{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   23. HUKUK DAİRESİ     <br>\t            T.C.      <br>                            A N K A R A                                 <br>B Ö L G E    A D L İ Y E    M A H K E M E S İ\t<br>              23. H U K U K    D A İ R E S İ          <br>\t            \t\t         (İ S T İ N A F    B A Ş V U R U S U N U N  <br>\t\t\t  E S A S T A N    R E D D İ)<br>                    \t\t\t             (D Ü Z E L T E R E K    Y E N İ D E N    <br>\t\t\t             E S A S    H A K K I N D A    K A R A R)<br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t                       <br>ESAS NO\t: 2020/201 <br>KARAR NO\t: 2023/1918<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN \t: ...          ...<br>ÜYE \t: ...                               ...<br>ÜYE \t: ... ...<br>KATİP \t: ...                               ...  <br><br>İNCELENEN KARARIN:<br>MAHKEMESİ\t\t:  Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ\t\t\t:  06.11.2019<br>ESAS-KARAR NUMARASI\t:  2018/383E., 2019/791K.<br>DAVACI \t\t\t: ... - [...]  <br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI \t:<br><br>\tDavacı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.<br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t:<br>İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ\t: <br>\tDavacı vekili; davalı kooperatifçe müvekkiline ...  mevkinde yapılacak olan 14 villanın 1996 tarihinde yapılıp bitirileceği ve kendisine de bu villalardan bir tanesinin teslim edileceği vaadi verildiğini, 2016 yılının Şubat - Mart ayında postaneden bir tebligat geldiği bildirilmesi  üzerine 21.03.2016 tarihinde ... şubesine giderek kendisine dekont verilerek o tarihe kadar yatırmış olduğu 660,00 TL paranın iade edildiğini, adına gelen ödemeyi müvekkilinin kabul etmediğini, 660,00 TL rakamın günümüz parasına uyarlandığını, aslında müvekkilinin yatırmış olduğu paranın günümüzdeki değerinin 660.000,00 TL olduğunun görüleceğini, davalı tarafından meblağdan fazlaca sıfır atılarak müvekkiline iade edilmek istenilmesinin davalının kötüniyetinin bir kanıtı olduğunu, müvekkilinin üye olduğu tarihten, üyeliğinin sonlandırıldığını öğrenmiş olduğu 21.03.2016 tarihine değin üzerine düşen üyelik yükümlülüklerinin hepsini yerine getirdiğini, kendisinin neden ihraç edildiğini bilmediğini ileri sürerek, davalının ... ilçesinde adına kayıtlı taşınmaz bulunup bulunmadığının tespiti ile bulunması halinde bu taşınmazlar üzerine tedbir konulmasına,  fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak kaydı ile 660.000,00 TL'nin hakkın doğumu tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan  tahsiline karar verilmesini talep ve dava  etmiştir.<br>Davacı vekili 05.12.2018 tarihli ıslah dilekçesi ile, talebini kooperatif üyeliğinden çıkarılma kararının iptali olarak ıslah etmiştir.<br>Davalı kooperatif temsilcisi tasfiye kurulu başkanı ... cevap dilekçesinde; davacı hakkında kooperatiften ihraç kararı verildiğini, sonrası süreçte ihraç işlemine karşı herhangi bir itiraz ve dava hakkını kullanmadığını, hakkındaki ihraç kararının kesinleştiğini, ihraç kararı sonrası davacıya ödediği aidatlardan iade edilmesi gereken miktarın gönderildiğini ancak davacı tarafından kabul edilmeyerek geri iade geldiğini, davacının kooperatife üye kaydı yaptırarak kooperatif üyesi olduğunu, davacının bir taşınmaza kat karşılığı villa yaptırma yönünde bir hukuki ilişkiye girmediğini, sadece kooperatife üye olduğunu, kooperatif adına tarla vasfında 1 adet taşınmaz imar görmesi neticesinde 3 adet imar projesine dönüştüğünü, 20.04.2013 tarihli genel kurulda taşınmazların mevcut ortaklar arasında taksimine yani ferdileştirilmesine karar verildiğini, kooperatifin hukuken bir tüzel kişilik olduğunu, adres ve tüm irtibat bilgileri davacı tarafından bilinmesi yanında Bakanlık nezdinde de mevcut olduğunu, kooperatif üyeliğinden ihraç edilen davacıya ödenen bedelin yasal mevzuatına uygun olarak ödemiş olduğunu, davacının ödediği toplam miktarın 656,01 TL olduğunu, davacının oluşan değerdeki memnuniyetsizlik için de iş bu davayı açtığını, iddiasının yersiz ve haksız olduğunu, talebinin zamanaşımına uğradığını, davacının ihraç kararını ıttılasından itibaren ihraç kararının iptali için dava açması gerekirken bu süre içinde dava açmadığını, davacının koperatif ile hukuki bağının kalmadığını, kendisine gönderilen bedeli de almayarak temerrüte düştüğünü, ihraç kararının kesinleştiğini  savunarak, davanın reddini istemiştir. <br>İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ\t: <br>\tİlk derece mahkemesince \"Dava, kooperatif üyeliğinden çıkarılma kararının iptali davasıdır. Didim Asliye Hukuk Mahkemesinin  2018/625  esas sayılı dosyası, Eskişehir C.Başsavcılığının  2016/15991  soruşturma sayılı dosyası  ve kooperatif ana sözleşmesi celp edilmiş, davacı tarafça dayanılan tüm delil, senet ve belgeler ile kooperatifin ticari defter ve belgeleri sunulmuş, bilirkişi raporu aldırılmış, dava ile ilgili tüm kanıtlar toplanmıştır. <br>Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; ilk etapta  davalı kooperatif üyeliğinden ihraç edilen davacının davalıdan çıkma payı alacağı olup olmadığı, varsa miktarının ne olduğu, davanın zamanaşımına uğrayıp uğramadığı noktalarında toplandığı belirlenmiş ancak yargılamanın devamı sırasında davanın ıslah yoluyla kooperatif üyeliğinden ihraç kararının iptaline dönüştürüldüğü anlaşılmıştır. <br>Eskişehir C.Başsavcılığının  2016/15991  soruşturma sayılı dosyasının incelenmesinden;  müştekinin ..., şüphelinin  ..., suçun dolandırıcılık olduğu,  11.05.2016  tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği anlaşılmıştır. <br>Dosyadaki belgelerin incelenmesinden,  davacının kooperatif üyeliğinden ihracına esas olmak üzere Ankara 18.Noterliğinin  16.08.2007  tarihli  1.ihtarı, aynı noterliğin  23.10.2007 tarihli  2.ihtarının çıkarıldığı,  bu ihtarların davacıya tebliğ edilemediği,  bilahare 13.12.2007 tarihli ihraç kararı ile davacının kooperatif üyeliğinden ihraç edildiği,  bu ihracın  da davacıya tebliğ edilmediği anlaşılmıştır. <br>Dosyamız mali müşavir bilirkişi ...'a tevdii edilmiş, bilirkişi 21.05.2019   tarihli raporunda özetle; davalı kooperatifin incelenen defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulduğunu, incelenmeyen, açılış tasdiki olmayan, kapanış tasdiki yaptırılmayan defterlerin raporda hangileri olduğunun yazıldığını, davacının kooperatif üyeliğinden çıkarılmasına ilişkin kararın davacının üyelikten çıkarılmasına ilişkin 1. ve 2. ihtarnamede ihtar edilen borcun toplanacak aidat ve gecikme faizi oranlarına göre farklı olması, 2. ihtarnamede ödeme süresinin eksik verilmesi, 1. ve 2. ihtarnameler ile çıkarılma kararının tebliğinin usulüne uygun yapılmaması nedenleriyle ihracın iptali koşullarının oluştuğunu, davacının halen kooperatifin üyesi olduğunu, ayrıca kooperatifin aidat toplayan bir kooperatif olduğunu, davacı üyenin ödeme yükümlülüklerini yerine getirmediğini, davacı üyenin genel kurul toplantılarına katılmadığını, üyelikten çıkarılmasına kadar hazirun listelerinde adının geçtiğini, davacı üyenin kooperatifle bağlantı kurmadığı yönünde görüş bildirmiştir. <br>İhraç kararlarının verilmesine esas teşkil eden ihtarnameler ile ihraç kararının usulüne uygun olmadığı belirlenmişse de, dosyada toplanan bilgi belgeler, deliller ile özellikle bilirkişi raporundaki tespitler dikkate alındığında davacının kooperatif ile ilişiğinin kesildiğini 21.03.2016 tarihinden beri bildiği, bu kapsamda öncelikle çıkma payı alacağının tahsilini istediği, yargılama aşamasında davanın ıslah yoluyla ihraç kararının iptaline dönüştürüldüğü, 21.03.2016 tarihinden itibaren ıslah tarihine kadar uzunca süre kooperatifle irtibata geçmediği, ödeme yükümlülüklerini araştırmadığı, borçlarıyla ilgili ödeme girişiminde bulunmadığı, eylemli olarak kooperatif üyeliğinin sona erdiğini kabullendiği, buna rağmen ihraç edildiğini öğrendiği zamandan işbu davanın ıslah edildiği zamana kadar uzunca bir süre sonra ihraç kararının iptalinin istenmesinin TMK'nın 2.maddesinde öngörülen iyiniyet kurallarına aykırılık oluşturduğu anlaşıldığından, davanın reddine...\"  karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ\t:<br>\tİstinaf yasa yoluna başvuran-davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: eksik inceleme ile karar verildiğini, 1993, 1994, 1996, 1997, 1998, 1999, 2000, 2001, 2002, 2003, 2004, 2005, 2007, 2008, 2010, 2012, 2013 ve 2014 yılı karar defterlerinin olmadığını, bilirkişi incelemesine sunulmadığını, 1993 yılından 2006 yılına kadar yevmiye defteri büyük deflerler ve envanter defterlerinin olmadığını, sunulan defterlerin tasdiksiz olduğunu, bu nedenle genel kurulların yapıldığı, aidat belirlendiği ve üyelerden talep edildiğinin kanıtlanamadığını, banka kayıtlarının incelenmediğini, kooperatifin çıkma kararı için 11 yıl ve  aidatların iadesi için 9 yıl beklediğini, üyelikten çıkarma kararının usulüne uygun tebliğ edilmediğini bildirerek,  yerel mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,<br>HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE\t\t:<br> Dava, kooperatif üyeliğinden ihraç kararının iptali istemine ilişkindir.<br>I-Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere ve İlk derece Mahkemesi kararının sonucu itibariyle doğru olmasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer hususlara ilişkin istinaf sebeplerinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>II- Davacı vekili 16.02.2017 tarihli dava dilekçesi ile müvekkilinin 21.03.2016 tarihinde üyeliğinin sonlandırıldığını öğrendiğini bildirerek, çıkma payı alacağını tahsilini istemiş, 05.12.2018 tarihli ıslah dilekçesi ile müvekkilinin üyelikten ihraç kararının iptalini istemiştir.   <br>\tDavalı kooperatif üyesi olan davacının aidat borçlarını ödememesi sebebiyle davalı kooperatifçe davacıya 08.08.2007 ve 23.10.2007 tarihinde ihtarname gönderildiği, ihtarnamedeki süreye rağmen davacının borcunu ödemediğinden  bahisle Kooperatifler Kanunu 16 ve  ana sözleşmenin 14/2 maddesi gereğince davalı kooperatifin 05.12.2007 tarihli yönetim kurulu kararıyla davacının kooperatiften ihracına karar verildiği, öncelikle davacının ihraç kararı  usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğinden davanın süresi içerisinde açıldığı sabit ise de; aidat yükümlülüğü bulunan bir kooperatifte ortağın uzun süre kooperatife uğramaması, aidat borcunun bulunup bulunmadığını takip etmemesi, üyeliğinin sona erdiğini zımnen kabul ettiği, diğer anlatımla üyelik haklarından zımnen vazgeçtiği, eylemli olarak ortaklıktan çıkma iradesini yansıttığı anlamına gelir. Böyle bir ortağın açtığı davanın TMK'nın 2. maddesinde öngörülen iyiniyet kuralına aykırı düştüğü ilke olarak kabul edilmelidir.<br>\tBu kabulden hareketle  bilirkişi raporuna göre;  davacının 2001 yılından itibaren genel kurul toplantılarına katılmadığı, kooperatif ile irtibata geçmediği, ödeme yükümlüklerini araştırmadığı,  dava tarihi 16.02.2017 tarihine kadar uzunca bir süre kooperatif ile irtibat kurmadığı  bu nedenle ihraç kararının iptalini istemesinin  TMK 2 maddesi gereğince iyiniyet kurallarına aykırı olduğu  gerekçesi ile davanın reddine karar verilmelidir. <br>\t Mahkemece, davacının  dava açma tarihi ile ıslah tarihi tarihi arasında geçen   süre nazara alınarak davacının iyiniyetli olmamasına göre karar verilmiş ise de  bu gerekçe yukarıda yazılı gerekçe ile isabetli olmadığından kararın gerekçesi değiştirilerek yeniden karar vermek gerekmiştir.   <br>Tüm bu açıklamalara göre; Dairemizce, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle, HMK'nın 353/(1)-b.2. ve 355. maddesi uyarınca, İlk derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile yeniden hüküm kurulması gerekmiştir.  <br>HÜKÜM \t\t\t:<br> 1-Yukarıda (I) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin diğer istinaf sebeplerinin reddine,  \t<br>\t2-Yukarıda (II) nolu bentte açıklanan nedenlerle; HMK m. 353/1,b,2 ve 355. maddesi gereğince, Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  2018/383E., 2019/791K. sayılı dava dosyasında verdiği 06.11.2019 tarihli KARARINI DÜZELTEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE.<br>\tBuna göre:<br>\t\"Davanın REDDİNE, <br>\tAlınması gereken 269,85-TL harcın peşin alınan 11.271,15-TL'den mahsubu ile fazla alınan 11.001,30.-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, <br>\tDavalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, <br>\tDavacının yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,  <br>\tKullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, '              <br>\tII-Peşin alınan istinaf karar harcının iadesine,<br>\tIII-.HMK m. 359/4 gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına.<br>\t29.11.2023  tarihinde,  dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,\t\tHMK m. 361 gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi.<br>GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ           \t:  30.11.2023<br>\t\t\t\t<br><br>          \tBaşkan ...                      Üye ...               Üye ...                 Katip ... <br>   e-imzalıdır\t\t\t\t         e-imzalıdır \t\t\t        e-imzalıdır \t\t\t\t \t e-imzalıdır<br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1ab6aadda2380255","SID":"18fadb03f67895c2"}}