{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t            GEREKÇELİ KARAR<br>ESAS NO\t: 2023/301 Esas<br>KARAR NO\t: 2023/850<br><br>DAVA\t: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 22/03/2022<br>KARAR TARİHİ\t: 24/10/2023<br>KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 16/11/2023<br>    Büyükçekmece ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı dosyasında verilen görevsizlik kararı sonucu mahkememize gelen Tazminat  davasının Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonucunda: <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; \" İşbu dava haksız haber içerikleri ile müvekkil şirketin kişilik haklarını alenen hedef alan ve bu hakkı zedeleyen davalılardan, yaratmış olduğu manevi zararın tazmini amacıyla ikame edildiğini, davanın basın yoluyla kişilik hakkı ihlalinden kaynaklanan manevi tazminat davası olduğunu, müvekkil şirket, toplum içinde saygınlığı, özel ve gizlilik alanı, ticari itibarı olan bir şirket olduğunu, dava konusu olayda ... Gazetesindeki yazı sahibi ... ve yayımcı şirket ... ve İletişim Tic. A.Ş. Haksız fiil konusu içeriklerden dolayı sorumlu olduğunu, olayda davalılar müvekkilinin uğramış olduğu manevi zararın tazmininden müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları için her birine husumet yöneltildiğini, dava konusu haberin 03/06/2021 tarihinde ... Gazetesinde yayınlandığını, müvekkil şirket aleyhine gerçeğe aykırı, düşmanca ve provokatif dille yapılan haber, müvekkil şirketin ticari itibarını zedeler nitelikte olduğunu, bu sebeple müvekkil şirketin manevi zararı doğduğunu, fazlaya ilişkin ve başkaca tüm hak ve alacaklarının saklı kalmak kaydı ile müvekkil şirketin kişilik haklarının hukuka aykırı bir şekilde zedelenmesi nedeniyle toplamda 30.000,00 TL manevi tazmitanı haksız fiil tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek müvekkile verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini  \" talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:<br>Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; \"Öncelikle basın özgürlüğüne ve bu özgürlüğe yönelik her türlü sınırlandırma talebi bakımından uygulanması gereken ilkeler çerçevesinde bir değerlendirme yapılması gerektiğinin ve davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davaya konu yazı haber verme ve eleştiri ve de basın özgürlüğü sınırları içerisinde olduğunu, davacı yönünden oluşmuş bir zararın söz konusu olamayacağını, talep edilen tazminat miktarının fahiş bir fiyat olduğunu, bu nedenle davanın öncelikle görev yönünden reddine, devamla esas yönünden davanın bütünüyle reddine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacıya yükletilmesini \"talep etmiştir. <br>Davacı tarafça,  Büyükçekmece ... Asliye Hukuk Mahkemesi'ne açılan iş bu dava hakkında Büyükçekmece ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 25/01/2023 tarih, ... esas ve ... karar sayılı ilamı ile görevsizlik kararı verilmesi üzerine 6100 sayılı HMK’ nun   317.maddesi uyarınca açılan davanın dilekçesi mahkememize tevzi edilmiş ve mahkememizin yukarıda belirtilen sırasına kaydedilmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava, basın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat davası istemine ilişkindir.<br> Bilindiği üzere, 7155 sayılı Kanunun 20. maddesi ile  13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa 5/A  maddesi eklenmiştir. Anılan maddenin 1. fıkrası ile \"Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.\" hükmü getirilmiştir.<br>Yine aynı kanunun 23. maddesi ile 6325 sayılı Kanuna eklenen “Dava şartı olarak arabuluculuk başlıklı  18/A maddesinde \" (1)İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.(2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.\" hükmü yer almaktadır.<br>Dava şartları, HMK'nin 115/1 maddesi hükmünde dava şartlarının mevcut olup olmadığı hususunun yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden araştırılması gerektiği belirtilmiş, anılan yasanın 114. maddesinin 1. fıkrasında dava şartları sayılmış, aynı yasa maddesinin 2. fıkrasında ise diğer yasalarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümlerin saklı olduğu belirtilmiştir.<br> <br>Tüm dosya kapsamının; davacı vekilinin dava dilekçesi ile yasal düzenlemelerin birlikte değerlendirilmesi sonucunda; dava tarihi olan 22/03/2022 tarihi itibariyle yürürlükte bulunan TTK'nin 5/A maddesine göre, alacak davası açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması ve dava dilekçesinin ekine arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın sunulması gerektiği, davanın basın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat davası istemine ilişkin olup zorunlu arabuluculuk dava şartına tabi olduğu, yasal düzenleme dikkate alındığında söz konusu dava şartının noksanlığı sonradan giderilebilecek nitelikte olmadığı, davacı vekili mahkememizin ... nolu celsesinde; davanın başlangıçta asliye hukuk mahkemesinde açılmış olması nedeniyle arabuluculuğa başvurmadıklarını beyan ettiği,  her ne kadar dava başlangıçta görevsiz mahkemede açılmış ve   görevsiz Mahkemede dava açılmadan önce arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediği, davacı tarafın  görevsizlik kararı verildikten sonra da arabuluculuk kurumuna başvurmadığı, davacı tarafından  arabuluculuk yoluna başvurulmadığı anlaşılmakla, davacı tarafından arabuluculuk faaliyeti tamamlanmadan dava açıldığından eldeki davada dava şartının gerçekleşmediği soncuna varılmakla TTK'nin 5/A maddesi hükümleri gözetilerek HMK'nin 114/2 ve 115/2 maddeleri hükümleri gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiş olup, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>1-Davanın zorunlu Arabuluculuk Dava Şartı Yokluğundan REDDİNE,<br>2-Karar tarihinde yürülükte bulunan haçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 269,85 TL maktu karar ve ilam harcının 512,33 TL peşin harçtan mahsubu ile 242,48‬ TL bakiye harcın talep halinde davacıya iadesine, <br>3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,<br>4-Davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, <br>5-Davalılar davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükteki bulunan AAÜT uyarınca takdir edilen 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine, <br>6-Kullanılmayan gider avansının 6100 Sayılı HMK 333. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra yatırana iadesine, <br>Dair davacı vekili  yüzüne karşı, davalılar vekilin yokluğunda, kararın taraflara tebliğinden 2 haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.24/10/2023      <br><br><br>Katip ...<br>  e-imzalıdır  <br> <br> <br>Hakim ...<br>  e-imzalıdır  <br><br><br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6669de24e2440097","SID":"457a0bab90cde0d5"}}