{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>KAYSERİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/70 <br>KARAR NO: 2023/2139<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 08/11/2022<br>NUMARASI: 2021/790 Esas  2022/798 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat<br>DAVA TARİHİ: 15.03.2017<br>İSTİNAF KARARININ<br>VERİLDİĞİ TARİH: 07.12.2023<br>YAZILDIĞI TARİH: 07.12.2023<br>Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/790 Esas 2022/798 Karar sayılı kararı davacılar vekili ve davalı ... LTD. ŞTİ vekili tarafından istinaf incelemesi için dairemize gönderilmekle dosyadaki tüm bilgi ve belgeler incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLÜP GÖRÜŞÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t<br> Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ...tarihinde gerçekleşen trafik kazası sonucu müvekkillerinden ... için vefat eden oğlu dolayısıyla 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının, ... için vefat eden oğlu dolayısıyla 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının, miras bıraktığı 9 adet kamyonun işletilmesi ile ilgili tecrübe sahibi bir idari personele ödemesi gereken maaş ve ücretlerle ilgili 500,00 TL maddi tazminatın ayrıca cenaze, yol ve defin giderlerinden oluşan 400,00 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, anne ... için 60.000,00 TL, baba ... için 60.000,00 TL, kardeşleri ... için 40.000,00 TL, ... için 50.000,00 TL ... için 40.000,00 TL manevi tazminatın ... AŞ haricindeki diğer davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalılar ... ve ... Ltd. Şti vekili cevap dilekçesinde özetle; iş bu davada öncelikle yetkisizlik kararı verilmek sureti ile davanın yetkili Aksaray Asliye Hukuk (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) Mahkemesi'ne tevdiine, davanın ... yönünden husumet nedeni ile reddine bunlar mümkün olmadığı taktirde maddi ve manevi tazminat yönünden davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>Davalı ... AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın öncelikle ZYTMS sigortacısı olan ... Sigorta'ya yöneltilmesi ve ilgili poliçe gerekliliği nedeni ile davanın müvekkili yönünden reddine, davanın kabulü halinde sosyal güvenlik kurumlarınca davacılara yapılan ödemelerin tespiti halinde bunların tazminat tutarından mahsubuna, davacının davasının ispatı halinde, müvekkili şirketin öncelikle ferilerden sorumlu tutulmamasına, olmaz ise asıl alacak, yargılama giderleri ve avukatlık ücreti açısından ayrı ayrı poliçe limiti ile sorumlu tutulmasına, davacının manevi tazminata ilişkin talepleri yönünden müekkili şirketin sorumluluğuna hükmedilmemesine, müvekkili şirketin usulüne uygun olarak temerrüde düşürülmemiş olması nedeni ile davacının faize ilişkin taleplerinin reddine, faize ilişkin taleplerin kabulü halinde davacının ZYTMS poliçesi ile karşılanmayan bir zararının tespiti halinde söz konusu tespite ilişkin raporun müvekkili şirkete tebliğinden itibaren 15 gün sonrasından itibaren ve yasal faiz olarak başlatılmasına karar verilmesini istemiştir. <br>Davalı... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın görevsiz mahkemede açıldığını bu sebeple görevsizlik kararı verilerek dosyanın şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine, kazanın oluşunda müvekkilinin kusurlu bulunmadığından davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda;<br>1-Maddi tazminat davasının kısmen kabulü kısmen reddi ile, davacı anne ... için 278.742,83-TL ve davacı baba ... için 439.976,33-TL destekten yoksun kalma tazminatı ile takdiren 400,00-TL cenaze ve defin gideri olmak üzere toplam 719.119,16‬-TL'nin davacı sigorta şirketi yönünden 330.000,00-TL poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere davalılar ..., ... Ltd. Şti'nden kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, davalı ...Sigorta Şirketi'nden ise temerrüt tarihi olan 13/02/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara hak ettikleri bedelin ayrı ayrı verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,<br>2-Davalı ...hakkında açılan davanın HMK madde 114/1-d ve 115/2 gereğince usulden reddine,<br>3-Manevi Tazminat Davasının kısmen kabulü kısmen reddi ile, davacı anne ... için 50.000,00-TL, davacı baba ... için 50.000,00-TL, davacı çocuklar ..., ... ve ... için 30.000,00'er TL olmak üzere toplam 190.000,00-TL manevi tazminatın davalılar ... ve ... Ltd. Şti'nden kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsili ile davacılara hak ettikleri bedelin ayrı ayrı verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine dair karar verildiği görülmüştür.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacılar vekili tarafından süresi içinde verilen istinaf dilekçesinde özetle; müteveffa ...'ın çalışma kodunun hukuk, sosyal ve kültür ile ilgili profesyonel meslek mensupları şeklinde belirtilerek bu gelir kodu üzerinden hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, müvekilinin işyeri sahibi olduğunu ve ücretli çalışmadığını, bu durumda ücret namına bir tespit yapılacaksa çalışma kodunun taşıma şirketi müdürü olarak gelir tespiti yapılması gerektiğini, müteveffanın gelirinin tespiti için önce vergi dairesinden getirtilen beyannameler, tanık beyanları, TÜİK'ten taşıma şirketi müdürü olarak getirtilen emsal ücret araştırmalarının hukuka uygun olarak toplandığını ancak müvekkilinin çalışma kodunun hukuk, sosyal ve kültür ile ilgili profesyonel meslek mensupları şeklinde değerlendirmesinin hukuka aykırı olduğunu, davalılardan ...'ya ilişkin verilen usulden red kararının hatalı olduğunu, davalı ...'nın aracın maliki olmasa bile araç işleticisi olan teşebbüsün sahibi olduğunu, KYTK'nın 85. maddesi ve devamında araç işleticisi olan teşebbüsün sahibinin verdiği zararlardan diğerleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu dolayısıyla davalı ...'nın da maddi tazminattan sorumlu olduğunu, müteveffa ...'ın ölümünün ailesinde tarifi imkansız acılar bıraktığını ancak mahkemece bu üzüntülerin dikkate alınmayarak müvekkillerini incitici bir manevi tazminata hükmedildiğini, mahkemenin 4 yıl süren davada ekonomik koşulları, paranın satın alma gücünü, olayın ağırlığını ve müvekkilinin çektiği elem ve kederin yoğunluğunu dikkate almadan manevi tazminata hükmettiğini, yargılamanın çok uzun sürmesi, bu süre içerisinde kazaya sebebiyet veren otobüsün işleticisi ...LTD. ŞTİ'nin ve otobüs şoförünün tüm malvarlıklarını kaçırmaları sebebiyle dosyanın tahsil kabiliyetinin kalmadığını, mahkemece önceki karardan daha düşük bir tazminata gerekçesiz şekilde hükmedilmesi sebebiyle müvekkilleri aleyhine vekalet ücreti ve yargılama gideri yükü bindiğini, müvekkillerinin acısını bir nebze azaltması gereken tazminatın tahsil edilemeyip, karşı kazanın sorumlularına ödeme yapmak zorunda kalmasının müvekkillerinde tarifi imkansız acılara yok açtığını ve müvekkillerinin hukuka olan güvenini zedelendiğini bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf kanun yoluna başvurduğu görülmüştür.<br>Davalı ... LTD. ŞTİ vekili tarafından süresi içinde verilen istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, dosyada birbirinden farklı bilirkişi raporları bulunduğunu, bu raporların içeriğinin, desteğin gelir durumu ve hesaplama yöntemleri bakımından birbirleri ile çelişir durumda olduğunu, davacıların desteğinin vefat tarihi itibarı ile yaptıkları iş desteğin ölümü ile zarurat haline düşüp düşmedikleri, davacılara yaptığı ekonomik katkı dikkate alınmadan yapılan hesaplamaların yerleşik yargı kararları ile uyumlu olmadığını, desteğin geliri ve davacıların desteğin gelirinden alınacak paylarda yanlış hesaplama sureti ile düzenlenen tazminat miktarına göre hüküm kurulduğunu, mahkemece hükmedilen manevi tazminat miktarlarının yüksek olduğunu, davacıların ekonomik ve sosyal durumları, malvarlıkları, gelir durumları araştırılmak sureti ile zenginleşmeye mahal vermeyecek ölçüde manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken eksik inceleme ile fahiş miktarda manevi tazminata hükmedildiğini, trafik kazasından sonra ıslah dilekçesi ile talep edilen tazminatın ıslah zamanaşımına tabi olup zamanaşımına uğradığını, zamanaşımına uğrayan kısmın reddine karar verilmesi gerekirken verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf kanun yoluna başvurduğu görülmüştür.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29/12/2020 tarih,  2017/347 Esas 2020/769 Karar sayılı kararı ile trafik kazası sonucu davacıların desteği ...'ın vefatı neticesinde, davacılar ... ve ...'ın 6098 sayılı TBK'nın 53. maddesi gereği destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkin olarak açılan davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, tüm davacılar yönünden manevi tazminat talebinin kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiş, kararın davacılar vekili ile davalı ...Ltd.Şti.vekilinin istinafı üzerine, Dairemizin 04/11/2021 tarih ve 2021/568 Esas 2021/1395 Karar sayılı karar ilamı ile taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne karar verilerek, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6 maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın yeniden hüküm kurulmak üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, ilk derece mahkemesince kaldırma kararından sonra yapılan incelemeler ve araştırmalar neticesinde, Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  08/11/2022 tarih,  2021/790 Esas 2022/798Karar sayılı kararı ile  davacılar ... ve ...'ın maddi tazminat talepleri ile tüm davacıların manevi tazminat taleplerinin kısmen kabul, kısmen reddine  karar verilmiş, kararın davacılar vekili ve davalı ...Ltd.Şti.vekilinin istinafı üzerine, istinaf incelemesi için dairemize gelmiş olduğu görülmüştür.İstinaf incelemesi HMK 355. maddesi gereğince ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılmıştır. <br>Duruşma açılmasını gerektiren sebepler bulunmadığından HMK'nın 353 ve 355 maddeleri gereğince inceleme ve müzakereler dosya üzerinden yürütülmüştür.<br>A-) Davacılar Vekilinin İstinaf Başvurusu İncelemesi Yönünden;<br>2918 sayılı KTK'nın hükümlerine göre, trafik kaydı “işleteni” kesin olarak gösteren bir karine değilse de, onun kim olduğunu belirleyen güçlü bir kanıt niteliğindedir. Ancak trafik kaydına rağmen işletenliğin 3. kişi üzerinde bulunmasını engelleyen bir yasa hükmü yoktur. Aynı Yasa'nın 3. maddesinde, “işleten: Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehin gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak, ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır.” şeklinde tanımlanmıştır. Aynı Kanun'un 85. maddesinde ise, “Bir motorlu aracın işletilmesi, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.” hükmüne yer verilmiştir.Bu yasal düzenleme karşısında, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiş ise de, bu araçların sahipleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılmasının bir başka kimseye devir edilmesi halinde (çok kısa bir süre olmaması kaydıyla), artık üzerindeki fiili hakimiyetin kalmaması ve bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının kalktığı durumlarda, o aracı kaza sırasında fiili hakimiyeti altında bulunduran ve ondan iktisaden yararlanan kimsenin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerekip, bunun sonucu olarak da araç malikinin sorumlu tutulmaması gerekecektir. Gerek doktrinde, gerekse Yargıtay'ın uygulamalarında, kiracının işleten sıfatının belirlenmesinde, kira sözleşmesinin uzun süreli olması, araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması gerekmektedir. Ancak bu konuda getirilecek delillerin üçüncü kişileri bağlayabilecek nitelikte ve güçte olması şarttır. <br>Somut olayda, mahkemece kazaya karışan ... plaka sayılı aracın, malikinin ...Ltd.Şti. olduğu, işletenin davalı ...Ltd. Şti. olduğu, davalı...’nın ne malik ne de işleten olarak kazaya karışan araçla illiyetinin olmadığı dosya kapsamından anlaşılmakla, mahkemece davalı ...  yönünden davanın pasif husumet nedeniyle reddine karar verilmiş olması isabetli olmuş olup, davacı vekilinin bu yöndeki istinafının yerinde olmadığı görülmüştür.<br>B-) Davalı ... Vekilinin İstinaf Başvurusu İncelemesi Yönünden; <br>6098 sayılı TBK'nın 49. maddesi maddesinde haksız fiil tanımlanmış, 72. maddesinde haksız fiilden zarar görenin, bundan kaynaklanan zararının tazmini istemiyle açacağı davaların zararı ve faili öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl ve herhalde haksız fiil tarihinden itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi bulunduğu belirtilmiştir. Aynı doğrultuda, 2918 sayılı KTK'nın 109/1 maddesinde; motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak 10 yıl zamanaşımı süresi öngörülmüştür. Bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir. Maddenin özellikle 2. fıkrasında \"dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğarsa\" ifadesi ile kanun koyucu taraf ayrımı yapmaksızın (davacı, davalı veya dava dışı 3. kişi) yapmış olduğu fiil cezayı gerektiriyor ise uzamış ceza zamanaşımı uygulanacağı ifade edilmiştir. <br>Görüldüğü gibi, TBK'nın 72. ve 2918 sayılı KTK'nın 109/2. maddesindeki düzenlemeler, zamanaşımı süresinin başlangıcı ve miktarları yönünden birbirine paraleldir.2918 sayılı Kanunun anılan madde hükmünde gözden kaçırılmaması gereken husus, ceza kanununda öngörülen daha uzun zamanaşımı süresinin tazminat talebi ile açılacak davalar için de geçerli olabilmesinin sadece eylemin ceza kanununa göre suç sayılması koşuluna bağlanmış bulunmasıdır. Bu düzenlemenin iki ayrı sonucu bulunmaktadır. Söz konusu yasa hükmü, ceza zamanaşımının uygulanabilmesi için sadece eylemin aynı zamanda bir suç oluşturmasını yeterli görmekte; bunun dışında fail hakkında mahkumiyet kararıyla sonuçlanmış bir ceza davasının varlığı hatta böyle bir ceza davasının açılması ya da zarar görenin o davada tazminat yönünden bir talepte bulunmuş olması koşulu aranmamaktadır. Dahası söz konusu hükümde, ceza zamanaşımının uygulanması bakımından sürücü ve diğer sorumlular (örneğin işleten) arasında bir ayrım da yapılmamış, böylece kuralın bunların tümü için geçerli olduğu hepsi için aynı zamanaşımı süresinin uygulanacağı öngörülmüştür. (HGK'nun 5.6.2015 gün 2014/17-2198 2015/1495 sayılı kararı ile uzamış ceza zamanaşımı benimsenmiştir.) Açıklanan ilkeler ışığında somut olay incelenecek olursa; davalı araç sürücüsünün neden olduğu trafik kazasının aynı zamanda 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesinde düzenlenen ve taksirle yaralama olarak tanımlanan cezayı gerektiren eylem niteliğinde bulunması; bu eylemle ilgili ceza davasının TCK'nın 66/1-d maddesi uyarınca onbeş yıllık zamanaşımı süresine tabi olması; 2918 sayılı KTK'nın 109/2. maddesi uyarınca bu sürenin görülmekte olan maddi tazminat davası için de geçerli olması; davanın olay tarihi üzerinden onbeş yıl geçmeden önce 18/01/2017 tarihinde açılmış olması karşısında, somut olayda zamanaşımının gerçekleşmediği ve davalının zamanaşımı definin yerinde olmadığı açıktır.Somut olayda, kaza ... tarihinde meydana gelmiş olup, dava 15/03/2017 tarihinde açılmış, davacı vekili tarafından dava 04/12/2020 tarihinde ıslah edilmiştir. Dava, davacı tarafça onbeş yıllık uzun ceza zamanaşımı süresi içerisinde açılmış, davacının zararının bilinebilir hale geldiği 23/11/2020 tarihli  aktüerya bilirkişisi raporundan yaklaşık 2 hafta sonra, yasal iki yıllık  süre içerisinde ve kazanın meydana geldiği ... tarihinden itibaren onbeş yıllık uzun ceza zamanaşımı süresi geçmeden ıslah edilmiştir. Haksız fiilden kaynaklı tazminat davalarında haksız fiilin işlendiği tarih itibariyle alacak muaccel hala gelmiş, istenebilir olmuş olup ancak zararın miktarı bilinmediğinden, hesaplanması gerektiğinden ancak bilirkişi raporu alındıktan sonra belirlenebilir olduğundan, bilirkişi raporundan sonra yapılmış ve süresi içerisinde ıslahla artırılmış olan tazminat miktarının zamanaşımına uğradığına ilişkin davalı vekilinin istinafının yerinde olmadığı görülmüştür.Destek, hukuk sistemimizde bir başkasının geçimini sağlayan veya ileride sağlayacak olan kişidir. Destek tazminatı isteyebilmek için; ölenin kanuni ve akdi bakım yükümlülüğünün  bulunması veya fiilen veya düzenli olarak bakması veya ileride bakması kuvvetle muhtemel olması yeterlidir. Desteğin kanunen bakmakla yükümlü olduğu kişiler de desteğin sağlığında herhangi bir yardım görmeseler bile tazminat talep edebilirler. Ölenin ölüm  tarihine  kadar bakma mükellefiyetini  yerine  getirmemiş  olması  destekten yoksun kalma tazminatı talep edilmesine engel değildir. Diğer yandan destek tazminatı miras ilişkisinden doğmaz. Davacıların desteğin anne ve babası olması nedeniyle Yargıtay yerleşik uygulamaları gereğince destekten yoksun kaldığının kabulü gerektiği, bakıma muhtaç olduğunu, dolayısıyla desteğin yalnızca bakım sorumluluğu altında bulunanların destekten yoksun kalma tazminatı talep edebileceği yönündeki davalı vekilinin istinafının yerinde olmadığı görülmüştür.<br>Yargıtay 17. Hukuk Dairesince kabul görmüş pay esasına göre; hayatın olağan akışına  göre bekar olarak ölen desteğin ileride evleneceği ve en az  iki çocuk sahibi olacağı kabul edilerek, desteğin evleninceye kadar gelirinin yarısını kendi ihtiyaçları yarısını da anne ve babası için ayıracağı varsayılarak bu dönemde desteğe iki anne ve babaya birer pay vermek suretiyle desteğin tüm gelirine oranlandığında evlenmeden önceki dönem için de anne ve babanın her birine %25 pay verilmesi gerektiği, desteğin ileride evlenmesi ile birlikte desteğe iki, eşe iki, anne ve babaya birer pay verilerek, yine desteğin tüm gelirinin oranlanarak anne ve babaya %16’şar pay ayrılması, desteğin bir çocuğunun olması durumunda iki pay desteğe, iki pay eşe, bir pay çocuğa ve birer pay anne ve babaya ayrılmak suretiyle desteğin tüm gelirine oranlandığında anne ve baba için %14'er pay verilmesi daha sonra ikinci çocuğun doğacağı varsayılarak bu kez desteğe iki, eşe iki, çocukların her birine birer ve anne ve babaya birer pay verilerek desteğin tüm gelirine oranlanarak anne ve babaya %12,5’er pay verilmesinin uygun olacağı, daha sonra anne ve babadan yaşam tablosuna göre hangisi destekten çıkacaksa kalan kişiye diğerinin payının ilave edilerek destek tazminatlarının hesabı yapılması böylece gelirin tamamının dağıtılacağı esasına dayalıdır. Çocukların sayısı arttıkça hem desteğe ayrılan pay hem de eş ve çocuklar ile ana ve babaya ayrılacak paylar düşecektir. Çocukların destekten çıkması ile birlikte destekten çıkan çocuğun payları destek, eş ve diğer çocuklara dağıtılacak anne ve babaya verilmeyecektir. Böylece geriye kalan eş ve çocukların payları ile desteğin payı artacaktır. Bu pay esası Türk aile sistemine uygun düşmektedir. Çünkü Türk aile sisteminde desteğin geliri aile bireyleri tarafından birlikte paylaşılmakta, aile bireyleri arttıkça gelirden alınacak pay düşmekte, aile bireyi azaldıkça da gelirden alınacak pay yükselmektedir. Ana ve babadan birinin destekten çıkması ile payı diğerine aktarılacak, ana ve baba ile çocukların tamamının destekten çıkması durumunda ise yine  çocuksuz  eş gibi  desteğe 2 pay eşe 2 pay esasına göre  %50 desteğe %50 eşe pay verilerek varsayımsal olarak gelir paylaştırılarak tazminat bu ilkelere göre hesaplanmalıdır. (Yargıtay 4.HD'nin 02/03/2022 tarih ve 2021/10877 E. 2022/3767 K. sayılı ilamı) <br>Somut olayda;  desteğin ölümüyle birlikte  geride davacı babası ... ve annesi ...'ın kalmış olduğu kabul edilmek suretiyle, destek payları belirlenmiş olmakla birlikte; desteğin vefat ettiği tarih itibariyle Yargıtay yerleşik uygulamaları gereğince desteğe iki, anne ve babaya birer pay verilmek; desteğin evlenmesiyle birlikte desteğe iki, eşine iki, anne ve babaya birer pay verilmek; desteğin bir çocuğunun olmasıyla birlikte desteğe iki, eşine iki, çocuğa bir, anne ve babaya birer pay verilmek; desteğin ikinci çocuğunun olmasıyla birlikte desteğe iki, eşine iki, çocuklarının her birisini birer, anne ve babaya birer pay verilmek suretiyle davacılar ... ve ...'ın destek paylarının belirlendiği, pay ayrılmayan pay sahibi olmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin destek paylarına yönelik istinafının yerinde olmadığı görülmüştür.<br>C-) Davacılar Vekilinin ve Davalı ... Vekilinin Ortak İstinaf Başvuruları İncelemesi Yönünden ; <br>Desteğin kaza tarihi itibariyle mesleği ve geliri tespit edilmelidir. Kişinin herhangi bir işi yoksa, desteğin geliri asgari ücret kabul edilerek, raporun hazırlandığı tarihteki net asgari ücret üzerinden hesaplama yapılacaktır. Eğer desteğin gelirinin asgari ücret üzerinde olduğu, bir başka anlatımla herhangi bir işyerinde çalıştığı ya da bir meslek icra ettiği ve asgari ücret üzerinde bir gelir elde edildiği iddia ediliyorsa bunun ispat edilmesi gerekir. Davacılar desteğin asgari ücret üzerinde bir gelir elde ettiğini iddia etmiş ise SGK'dan trafik kazasının olduğu tarihteki desteğin ücret ve gelirlerini gösterir tüm belgeler getirtmelidir. Kişi belirli bir iş yerine bağlı olmaksızın belirli bir meslek icra eden kişilerden ise SGK kayıtları olup olmadığı da araştırılarak ekonomik ve sosyal durumu ile ilgili zabıta araştırması yanında o meslek odasından o mesleği icra edenlerin kaza tarihi itibarı ile ortalama ücretleri sorulmalıdır.<br>Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatlarına göre, desteğin ölüm tarihindeki gelir durumunun davacı tarafça kanıtlanması gerekir. Bunun kanıtlanmaması halinde ise maddi destek tazminatının hesabında asgari ücretin esas alınacağı kabul edilmektedir. Sadece tanık beyanları ile kazanç tespiti mümkün olmayıp bunun bir takım belge ve kayıtlarla desteklenmesi gerekmektedir.(Yargıtay 17.HD.’nin 2020/2073 E. 2021/1812 K. 23/02/2021 tarihli ilamı) <br>Destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunması olup,desteğin kaybı nedeniyle uğranılan gerçek zarar miktarının tespit edilebilmesi için öncelikle desteğin gelirinin doğru saptanması icap eder.<br>Somut olayda; Dairemizin kaldırma kararından önce, ilk derece mahkemesince davacılar vekili, desteğin üzerine kayıtlı on adet kamyonun olduğunu, desteğin faaliyetinin asgari ücretin üzerinde işletme sahibi durumunda olduğunu beyan etmiş, mahkemece desteğin faaliyetinin işletme müdürü pozisyonunda olduğu kabul edilerek, 2014 Tuik verileri esas alınıp, Tuik verilerine göre işletme müdürünün maaşının asgari ücrete endekslenmesi suretiyle desteğin nakliye işine bedeni ve fikri katkısının asgari ücretin üzerinde olduğu kabul edilmiş ve bu veriler dikkate alınarak bilirkişiden davacıların destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanması istenmiş, asgari ücretin 5,754 katı oranındaki gelir aktüerya bilirkişisi tarafından dikkate alınarak, davacıların destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanmış ve aktüerya bilirkişisinin 23/11/2020 tarihli 2. ek raporu hükme esas alınmak suretiyle karar verilmiştir. Dairemizin kaldırma kararı doğrultusunda mahkemece yapılan araştırmalar sonucunda alınmış olan aktüerya bilirkişi ek raporunda, desteğin işletme yöneticisi olması ihtimalinde Tüik verilerine göre işletme müdürü maaşı baz alınarak yapılan hesaplamada desteğin aylık maaşının asgari ücretin 5,754 katı kabul edilmek suretiyle, davacılar lehine kaldırma kararından önceki maddi tazminatlar hesaplanmış; Tüik verilerine göre desteğin ücretli konumunda olması ihtimalinde ise asgari ücretin 4,578 katı kabul edilmek suretiyle davacılar lehine kaldırma kararından önceki kararda hükmedilen tazminattan daha eksik tazminata hükmedilmiş olup; desteğin faaliyetinin dosya içerisindeki bilgi, belge ve bilirkişi raporlarından, ücretli çalışan değil, işletme müdürü faaliyeti şeklinde olduğu anlaşılmakla, desteğin işletmeye fikri ve bedeni katkısının aylık asgari ücretin 5,754 katı oranında kabul edilmek suretiyle davacılar lehine tazminata hükmedilmesi gerekirken, daha az tazminata hükmedilmiş olması doğru görülmemiş olup, davacılar vekilinin bu yöndeki istinafının yerinde olduğu kabul edilerek, kararın HMK'nın 353/1-b/2.maddesi uyarınca kaldırılarak, dosyada mevcut aktüerya bilirkişisi ek raporunda yapılan hesaplamalar dikkate alınarak davacı ... için 350.346,49 TL, davacı ... için 552.997,77 TL tazminata hükmedilmek suretiyle yeniden hüküm kurulması; davalı vekilinin ise ihtimalli hesaplama yapılan aktüerya bilirkişisi ek raporunun çelişkili olduğu yönündeki istinafının yerinde olmadığı görülmüştür.<br>Olay tarihinde yürürlükte olan TBK’nın 56. maddesi hükümlerine göre, hakimin manevi tazminat adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. 22/06/1996 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Diğer yandan hakim manevi tazminatın miktarını tayin ederken saldırı teşkil eden eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Miktarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel hal ve şartların bulunacağı da  gözetilerek  takdir  hakkını  etkileyecek nedenleri karar yerinde objektif olarak göstermelidir. Çünkü kanunun takdir hakkı verdiği hususlarda hakimin hukuka ve hakkaniyete göre hüküm vereceği Türk Medeni Kanunu’nun 4. maddesinde belirtilmiştir. Hükmedilecek   bu  para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı, onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.<br>Somut olayda, tarafların kusur durumu, paranın satın alma gücü, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, duyulan acı, kazanın davacıda bıraktığı iz dikkate alındığında ilk derece mahkemesince davacılar için takdir edilen manevi tazminatın uygun olduğu kanaatine varılmış olunduğundan, taraf vekillerinin aksi yöndeki istinafının yerinde olmadığı görülmüştür.<br>Yukarıda izah edilen sebeplerle ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edildiği anlaşılmakla, davalı ... Limited Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M : (Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere) ;<br>A-) Davalı ...Limited Şirketi'nin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>Davacıların istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ İLE,<br>B-) Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/790 Esas 2022/798 Karar sayılı kararının yeniden hüküm kurulmak üzere KALDIRILMASINA, hükmün HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereğince YENİDEN TESİSİNE,<br>1-)Maddi Tazminat Davasının KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ ile, davacı anne ... için 350.346,49-TL ve davacı baba ... için 552.997,77-TL destekten yoksun kalma tazminatı ile takdiren 400,00-TL cenaze ve defin gideri olmak üzere toplam 903.744,26-TL'nin davacı sigorta şirketi yönünden 330.000,00-TL ile sınırlı olmak üzere davalılar ..., ... Ltd. Şti'nden olay tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, davalı ... Sigorta Şirketinden temerrüt tarihi olan 13/02/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara hak ettikleri bedelin ayrı ayrı verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,<br>2-)Davalı ...hakkında açılan davanın HMK madde 114/1-d ve 115/2 gereğince USULDEN REDDİNE,<br>3-)Manevi Tazminat Davasının KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ ile, davacı anne ... için 50.000,00-TL, davacı baba ... için 50.000,00-TL, davacı çocuklar ..., ... ve ... için 30.000,00'er TL olmak üzere toplam 190.000,00-TL manevi tazminatın davalılar ... ve ... Ltd. Şti'nden olay tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsili ile davacılara hak ettikleri bedelin ayrı ayrı verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,<br>4-) Davalı ... hakkında açılan ve reddine karar verilen dava yönünden alınması gereken 54,40-TL karar ve ilam harcının dava açılırken davacılar tarafından yatırılan 829,63-TL peşin harçtan mahsubuna,<br>5-)Kısmen kabulüne karar verilen maddi tazminat davası yönünden alınması gereken 61.734,77-TL karar ve ilam harcından dava başında yatırılan ve mahsuptan geriye kalan 775,23-TL peşin harcın, 3.081,96-TL ıslah harcının ve 34,16-TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 57.843,42-TL karar ve ilam harcının davalılar ..., ... Ltd. Şti ile ... A.Ş'den müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına,<br>6-)Manevi tazminat davası yönünden alınması gereken 12.978,90-TL karar ve ilam harcının davalılar ... ile ... Ltd. Şti'nden müşterekene ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına,<br>7-)Davacılar tarafından yatırılan 31,40-TL başvurma harcı, dava başında yatırılan ve mahsuptan geriye kalan 775,23-TL peşin harç, 3.081,96-TL ıslah harcı ile 34,16-TL tamamlama harcının davalılar ..., ...Ltd. Şti ile ... A.Ş'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,<br>8-)Maddi tazminat davası yönünden davacılar tarafından yargılama boyunca yapılan; 187,95-TL tebligat gideri, 38,05-TL müzekkere ve posta gideri, 62,00-TL tanıklık ücreti ile 1.200,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.488,00-TL yargılama giderinden davanın kabul oranına göre belirlenen 1.487,18-TL'lik kısmının davalılar..., ... Ltd. Şti ile ... A.Ş'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, bakiyesinin davacılar üzerinde bırakılmasına,<br>9-)Manevi tazminat davası yönünden davacılar tarafından yargılama boyunca yapılan; 187,95-TL tebligat gideri ile 38,05-TL müzekkere gideri olmak üzere toplam 226,00-TL yargılama giderinden davanın kabul oranına göre belirlenen 171,76-TL'lik kısmının davalılar ... ile ... Ltd. Şti'nden müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, bakiyesinin davacılar üzerinde bırakılmasına,<br>10-)Davalı ... tarafından yargılama boyunca yapılan 109,60-TL yargılama giderinden davanın red oranına göre belirlenen 26,30-TL'lik kısmının davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalı ...'a verilmesine, bakiyesinin bu davalı üzerinde bırakılmasına,<br>11-)Davalı ... Ltd. Şti tarafından yargılama boyunca yapılan 42,00-TL yargılama giderinden davanın red oranına göre belirlenen 10,08-TL'lik kısmının davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalı ... Ltd. Şti'ne verilmesine, bakiyesinin bu davalı üzerinde bırakılmasına,<br>12-)Davalı ... tarafından yargılama boyunca yapılan 56,50-TL yargılama giderinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalı ...'ya verilmesine,<br>13-Davacı ...tarafından açılan maddi tazminat davası yönünden bu davacı lehine A.A.Ü.T. 13/1. maddesi uyarınca 54.551,97-TL nispi vekalet ücreti takdirine, takdir edilen vekalet ücretinin davalılar ..., ... Ltd. Şti ile ... A.Ş'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine,<br>14-Davacı ... tarafından açılan maddi tazminat davası yönünden bu davacı lehine A.A.Ü.T. 13/1. maddesi uyarınca 83.419,69-TL nispi vekalet ücreti takdirine, takdir edilen vekalet ücretinin davalılar ..., ... Ltd. Şti ile ... A.Ş'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine,<br>15-Davacılar tarafından açılan ve kısmen reddine karar verilen maddi tazminat davası yönünden davalılar ..., ... Ltd. Şti ile ... A.Ş lehine A.A.Ü.T. 13/2. maddesi uyarınca 500,00-TL nispi vekalet ücreti takdirine, takdir edilen vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak bu davalılara verilmesine,<br>16-Davalı ... hakkında açılan ve reddine karar verilen maddi tazminat davası yönünden bu davalı lehine A.A.Ü.T. 13/4. maddesi uyarınca 9.200,00-TL maktu vekalet ücreti takdirine, takdir edilen vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalı ...'ya verilmesine,<br>17-Davacı ... tarafından açılan manevi tazminat davası yönünden bu davacı lehine A.A.Ü.T. 10/2-4. maddeleri uyarınca 7.300,00-TL nispi vekalet ücreti takdirine, takdir edilen vekalet ücretinin davalılar ... ile ... Ltd. Şti'nden müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine,<br>18-Davacı ... tarafından açılan manevi tazminat davası yönünden bu davacı lehine A.A.Ü.T. 10/2-4. maddeleri uyarınca 7.300,00-TL nispi vekalet ücreti takdirine, takdir edilen vekalet ücretinin davalılar ...ile ... Ltd. Şti'nden müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine,<br>19-Davacı ... tarafından açılan manevi tazminat davası yönünden bu davacı lehine A.A.Ü.T. 10/2-4. maddeleri uyarınca 4.500,00-TL nispi vekalet ücreti takdirine, takdir edilen vekalet ücretinin davalılar ... ile ... Ltd. Şti'nden müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine,<br>20-Davacı ... tarafından açılan manevi tazminat davası yönünden bu davacı lehine A.A.Ü.T. 10/2-4. maddeleri uyarınca 4.500,00-TL nispi vekalet ücreti takdirine, takdir edilen vekalet ücretinin davalılar ... ile ... Ltd. Şti'nden müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine,<br>21-Davacı ... tarafından açılan manevi tazminat davası yönünden bu davacı lehine A.A.Ü.T. 10/2-4. maddeleri uyarınca 4.500,00-TL nispi vekalet ücreti takdirine, takdir edilen vekalet ücretinin davalılar... ile ... Ltd. Şti'nden müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine,<br>22-Davacı ... tarafından açılan manevi tazminat davası yönünden davalılar ... ve ... Ltd. Şti lehine A.A.Ü.T. 10/1-4. Maddeleri uyarınca 4.080,00-TL maktu vekalet ücreti takdirine, takdir edilen vekalet ücretinin davacı ...'tan alınarak davalılar ... ile ...Ltd. Şti'ne verilmesine,<br>23-Davacı ... tarafından açılan manevi tazminat davası yönünden davalılar ... ve ... Ltd. Şti lehine A.A.Ü.T. 10/1-4. maddeleri uyarınca 4.080,00-TL maktu vekalet ücreti takdirine, takdir edilen vekalet ücretinin davacı ...'tan alınarak davalılar ...ile ... Ltd. Şti'ne verilmesine,<br>24-Davacı ...tarafından açılan manevi tazminat davası yönünden davalılar ... ve ... Ltd. Şti lehine A.A.Ü.T. 10/1-4. maddeleri uyarınca 4.080,00-TL maktu vekalet ücreti takdirine, takdir edilen vekalet ücretinin davacı ...'tan alınarak davalılar ...ile ... Ltd. Şti'ne verilmesine,<br>25-Davacı ... tarafından açılan manevi tazminat davası yönünden davalılar ... ve ... Ltd. Şti lehine A.A.Ü.T. 10/1-4. Maddeleri uyarınca 4.080,00-TL maktu vekalet ücreti takdirine, takdir edilen vekalet ücretinin davacı ...'tan alınarak davalılar ...ile ... Ltd. Şti'ne verilmesine,<br>26-Davacı... tarafından açılan manevi tazminat davası yönünden davalılar ... ve ... Ltd. Şti lehine A.A.Ü.T. 10/1-4. Maddeleri uyarınca 4.080,00-TL maktu vekalet ücreti takdirine, takdir edilen vekalet ücretinin davacı ...'tan alınarak davalılar... ile ... Ltd. Şti'ne verilmesine,<br>27-)Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde avansı yatıran ilgili tarafa resen iadesine,<br>C-) Davacıların istinaf başvurusu kabul edilmiş olmakla;<br>1-)  İstinaf karar harcının talep halinde davacılara iadesine,<br>2-) İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>3-) Davacılar tarafından yatırılan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 296,40 TL tehiri icra karar harcı ve 128,00 TL posta masrafı toplam 645,10 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,<br>Ç-)  Davalı ...  Limited Şirketi'nin istinaf başvurusu reddedilmiş olmakla;<br>1-) Alınması gereken 74.713,67 TL istinaf karar harcından davalı tarafından peşin yatırılan 15.527,00 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 59.186,67 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,<br>2-) İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>3-) Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>D-) 1-) İstinaf yargılaması bakımından istinaf kanun yoluna başvuranlar tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının HMK'nun 333. maddesi, Yönetmeliğin 207/1. maddesi ve HMK Gider Avansı Tarifesi'nin 5. maddesi hükümleri uyarınca yatırana iadesine,<br>Dair, tarafların yokluğunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/1,2. maddeleri uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK md. 361/1 uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay  nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.  07/12/2023<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3650f46c9a082c0c","SID":"90bccb26edefee6e"}}