemece verilen kararı, birleşen  2015/715 Esas sayılı   dosya davacısı  vekili   istinaf etmiştir.Birleşen dava dosyasındaki   davacı  vekilince verilen  istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkilinin %30 hissedarı bulunduğu ... ANONİM ŞİRKETİ'nin, dava dosyası  ve birleşen dosyalardaki hukuki ve ticari ihtilaf yumağının tartışıldığı dosyadan; 24.11.2022 günü, davacılar ve davalılar ile haricen yapılan bir kısım sulh protokolleri ile ve akabinde birleşen ve asıl davaların arabuluculuk neticesinde anlaşma ile sonuçlanmış olduğundan bahisle karar verildiğini, oysa birleşen dosyalardan olan, Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/715 E sayılı dosyada  davacı olan müvekkilinin , arabuluculuk görüşmelerine davet edilmediği gibi, hissedarı olduğu ... ANONİM ŞİRKETİ'nin bu denli yüz milyonlarca lira nitelikli bir hak ve alacağının tartışılıp sulh, uzlaşı ve arabulucu ile sonuçlanan ticari ve hukuki ihtilafın, dosya dışında taraflarca yapılan müzakereleri, uzlaşma şartları hakkında da; ne taraflarca ve ne de hissedarı olduğu şirket yönetimi ve yetkililerince hiç bir surette bilgilendirilmediğini, Ek İstinaf dilekçesinde ise ;  müvekkilin ihtiyari veya zaruri arabuluculukta hiçbir kabulü, beyanı, bilgisi olmamasına rağmen sanki varmış gibi, davadan feragat etmiş gibi, sulh ve uzlaşı sağlamış gibi hüküm kurularak üstüne üstlük kendisine aleyhe vekalet ücreti yüklendiği,  oysa müvekkilinin  ekte sundukları  Beşiktaş ... Noterliği 30.12.2022  tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesiyle dosyanın ilgililerine ve taraflarına ihtarname keşide etmiş, ilgi ihtarnamesinde görüleceği üzere dosya kapsamındaki uzlaşıdan, sulh protokolünden, arabuluculuk çözümlerinden bilgisi, rıza ve muvafakati  olmadığının anlaşıldığını, Diğer yandan davacı vekili yararına vekalet ücretine hükmedilmesine rağmen sanki müvekkilinin davası aleyhe sonuçlanmış gibi kendisi aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinin de  hukuka aykırı olduğu,oysa müvekkilinin  herhangi bir feragati, uzlaşı ve sulhu bulunmamasına karşılık dosya bakımından hatalı karar verildiği, müvekkilinin  ... A.Ş.  Adlı firmadaki %30 hissedar olması ve davada davacı olarak taraf bulunması karşısında taraf sıfatı ve hukuki menfaati olduğu halde verilen nihai kararda ve uzlaşı, sulh ve arabuluculukta kendisinin hiçbir surette bilgilendirilmemesi, taraf ve hukuki menfaat sahibi olarak iradesinin dosyaya konu davayı bitiren muamelelere sözleşme ve uzlaşı protokollerine arabuluculuk tutanaklarına yansıtılmaması, bilgi ve muvafakatinin alınmaması suretiyle  oluşturulan nihai kararın usul ve hukuka aykırı olduğu  ileri sürülerek,kaldırılması istenmiştir.HMK.nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan  inceleme  sonucunda;Davacının istinaf konusu ettiği ve  taraf olduğu ve birleşen   2015/715 Esas sayılı   dosyanın incelenmesinde ;DAVACILAR : 1- ... ve  ... ANONİM ŞİRKETİ tarafından DAVALILAR : ... TİCARET A.Ş.,... SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. , ... ANONİM ŞİRKETİ  ve  ... hakkında açılan davada ;Davacılar vekili tarafından sunulan 10/01/2014  tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalılar  ...,  ... ve ...  arasında TOKİ'ye ait ... ili, ... ilçesi, ... Mah., ... ada, 1 nolu parselin TOKİ ile yapılan arsa satışı karşılığı gelir paylaşımı esasına göre inşaatının yapılması sözleşmesine uygun olarak ... ortak girişimi unvanlı iş ortaklığı sözleşmesini 24.06.2010 tarihinde Beyoğlu ... Noterliği'nden ... yevmiye numarası ile tanzim edilerek BK anlamında adi ortaklık kurduklarını, adi ortaklığın kurulmasından 2 gün sonra TOKİ ile sözleşmeyi imzaladıklarını, sözleşme yapıldıktan sonra adi ortaklığın ... adıyla maruf inşaat projesini, inşaat ruhsatlarını alarak başladığını, inşaatın devam ettiğini, projenin tapudan inşaat ruhsatı da alındığını, adi ortaklık tarafları arasında iş ortaklığı sözleşmesinin 5. maddesi ile ortaklığa dört asil ve dört yedek üyeden oluşan bir yönetim kurulu oluşturulduğunu, yönetim kurulunun asil üyeleri marifetiyle de adi ortaklığı yönetilmesinin kararlaştırıldığını, asil ve yedek üyelerin belirlendiğini, 150.000,00.-TL'ye kadar olan işlerde çift imza ile, 150.000,00.-TL üzerindeki işler içinse üçlü imza olacağını, ilk zamanlarda her şeyin sözleşmeye uygun olarak gittiğini, son zamanlarda davalılardan ... ve ...'nın bir iş birliği içerisinde olduklarını, adi ortaklığı özensiz ve gelişigüzel ve herhangi bir araştırmaya ve incelemeye dayanmaksızın keyfi olarak yönetmeye başladıklarını, müvekkili ...  tüm itirazlarına rağmen şirketi zarara sokan işlemlere karar vermeye başladıklarını, müvekkillerini yönetim kurulundan dışladıklarını, ortaklığın tüm muamelelerini 150.000,00.-TL'den aşağı işlemlermiş gibi gösterip yapmaya başladıklarını, müvekkillerinin yönetim kurulundan çıkarılması için 28.03.2013 günü sözleşmenin 5. maddesinin değiştirilmesi için toplantı yapılacağını, toplantıda müvekkilinin asil üyelikten çıkarıldığını, davalıların adi ortaklık sözleşmesinin 5. maddesini ortaklar kurulunun oy çokluğu ile değiştiremeyeceklerini, adi ortaklıkta ortaklığın kararlarının BK'nun 624. Maddesinde düzenlendiğini, toplantıda alınan 74 nolu kararı Büyükçekmece ... Noterliğinden tasdik edildiğini ve Bakırköy .... Noterliğince müvekkillerini idaresinden çıkarttıklarını, oy çokluğu ile alınan Bakırköy ... Noterliği'nin 26.08.2013 tarih, ... yevmiye nolu imza sirkülerinin kanuna aykırı, yok hükmünde ve de sahte beyanlarla düzenlendiğini,  ... kendisine imzaya gelmemesi üzerine araştırma içine girdiğini ve davalılara ve notere Kadıköy ... Noterliği'nin 28.11.2013 tarih, ... yevmiye nolu ihtarnameyi gönderdiğini, davalılar ihtara karşılık vermediklerini bu nedenlerle Taraflar arasında kurulu bulunan ... adi ortaklığının şirketin temsilinin düzenlendiğini 5. maddesinin ortaklar kurulunun 21.08.2013 tarihinde 74 sayılı oy birliği ile olmayıp, 3/4 oy çokluğu ile almış olduğu ortaklar kurul kararıyla değiştirilmesinin ve bu değişiklikle davacı şirketin ve temsilcilerinin imza sirkülerinden BK.'nun 624. Maddesine ve oy çokluğu ile denerek sahte beyanla Bakırköy ... Noterliğinden düzenletilen 26.08.2013 tarih, ... yevmiye nolu adi ortaklığa ait imza sirkülerinin gösterilen sebeplerle iptaline, adi ortaklığın temsilinin eskisi gibi ortaklık sözleşmesinin 5. maddesi doğrultusunda davacı şirketin asil üye temsilcisinin imzasının bulunması suretiyle temsil edileceğinin tespitine, bu şekilde çıkarılacak imza sirküleri ile şirketin temsil ve idare edilmesine, öncelikle ihtiyati tedbir kararı verilmek suretiyle davalıların çıkarttıkları dava konusu Bakırköy ... Noterliğinden düzenlenen 26.08.2013 tarih, ... yevmiye nolu imza sirkülerinin uygulanmasının bu imza sirkülerine göre işlem yapılmasını kararın kesinleşmesine değin durdurulmasına, mahkemece bu şekilde bir tedbir kararı uygun bulunmadığı takdirde verilecek ihtiyati tedbir kararıyla adi ortaklığın temsil ve idaresinin bir kayyım heyetine bırakılmasına, keza bu şekilde bir tedbir kararı uygun bulunmadığında ise adi ortaklığın idaresinin ve temsilinin ve de adi ortaklığın ve ortakların zarara uğramalarını engellemek için ihtiyati tedbir kararı verilerek adi ortaklığa denetim kayyımı atanmasına karar  verilmesi istenmiştir.Sözkonusu dava dosyası,aynı   mahkemenin  2016/363 Esas sayılı dosyası ile arasında fiili ve hukuki irtibat bulunduğu anlaşıldığından  bu dosya ile BİRLEŞTİRİLMESİNE karar verilmiştir.(Bu dosya ile de yukarıda açıklanan bir kısım dava dosyaları birleştirilmiştir) Dosyadaki bilgi ve belgelere göre ; ... İli,... İlçesi,... Mahallesi,...  Sokak adresindeki ... pafta ,... ada, ... parsel sayılı yerde 42.245,66 m2 alanlı arsada ... A.Ş , ... Ltd. Şti ,... Ltd. Şti. Adi Ortaklığı ile TOKİ arasında 28.06.2010 tarihinde \" Arsa Satış Karşılığı Gelir Paylaşımı \" sözleşmesi yapıldığı;Arsa üzerinde 64.367,03 m2 yüzölçümlü 298 adet rezidans daire,48.258,14 me yüzölçümlü bir alış veriş merkezi,165.069,39 m2 yüzölçümlü ortak alan olmak üzere toplam 277,694,56m2 yüzölçümlü ... PROJESİ nin gerçekleştirilmesi,elde edilen karın paylaşılması amacı ile adi ortaklık Kurulduğu anlaşılmıştır.Mahkemece ; Birleşen Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/715 dosyasında davacı olan ...(...) dışındaki dosyada taraf olan tüm davacı ve davalıların katılımı ile arabuluculuk sürecinin başlatıldığı ve dosyaya sunulan arabuluculuk anlaşma tutanağı uyarınca tarafların iş bu dosya ve birleşen davalara konu tüm uyuşmazlıklar noktasında anlaşmışlardır. Bu sebeple asıl ve birleşen davaların arabuluculuk neticesinde anlaşma ile sonuçlanmış olması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına  karar verilmiştir.İstinaf eden dava dosyasında davacı olan ...'in adi ortaklık tarafı olmadığı gibi , adi ortaklığın tarafı olan  şirketlerde temsilci olma sıfatının da bulunmadığı,bu sebeple arabuluculuk görüşmelerine davet edilmemesinde usul ve hukuka aykırılık bulunmadığı, bu yönlere ilişkin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.Mahkeme kararının gerekçesinde açıklandığı üzere  birleşen  2015/ 715 esas sayılı dosya yönünden ;yukarıda da açıklandığı üzere , davacı ..., adi ortaklığın ortakları arasında yer almadığından, bu davanın konusunu oluşturan ,adi ortaklığa kayyım atanması vs talepler yönünden davayı açmakta aktif dava ehliyeti bulunmadığı,  birleşen davanın aktif dava ehliyeti yokluğundan usulden reddine karar verilmesinde de usul ve hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır.Bu sebeplerle yerinde görülmeyen istinaf talebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle;Birleşen dosya davacısı ...( ...) 'in istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,Alınması gereken 269,85 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 189,15 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, İstinaf   giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 05/12/2023 </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"aa201ae324d03753","SID":"2465bf3dac29c70c"}}