{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO\t: 2023/246 <br>KARAR NO\t: 2023/3444<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 30/03/2022<br>NUMARASI\t: 2020/10 E - 2022/260 K<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit <br>KARAR TARİHİ: 16/11/2023<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin Bayrampaşa'da faaliyet gösterdiğini, davalı şirket çalışanlarının, müvekkili şirketin faaliyet gösterdiği Sanayi Sitesine gelerek sayaçların değiştirilmesi gerektiğinden bahisle sitedeki diğer sakinler gibi davacı sayacını da sökerek götürdüklerini, bilahare  9.3.2015 son ödeme tarihli iki adet  borç tahakkuk ettirilerek  hesaptan 9.3.2015 tarihinde 7.530,50 TL ve 684,30 TL çekildiğini, itiraz üzerine itirazın reddi ile zabıt suretinin gönderildiğini, zabıt içeriğine göre sayacın camının sol yandan aralandığı ve sayaç içerisinde film tozları görüldüğünün açıklandığını, değiştirilen sayacın bulunduğu yerin yalnızca ofis olarak kullanıldığını, düzenli olarak faturaların ödendiğini, sayaca ilişkin inceleme ve tutanağın davacının bilgisi dışında gerçekleştiğini, mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılarak, sayacın sağlam olup olmadığı, müdahale olup olmadığı ve tahakkuku ettirilen miktarın yönetmeliğe uygun olup olmadığının tespiti gerektiğini ileri sürerek, tahsil edilen toplam 8.214,08 TL borcunun bulunmadığının tespiti ile tahsil tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu ... no.lu tesisata ait  mahalde kullanılan ... seri no.lu ... marka sayacın sökülerek, laboratuvar muayenesine sevk edildiğini, yapılan kontrolllerde sayacın camının sol yandan aralandığını, sayaç içerisinde film tozlarının görüldüğünü, kaçak işleminin yapılması uygundur sonucunun çıkarıldığını, tespit esnasındaki R:16a, s:12a,t:14a olmak üzere toplam 42a'lik akım değeri ve yürürlükte bulunan mevzuat hükümleri gereği 684,30 TL kaçak bedeli 7.530,50 TL ek tahakkuk olmak üzere toplam 8.314,80 TL bedel tahakkuk ettirildiğini, yapılan tespit ve tahakkuk hesaplarında herhangi bir hata ve hukuka aykırılık bulunmadığını, sayacın incelendiği laboratuvarın, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının yetkilendirdiği bir laboratuvar olduğunu, davacının elektriğinin kesilmesi tehdidi ile ihtirazı kayıt koymadan ödeme yaptığını iddia ederek açtığı davada yaptığı ödemeleri geri isteyemeyeceğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.  İlk derece mahkemesi tarafından kaçak elektrik tüketim tahakkukları ve davacıya ait elektrik aboneliğine ilişkin tüketim ekstreleri ve davacı tarafça yapılan ödeme dekontları istenerek bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Yapılan yargılama sonunda; davacının davalıya ödemesi gereken tutarın 1.319,05 TL olduğu, davacı tarafından 6.895,75 TL fazla ödeme yapıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 6.895,75 TL'nin 09/03/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.Davalının istinafı üzerine dairemizce yapılan istinaf incelemesi sonunda  05/11/2019 tarih ve : 2018/797  E- 2019/1741 K sayılı kararımızla;  somut olayda davalının yeniden bilirkişi raporu alınması talebinde bulunduğu ve mahkemece yeniden bilirkişi raporu alınması gerektiği kanaatinin açıklanmış olması nedeniyle artık bilirkişiye yönelik giderin taraflarca yatırılmaması halinde, usul yasasındaki düzenleme gereğince bu delile özgü olmak üzere, masraflarının  suç üstü ödeneğinden karşılanarak temini yoluna gidilebileceği de gözetilmelidir. Bilirkişi raporunun mahkemece yetersiz olduğu kabul edildiğine göre, öncelikle bilirkişi inceleme gideri için süre davacıya verilmesi gerektiği halde, davalı tarafa süre verilerek ve hatalı sonuçla karar verilmesi nedeniyle davalının istinaf başvurusunun kabulüne, HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca karar kaldırılarak, davacı tarafa, iddiasını ispat yönünden yani bilirkişi incelemesi giderlerinin ikmali için süre verilerek, rapora itiraz nedeniyle kurulu güce ait abonelik sözleşmeleri getirtilerek, geçmiş dönemlere ait tahakkuklar değerlendirilmek suretiyle, kaçak kullanım olup olmadığının belirlenmesi için yeniden HMK 266. maddesi kapsamına uygun bilirkişi incelemesi yaptırılması ve sonucuna göre karar verilmesini temin için  dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmiştir. İlk derece mahkemesince tarafından yapılan yargılama sonunda; \" davacının işyerinde bulunan sayacın sökülerek yapılan muayenesi sonucunda kaçak elektrik kullanıldığı gerekçesiyle davalı kurum tarafından 684,30 TL kaçak bedeli ve 7.530,00 TL kaçak ek tahakkuk olmak üzere 8.314,80 TL bedel tahakkuk ettirildiği, kaçak elektrik tahakkuk bedelinin davacı tarafından 09/03/2015 tarihinde ödendiği anlaşılmıştır. İstinaf incelemesi öncesinde ve sonrasında alınan bilirkişi raporlarından davacıya ait sayaçta teknik bir kusur olmadığı, eksik tüketim kaydedilmediği tespit edilmiş olup, davacı tarafından kaçak tüketim yapılmamış olması nedeniyle davacıdan kaçak tüketim bedeli  tahsilinin yerinde olmadığı\" gerekçeleriyle  davanın kabulü ile  8.214,80 TL nin davalıya ödeme tarihi olan 09/03/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Karara karşı davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davalı vekil istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak; kararın gerekçesiz olduğunu, dava konusu 6176890 no’lu tesisata ait mahalde kullanılan ... seri no’lu ... marka sayaç sökülerek, laboratuvar muayenesine sevk edildiğini,  laboratuvarda yapılan kontrolde; “sayacın camı sol yandan aralanmış, sayaç içerisinde film tozları görüldü, kaçak işleminin yapılması uygundur.” sonucu çıktığını, buna istinaden  davacı adına ... seri no’lu zabıt varakası tanzim edildiğini,  yapılan işlemlerin yerinded dolduğunu ve bütün hesaplamaların doğru olduğunu, kaçak elektrik kullanım tespiti ve tahakkukunun mevzuata uygun olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda sayaç değişimi sonrasında tüketimlerin de düştüğüne dair kanaatin kabulünün hatalı olduğunu davacının  laboratuvar sonuçlarının aksini ispat edemediğini,  davacı yanın sayaca müdahale ile kaçak elektrik kullandığı somut ve aksi ispatlanamamış tutanaklar uyarınca sarih bir gerçek olduğunu  ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Dava; kaçak elektrik kullanımına dayalı yapılan tahakkuklara yönelik menfi tespit ve  tahsil edilen bedelin istirdadı istemine ilişkindir. Davacı ... San. ve Tic. Ltd. Şti. adına aboneliğin bulunduğu ... nolu tesisata ait elektrik sayacının ... A.Ş. Ekipleri tarafından sökülerek götürüldüğü, 14.01.2015 tarihli sayacın laboratuvar muayenesinde 1994 imal yılı, damga mühür durumu sağlam olduğu, muayene netice kısmında sayacın camı sol yandan aralanmış, sayaç içerisinde film tozları görüldü yazdığı,   abone detayında 27.08.2001 tarihinde sözleşme yapıldığı, bu aboneliğe ait kurulu güç 14,16 kw, sözleşme gücü 8,50 kw olarak görülmektedir.Kaldırma kararı sonrası mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Bilirkişi raporunda; davalı tarafından 27.10.2014 son okuma ile sayaç değişimi yapılan 12.11.2014 tarihi arası 16 gün için 1182 kwh tüketim hesapladığı, son okumadan geriye dönük 332 gün içinde 24541 kwh tüketim hesaplandığı, sayaçta kayıtlı endeksin 3826 kwh düşülünce 20.715 kwh tahakkuk ettirildiği, sayacın mührünün muayenede sağlam olduğunun görüldüğü, yıl tüketimlerine bakıldığında farklılıklar bulunduğu, Yönetmelik madde 28.'e göre öncelikle sayacın doğru tüketim kaydına bakılması gerektiği,  sayaç değişiminden sonraki dönemlerin tüketimlerinin daha da düştüğü önceki dönemlerin tüketimleri ile sayaç değişimi sonrası tüketimler arası farklılıklar bulunmasının hatalı sayaç okuması olduğunu göstermediği,  332 gün için hesaplanan 24.541 kwh kaçak tüketim tutarının davacının 5 yıllık tüketimine denk geldiği belirtilmiştir.4721 sayılı TMK'nın 6. maddesi uyarınca kural olarak bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran; iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur. İspat yüküne ilişkin bu genel kural, menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da, tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf o vakıayı ispat etmelidir. Menfi tespit davasında borçlu, ya borçlanma iradesinin bulunmadığını ya da borçlanma iradesi bulunmakla birlikte daha sonra ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürebilir. Borçlu borcun varlığını inkar ediyorsa, bu durumda ispat yükü davalı durumunda olmasına karşın alacaklıya düşer. Görülmektedir ki, menfi tespit davasında kural olarak, hukuki ilişkinin varlığını ispat yükü davalı alacaklıdadır ve alacaklı hukuki ilişkinin varlığını kanıtlamak durumundadır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 18/02/2015 tarih, 2013/19-1362 E. - 2015/826 K. sayılı, 20/04/2016 tarih, 2014/13-856 E. - 2016/523 K.) <br>Davaya konu tutanağın, bir özel hukuk tüzel kişisi olduğu tartışmasız olan davacı şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlenmiş olduğu gözetildiğinde, HMK’nın 204. maddesinin ikinci fıkrasında hüküm altına alınan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir.Somut olayda davacı, sayacın arızalı olduğunu ve hesaplamanın hatalı olduğunu  iddia ettiğine göre, ispat yükü davalı alacaklı üzerindedir. Davalı davaya konu tahakkukta  kaçak kullanım olduğunu ileri sürdüğüne göre bunu ispat davalıya aittir. Davalı tarafça ileri sürülen hususun kanıtlanamadığı, bilirkişiler tarafından ihtilafsız döneme göre yapılan hesaplamanın uygun olduğu anlaşılmasına göre yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya uygundur. Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirilmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre,  davalının  istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.  <br>K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,Alınması gereken 561,15 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 140,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 420,85  TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 16/11/2023<br>\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e76b6b76b7e8d5d5","SID":"70230c89e8ceff92"}}