{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>13. HUKUK DAİRESİ <br>DOSYA NO: 2021/1090 <br>KARAR NO\t: 2023/1825 <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A <br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I <br>İNCELENEN KARARI VEREN <br>MAHKEME  : İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ : 16/02/2021 <br>DOSYA NUMARASI : 2016/1220 Esas 2021/157 Karar <br>DAVA: Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) <br>KARAR TARİHİ : 23/11/2023 <br>İlk Derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: <br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirket ile aralarında bayilik sözleşmesi ile bu sözleşmenin eki niteliğinde bir kısım belgeler imzalandığını, davacı şirketin bayiliğini yapma yetkisi tanındığını, davalı şirketin yükümlü olduğu borçlarının faturalarını ödememesinden kaynaklandığını, davalı ile 2011 yılından beri ticari ilişki içerisinde olduklarını, taraflar arasında bayilik sözleşmesi uyarınca Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlendiği bağlamda cari hesap alacağının oluştuğunu, alacağın teminat altına alınmamış olması ve davacı şirketin iyi niyetli çabalarına rağmen davalı şirketin borcunu ödemediğini, davalı borçlu şirketin mallarını kaçırmasından endişe edilmesinden dolayı borçlu şirketin menkul, gayrimenkul ve üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine ihtiyaten tedbir konulmasına karar verilmesini istediklerini belirterek müvekkil şirketin dava tarihi itibariyle 499.001,70 TL tutarındaki asıl alacağın ve asıl alacağa uygulanacak ticari avans faizinin hesaplanarak hüküm altına alınmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı  vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının cari hesap nedeniyle alacaklı olduğunu iddia ettiği davasının haksız ve yersiz olduğunu, müvekkilinin sözleşme ve protokoller çerçevesinde davacının bayiliğini yapmış olduğunu, davacı adına yaptığı satışlara ve verdiği hizmetlere karşılık prim alacağı tahakkuk ettirildiğini, davacının, müvekkilinin prim sistematiğine uygun olarak hak ettiği iş ve işlemlere ilişkin faturaları cari hesaba işlemediğini, müvekkilinin yaptığı işe ve işlemlere karşılık kestiği ve davacıya tebliğ ettiği 2011 yılına ait 326.887,39 TL yılına ait 3.602,39 TL faturaların davacı tarafından hesaba işlemediğini, bu tutarların cari hesapta davacının borcuna eklenmesi gerektiğini, davacının toplam 708.044,50 TL ceza faturası kesmesi ve cari hesaba eklenmesi için ortada hiçbir haklı sebep olmadığını, cari hesapta davacının müvekkile bir takim ödemeler yaptığına ilişkin kayıtlar bulunduğunu belirterek davanın reddine, mahkeme masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 16/02/2021 tarih ve 2016/1220 Esas- 2021/157 Karar sayılı kararı ile; \" Dava taraflar arasındaki cari hesap ilişkisi kapsamında davacının alacaklı olup olmadığına dair bir alacak davasıdır. Mahkememizce tarafların dilekçelerinde talep ettikleri tüm deliller toplanmış olup dosya kapsamında inceleme yapılabilmesi için dosyanın bir mali müşavir bir sözleşme alanında nitelikli hesaplamalar uzmanı ve bir pazarlama uzmanı bilirkişiden oluşan heyetten rapor alınmıştır. Yapılan incelemede davacı taraf ticari defter ve kayıtlarını incelemeye ibraz etmişse de davalı taraf ibraz etmemiştir. Davacı taraf kendi ticari defter ve kayıtlarında 499.001,70TL alacaklı olarak görünmektedir ancak tutarı oluşturan 26 Adet faturanın konusu olan zarar bedeli, ceza bedeli, prim iadesi gibi fatura açıklamalarının dayanakları ile haklılığı noktasında ortaya herhangi bir delil koyulamamıştır. Zira taraflar arasında bu açıklamaları içerir faturaların kesilmesi için herhangi bir anlaşma ve benzeri delil yoktur. Bu nedenle davacı taraf alacaklı olarak göründüğü tutarın dayanağını ispatlayamamıştır. Bu aşamada davacı taraf dava dilekçesinde yemin deliline dayanmışsa da vekaletnamesinde yemin deliline dayanabilmesi adına bir yetkilendirme olmadığı görülerek mahkememizce 04/12/2019 tarihli oturumda (1) ve (2) numaralı ara kararlar ile bu eksikliğin giderilmesi adına tarafa süre verilmiştir. Ancak ne yeni vekaletname sunulmuş ne de davacı şirket tarafından bu kapsamda beyanda bulunulmuştur. Bu nedenle davacı taraf yemin deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılarak yargılamaya devam olunmuştur. İzah olunan gerekçeler ile davacının davasının ispatlanamadığı anlaşılarak davanın esastan reddine dair karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. \" gerekçeleri ile; <br>\" 1-İspatlanamayan davanın reddine, ... \" karar verilmiş ve verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesine özetle; Müvekkil şirket tarafından, taraflar arasındaki Sözleşme ilişkisinden kaynaklı alacak sebebiyle, yerel mahkeme nezdinde yukarıda esas numarası bulunan dosya üzerinden dava ikame edilmiş olup, yerel mahkemece 16.02.2021 tarihinde davanın reddine karar verildiğini, ancak İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/1220 Esas- 2021/157 Karar sayılı dosyası üzerinden vermiş olduğu 16.02.2021 tarihli kararın usul ve yasaya aykırı olup ilgili kararın kaldırılmasını ve esas hakkında inceleme yapılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep ettiklerini, İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sırasında davanın, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu' nun 222. maddesi kapsamında ispatlanmış olup, ilk derece mahkemesinin ispatlanamayan davanın reddine karar vermesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde ikame etmiş oldukları dava ile müvekkil şirket ile davalı bayi arasında imzalanan bayilik Sözleşmesi doğrultusunda tarafların 2011 yılından beridir bir ticari ilişki içinde olduklarının belirtildiğini, bu ticari ilişki kapsamında yürütülen faaliyetler noktasında ise taraflar arasında bir cari hesap ilişkisi kapsamında yürütülen faaliyetler noktasında ise taraflar arasında bir cari hesap ilişkisinin var olduğunun iddia edildiğini ve bu cari hesap ilişkisi doğrultusunda da müvekkil şirketin, davalı şirketten 499.007,70-TL cari hesap alacağı bulunduğu iddiasıyla, bu bedelin ve bu bedele işlemiş faiz miktarının ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı şirketten tahsil edilmesinin talep ve dava edildiğini, İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin yapmış olduğu yargılama sonucunda vermiş olduğu 16.02.2021 tarihli kararında; dosyaya ibraz etmiş oldukları ticari defterleri uyarınca müvekkil şirketin davalı şirketten 499.001,70-TL alacaklı göründüğünü ancak bu alacağı oluşturan 26 Adet faturanın konusu olan zarar bedeli, ceza bedeli, prim iadesi gibi fatura açıklamalarının dayanakları ile haklılığı noktasında ortaya herhangi bir delilin sunulmamış olması gerekçesiyle ispatlanamadığına kanaat getirdiğini, ancak ilk derece mahkemesince yapılan bu değerlendirmenin eksik ve hatalı nitelikte olduğunu, zira yargılama sürecinde de dosyaya sunmuş oldukları beyan dilekçelerinde belirtmiş oldukları ve aslında ilk derece mahkemesince de gerekçeli kararda tespit edilmiş olduğu üzere, dosyada yapılan bilirkişi incelmesinde yalnızca müvekkil şirketlerin ticari defter ve kayıtlarının dosyaya sunulduğunu, davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarını kendisine yapılan tebligat ve kesin süre içerisinde dosyaya ibraz etmemiş olduğunu, bu sebeple 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu' nun 222. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, müvekkil şirketin ticari defter ve kayıtlarının sahibi lehine delil olarak kabul edilmesi gerektiğini, ilgili maddenin; “İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.” şeklinde düzenlenmiş olduğunu, Somut uyuşmazlık açısından ise davalı taraf tacir olması ile birlikte, kendisine yapılan tebligata rağmen ve verilen kesin süre içerisinde ticari defter ve kayıtlarını ibraz etmediğinden ve müvekkil şirket kayıtları uyarınca tespit edilen alacağın aksini ispat edecek herhangi bir senet veya kesin delil dosyaya sunmadığından, müvekkil şirketin ticari defter ve kayıtları doğrultusunda alacağının varlığının ispatlandığı kabul edilip bu yönde karar verilmesi gerektiğini, Yargıtay 15. Hukuk Dairesi’nin 2016/4087 Esas, 2017/261 Karar ve 23.01.2017 tarihinde vermiş olduğu kararla; “Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. madde gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'ndaki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır. Yukarıda yapılan açıklama ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde; mahkemece taraflara ticari defterlerini sunmaları için süre verilmiş olup davacı defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu alınan bilirkişi raporu ile talep edilen alacağın varlığı kanıtlanmıştır. Davalı defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının HMK 222. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine engel olduğundan sunulmayan ticari defterlerinde de davacının alacaklı olduğuna dair kayıtların mevcut olduğu halde sunulmadığının ve bunun sonucunda da davacı incelenen defter kayıtlarının davacı lehine delil oluşturduğunun kabulü gerekir. Bu durumda ticari defter kayıtları ile alacağın varlığı ispatlandığı halde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.” şeklinde hüküm kurmuş olduğunu, Bu sebeple ve İlk Derece Mahkemesi yargılaması sırasında müvekkil şirketin ticari defter ve kayıtları dosyaya sunulmuş olduğundan ve incelenen defter kayıtlarına göre müvekkil şirketin davalı tarafından alacaklı konumda olduğu, davalı tarafından da ibraz edilmeyen ticari defter ve kayıtlar gözetildiğinde, davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi uyarınca ispatlanmış olduğunu, bu sebeple de yemin deliline dayanmamış olduklarını, İlk derece mahkemesi tarafından müvekkil şirketin cari hesapla tespit edilen alacağının dayanakları ve haklılığı hususunda yeterli delil sunulmadığı tespitinin hatalı olup, alacaklara ilişkin tüm delillerin dosyada mübrez olduğunu, İlk Derece Mahkemesince 16.02.2021 tarihli gerekçeli kararda yapılan değerlendirmenin ise hatalı olduğunu, müvekkil şirketin ticari defter ve kayıtlarını dosyaya ibraz etmesi karşısında tacir olan davalının bu belgeleri ibrazdan kaçınmış olmasının müvekkil şirket ticari defter ve kayıtlarının sahibi lehine delil olması sonucunu doğurduğunu ve davanın bu noktada ispatlanmış olduğunu, ilk derece mahkemesi tarafından gerekçeli kararda yapılmış olan; “Zira taraflar arasında bu açıklamalarını içerir faturaların kesilmesi herhangi bir anlaşma ve benzeri delil yoktur” şeklindeki değerlendirmenin de isabetsiz olduğunu, Davaya sunmuş oldukları deliller incelendiğinde dava konusu alacağın temelini oluşturan, taraflar arasında imzalanmış sözleşmenin eki niteliğindeki ceza ve prim sistematiği belgeleri incelendiğinde, müvekkil şirketin davalı yandan olan alacağına temel teşkil edecek nitelikteki bilgilere ulaşılacağını, müvekkil şirket ve bayilerin çalışma usulleri düşünüldüğünde kendileri ile karşılıklı olarak imzalanan sözleşmelerde yüklenen yükümlülükleri, usule uygun şekilde yerine getirmelerinin bekleneceğini, bu yükümlülükleri usulüne uygun şekilde yerine getirdikleri takdirde kazanç sağlayacaklarını, yasaklı ihlal hallerinin ceza sistematiği ile hak kazanacakları primlere ilişkin kuralların ise prim sistematiği ile kendilerine sözleşme eki olarak iletilmekte ve karşılıklı mutabakata varılmakta olduğunu, davacı bayiye kesilen gerek ceza gerek prim konularına ilişkin faturaların dayanaklarının da bu evraklar olduğunu, ancak bu hususun da ilk derece mahkemesinin gerekçeli kararında gözden kaçırılmış olduğunu, hiçbir kabul anlamına gelmemek kaydıyla ve davalı tarafın ticari defterlerini ibraz etmemiş olması sebebiyle alacaklarının ispatlandığına ilişkin savunmalarını tekrarla, dosyada mevcut bilirkişi raporunun tanziminde, alacağın kaynağı noktasında değerlendirme yapabilecek bir uzmanın da bilirkişi heyetine dahil edilmediğini, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sırasında alınan bila tarihli bilirkişi raporu incelendiğinde, bilirkişi heyetinin mali müşavir, pazarlama halkla ilişkiler uzmanı ve sözleşme uzmanı bilirkişilerden oluşturulduğunun görüleceğini, ancak müvekkil şirket tarafından davalı tarafa, taraflar arasındaki sözleşmenin eki niteliğindeki belgeler kapsamında tahakkuk ettirilen ceza faturalarının incelemesinin daha teknik bir incelemeyi gerektirip, incelemenin telekomünikasyon uzmanı sektör bilirkişinin de dahil olduğu bir bilirkişi heyeti tarafından yapılması gerektiğini, müvekkil şirket ile davalı bayi arasında imzalanan bayilik sözleşmesi ve ekleri nitelikleri itibariyle sui generis yapıda olduğundan, bu sözleşme kapsamında yapılabilecek değerlendirmelerin de telekomünikasyon alanında uzman sektör bilirkişisi tarafından yapılması gerektiğini ve bu inceleme doğrultusunda bir bilirkişi raporunun hazırlanması gerektiğini, bu kapsamda telekomünikasyon uzmanı sektör bilirkişisinin dahil edilmediği bilirkişi heyetinden alınan rapor da eksik inceleme niteliğinde olduğundan, bila tarihli bilirkişi raporunun da İlk Derece Mahkemesinin kararına dayanak olması hususunun usul ve yasaya aykırı nitelikte olup, bu yönüyle de İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılması gerektiğini, Bu sebeplerle İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin  16.02.2021 tarih ve 2016/1220 Esas- 2021/157 Karar  sayılı kararının istinaf incelemesi ile kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini beyanla; Açıklanan ve re'sen dikkate alınacak nedenlerle; - İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 16.02.2021 tarih ve 2016/1220 Esas - 2021/157 Karar sayılı kararının istinaf incelemesi ile kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini, - Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; taraflar arasında akdedilen ... A.Ş. Bayilik Sözleşmesi ve cari hesap ilişkisi kapsamında cari hesap alacağının davalıdan tahsili talebine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davacı vekili, taraflar arasında akdedilen ... A.Ş. Bayilik Sözleşmesi, ek protokol, ceza sistematiği, prim sistematiği kapsamında davalıdan cari hesap alacaklarının bulunduğunu ve cari hesap alacağının davalı tarafından ödenmediğini, bu sebeple cari hesap alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, davacı tarafından kendilerinin düzenlediği faturaların cari hesaba alınmadığını, davacının kendilerine düzenlediği faturaların dayanaklarının davacı tarafından ispat edilmediği, davacıya borçlu olmadıklarını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Taraflar arasında ... A.Ş. Bayilik Sözleşmesi, ek protokol, ceza sistematiği, prim sistematiği sözleşmelerinin akdedildiğine ve cari hesap ilişkisi olduğuna dair bir ihtilaf bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki ihtilaf davacı tarafından davalıya düzenlenen faturaların taraflar arasında akdedilen bayilik sözleşmesi,  ek protokol, ceza sistematiği, prim sistematiği sözleşmelerine ve prosedürlerine uygun olup olmadığı, dayanaklarının bulunup bulunmadığı, davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarı hususlarındadır.Kural olarak salt faturanın düzenlenmiş olması, dayanağı kanıtlanamayan faturaların düzenleyenin defterlerinde kayıtlı olması ve faturaya itiraz edilmemiş olması tek başına akdi ilişkinin kanıtı olamaz. (Yargıtay HGK'nun 19/09/2018 Tarih,  2017/19-915 Esas ve 2018/1338 Karar Sayılı İlamı).   Tek başına fatura düzenlenmesi alacağın ispatı için yeterli değildir. Fatura içeriği malın teslim edildiğinin/hizmetin verildiğinin, faturaya konu alacağın dayanağının ve iade faturası düzenlenmesi halinde iade faturası dayanağının düzenleyen tarafça ispat edilmesi gerekir. Davacının tek taraflı düzenlediği ve kendi defterine kaydettiği faturalar davasını ispatlaması için yeterli değildir. Fatura sözleşmenin ifası aşamasına ilikin olmakla fatura düzenlenmesine dayanak mal veya hizmet teslimi ile somut uyuşmazlıkta olduğu gibi zarar, ceza, prim iadesi gibi temel dayanaklarının da davacı tarafça geçerli ve yazılı deliller ile ispat edilmesi gerekmektedir. Somut uyuşmazlıkta; Mahkemece tarafların ticari defter ve kayıtlarının ve dosyanın mali müşavir bilirkişisi, pazarlama halkla ilişkiler uzmanı bilirkişisi ve sözleşme uzmanı bilirkişisinde oluşan heyet marifeti ile incelenmesine karar verilmiştir. Davacı tarafından defter ve kayıtları bilirkişi incelemesine sunulmuş, davacının defter ve kayıtlarının usulüne uygun olarak tutulduğu ve kendi lehine delil olduğu tespit edilmiştir. Davalı tarafından defter ve kayıtları bilirkişisi incelemesine sunulmamıştır. Davacının defter ve kayıtlarına göre davalıya zarar bedeli, ceza bedeli, prim iadesi gibi açıklamalı 26 adet fatura düzenlediği ve davacının davalıdan 499.001,70 TL alacaklı gözüktüğü, ancak fatura dayanaklarının sunulmadığını tespit edilmiştir. Bilirkişi heyeti tarafından bilirkişi raporunda davacının defter ve kayıtlarının ve faturaların dökümü yapılmamış, faturaların taraflar arasında akdedilen  bayilik sözleşmesi,  ek protokol, ceza sistematiği, prim sistematiği sözleşmelerine ve prosedürlerine uygun olup olmadığı değerlendirilmemiştir. Davacı tarafından cari hesap ve alacağın dayanağı olan faturalar ve fatura dayanakları dosyaya sunulmamış, Mahkemece faturaların ve dayanak belgelerin sunulması için  davacı vekiline süre verilmemiş, Mahkemece faturalar üzerinde inceleme yapılmak suretiyle fatura içerikleri ve faturaları taraflar arasında akdedilen  bayilik sözleşmesi,  ek protokol, ceza sistematiği, prim sistematiği sözleşmelerine ve prosedürlerine uygun olup olmadığı  irdelenmemiş ve değerlendirilmemiştir. Ayrıca tarafların ilgili yıllara ilişkin ba-bs formları da celbedilerek faturaların taraflar tarafından  ba-bs formlarında beyan edilip edilmediği tespit edilmemiştir. Mahkemece taraflar arasında ihtilafsız olan bayilik sözleşmesi,  ek protokol, ceza sistematiği, prim sistematiği sözleşmelerine ve prosedürlerine göre taraflara yüklenen edimler gözetilerek cari hesaba konu tarafların birbirlerine düzenlediği faturaların uygun olup olmadığı, iletişim sektörü açısından yerinde olup olmadığı, davacının davalıdan cari hesap alacağının bulunup bulunmadığı, alacaklı ise miktarının tespiti için; tarafların karşılaştırmalı olarak ba-bs formları celbedilerek, ayrıca tarafların defter ve kayıtları, cari hesaba konu faturaların ve fatura dayanak belgelerinin taraflara sonuçları da hatırlatılarak usülune uygun kesin süre verilererek dosyaya sunulmasının sağlanması, celbi sağlanan belgeler, dosyaya sunulan bilgi ve belgeler ve taraflar arasında akdedilen bayilik sözleşmesi,  ek protokol, ceza sistematiği, prim sistematiği sözleşmelerine ve prosedürleri, tarafların şirket ticari defter ve kayıtları ve gerek duyulduğunda tarafların şirket merkezinde konusunda uzman bir mali müşavir ve telekomünikasyon uzmanı sektör bilirkişinden oluşacak yeni bir bilirkişi heyetinden alınacak ayrıntılı, gerekçeli ve denetimine elverişli bilirkişi raporu sonucuna göre  karar verilmesi gerekirken mahkemece hüküm kurmaya elverişli olmayan bilirkişi raporu hükme esas alınmak suretiyle ve eksik incelemeye dayalı olarak hüküm kurulması isabetli olmamıştır ve davacı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmüştür. Açıklanan nedenlerle davacının istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine, davacının sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ ile; İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/02/2021 tarih ve 2016/1220 Esas - 2021/157 Karar sayılı kararının HMK' nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, istinaf karar harcının talep halinde iadesine, <br>3-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 4-Artan gider bulunması halinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine, 5-Dairemizce verilen kararın mahiyeti gereği İİK'nın 36/5.maddesi uyarınca davacı tarafından yatırılan teminatın talep halinde kendisine iadesine,  6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,   Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 23/11/2023 tarihinde HMK'nın  362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. <br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"433934316ad19bfe","SID":"86251576e0024d6e"}}