{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2021/1319 - 2023/1457<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO         : 2021/1319 <br>KARAR NO\t: 2023/1457<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                         \t K A R A R <br><br>BAŞKAN \t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>KATİP\t\t: <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 01/07/2021<br>NUMARASI\t\t: 2020/314 E.  -  2021/253 K.<br><br>DAVACI\t: \t  <br>VEKİLİ\t: <br>\t<br>DAVALI\t:<br>VEKİLLERİ\t: <br>DAVANIN KONUSU\t: YİDK Marka Kararı İptali, Hükümsüzlük<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 01/07/2021 tarih ve 2020/314 E. - 2021/253 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin çeşitli sınıflarda tescilli ve önceki tarihlerden beri kullanılmakta olan “...” ibareli markası bulunduğunu, markanın ... no ile tescil edildiğini, davalının... numaralı \"...\" ibareli marka başvurusuna müvekkili tarafından yapılan itirazların reddedildiğini, oysa davalı başvurusunun, 6769 sayılı SMK’nın 5/1-c ve 5/1-f hükümlerine açıkça aykırı olduğunu, dava konusu başvurunun tüm mal ve hizmetler yönünden, tüketiciyi yanıltması ve \"...\" ibaresini esas ve tek unsur olarak kullanması nedeniyle reddedilmesi gerektiğini, davalının “...” ibaresini tali değil, esas unsur olarak kullandığını, 32. sınıfta yer alan ve su içermesi zorunlu bulunan tüm emtia yönünden ... ibaresinin aslında ... ’ndan su elde edilmediği halde kullanılmasının tüketiciyi yanıltıcı nitelikte olacağını, davalı başvurusunun tüm mal ve hizmetler yönünden 6769 sayılı SMK’nın 5/1-a, 5/1-b ve 5/1-d maddeleri uyarınca da reddi gerektiğini, davalı başvurusunun SMK 6/9. madde kapsamında kötüniyetli olduğunu ve TTK’da düzenlenen haksız rekabet hükümlerine aykırı olduğunu, müvekkili şirket markalarının tanınmış marka olduğunu, dava konusu “...” ibareli marka tescil talebinin, tescil edilmek istendiği tüm mal ve hizmet sınıfları yönünden, 6769 sayılı SMK’nın 6/4 ve 6/5 maddeleri uyarınca reddedilmesi gerektiğini, ...” markasının tanınmış marka statüsünde yer aldığını, dava konusu “...” markasının, müvekkili şirket adına tescilli tanınmış “...” markaları ile ayırt edilemeyecek şekilde benzer olup, başvurunun tescil edilmek istendiği mal ve hizmet sınıflarının tümü açısından, 6769 sayılı SMK’nın 5/1-ç bendi yönünden de tescil engeli taşıdığını, marka tescil talebinin 6769 sayılı SMK’nın 6/1. maddesi uyarınca reddinin gerektiğini, diğer yandan marka başvurusunun SMK'nın 6/3, 6/6, 6/7 ve 6/8 maddeleri gereğince de reddi gerektiğini ileri sürerek 2020-M-6422 sayılı YİDK kararının iptali ile... sayılı \"...\" ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>\tDavalı şirket vekili, müvekkilinin davalı Kurum nezdinde ... ibareli onlarca markanın sahibi olduğunu, müvekkilinin marka haklarının davacının markasından çok daha önceye dayandığını, markaların ayniyet derecesinde benzer olmadığını, müvekkilinin markasının soyisme bağlı da olduğunu, hiçbir coğrafi kaynağa işaret etmediğini, markaların ayırt edilemeyecek derecede benzer olmadığını,  karıştırılmaya yol açabilecek bir benzerlik olmadığını, kötüniyet iddiasının da yerinde bulunmadığını, markaların benzer olmadığı için SMK'nın 6/6, 6/7 ve 6/8. maddeleri uyarınca da reddedilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir. <br>Davalı ... Kurumu vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının başvuru konusu yaptığı ibare ile davacının itirazına mesnet markası arasında aynılık veya ayırt edilemeyecek düzeyde benzerlik ve iltibas  bulunmadığı, diğer yandan 6769 Sayılı SMK’nın 5/1-a, 5/1-b, 5/1-c, 5/1-d ve 5/1-f maddelerinin uygulama şartlarının oluşmadığı, 6769 Sayılı SMK’nın 6/3, maddesinin uygulama şartları bulunmadığı gibi 6769 Sayılı SMK’nın 6/4. ve SMK’nın 6/5. maddelerinin uygulama koşullarının oluşmadığı, 6769 Sayılı SMK’nın 6/6, 6/7. ve 6/8. maddesinin uygulama şartlarının bulunmadığı, diğer yandan marka başvurusunun kötüniyetle yapıldığının ispalanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, bilirkişi heyeti raporuna ilişkin itirazların hiçbir şekilde inceleme konusu yapılmadığını, davalı başvurusu açısından 6769 sayılı SMK’nın 5/1-c ve 5/1-f hükümleri yönünden uygulama alanının bulunmadığı kanaatine varılmışsa da, bu hususa katılmanın mümkün olmadığını, davalının başvurusunun SMK'nın 5/1-c ve 5/1-f maddelerine açıkça aykırı bulunduğunu, dava konusu başvurunun tüm mal ve hizmetler yönünden, tüketiciyi yanıltması ve \"...\" ibaresinin esas ve tek unsur olarak kullanılması nedeniyle reddinin gerektiğini, davalı başvurusunda “...” ibaresinin esas unsur olarak yer almasının davalı başvurusunun tüm mal ve hizmetler yönünden reddini gerektirdiğini, davalı başvurusunda “...” ibaresinin yardımcı unsur olarak kullanıldığı varsayılsa dahi, davalının marka tescil başvurusunun bu kez de 6769 sayılı SMK’nın 5/1-f bendine bendi gereğince reddinin gerektiğini, dava konusu markanın 6769 sayılı SMK'nın 5/1-(a), (b), (d) bentleri yönünden de tescil engeli taşıdığını, dava konusu “...” ibareli marka tescil talebinin, tescil edilmek istendiği tüm mal ve hizmet sınıfları yönünden, 6769 sayılı SMK'nın 6/4 ve 6/5. maddeleri uyarınca reddedilmesi gerektiğini, dava konusu “...”  markasının, müvekkili şirket adına tescilli tanınmış “...” markaları ile ayırt edilemeyecek şekilde benzer olup, başvurunun tescil edilmek istendiği mal ve hizmet sınıflarının tümü açısından, 6769 sayılı SMK’nın 5/1-ç bendi yönünden de tescil engeli taşıdığını, dava konusu başvuru ile müvekkili şirketin itirazına mesnet markası arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1. hükmü uyarınca iltibas bulunduğunu, SMK'nın 6/6, 6/7 ve 6/8. maddelerinin uygulama şartlarının oluşmadığı yönündeki kanaatlerin hatalı olduğunu, davalı başvurusunun kötüniyetli olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.       <br><br>GEREKÇE\t: Dava, YİDK marka kararı iptali, hükümsüzlük istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu başvurunun, meşhur bir kaynak suyunun çıktığı dağın adı olan \"...\" ibaresinden değil, \"...\" ibaresinden oluştuğu, bu ibarenin tüketicilerce de \"...\" olarak algılanmayacağı, dolayısıyla değerlendirmenin anılan \"...\" ibaresi dikkate alınarak yapılmasının gerektiği, buna göre \"...\" ibaresinin, başvuru kapsamındaki mallarda tescili yönünden bir mutlak tescil engelinin bulunmadığı, davacı tarafça emsal olarak sunulan mahkeme kararlarının, dava konusu uyuşmazlık ile ilgili olmadıkları, davacının itirazına mesnet markada yer alan \"...\" ibaresinin coğrafi kaynağa işaret etmesi nedeniyle markanın asli unsurunun \"...\" ibaresinden oluştuğu, \"...\" asıl unsurlu davacı markası ile \"...\" ibareli başvuru arasında iltibas bulunmadığının açık olduğu, başvurunun kötü niyetli olarak yapıldığı iddiasının da ispat edilemediği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 269,85-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 59,30-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 210,55‬-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, \t<br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 09/11/2023 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 09/11/2023<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br><br>Üye<br><br>Üye<br><br>Katip<br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"955bbc98880801d5","SID":"28ef40ce0b5328ed"}}