{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2020/1893 Esas<br>KARAR NO: 2023/1447<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 08/10/2019<br>NUMARASI: 2018/67 E. - 2019/1143 K.<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 23/11/2023<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafından müvekkili aleyhine İst.Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Es. Sayılı dosya ile icra takibi başlatıldığını, takibe konu çekden dolayı müvekkilinin borçlu olmadığını, müvekkilinin eşi ... verdiği vekaletle işlerini yürüttüğünü, takibe konu Çekte adı geçen lehdar ... Ltd.Şti. Sahibi ... müvekkilinin eşi ...  uzun yıllara dayalı ticari ilişkilerinin mevcut olduğunu ve söz konusu çekin hatır çeki olarak verildiğini, daha sonra ....şirketi sahibinin bu çekleri doldurup kendisine çek hesabı açtırıp kredi çektiğini, bu aşamadan sonra çekleri ilgili bankalardan geri alıp düzenleme tarihlerini değiştirerek yeniden bankalara ciroladığını, müvekkilinin bu hususlarda suç duyurusunda bulunduğunu, dava konusu çekin ön yüzü incelendiğinde düzenleme tarihinin değiştirildiği bu açıdan çekin tahrif edildiğinin görüleceğini, bu tahriften hemen sonra müvekkili aleyhine kendilerine ciro edilen bankalarca takipler başlatıldığını, işbu takipten farklı olarak ayrıca Kastamonu....İcra Müdürlüğünün ... Es. Sayılı ve İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Es. Sayılı takiplerinde mevcut olduğunu bu takiplerde de aynı şekilde çekler üzerinde tahrifat olduğunu, müvekkilinin borçlu olmadığı halde hakkında başlatılan takip konusu çek'in hatır çeki olduğunu iddia ile müvekkili aleyhine başlatılan İst. Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Es. Sayılı takibin iptaline, teminatsız olarak yargılama sonuna kadar takibin durdurulması için ihtiyati tedbir konulmasını ve %20'den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın kredi borçlusu ...San.Tic.Ltd.Şti.'ne ihbar edilmesi gerektiğini, davaya konu çek'in müvekkili bankanın kredi borçlusu dava dışı ... San.Tic.Ltd.Şti. Tarafından ciro edilerek müvekkili bankaya verildiğini ve ibrazında karşılıksız çıktığından İst.Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Es. Sayılı dosyasından takip başlatıldığını, davada husumetin müvekkili bankaya yöneltilemeyeceğini, davanın müvekkili bankanın kredi borçlusu olan ... San.Tic.Ltd.Şti.'ne karşı açılması gerektiğini belirterek husumet itirazında bulunmuş, esasa ilişkin olarak da davacının ileri sürdüğü iddialarını müvekkili bankaya karşı sözlü veya yazılı olarak bildirmediğini, ayrıca Taşköprü Cum.başsavcılığınca müvekkili bankaya karşı icra takibinin durdurulması yönünde verilmiş herhangi bir ihtiyati tedbir kararı veya bir bildirim bulunmadığından müvekkili bankaca icra takibi başlatıldığını, icra takibinden sonra davacı tarafından Taşköprü İcra Hukuk Mahkemesinin 2017/2 Es. Sayılı dosyasıyla icra takibine itiraz davası açıldığını ancak işbu davada davanın reddi ile mahkemenin yetkisizliğine karar verilerek dosya yetkili İst.Anad. İcra Hukuk Mahkemesine gönderildiğini, İst.Anad.3.İcra Hukuk Mahkemesinin 2017/1097 sayılı esasını aldığını ve davanın henüz derdest olduğunu, müvekkilinin çekte iyi niyetli hamil ve son ciranta olduğunu, çek aslı incelendiğinde dava konusu çekin usulüne uygun ve geçerli şekilde düzenlenmiş olduğu, zorunlu şekil şartlarını taşıdığı, çekin ibraz edildiği ve karşılıksız çıktığının tespit edileceğini, çekin müvekkili bankaya ödenmemiş olduğunu, borcun devam ettiğini, çekdeki imzanın davacıya ait olup olmadığı ve tahrifat iddialarının incelemeye muhtaç olduğunu, davacı tarafın iddialarını kanıtlaması gerektiğini, davacının ödemeyi kanıtlayan hiçbir yazılı delil sunmadığını davanın haksız açıldığını savunarak reddine karar verilmesini istemiş ve davacının %20 oranında tazminata mahkum edilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; \"...dava hukuki niteliği itibariyle icra takibine konu çekten dolayı borçlu olup olmadığının tespitine yönelik olup  Davalı tarafından davacı aleyhine İst.Anadolu ....İcra Müdürlüğünün ... Es. Sayılı dosya ile icra takibi başlatıldığını, takibe konu çekden dolayı davacının  eşi ...  verdiği vekaletle işlerini yürüttüğünü, takibe konu Çekte adı geçen lehdar ... Ltd.Şti. Sahibi  ... davacının eşi ... uzun yıllara dayalı ticari ilişkilerinin mevcut olduğunu ve söz konusu çekin hatır çeki olarak verildiğini, daha sonra ... şirketi sahibinin bu çekleri kullandığını beyan ettiği, davacının  eşinin savcılıkta ki ifade tutanağında dava konusu çekin ... Ltd.Şti. Sahibi ... ticari ilişki sonucu  verildiğini beyan ettiği  verilen bu çekin hatır çeki olduğunu, ... verilen çekin kendisinin rızası dışında cirolandığını beyan ettiği ettiği,  6102 Sayılı T.T.K.nun 687 maddesinin yollamasıyla çeklerde de  uygulama yeri olan 6102 Sayılı T.T.K.nun 818 maddesi uyarınca poliçeden dolayı kendisine müracaat olunan kimse keşideci veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya mevcut olan münasebetlere dayanan defileri müracaatta bulunan hamile karşı ileri süremez; ancak, hamil poliçeyi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olması halinde bu defiler ileri sürebilecektir. Dosya kapsamına göre, takip alacaklısının kötüniyetli olduğu iddia ve ispat edilmediği gibi senet metninde de hatır çeki  olarak verildiği  verildiğine dair bir ibare bulunmadığı anlaşıldığından davanın pasif  husumet yokluğundan reddine\"  karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;   -Çekin, lehdar ... Ltd. Şti. Sahibi ...  hatır çeki olarak verildiğini,  ... şirketi sahibinin bu çekleri doldurup kendisine çek hesabı açtırıp kredi çektiğini, bu aşamadan sonra ...  Ltd. Şti. Sahibi ... bu çekleri ilgili bankalardan geri alıp düzenleme tarihlerini değiştirerek yeniden bankalara ciroladığını, çekin ön yüzü incelendiğinde düzenleme tarihinin değiştirildiğinin ve bu açıdan çekin tahrif edildiğinin açık olduğunu, çekteki tahrifatların müvekkilinden habersiz olarak yapıldığını, imza incelemesi yapılmasını talep ettiklerini, HMK.nun 207. maddesi hükmü gereğince senetteki düzeltmelerin borçlu ( keşideci ) tarafından paraf edilmesinin gerekli olduğunu, Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi’nce düzenlenen 17.12.2012 tarihli raporda “… keşide tarihi bölümünde yer alan karalama paraf tarzı imzanın karalama tarzında çizgilerden ibaret basit tesimli bir imza olması sebebiyle aidiyetinin ve sorulduğu üzere … ile …’in eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediğinin belirtildiği, mahkemece imzanın borçluya ait olup olmadığının belirlenememesi sebebiyle resen Marmara Üniversitesi Grafoloji bölümünden üç kişilik bilirkişi heyetinden alınan 13.05.2015 tarihli raporda da, keşide tarihinde yer alan parafın kimin eli ürünü olduğunun tespit edilemediğinin ve üzeri çizili olan tarihte tahrifat yapıldığının, tahrifattan önceki tarihin 16.08.2010 olduğunun bildirildiğini, çek üzerindeki karalama imzanın kime ait olduğu tespit edilmeden bu şekilde hüküm kurulmasının çok ciddi hak kayıplarına yol açacağını kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; İstinaf sebeplerinin dava konusu çeki verdiği lehdarı ... San. Tic. Ltd. Şti.’ne karşı ileri sürülmesi gereken iddia ve def’iler olduğunu, çekin iyiniyetli hamili ve son cirantası konumundaki müvekkili Bankaya karşı yasal olarak ileri sürülmesinin mümkün olmadığını istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava, İİK 72. madde kapsamında açılan menfi tespit davasıdır. Davacı taraf,  İst. Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı takip dosyasına konu borç dayanağı çek üzerinde tahrifat yapıldığı, çekin hükümsüz kaldığı, bu çek sebebiyle davalıya borçlu olmadığının tespitini talep etmiş, davalı taraf çekin yetkili hamili olduğunu, çekte ciro silsilesininde kopukluk olmadığını, çekin sahih olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiş, mahkemece davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiş, işbu karar davacı vekili tarafından yukarıdaki sebeplerle istinaf edilmiştir.Davaya konu 30.01.2017 keşide tarihli, ... çek nolu, 52.500,00 TL bedelli çekin lehtarının ....SAN.TİC.LTD.ŞTİ. Olduğu ve ciro edilerek davalı Bankaya verildiği anlaşılmıştır.Uyuşmazlık takip konusu çekin lehtar tarafından  keşide tarihinde değişiklik  yapılarak  tekrar tedavüle sokulması nedeniyle düzeltme öncesi davacının  hamile borçlu olup olmadığına  ilişkindir.Davaya konu çek kıymetli evrak vasfı sebebi ile temelindeki hukuki ilişkiden ayrık olarak ödeme belgesidir. Bu niteliği itibariyle keşideci ve hamil arasında temelinde hukuki ilişki bulunmaması çekin geçerliliğine etkili değildir. HMK 190. maddesi uyarıca dava konusu çekin hatır çeki olduğunu kanıtlamak bu iddiadan yarar sağlayacak olan davacı tarafa aittir. Davacı taraf bu yönde dosyaya herhangi bir delil sunmadığından çekin hatır çeki olduğu kanıtlanmamıştır.  Keşide tarihi çekin zorunlu unsurlarından olup kural olarak keşide tarihi değiştirilirse keşidecinin değişiklik yanına paraf/ imza atmış olması lazım gerekir ancak paraf/ imza bulunmadığı takdirde senet metninde yazan tarih keşide tarihi sayılır. Tarihin kimin tarafından değiştirildiğinin dosyada bilgi- belge ve delille desteklenmemektedir. Yerleşmiş Yargıtay uygulamaları ve Yargıtay 12. Hukuk dairesi'nin 2020/2358 esas ve 2020/9830 karar sayılı; \"Çekin keşide tarihinde tahrifat yapıldığı, imzanın da sahte olduğu yönündeki itirazlar, çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektirdiğinden HMK'nun 266. maddesi uyarınca bilirkişi incelemesi ile sonuçlandırılmalıdır. Çek keşideci tarafından düzenlenmiş olduğundan, çek üzerindeki çıkıntı ve değişikliklerin keşideci tarafından paraf edilmesi ya da imzalanması gerekir\" şeklindeki kararı uyarınca, keşide tarihindeki değişikliğin sahteliğinin bilirkişi incelemesi ile saptanması zorunludur.Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 13/06/2018 tarihli 2017/19-1630 Esas ve 2018/1186 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere; bir çekin keşide tarihinin değiştirildiği iddiasında, ibraz süresi belirlenirken değişiklikten önceki keşide tarihi esas alınır.  Eldeki davada, davaya konu çekin keşide tarihinin sahte parafla değiştirildiği ve gerçek keşide tarihine göre de süresinde ibraz edilmediği iddia edilmiş olup tahrifatlı olduğu sübuta eren ve süresinde ibraz edilmeyen çek kambiyo vasfını kaybedeceğinden bu iddialara yönelik araştırma yapılması gerekirken araştırma yapılmadığı delillerin değerlendirilmediği anlaşılmakla, davacı vekilinin sair istinaf sebeplerinin incelenmeksizin İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi  kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a/6. hükmü uyarınca kaldırılmasına,  davacı vekilinin cevaba cevap dilekçesinde, davacının eşi ...'in müvekkili adına vekaletle hareket ettiğini, ...'in imzasının incelenmesi gerektiğini ileri sürdüğü gözetilerek, bankadan davacının eşi ...'in verdiği vekaletname aslının celp edilerek, davacı ve eşinin usulünce imza örneklerinin alınarak ve  çekin keşide tarihinden önce ve sonraya ilişkin imzalarının bulunduğu belge asılları toplanarak yöntemince imza incelemesi yapıldıktan sonra inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile;2- İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/10/2019 tarih, 2018/67 E. 2019/1143 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3- Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4- İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine 5- Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 23/11/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"12a0ca6b3b1454e8","SID":"c650ca0b7b0f006c"}}