{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. KONYA BAM   6. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: <br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  6. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: <br>KARAR NO\t: <br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t: )<br>ÜYE\t\t: <br>ÜYE\t\t:<br>KATİP\t\t: )<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KONYA .. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ARA KARAR TARİHİ\t: 06/09/2023<br>NUMARASI\t\t: Esas<br><br>DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t: Av. <br><br>İSTİNAF EDEN DAVALI\t: <br>VEKİLİ\t: Av. <br>DAVA\t\t: Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin)<br><br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR TARİHİ\t: 22/11/2023<br>YAZIM  TARİHİ\t: 29/11/2023<br>Davacı tarafından, davalı aleyhine Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyası ile açılan ticari şirket davasında 06/09/2023 tarihinde tesis edilen ihtiyati tedbire itirazın reddine ilişkin ara karara karşı, davalının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendi; <br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ve kardeşi ... ...'nun davalı şirketin 1/2'şer hisse sahibi olduklarını, ... ...'nun kendisini şirketin müdürü ve imza yetkisi olarak atadığını, zaman içerisinde ... ...'nun müvekkilini devre dışı bırakarak şirketin hiçbir faaliyetlerinden haberdar etmediğini, muhasebe kayıtlarını incelemesine izin vermediğini, müvekkilinin oğluyla birlikte şirketin imalat bölümünde tüm faaliyetleri yürüttüğünü, kardeşi ...'ın ise idari işleri yürüttüğünü, şirketin tüm faaliyetlerini ve kazancını müvekkilinden gizleyerek kendi adına kullanmak suretiyle yasayı ve şirket sözleşmesinden doğan yükümlülükleri ihlal ettiğini, bu sebeple ... ...'nun hem şirkete hem de müvekkile karşı sorumlu olduğunu, ... ...'nun talimatları ve uygulamaları nedeniyle uzun süredir genel kurul toplantısı yapılmadığını, şirketin finansal tablolarına ulaşmasının engellendiğini, müvekkilinin şirketin kar, zarar ve mal varlıklarıyla ilgili bilgi sahibi olmadığını, davalı şirketin genel kurul, yönetim kurulu, denetim kurulu vb. idari karar alabilecek hiçbir organı olmadığını, TTK 636. maddesi uyarınca şirketin feshi veya müvekkilinin tasfiye payının gerçek değerler üzerinden ödenmesine karar verilmesi gerektiğini; ... ...'nun davalı şirket ile aynı amaç ve konuda faaliyet gösteren yeni bir şirket kurup haksız rekabete başlaması, müvekkilinin bir kısım şirket taşınır mal varlığı üzerindeki haklarında \"mobing uygulamak\" suretiyle ele geçirip \"gabin hali\" yaratması ve arz olunan sair nedenlerle, davalı şirketin TTK 636. maddesi ve sair mevzuat hükümleri uyarınca tasfiye edilerek müvekkilinin tasfiye ortaklık payının ödenmesini ve/veya müvekkilinin %50 oranındaki hisse bedelinin, net öz varlıklar üzerine şirketin marka değeri, şerefiye ve işleyen teşebbüs değeri dahil tüm haklarının ve bu güne kadar elde etmesi engellenmiş olan kar payının ve haksız uygulama ile kar payından yapılan tüm kesintilerin de ilave edilmesi suretiyle ödenmesi yolunda karar ittihazı ile, dava sonuna kadar şirkete yönetim veya denetim kayyumu atanmasına, tüm mal varlığı üzerine ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İlk derece mahkemesi 01/08/2023 tarihli ara kararı ile; \"...Somut olayda; dosya kapsamı, mevcut delil durumu, davanın mahiyeti gereği ileride telafisi güç ve zararlar doğmaması için davalı şirketin adına kayıtlı olması halinde taşınmazlar ve araçlar üzerine ihtiyati tedbir talebinin ve denetim kayyımı talebinin kabulü ile; 1-6100 s. HMK'nın 393/1. maddesi gereğince bu ara kararının tebliğinden itibaren 1 haftalık kesin süre içerisinde, 150.000 TL nakdi teminatın veya kesin ve süresiz kayıtsız-şartsız hiçbir ihbara ihtara gerek kalmaksızın banka teminat mektubunun Mahkememize ibrazı ve ayrıca denetim kayyımı için de 6 aylık ücret karşılığı 15.000 TL'nin Mahkememiz veznesine depo edilmesi halinde davacıların ihtiyati tedbir talebininin kabulü ile; a)Davalı şirkete ait varsa taşınmaz/lar ile araç/ların trafik kayıtlarına, iradi olarak satış ve devirlerinin önlenmesi için ihtiyati tedbir konulmasına,...\" şeklinde karar verilmiştir.<br>İTİRAZ: Davalı vekili itiraz dilekçesinde özetle; davacının davadaki talebinin açık ve net olmayıp basiretli bir tacir gibi davranmadığını, davacının 30/11/2022 tarihli sözleşme ile her türlü envanterinde kayıtlı demirbaşlarını ve marka hakkının satışını yaptığını, ancak dava dilekçesinde şirket müdürünün sorumlu olduğundan bahisle şirketi zarara uğrattığından dolayı tazminat haklarının olduğunu iddia ettiğini, davacının şirketin tasfiyesini mi, şirket müdürünün sorumluluğundan kaynaklanan tazminat mı, yoksa şirketten çıkma payı talebinde mi bulunduğunun anlaşılamadığını, davacının şirketteki hissesinin gayrimenkul dışındaki kısmını dava dışı şirketin diğer ortağına sattığını ve bedelini tahsil ettiğini, şirketin mal varlığı olarak sadece gayrimenkulünün kaldığını, bu nedenle sadece davacının gayrimenkulden olan şirket hissesi alacağı için şirketin aktif ve pasiflerine tedbir konulmuş olmasının açıkça hukuka aykırı olduğunu, davacının müvekkili şirket ve şirket müdürü hakkında iddia ettiği hususların gerçeği yansıtmadığını, şirket ortağı ... ...'nun kendisini ... Ltd. Şti.'nin müdürü olarak tek başına ve davacının bilgisi dışında atadığı iddiasının 11 Ocak 2018 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlanın şirket genel kurul kararı ile gerçek dışı olduğunun ispatı olduğunu, şirketin 1997 yılında kurulması sırasında müvekkil şirket müdürü olarak . ... ve ... ...'nun müdür olarak atandığını, daha sonra şirkette .. ... ve.... hisselerini ... ... ve davacı .... ...' ya devir etmelerinden sonra şirketin 1/2 hissesi ... ... ve 1/2 hissesi davacı .. ...'ya ait olduğunu, şirket ortaklarının şirket müdürü olarak ... ...' yu münferiden 10 yıl süre ile atadığını, şirket müdürü atanmasının oybirliğiyle olduğunu, ortaklar arasında bir ihtilafın bulunmadığını, davacı tarafından bu güne kadar şirketin kötü yönetildiği, rızası dışında kendisine bilgi belge verilmediği gibi şirket ortaklığından kaynaklanan hakları nedeni ile hiçbir ihtar ve talep de bulunmadığından taleplerinin zamanaşımı nedeni ile reddi gerektiğinden bahisle usul ve esas yönünden hukuki dayanaktan yoksun ve şirketin hayatiyetini sona erdirecek olan ihtiyati tedbir kararının itirazen kaldırılmasına, müvekkilinin şirketin 1/2 hissedar ortağı olması, aynı zamanda müdürü olması ve şirketin hayatiyetini devam ettirecek olması nedeni ile, denetçi kayyum atanmasına ilişkin kararın, geniş yorumlanarak şirketin ticari hayatını sona erdirecek mahiyette olması nedeni ile kayyumluk kararının kaldırılarak denetçi olarak atanmasını talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARININ ÖZETİ : Mahkemece; \"...davalı vekilince verilen 13/08/2023 tarihli dilekçe ile mahkememizce verilen 01/08/2023 tarihli ara kararına itiraz edilerek, ihtiyati tedbirin kaldırılması talep edilmiş ise de; davamızın konusunun TTK 636. maddesinde düzenlenen muhik sebeplerle davalı şirketin feshi davası olması ve bu davada davalı şirkette %50 hisseye sahip hali hazırdaki yöneticisinin kendisine yeni bir şirket kurarak davalı şirketin içini boşaltarak kendi şirketine aktardığı iddialarının bulunması nedeniyle mahkememizce teminat karşılığı verilen ihtiyati tedbir kararının TTK 636/4 maddesindeki yasal koşullara haiz olduğu kanaatine varıldığından celbedilen Konya Ticaret Sicil Müdürlüğünün kayıtları da nazar alınarak...\" muteriz vekilinin ihtiyati tedbir kararına itirazlarının ve taleplerinin ayrı ayrı oy birliği ile reddine, davacı vekilinin teminatın iadesinin talebinin dosya kapsamı ve HMK 87 maddesi nazara alınarak oy birliği ile reddine şeklinde karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının yaklaşık ispata yönelik herhangi bir delil ibraz etmemesi ve gelen müzekkere cevaplarında iddiaların ispatına yönelik bilgi bulunmamasına rağmen şirkete denetim kayyımı atandığını, şirketin finansal tablolarının erişime açık olmadığı belirtilmişse de dava dilekçesinde de belirtildiği üzere şirket muhasebesinden davacının oğlunun sorumlu olduğunu, tüm üretim faaliyetinin davacının gözetiminde gerçekleştiğinden alış-satış işlemlerinin tamamının davacının oluruna dayandığını, şirketin temsili için ... ...'ya yetki verilmesi sebebinin üniversite tahsili ve ekonomi alanındaki tecrübesine dayandığını, ... ...'nun yetkisini kötüye kullanarak şirketi kendi menfaatleri doğrultusunda zarara uğrattığı ifade edilmişse de yapılacak bilirkişi incelemesinde böyle bir zararın söz konusu olmadığının sabit olacağını, bu hususta davacı tarafın somut bir delil bulunmadığını, şirkete kayyım atanarak menkul ve gayrimenkul mal varlığının üzerine tedbir konulması ve bu hususun ilan edilmesinin müvekkil şirket itibarını zedelediğini, bu durumun ticari defter ve kayıtlarda da sabit olduğunu, TTK'da öngörülen alternatif olarak davacı ortağın çıkarılmasına karar verebileceğini, 6102 Sayılı TTK'nın 643. maddesi yollaması ile TTK'nın 538/2. maddesi uyarınca şirket temsilcisinin tek başına taşınmaz satışı gerçekleştiremeyeceğini, taşınmaz dışında şirkete ait menkul mal varlığının değerinin davacıya ödendiğini, davacının, .....Şirketi'ni oğlunun üzerine kurmuş ve müvekkil şirketin müşteri çevresini kendisine çekmeye yönelik eylemlerde bulunduğunu, şirketin göreceği zararların temini amacıyla en azından uygun teminat mukabilinde ihtiyati tedbir kararı tesis edilmesi gerekirken, 150.000 TL karşılığında ihtiyati tedbir kararı verilmesini kabul etmediklerini, finansal verilerin incelenmesine rağmen müvekkili firmanın sorumlu tutulması veya tutulmaya çalışılarak hali hazırda işleyen bir limited firmanın eşit hissedar olan davacının çıkarlarına esir edilmesinin hakkın kötüye kullanılması olduğunu, TMK m.2.2 açısından da işbu dava ve bağlı taleplerin irdelenmesi gerektiğini belirterek; tüm talep ve hakları saklı kalmak kaydıyla, 06/09/2023 tarihli ara kararla kurulan ihtiyati tedbire itirazların reddine yönelik kararın kaldırılmasına, dayanaksız ve soyut verilere dayalı olarak tesis edilen ve düşük teminat karşılığı olarak verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :<br>Talep, ihtiyati tedbire itirazın reddine dair verilen ara kararın kaldırılması istemine ilişkindir. <br>İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen  kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.<br>İhtiyati tedbir kararının verildiği tarihte yürürlükte olan 6100 sayılı HMK'nın 393/1.maddesi gereğince ihtiyati tedbir kararının uygulanması, bu kararın, tedbir isteyen tarafa tefhim veya tebliğinden itibaren bir hafta içinde talep edilmek zorundadır. Aksi hâlde, kanuni süre içinde dava açılmış olsa dahi, tedbir kararı kendiliğinden kalkar.<br>Eldeki davanın şirketin haklı nedenle feshi talebine ilişkin olduğu, mahkemece teminat karşılığında ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulü ile şirkete tedbiren denetim kayyımı atanmasına ve şirkete ait taşınmaz ve araç kayıtları üzerine devirlerinin önlenmesi için ihtiyati tedbir konulmasına, yönetim kayyımı atanmasına ilişkin tedbir talebinin reddine karar verildiği, davacı tarafından tedbirin uygulanması için gerekli teminatın yatırılmadığı anlaşılmakta olup, bu durumda HMK 393/1 maddesi gereği tedbir kararı kendiliğinden kalkmış durumdadır.<br> İhtiyati tedbir kararı kendiliğinden kalkmış olduğundan itiraz konusuz kalmış olup ilk derece mahkemesince ihtiyati tedbire itirazın konusu kalmadığından itiraz hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekirken itirazın reddine karar verilmesi hatalı olup davalının istinaf başvuru talebinin kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve HMK'nın 353/1.b.2 maddesi gereğince yeniden karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>A) Davalının istinaf başvuru talebinin KABULÜ ile; Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/09/2023 tarih... Esas sayılı ARA KARARININ KALDIRILMASINA,<br>1-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yatırılan 269,85 TL istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine, <br>2-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflara ücreti vekalet taktirine yer olmadığına, <br>3-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin; ilk derece mahkemesince davanın esası ile ilgili kurulacak hükümde değerlendirilmesine,<br>B) Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince davalı talebi ile ilgili YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA, <br>- Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... Esas sayılı dosyasında verilen ihtiyati tedbire itirazının konusu kalmadığından itiraz hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, <br>C) Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4.maddesi gereğince kararın ilk derece mahkemesi tarafından tebliğe çıkarılmasına,  <br>D) Dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 22/11/2023 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 362/1-f  maddesi gereğince kesin olarak  karar verildi.<br><br>\t\t\t\t<br>   <br>    Başkan                 Üye 4                          Üye                    Katip<br>       e-imzalıdır                     e-imzalıdır                          e-imzalıdır                      e-imzalıdır<br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a470450e621d258d","SID":"f81c0524cdf7abcf"}}