{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  35. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2022/1543 - 2023/1538<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>35. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/1543 <br>KARAR NO\t: 2023/1538<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 23/03/2021<br>NUMARASI\t\t: 2017/903 Esas - 2021/214 Karar<br><br>DAVACI\t<br>VEKİLİ\t:  <br>DAVALI\t:<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat <br><br>KARAR TARİHİ\t: 22/11/2023<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 22/11/2023<br><br>Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>Davacı vekili dava dilekçesinde; 23/03/2010 tarihinde, davalı sigorta şirketi tarafından ZMM sigorta poliçesi ile sigortalanan aracın karıştığı trafik kazasında araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralandığını, davacının kazanın oluşumunda kusursuz olduğunu, maluliyet tazminatının ödenmesine ilişkin davalı sigorta şirketine başvurulmasıyla davacıya kısmi ödeme yapıldığını ancak davacının maluliyet oranının arttığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1,000,00 TL kalıcı, 2.000,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 100,00 TL bakıcı gideri tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı vekili davaya cevap vermemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>Mahkemece yapılan yargılama sonunda; alınan maluliyet raporu uyarınca davacının geçirdiği kazaya bağlı olarak kalıcı işgöremezliğinin bulunmadığı ve yaralanmasının araz bırakmadan iyileştiği, geçici işgöremezlik süresinin 3 ay olduğunun belirlendiği, davacının süren ve artan maluliyetinin de bulunmadığı, bu nedenle davacının talep edebileceği sürekli işgöremezlik ve bakıcı gideri tazminatı bulunmadığı, geçici işgöremezlik kalemine ilişkin olarak ise davalı sigortanın cevabi yazısından anlaşıldığı üzere davacıya davalı sigorta şirketi tarafından 06/01/2012 tarihinde 25.975,52 TL ödeme yapıldığı, bu durumda davacıya sigorta tarafından yapılan ödemenin geçici işgöremezlik tazminatını da karşıladığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde; hükme esas alınan maluliyet raporunu kabul etmediklerini ve süresinde rapora itiraz ettiklerini, dava konusu trafik kazasında meydana gelen yaralanmalar sebebiyle davacının belinde yükseklik kaybı meydana geldiğini, beline platin takıldığını, ayrıca bel fıtığı meydana gelen davacının sürekli ağrısı olduğunu ve bacaklarının da uyuştuğunu, vücudunda meydana gelen kemik kırıkları nedeniyle, davacının hala ağrı çektiğini, uzun süre ayakta kalamadığını, merdiven çıkamadığını, uzun süre yürüyemediğini, sol kolundaki yaralanmaları nedeniyle de kolunu eskisi gibi kullanamadığını, günlük işlerini yaparken dahi zorlandığını, davacının Çankırı Devlet Hastanesi’ne 15.05.2018 tarihine yapmış olduğu müracaat neticesinde muayene edilmesiyle düzenlenen 16.05.2018 tarihli Engelli Sağlık Kurulu Raporu uyarınca davacının kaza sebebi ile engel oranının %26 olarak tespit edildiğini, davacının muayenesi de yapılmak suretiyle rapor tanzimi talep edilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesinin yerinde olmadığını belirterek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>İstinaf talebinde bulunan davacı vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, kamu düzenine aykırılıklar resen gözetilerek, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;<br>Dava, trafik kazası sonucu oluşan cismani zarara bağlı artan maluliyet nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.<br>Somut olayda kaza tespit tutanağı uyarınca, 23.03.2010 tarihinde sürücü ...’nın, sevk ve idaresindeki otobüsle seyri sırasında sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesiyle meydana gelen tek taraflı trafik kazasında sürücünün kural ihlali olduğunun belirlendiği, kaza yapan aracın ZMM sigorta poliçesinin davalı sigorta şirketi tarafından kaza tarihini kapsar şekilde tanzim edilmiş olduğu, mahkemece Ankara ATK’dan alınan 30/10/2018 tarihli rapor uyarınca, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunun belirlendiği, mahkemece H.Ü. Adli Tıp ABD Başkanlığı’ndan alınan 02/05/2018 tarihli olup, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Yönetmeliği’ne göre ve davacının muayene edilmesiyle düzenlenen rapor uyarınca davacının kaza neticesi meydana gelen sol klavikula kırığı ve C3 vertebra sol lamina kırığı yaralanmasına bağlı olarak %2,3 oranında malul olduğu, tedavi süresinin 9 aya kadar uzayabileceğinin belirlendiği, anılan rapora davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İstanbul Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu'ndan alınan 21/08/2019 tarihli olup Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Yönetmeliği’ne göre ve davacının son durum raporları da alınarak düzenlenen rapor uyarınca, davacının kaza neticesi meydana gelen sol klavikula kırığı ve C3 vertebra sol lamina kırığı yaralanmasına bağlı olarak servikal grafide yükseklik kaybı görülmediği, kalıcı maluliyetinin bulunmadığı, tedavi sürecinin 3 ay olduğu, bakıcı ihtiyacı bulunmadığının belirlendiği, mahkemece raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için ATK İkinci Üst Kurulu'ndan alınan 17/09/2020 tarihli olup Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Yönetmeliği’ne göre düzenlenen rapor uyarınca davacının keza nedeniyle meydana gelen yaralanmasının araz bırakmadan iyileştiği, sürekli maluliyet tayinine yer olmadığı, tedavi sürecinin 3 ay olduğu, bakıcı ihtiyacı bulunmadığının belirlendiği, mahkemece anılan raporun hükme esas alınmasıyla yazılı şekilde karar verildiği anlaşılmıştır.<br>Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden; 23.03.2010 tarihinde meydana gelen kazada davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan araçta yolcu olan davacının yaralandığı, mahkemece hükme esas alınan kusur raporu uyarınca kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunun belirlendiği, mahkemece hükme esas alınan kusur raporunun kaza tespit tutanağı ve olayın oluşu ile uyumlu bulunmasına, mahkemece H.Ü. Adli Tıp ABD Başkanlığı’ndan alınan 02/05/2018 tarihli rapor, İstanbul Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu'ndan alınan 21/08/2019 tarihli rapor ve ATK İkinci Üst Kurulu'ndan alınan 17/09/2020 tarihli raporlar uyarınca davacının kaza nedeniyle meydana gelen yaralanmasının araz bırakmadan iyileştiği, sürekli maluliyet tayinine yer olmadığı, tedavi sürecinin 3 ay olduğu, bakıcı ihtiyacı bulunmadığının belirlendiğinin anlaşılmasına, hükme esas alınan maluliyet raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli, davacının gördüğü tedaviler ile uyumlu bulunmasına, buna göre davacının kaza nedeniyle meydana gelen yaralanmasının araz bırakmadan iyileştiğinin ve artan maluliyet iddiasının ispat edilemememiş olmasıyla mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığının anlaşılmasına göre, davacı vekilinin istinaf isteminin yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.<br>Açıklanan nedenlerle; usul ve yasaya uygun ilk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 269,85 TL maktu istinaf karar harcından peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 189,15 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>3-İstinaf eden tarafca yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>4-Gider avansından artan kısım varsa karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>5-Kararın taraflara HMK'nın 359/4 maddesi gereğince usulüne uygun şekilde tebliğine,<br>Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren 2 HAFTA İÇERİSİNDE TEMYİZ YOLU açık olmak üzere 22/11/2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>Üye<br>Üye <br>Katip <br><br><br>Bu belge, 5070 sayılı kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ab4840040e5de2ba","SID":"b7e75fe89f7e74e3"}}