{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO\t: 2023/674 Esas<br>KARAR NO\t: 2023/935<br><br>DAVA\t: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)<br>DAVA TARİHİ\t: 19/10/2023<br>KARAR TARİHİ\t: 23/11/2023<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacının dava dilekçesinde özetle; davalı ... Anonim Şirketi'nin her türlü cam alım satım ve ticaretiyle iştigal etmek üzere kurulduğunu, ortaklık yapısının %27/78 ..., %70,63 ..., %0,79 ... ve %0,79 ... şeklinde olan bir aile şirketi olduğunu, şirketin kuruluşundan 2020 yılının haziran ayına kadar yönetim kurulunda başkan veya üye sıfatıyla fiili çalışmalar yaptığını, 2020 haziran ayında geçerli bir sebep gösterilmeden diğer hissedarlardan ...'ın kararıyla şirketten uzaklaştırıldığını, şirket binasına girişine izin verilmediğini, 07/10/2023 tarihinde yapılan 2022 yılına ait olağan genel kurul toplantısında şirketteki ortaklık payının düşürülmesi amacıyla şirketin sermayesinin artırılarak 350.000.000,00 TL'ye çıkarıldığını, önceki nakdi sermaye artırım bedellerinin şirkete ödenmediği halde sermaye artırım kararı bahanesiyle mülkiyet hakkına tecavüz edildiğini, hukuka aykırı bir sermaye artırımı yaptıklarını, ...Anonim Şirketi'nin 07/10/2023 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan sermaye artırım kararının dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, açıklanan nedenlerle davalı ... A.Ş.'nin taşınır taşınmaz mal varlıkları, bankalardaki hesaplarıyla ilgili değer azaltmaya yönelik tedbir kararı verilmesini, genel kurul kararının iptaline ve dava sonuna kadar tedbiren yeniden yapılacak sermaye artırımlarının durdurulmasına, tedbiren dava konusu genel kurul kararına ilişkin Türk Tescil ve İlan işlemlerinin durdurulmasına, tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle;  davalı şirketin  sermayesinin  07.10.2023 tarihli genel kurulda  yapılmakta olan yatırıma bir kısım kaynak temini amacıyla 60.316.910,91 TL'sinin geçmiş yıl karlarından 99.183.089,09 TL'sinin sermaye taahhüdü yolu ile olmak üzere toplamda 159.500.000,00 TL artırılmasına karar verildiğini, davalı şirketin  söz konusu  yatırımı gerçekleştirebilmesi amacıyla ortaklarından sermaye artışı yoluyla kaynak talep etmesinin hukuka mevzuata ve dürüstlük kuralına  aykırı bir yönünün bulunmadığını, derdest bir davanın hukuken ve fiilen sona erdirilmesi sonucunu doğuracak şekilde yürütmenin geri bırakılması mahiyetinde bir tedbir kararı verilemeyeceğini, genel kurul kararının yürütülmesinin ertelenmesinin de bir ihtiyati tedbir niteliğinde olduğunu, derdest bir davanın hukuken ve fiilen sona erdirilmesi sonucunu doğuracak şekilde yürütmenin geri bırakılmasına karar verilemeyeceğini, bu yönde bir karar verilmesi halinde iptal davası sonuçlanmadan çok önce sermaye artırımı hükümden düşeceğini, sermaye artırımın yürütülmesinin geriye bırakılması kararının davanın esasını çözecek etkiye sahip olması nedeniyle bu hususta ihtiyati tedbir kararının verilmesinin mevcut düzenleme ve koşullar altında olanaklı olmadığını, davacının şartları bulunmayan tedbir talebinin reddine, davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLER: <br>Genel kurul toplantı tutanağı ve ekleri, ... 13. ATM'nin ... esas sayılı dosyası, ... 19. ATM'nin ... esas sayılı dosyası, taraf açıklamaları ve tüm dosya kapsamı.<br>GEREKÇE:<br>Dava, davalı şirketin  07/10/2023 tarihinde yapılan 2022 yılı olağan genel kurulunda alınan sermaye artırımına ilişkin kararının iptali istemine ilişkindir.<br>Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2017/2875 esas, 2019/1904 karar sayılı ilamının ilgili kısmı;<br>\"... tüm maddelerin görüşülmesi öncesinde muhalefet şerhi önergesi sunarak peşin olarak muhalefetlerini zapta geçirdikleri ancak oylamadan sonra muhalefet görüşü  beyan ederek muhalefet şerhlerini hiçbir maddenin altına yazdırmadıkları gibi genel kurul tutanağının son sayfasında da muhalif kaldıklarına dair şerh verip imzalamadıkları, TTK 381. maddesi gereğince toplantıda hazır bulunulup alınan kararlara muhalif kalan ve durumu toplantı tutanağına geçiren ortağın iptal davası açması hakkı olduğu, oylamadan önce ( karar alınmasından önce) muhalefet edilmesinin ( peşin muhalefet) dava hakkı vermediği, kararların alınmasından sonra muhalefet şerhi verilmesinin gerektiği gözetilerek anılan maddeler hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir... taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.... taraf vekillerinin tüm temyiz itirazlaırnın reddi ile usul ve yasyaa uygun hükmün ONANMASINA,\"<br>Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2018/3433 esas, 2020/468 karar sayılı ilamının ilgili kısmı;<br>\"Kararların iptalini düzenleyen anılan madde hükmüne göre toplantıda hazır bulunup da alınan karara muhalif kalan ve bu durumu toplantı tutanağına geçiren ortağın söz konusu kararlara karşı iptal davası açma hakkının olduğu belirtilmiştir. Somut olayda, davacı ortağın genel kurulda kendisini vekili aracılığıyla temsil ettirdiği, vekilin iptali istenen maddeye yönelik olarak daha karar alınmadan önce karşı çıktığı, bu şekilde muhalefet durumunun öneriye karşı olup, kararın alınmasından sonra yapılmış bir karşı çıkmanın (muhalefet) bulunmadığı, bu durumda iptal davası açabilmek için kanunun aradığı “alınan kararlara muhalif kalma” koşulunun yerine getirilmediği anlaşıldığından, dava konusu genel kurul kararı bakımından yapılan iptal isteminin dava koşulu yerine getirilmediğinden reddine karar verilmesi gerekirken,\"<br>Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2020/40 esas 2021/6549 karar sayılı ilamının ilgili kısmı;<br>\"Dava konusu 26.06.2012 tarihli genel kurul toplantı tutanağının incelenmesinde,  genel  kurul toplantısına katılan davacıların iptali talep edilen kararlarda usulüne uygun muhalefet şerhini tutanağa yazdırmadıkları gibi dilekçe ile muhalefetlerini bildirmedikleri de anlaşılmıştır. Her ne kadar kararların bazılarında oylamadan önce muhalefet dilekçesinin  divana  sunulduğu  yazılmış  ise  de,  bunun  daha  karar  alınmadan  önce  karşı çıkma  şeklinde olduğu, karara karşı peşin muhalefette bulunulduğu, bu şekildeki muhalefetin öneriye karşı çıkma mahiyetinde olup, kararın alınmasından sonra yapılmış bir karşı çıkmanın, muhalefetin bulunmadığı, bu durumda iptal davası açabilmek için kanunun aradığı “alınan kararlara muhalif kalma” koşulunun yerine getirilmediği açıktır. (bkz. Dairemizin 2015/6729 E. - 2016/3366 K., 2019/2841 E. - 6994 K.,  2018/2156 E.- 2019/4580 K., 2010/5250 E. -  2012/4756 K. sayılı ilamları) \"<br>Şeklindedir.<br>Davaya konu kararların alındığı genel kurul toplantı tutanağının incelenmesinde; sermaye artırımına ilişkin gündemin 9. maddesinin görüşülmesine geçildikten sonra davacı ...'ın söz alarak gündemin 9. Maddesine muhalif olduğunu, şerh koymak istediğini, olumsuz oy kullandığını ve iptal davası açacağını belirterek açıklamalarda bulunduğu anlaşılmıştır. Davacı vekilinin açıklamalarından ve oylamadan önceki muhalefetinden sonra sermaye artırımına ilişkin gündem oylamaya sunularak karara bağlanmıştır. Genel kurul toplantı tutanağından anlaşıldığı üzere oylamadan sonra davacının alınan karara her hangi bir sözlü veya yazılı muhalefeti bulunmamaktadır.<br>Genel kurul toplantı tutanağından görüldüğü üzere davacı vekilinin gündem maddesinin oylanmasından sonra alınan kararlara her hangi bir muhalefeti bulunmamaktadır. Tutanağın imzalanmasından sonrada alınan kararlara karşı her hangi bir muhalefette bulunulmamıştır. Oylamadan önce ki muhalefete ilişkin açıklamalar öneriye karşı çıkma olup, kararın alınmasından sonra yapılmış bir karşı muhalefet bulunmadığından kanunun aradığı “alınan kararlara muhalif kalma” koşulunun yerine getirilmediği ve TTK 446/1-a maddesinde belirtilen dava açabilme şartının gerçekleşmediği anlaşılmakla davanın usulden reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Açıklanan yasal, gerektirici nedenlere göre;<br>1-Davanın TTK m.446/1.a maddesinde belirtilen dava ön şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine, <br>2-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,<br>3-AAÜT md.7-1 uyarınca 8.950,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı şirkete verilmesine, <br>4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, <br>5-Davacı tarafından yatırılan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde bakiye kısmının yatıran tarafa iadesine,<br>Dair, tarafların  yüzüne karşı verilen karara karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Hukuk Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/11/2023<br><br><br>Başkan <br>e-imzalıdır <br>Üye <br> e-imzalıdır<br>Üye <br> e-imzalıdır<br>Katip <br> e-imzalıdır<br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"cc8fbc17ce1d1c4c","SID":"ec2e41cabc13e550"}}