{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ADANA  3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ       <br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br><br>\tT.C.<br>\tADANA<br>\t 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t\t\t    \t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t<br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t<br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t \tGEREKÇELİ KARAR\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t                                                                                                         <br>ESAS NO\t: 2022/51 Esas<br>KARAR NO\t: 2022/45<br><br>HAKİM\t: ...  ...<br>KATİP\t: ...  ...<br><br>DAVACI\t: ... - (T.C....)<br>\t  ...<br>VEKİLİ\t: Av. ... - ...<br>DAVALI\t: ... - (T.C....)<br>\t  ...<br>VEKİLİ\t: Av. ... - ...<br>DAVA\t: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 17/01/2022<br>KARAR TARİHİ\t: 19/01/2022<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILMA TARİHİ\t: ...<br><br>Mahkememizde görülmekte bulunan alacak davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ     :<br>DAVA\t        : Davacı vekili dava dilekçesiyle özetle;  davalının, müvekkilinin boşanma davası açtığı eşinin annesi olduğunu, müvekkilinin evlilik birliği döneminde eşinin ...'tan ayrılarak babası ve kardeşi ile çay ticareti işi yapmak amacıyla ... isimli şirketi kurmasını istediğini, müvekkilinin %1 hissesi kendisine, %99 hissesi eşine ait limited şirketi kurduğunu, davalının kurulan şirket için müvekkilinin 01/09/2016 tarihinde 60.000,00 TL, 25/07/2016 tarihinde 20.000,00 TL'yi davalının ... Adana ... Şubesine gönderdiğini, müvekkili ile eşi arasında Adana 8. Aile Mahkemesinde boşanma davasının görülmesi esnasında müvekkilinin davalı tarafından ödediği paraları iade etmesini istediğini, ancak davalı tarafın müvekkiline ödeme yapmadığını, davalının müvekkilinden aldığı paraları kurulan şirket için harcamadığını, kendi uhdesinde tuttuğunu, şirketin kuruluş maliyetinin 2-3 bin TL civarında olduğunu, bu nedenle davalının müvekkilinden aldığı paralar ile sebepsiz zenginleştiğini, tüm bu nedenlerle fazlaya dair talep ve dava açma hakkı saklı kalmak kaydıyla 30.000,00 TL alacağın 01/09/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine, mahkeme masrafları ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.   <br>CEVAP\t                  : Davalı vekili  cevap dilekçesinde özetle;  haksız davanın evveliyetle zamanaşımı ve hak düşürücü süreden sonra açılması sebebiyle reddi gerektiğini, davacının kendisi ve eşi olan ... ile nikahtan sonra tatile gitmeleri ve bu sebeple Adana ili dışında olmaları sebebiyle kurulacak şirketin kuruluşu ve başkaca diğer iş ve işlemlerinde kullanılması için gerekecek masraflar sebebiyle eşinin annesi olan davalı müvekkilinin hesabına ödeme yaptığını,  hukuki mesnetten yoksun davanın reddine yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLER VE GEREKÇE  :<br> Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davacı ile davalı arasındaki alacak iddiasına  ilişkin olduğu anlaşılmıştır.<br> Dava öncelikle Adana 4. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmüş; mahkeme  2018/... E - 2020/... K ve 13/12/2020 sayı ve tarihli görevsizlik kararıyla özetle;   davacının eski eşi, babası ve kardeşi ile çay ticareti işi yapmak amacıyla ... isimli şirketi kurduğu, kurulan şirketin  %1 hissesinin davacıya, %99 hissesinin dava dışı eşine ait olduğu, davacının  kurulan şirket için dava konusu alacağı davalının hesabına havale ettiği, gönderilen paranın eşler arasında kurulan şirket için gönderildiği, evlilik birliği içerisinde eşler arasında kurulan şirket için gönderilen paranın iadesi amacıyla açılan davanın katılma alacağı davası konusu olduğu, katılma alacaklarına bakma görevinin aile mahkemelerinin görev alanı içerisinde kaldığı gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.<br>Görevsizlik kararı neticesinde dosya Adana 12. Aile Mahkemesinde görülmüş; mahkeme  2020/... E - 2020/... K ve 25/12/2020 sayı ve tarihli görevsizlik kararıyla özetle; şirket için verilen paranın şirket için harcanmadığından bahisle alacak davası istemine ilişkin olduğu, öncelikle davacının şirket sözleşmesinin 8. maddesinde şirketi tek başına idare edebilme yetkisine sahip olduğu, davacının davalının  adına para gönderme eyleminde şirket için harcanmak üzere gönderdiğinden yapılan eylemin şirketin iş ve işlemlerinden kaynaklandığının açık olduğu, davalının eylemine gelince şirket için kullanılmak üzere kendisine gönderilen paranın yine şirkete verilmesi olduğu, davalının eyleminin ticari vekiliğe ilişkin olduğu ve davacının ticari vekil atayabilme yetkisinin olduğu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 01/07/2012 tarihinden sonra, 23/10/2012 tarihinde açılmış olup, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre; bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlık konusu işin, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin bakacağı yönünde düzenleme olduğundan Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğuna dair karar verilmiştir. <br>Adana 12. Aile Mahkemesi'nin görevsizlik kararı sonrası dosya Adana BAM 4.Hukuk Dairesine gönderilmiş; istinaf mahkemesince iki mahkemece verilen karşı görevsizlik kararı bulunmadığından görev yönünden bir karar verilmeksizin kararı veren Adana 12. Aile Mahkemesi'ne iade edilmiş, ilgili dosya tevzi dağılımına göre mahkememize tevdi edildiği anlaşılmıştır.<br>Bilindiği üzere, ticari iş ve ticari dava kavramları farklıdır. TTK'da da  düzenleme bu yöndedir. TTK'nun 3.maddesi  ticari iş  tanımını, 19.maddesi  de tacirin borçlarının ticari olmasının asıl olduğunu düzenler. 2.fıkrasında ise, taraflardan yalnız biri için ticari olan sözleşmelerin kanunda  aksine hüküm bulunmadıkça diğer için de ticari iş sayılacağı düzenlenmiştir. Dolayısıyla TTK da düzenlenen işler ticari  olduğundan, bu işler  bakımından tarafların  tacir olması  veya ticari işletmeyi ilgilendirme koşullarının aranmasına gerek yoktur. Aynı şekilde ticari işletmeyi ilgilendiren  tüm işlemler ve fiillerde ticaridir. Burada kastedilen ticari işletmenin sözleşmesel ilişkileri dışında  haksız  fiillerinde ticari olduğudur. Bir işin ticari olarak  kabul edilmesi teselsül, uygulanacak faiz gibi konularda önem arzetmektedir. Ticari davalara gelince, bunlar TTK 4 maddesinde tanımlanmıştır .Buna göre,  her iki tarafın ticari işletmesi  ile ilgili   hususlardan doğan hukuk  davaları ve çekişmesiz  yargı işleri ile  tarafların tacir olup olmadıklarına  bakılmaksızın bu kanunda  sınırlı sayma yöntemi  ile açıkça belirtilen davalarda tarafların ticari işletmesi  ile  ilgili olmasa , yada taraflar tacir olmasa  dahi, adı geçen davalar ticari  dava sayılmaktadır. Bunlar mutlak ticari davalardır . Birde  nisbi  ticari  davalar vardır ki, bunlarda da tarafların tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın  ticari iştetmesi ile ilgili olması gerekir . Bu koşullardan biri yoksa , artık o dava nisbi ticari dava kabul edilemez.Buna göre her ticari dava  ticari iş olarak kabul edilse  bile,  her ticari  iş ticari  dava kabul edilemez. <br>Somut olaya gelince; davacının dava konusu edilen şirkette hissedar olduğu,  davalının ilgili şirkette hissesinin bulunmadığı, davalının ticari vekil olduğuna dair iddia veya  belge olmaksızın davalının ticari vekil olarak kabul edildiği Adana 12. Aile Mahkemesi kararının bu yönde isabetsiz olduğu, olayın bütünüyle iş görülmesi amacıyla yakın akrabaya emanet edilen paranın uygun kullanılmadığı iddiasıyla iadesine yönelik olduğu, davalının tacir olmadığı, davanın bu özellikleri itibariyle mutlak ve nispi ticari dava olarak nitelendirilemeyeceği ve TTK hükümlerinin veya özel kanun hükümlerinin uygulanmasını gerektirir ticari bir uyuşmazlıktan söz edilemeyeceği, uyuşmazlığın çözümünün genel mahkemelerde olduğu kanaatine varıldığından, göreve ilişkin  dava şartı yokluğundan  davanın usulden  reddine , mahkememizin görevsizliğine, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna, Asliye Hukuk Mahkemesi ile mahkememiz arasında karşılıklı görevsizlik kararı bulunmadığından, Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2021/... E. 2021/... K. sayılı içtihadı da dikkate alınarak karşı görevsizlik kararı olmaksızın, Asliye Hukuk Mahkemesine görevsizlik kararı vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.<br>KARAR\t\t\t\t\t\t\t\t\t :<br>1-Dava dilekçesinin GÖREV YÖNÜNDEN REDDİNE, ADANA ASLİYE MAHKEMELERİNİN görevli olduğuna, kararın  kesinleşmesinden sonra İKİ HAFTA içerisinde  taraflarca talep edilir ise, dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine,<br>2-Dosyanın süresi içerisinde görevli mahkemeye gönderilmesi istenmez ise, alınması gereken harç konusunda, HMK 20/1-son cümle gereğince; açılmamış sayılması kararı ile birlikte karar verilmesine,  yargılama giderleri konusunda ise HMK 331/2 maddesi gereğince talep halinde dosya üzerinden karar alınmasına, <br>3-Dosyanın süresi içerisinde görevli mahkemeye gönderilmesi istenir ise, HMK 331/2 maddesi gereğince, harç ve yargılama giderlerine görevli mahkemede karar verilmesine.<br>Dair, 6100 Sayılı HMK.'nun 341/1 ve 345 maddeleri gereğince, kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize veya eşdeğer başka bir mahkemeye verilecek bir dilekçe ile İSTİNAF YOLU açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle karar verildi.<br><br>Katip ...<br> ¸e-imzalıdır <br> <br> <br>Hakim ...<br> ¸e-imzalıdır <br><br><br>¸e-imzalıdır   \t\t\t\t¸e-imzalıdır   <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0a6b737b099ef6f4","SID":"fb3cfcef13d114bb"}}