{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2021/1136 - 2023/890<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t: 2021/1136 <br>KARAR NO\t: 2023/890<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br>BAŞKAN\t\t:<br>ÜYE\t\t: <br>ÜYE \t\t: <br>KATİP\t\t: <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 02/03/2021<br>NUMARASI\t\t: 2015/319 Esas 2021/114 Karar<br><br>DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t: <br>\t  <br>DAVALILAR\t: <br>VEKİLİ\t: <br><br>DAVANIN KONUSU\t: Trafik Kazası Nedeniyle Maddi ve Manevi Tazminat<br>KARAR TARİHİ\t: 16/11/2023<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 15/12/2023<br>\tİlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ile davalılar ... ve ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili, 24.04.2015 tarihinde davalı ... adına kayıtlı olup davalı ...'in idaresindeki, davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı ...plakalı aracın yaya konumunda bulunan davacı ...’e çarparak ağır şekilde yaralanmasına neden olduğunu, ...plakalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğunu, davacının sakat kaldığını, tedavi masrafı yaptığını ve davalıların sorumlu olduğunu, davacının güvenlik görevlisi olarak çalıştığını ve kazadan sonra işe gidemediğini, sürekli ve geçici iş göremezlik nedeniyle uğradığı zararların ve manevi zararın tazmini gerektiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla tedavi giderleri, geçici ve sürekli iş göremezlik  sonucu davacının uğramış olduğu maddi zararlardan dolayı 500,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 500,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 500,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 1.500,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilmesine, 40.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılar ... ve ...'ten tahsiline karar verilmesini istemiş, yargılama sırısanda geçici iş göremezlik talebini 13.053,65 TL, sürekli iş göremezlik talebini 107.874,12 TL olarak ıslah etmiştir.  <br>\tDavalı sigorta şirketi vekili, davalı sigorta şirketini sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, manevi tazminatın poliçe kapsamında olmadığını, sigortalının kazanın meydana gelmesinde kusurunun olmadığını, davacının sürekli sakatlığının Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulundan alınacak rapor ile ispat edilmesi gerektiğini, tedavi giderleri ve geçici iş göremezlik tazminatından sorumlulukları bulunmadığını, müterafık kusurun hesaplanacak tazminattan düşülmesi gerektiğini, davalı sigorta şirketinin dava tarihinden itibaren yasal faizle sorumlu olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. <br>\tDavalılar ... ve ... vekili, sağlık giderlerinden sorumlu olmadıklarını, aracın davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olduğunu, maddi tazminat açısından husumet yöneltilmesinin doğru olmadığını, kusur oranlarının tespiti için Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiğini, kazanın davacının dikkatsiz bir biçimde yaya olarak seyretmesi nedeniyle meydana geldiğini, manevi tazminat tutarı belirlenirken tarafların sosyal ve ekonomik durumunun araştırılması gerektiğini, müterafik kusurun nazara alınması gerektiğini, talep edilen manevi tazminatın fahiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, davanın trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olduğu, Adli Tıp Kurumu 2.İhtisas Kurulunun 10/07/2019 tarihli raporu uyarınca davacının Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri uyarınca % 15 oranında meslekte kazanma gücünü kaybettiği, 18 ay süreyle iş göremez halde kaldığının belirlendiği, Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesinin 14/11/2019 tarihli raporunda kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün % 50 oranında, davacının % 50 oranında kusurlu olduklarının belirlendiği, 16/01/2020 tarihli aktüer bilirkişi raporundaki tespit ve hesaplamalar esas alınarak geçici iş göremezlik ve sürekli iş göremezlik tazminatına hükmedilmesi gerektiği, davacının tedavi giderine ilişkin talebinin doktor bilirkişi tarafından belirlendiği, manevi tazminat talebi yönünden ise maluliyet raporu, kusur durumu, tarafların sosyal ve ekonomik durumu nazara alınarak davanın kısmen kabulü ile, 13.053,65 TL geçici iş göremezlik, 107.874,12 TL sürekli iş göremezlik, 359,00 TL ulaşım ve tedavi gideri tazminatının kaza tarihi olan 24/04/2015 tarihinden itibaren (davalı sigorta şirketi açısından dava tarihi olan 02/06/2015 tarihinden itibaren) işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsiline, 10.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 24/04/2015 tarihinden itibaren  işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılar ... ve ...'den tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili ile davalılar ... ve ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili istinaf başvurusunda, mahkemece hüküm altına alınan manevi tazminat tutarının oldukça düşük olduğunu, hakkaniyeti sağlamadığını, trafik kazası sonucunda davacının ağır şekilde yaralandığını, tedavisinin uzun sürdüğünü, davacının elini dilediği gibi kullanamadığını, manevi tazminat tutarı belirlenirken insan yaşamının kutsallığına ve sağlıklı yaşam hakkı çerçevesinde bütün bunların gözetilmesi gerektiğini ileri sürerek istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>\tDavalılar ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde, sağlık hizmet bedellerinin SGK tarafından karşılanması gerektiğini, yapıldığı belirtilen giderlerin belge ve makbuzlarının ibraz edilmediğini, kazada sorumlulukları bulunmadığını, hüküm altına alınan manevi tazminat tutarının çok yüksek olduğunu, davacının kaza esnasında kulaklıkla dikkatsiz bir şekilde yaya olarak seyrettiğini, davacının kaza esnasında dikkatsiz davranışta bulunduğunun sabit olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>\t6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;<br>\tDava, trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.<br>\tDavacı vekili, 24/04/2015 tarihinde davalı ... adına kayıtlı olup davalı  ...'in idaresinde olan ve davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı aracın yaya konumunda olan davacıya çarparak maluliyetine neden olduğunu ileri sürerek geçici iş göremezlik tazminatı, sürekli iş göremezlik tazminatı, tedavi gideri ve manevi tazminat isteminde bulunmuş, mahkemece davanın kısmen kabulüne ilişkin karara karşı davacı vekili ve davalılar ... ve ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>\t 6098 sayılı TBK'nin 49. maddesinde de “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.” şeklindeki düzenleme ile haksız filin bir türü olan trafik kazasından kaynaklanan tazminat davalarında, zarar veren taraf, kusuru oranında, zarar görenin gerçek zararından sorumludur. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun İşletenin Hukuki Sorumluluğu başlıklı 85.maddesinde işletenin sorumlu olduğu zararlar belirlenmiş, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar\" denilmiştir.<br>\tSomut olayda 24/04/2015 tarihinde davalı ... adına kayıtlı olup davalı  ...'in idaresinde olan ve davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı aracın yaya konumunda olan davacıya çarparak davacının Adli Tıp Kurumu 2.İhtisas Kurulunun 10/07/2019 tarihli raporuna Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri uyarınca % 15 oranında meslekte kazanma gücünü kaybetmesine, 18 ay süreyle iş göremez halde kalmasına neden olduğu,  davacının maluliyetine ilişkin raporun kaza tarihi itibariyle Yargıtay uygulamalarına uygun olarak düzenlenmiş olduğu, Ankara 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/800 Esas, 2018/166 Karar sayılı ceza davasında davalı sürücünün taksirle yaralanmaya neden olma suçundan cezalandırılmasına karar verildiği ve kararın 14/02/2019 tarihinde kesinleştiği, Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesinin 14/11/2019 tarihli raporunda kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün % 50 oranında, davacının % 50 oranında kusurlu olduklarının belirlendiği, hükme esas alınan kusur raporunun kaza tespit tutanağı, kazanın meydana geliş şekli ve ceza yargılamasında alınan kusur raporu ile uyumlu olup hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmadığı, aktüer bilirkişi raporunda kullanılan hesaplama yönteminin istinaf gerekçeleri ve istinafa başvuran taraf lehine olması nedeniyle davalı aleyhine değerlendirme yapılamamasına göre davalılar ... ve ... vekilinin istinaf  sebelerinin reddine karar verilmiştir. <br>\tDavacı vekilinin manevi tazminata ilişkin hükme yönelik istinaf başvurusuna gelince,  bilindiği üzere 6098 TBK'nın 56/1. maddesinde “Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verir.” hükmüne, aynı Kanun'un 51.maddesinde “Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.” hükmüne yer verilmiştir. Buna göre hâkimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 tarihli ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hâkim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminatın miktarı bir taraf için zenginleşme aracı, diğer taraf için de yıkım olmamalıdır. Manevi tazminatın miktarının belirlemesinde her olaya göre değişen özel hal ve şartlar gözetilmelidir. Hâkimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir etmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK 23/06/2004, 13/291-370)\t<br>\tSomut olay yukarıda açıklanan Kanun hükümleri ve ilkeler doğrultusunda değerlendirildiğinde, davalı ... adına kayıtlı olup davalı sürücü ...'in idaresindeki araç ile davacıya çarparak yaralanmasına sebebiyet verdiği kazanın 24/04/2015 tarihinde meydana geldiği, kaza nedeniyle davacıda sol ön kolda krepitasyon, şekil bozukluğu, ön kol çift kırığı meydana geldiği, davacıda meydana gelen ve Adli Tıp Kurumu 2.İhtisas Kurulunun 10/07/2019 tarihli raporunda açıklanan yaralanmanın niteliği, mululiyet oranı, kaza sonrasında yaralanma nedeniyle gördüğü tedavi sürecinin içeriği ve süresi, meydana gelen zararın ağırlığı, kusur durumu, tarafların sosyal ve ekonomik durumu ile kaza tarihindeki (2015) paranın alım gücü toplanan tüm delillerle birlikte değerlendirildiğinde belirlenen manevi tazminat miktarının hak ve nesafet kuralları çerçevesinde daha yüksek olması  gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak davacı vekilinin manevi tazminata yönelik  istinaf başvurusunun kabulü ile 20.000,00 TL. manevi tazminatın davalılar ... ve ...'den tahsiline karar vermek gerekmiştir. <br>\tAçıklanan nedenlerle  davalılar ... ve ...'in istinaf başvuru sebepleri yerinde görülmediğinden reddine, ancak davacı vekilinin istinaf başvurusu kabul edilmekle vekalet ücreti düzeltileceğinden davalılar yönünden de istinaf başvurusunun bu nedenle kabulü gerektiğinden davalılar vekili ve davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile  ilk derece mahkemesi kararının açıklanan nedenle kaldırılmasına ve HMK.nın 353/1.b.2. maddesi gereğince yeniden esas hakkında aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM \t\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>\tI-) Davacı vekili ve davalılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA,<br>\t6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1.b.2 maddesi gereğince YENİDEN ESAS HAKKINDA HÜKÜM KURULMASINA, <br>\tBuna göre; <br>\t1-Davanın KISMEN KABULÜNE,\t<br>\t13.053,65 TL geçici iş göremezlik, 107.874,12 TL sürekli iş göremezlik, 359,00 TL ulaşım ve tedavi gideri tazminatının kaza tarihi olan 24/04/2015 tarihinden itibaren (davalı sigorta şirketi açısından dava tarihi olan 02/06/2015 tarihinden itibaren) işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsiline, <br>\t20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 24/04/2015 tarihinden itibaren  işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılar ... ve ...'den tahsiline, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE<br>2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince, alınması gereken 8.285,10 TL nispi karar ve ilam harcından, peşin alınan 141,75 TL peşin ve 1.929,52 TL tamamlama harcı toplamı 2.071,27 TL'nin mahsubu ile noksan olan 6.213,83 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye irad kaydına, <br>3-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince, alınması gereken 1.366,20 TL nispi karar ve ilam harcının  davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye irad kaydına, <br>4-Davacı vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte bulunan AAÜT gereğince maddi tazminat yönünden kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 15.472,24  TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, <br>5-Davalılar vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte bulunan AAÜT gereğince maddi tazminat yönünden reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 141,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine, <br>6-Davacı vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte bulunan AAÜT gereğince manevi tazminat yönünden kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 17.900,00  TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, <br>7-Davalılar ... ve ... vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte bulunan AAÜT gereğince manevi tazminat yönünden reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılar  ... ve ...'e verilmesine, <br>8-Davacı tarafça yatırılan 27,70 TL Başvurma, 141,75 TL Peşin ve 1.929,52 TL tamamlama harç toplamı 2.098,97 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, <br>9-Davacı tarafından yapılan 471,50 TL dosya/tebligat/müzekkere masrafı, 1.100,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.571,50 TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre hesaplanan 1.569,68 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,<br>10-Davalılar ... ve ... tarafından yapılan 50,00 TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre hesaplanan 37,50 TL davacıdan alınarak, davalılar  ... ve ... verilmesine,<br>\tII-) İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN,<br>\t 1- Davacı  ve davalılar tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilgilisine iadesine,<br>\t2- Kullanılmayan gider avansının 6100 sayılı HMK’nin 333. maddesi uyarınca ilgililerine iadesine, <br>\t3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapıldığı anlaşılan 38,50 TL posta gideri ve 162,10 TL başvurma harcının davalılar ... ve ...'ten tahsil edilerek davacıya ödenmesine,<br>\t4- 6100 sayılı HMK'nin 359/3. maddesi uyarınca karar tebliği, harç mahsup, iade ve tahsil işlemlerinin ilk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 16.11.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br><br>Başkan <br> <br>Üye <br><br>Üye <br> <br>Katip <br><br>      * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"040712f35f4858ec","SID":"72b3871e3cf0036d"}}