{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2021/1046 - 2023/912<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t: 2021/1046 <br>KARAR NO\t: 2023/912<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 03/12/2020<br>NUMARASI\t\t: 2016/678 Esas 2020/580 Karar<br><br>DAVACI\t:  <br>VEKİLLERİ\t<br>DAVALI\t: <br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat ( Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)<br><br>KARAR TARİHİ\t: 17/11/2023<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 05/12/2023<br><br>\tMahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>Davacı vekili, 08.03.2016 tarihinde zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi bulunmayan dava dışı ...’nun sevk ve idaresindeki ... plakalı araçla kavşak başından karşıdan karşıya geçmeye çalışan davacıya çarpması sonucu davacının yaralandığını ve dalağının alındığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 25,00 TL geçici iş göremezlik, 25,00 TL bakıcı gideri 50.00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 100,00 TL maddi tazminatın müracaat tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 01.09.2020 tarihli ıslah dilekçesi ile 25,00 TL geçici iş göremezlik tazminatını 7.064,76 TL'ye, 50,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatını 34.438,24 TL'ye, 25,00 TL bakıcı giderini 9.882,00 TL olarak ıslah ederek toplam 51.385,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.\t<br>Davalı vekili, ... plakalı aracın kaza tarihini kapsayan Zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesinin ... Sigorta AŞ tarafından yapıldığını, bu nedenle davalıya husumet yöneltilemeyeceğini, kabul anlamına gelmemek üzere dava öncesi usulüne uygun yapılmış başvuru bulunmadığını, kusur ve maluliyet yönünden ATK’dan, zarar yönünden yeni genel şartlara göre aktüer bilirkişiden rapor alınmasını, geçici işgöremezlik tazminatı ile bakıcı giderinin teminat dışı olduğunu, dava tarihinden yasal faiz istenebileceğini belirterek davanın reddini savunmuştur. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI <br>Mahkemece davanın 08.03.2016 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu yaralanan davacının bakıcı gideri ile geçici ve sürekli işgöremezlik tazminatı istemine ilişkin olduğu, somut olayda; dava dışı sürücü ...’nun sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın davacıya çarpması sonucu yaralanmalı trafik kazasının meydana geldiği, davacının geçirmiş olduğu trafik kazasından dolayı özür oranının %10 olduğu, 6 ay süre ile iş göremezlik halinde kaldığı, 1 ay süre ile başkasının yardımına ihtiyacı olduğu, sürücü ...’nun kazanın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olduğu, yaya davacı ...'in kusursuz olduğu, alınan aktüer bilirkişi raporuna göre davacının 34.438,24 TL daimi iş göremezlik tazminatı, 7.064,76 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 1.647,00 TL bakıcı gideri tazminatı alacağının bulunduğu, hesaplanan tazminattan kazaya karışan aracın ZMMS sigortası bulunmaması nedeniyle davalı ... limit dahilinde sorumlu olduğu, dava tarihinden itibaren yasal faiz talep edilebileceği, her ne kadar davacı taraf bakıcı gideri olarak 9.882,00 TL talep etmiş ise de; 24.12.2019 tarihli Ankara Üniversitesi Adli Tıp Kurumu raporundan da anlaşılacağı üzere davacının başkasının yardımına ihtiyaç duyduğu sürenin bir ay olarak belirlendiği, bir aylık bakıcı giderinin karşılığının da 10.07.2020 tarihli aktüerya bilirkişi raporunda 1.647,00 TL olarak belirlendiği, davacı taraf 6 ay süre ile başkasının yardımına ihtiyaç duyduğunu belirterek bunun karşılığını talep etmiş ise de; 6 aylık sürenin geçici iş göremezlik süresi olduğu, yargılama devam ederken, Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarihinde 2019/40 Esas sayılı dosyada Karayolları Trafik Kanunun 90. Maddesinin 1. Cümlesinde yer alan \"...ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda...\" ibaresi ile 2. Cümlesindeki \"... Ve genel şartlarda ... \" ibaresinin ve 92. Maddenin i bendinin Anayasaya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiş ise de, davacı vekilinin karar celsesinde mahkemece alınan maluliyet ve aktüerya raporuna bir diyecekleri bulunmadığını, bu raporların esas alınarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmeleri nedeniyle davacı vekilinin bu beyanı nazara alınarak Anayasa Mahkemesinin iptal kararı doğrultusunda yeniden rapor alınmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, 34.438,24 TL daimi iş göremezlik tazminatı, 7.064,76 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 1.647,00 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 43.150,00 TL'nin dava tarihinde itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hükme karşı davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davacı vekili katılma yoluyla verdiği istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının hatalı olduğunu, bilirkişi raporundaki 6 (altı) ay süresince başka birinin bakımına muhtaç olduğu ibaresi iyileşme süresiyle alakasız şekilde değişikliğe uğratılarak 1 (bir) ay hesaplandığını, oysa dosyadaki delillere göre davacının geçirdiği kazanın ve sonrasındaki tedavi aşamaları gözönüne alındığında bakım için belirtilen sürenin 1 ay olmayacağını, davacının oğlu ... tarafından yaklaşık 6 (altı) aylık bir süre için yalnız yaşayan annesi ... için bakıcı tutulduğunu, raporda açıkça belirtilmiş olan kazadan dolayı meydana gelen kalıcı izlerin her nedense hiçbir raporda maluliyet hesabına dahil edilmediğini, kaza tarihinde yürürlükte olan \"Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik\"e göre; vücut yüzeyinin %1-9'unu kaplayan kaza izi, ameliyat skarı, dikiş izlerinin %5 daha fazla maluliyet anlamına geldiğini, \"Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik\"e göre %10 (On) maluliyet, 6 (Altı) Ay geçici işgöremezlik ve daha önceki raporlarda da tespit edilip kazanılmış hak olan 6 (Altı) Ay başkasının bakımına muhtaç olduğu kanaatine göre hüküm verilmesi gerekirken bir ay olarak hesaplanmasının hatalı olduğunu, bilirkişinin hesaplama yaparken dönemsel asgari ücreti baz alarak hesaplama yaptığını, halbuki; hesaplamasını yaparken en son asgari ücreti esas alıp hesaplama yapması gerektiğini, bu yönüyle bilirkişi raporunun ve raporu esas alan mahkeme kararının hatalı olduğunu belirterek istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalıya eksik belge ile başvurulmuş olup talebe rağmen eksiklikler giderilmediğinden davanın başvuru şartı yokluğundan reddi gerektiğini,  kazaya sebep veren ... plakalı aracın kaza tarihini kapsayan (08.03.2016) ... Sigorta AŞ tarafından tanzim edilen zorunlu mali mesuliyet (trafik) sigorta poliçesi olduğunu, davanın husumetten reddi gerektiğini,  hükme esas alınan kusur raporunda belirtilen sürücünün %100 kusur oranı üzerinden hesaplama yapılarak aleyhe tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğunu, kaza tespit tutanağında davacının KTK’nun 68/b maddesi gereğince kusurlu olduğu belirlenmişken bilirkişi raporunda kusur verilmemesinin mesnetsiz ve hatalı olduğunu, kaza tespit tutanağı ile kusur raporu arasındaki çelişkilerin giderilmediğini, davalı ... bakıcı gideri ve geçici iş göremezlik tazminatından sorumluluğu bulunmadığını ayrıca davacı kaza tarihinde 63 yaşında olup, devam eden gelirini belgelendiremediğini, ev hanımı olduğunu bu sebeple gelir getiren bir işi olmaması sebebiyle geçici iş göremezlik tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere davacının fiilen bakıcı tuttuğunu ve bunun sonunda bir giderinin oluştuğunu ispatlaması gerektiğini, bu hesaplamanın da brüt asgari ücret değil net asgari ücret üzerinden yapılması gerektiğini belirterek istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasını davanın reddini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf talebinde bulunan davalı vekili ile davacı vekilinin katılma yoluyla istinaf sebepleri doğrultusunda, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; <br>Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle sürekli ve geçici işgöremezlik tazminatı ve bakıcı gideri istemine ilişkindir. <br>Davacı vekili, 08.03.2016 tarihinde kavşak başından karşıdan karşıya geçmeye çalışan davacı yayaya zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi bulunmayan aracın çarpması sonucu davacının yaralandığını, dalağının alındığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 25,00 TL geçici iş göremezlik, 25,00 TL bakıcı gideri 50,00 TL sürekli iş göremezlik olmak üzere toplam 100,00 TL maddi tazminatın müracaat tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 01.09.2020 tarihli ıslah dilekçesi ile geçici iş göremezlik tazminatını 7.064,76 TL'ye, sürekli iş göremezlik tazminatını 34.438,24 TL'ye, bakıcı giderini 9.882,00 TL ‘ye yükseltmiş; mahkemece davacının özür oranının %10 olduğu, 6 ay süre ile iş göremezlik halinde kaldığı, 1 ay süre ile başkasının yardımına ihtiyacı olduğu, sürücü ...’nun kazanın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olduğu, aktüer bilirkişi raporuna göre davacının 34.438,24 TL daimi iş göremezlik tazminatı, 7.064,76 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 1.647,00 TL bakıcı gideri tazminatı alacağının bulunduğu, hesaplanan tazminattan kazaya karışan aracın zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi bulunmaması nedeniyle davalı ... limit dahilinde sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, 34.438,24 TL daimi iş göremezlik tazminatı, 7.064,76 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 1.647,00 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 43.150,00 TL'nin dava tarihinde itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.Davalı vekili, kazaya karışan aracın ZMMS poliçesi bulunduğuna, davacı tarafından davadan önce usulüne uygun başvuru yapılmadığına,kusur oranına, geçici işgöremezlik tazminatı ve bakıcı giderinin teminat dışı olduğuna; davacı vekili, maluliyet oranı ve bakıcı ihtiyacı süresine ve tazminat miktarına yönelik istinaf sebepleri ileri sürmüştür.<br>Davalı vekili davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüş ise de; dava açılmadan önce sigorta şirketine başvuruyu düzenleyen 2918 sayılı KTK.nın 97. Maddesinde; “sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması” gerektiği belirtilmiş, bu yazılı başvuruya eklenmesi zorunlu ve dava şartı olan başvurunun yapılmamış sayılmasına neden olacak belgeler belirtilmemiştir. Dosya kapsamına göre, davacının dava öncesi davalıya yapılmış usulüne uygun başvurusu bulunmamakla birlikte yargılama sırasında 06.10.2016 tarihinde davalıya başvuru yapıldığı bu şekilde tamamlanabilir dava şartının yerine getirildiği 21.10.2016 tarihinde hasar dosyasının açıldığı anlaşıldığından, KTK.nın 97. maddesinde belirtilmeyen belgelerin ibraz edilmemesi nedeniyle dava şartının yerine getirilmediğine ilişkin itirazı yerinde görülmemiştir.<br> 5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14/b maddesinde rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dahilinde sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararlar için zorunlu sigortalara ilişkin olarak koşulların oluşması halinde ortaya çıkan zararların, bu sigortalarla saptanan geçerli teminat miktarlarına kadar karşılanması amacıyla ... oluşturulacağı, Yasanın geçici 2. maddesine dayanılarak çıkarılan ... yönetmeliğinin 9/b maddesi uyarınca, rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dahilinde sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararların Güvence Hesabından talep edilebileceği düzenlenmiştir. Öte yandan, ... kaza tarihindeki sigorta limiti kadar olan zararlardan, sigortasız araç işleteninin sorumluluğu çerçevesinde zarar görene karşı, kanunda belirtilen zararlardan, sigortasız araç işleteni ve sürücüsü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.<br>08.03.2016 tarih saati 16.30 olan kaza tespit tutanağında kazaya karışan ... plakalı aracın zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesinin kazadan sonra yapıldığı belirlenmiş, ... Sigorta AŞ tarafından da cevabi yazıda aracın kaza tarihi ve saatini kapsayan zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesinin bulunmadığı belirtildiğinden davanın Güvence Hesabına yönetilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. <br>6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun Bedensel zarar başlıklı 54. maddesinde “ Bedensel zararlar tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar olarak belirtilmiş ve bedensel zarara uğrayan kimse tamamen veya kısmen çalışamamasından ve ilerde ekonomik yönden uğrayacağı yoksunluktan kaynaklanan zarar ve ziyanı ile bütün masraflarını zarar verenlerden isteyebileceği belirtilmiştir. Bunlar doktrin ve Yargıtay uygulamaları ile; Geçici işgöremezlik nedeniyle iş ve kazanç kaybı, sürekli işgöremezlik (kalıcı sakatlık yada maluliyet ) nedeniyle çalışma gücü ve kazanç kaybı, tedavi giderleri ve tüm iyileşme sürecinde yapılan her türlü masraflar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar olarak kabul edilmektedir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun İşletenin Hukuki Sorumluluğu başlıklı 85.maddesinde işletenin sorumlu olduğu zararlar belirlenmiş, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar denilmiştir, aynı kanunun 91. Maddesinde ise “İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.”şeklinde belirtilmiştir. <br>6111 sayılı yasa ile değiştirilen 2918 sayılı 98. maddenin başlığı Sağlık hizmet bedellerinin ödenmesi: olarak düzenlenmiş ve trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmî ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedelleri, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın genel sağlık sigortalısı sayılanlar için belirlenen sağlık hizmeti geri ödeme usul ve esasları çerçevesinde Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı belirtilmiştir. Ancak, Sosyal Güvenlik Kurumu, tüm tedavi giderlerinden değil, sözkonusu madde kapsamında kalan belgeli ve resmi yada özel sağlık kuruluşlarından alınan tedavi giderlerinden sorumludur. <br>Yukarıda belirtilen maddelerden de anlaşılacağı üzere geçici işgöremezlik tazminatı, yaralanan kişinin iyileşme süresince çalışamaması nedeniyle ortaya çıkan zararı, bakıcı gideri ise yaralanan kişinin iyileşinceye kadar başkasının yardımına ihtiyaç duyması olup 2918 sayılı KTK.nın 98. maddesinde belirtilen sağlık hizmet bedeli sayılamayacağı gibi iyileşme süresince meydana gelen ve TBK.nın 54. maddesinde de sayılan bu zarardan zarar sorumluları KTK.nın 85. Maddesi ve 91. maddesi gereğince araç işleteni ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası sorumlu olduğundan ve KTK.nın 98. maddesinde belirtilen SGK'nın sorumlu olduğu sağlık hizmet bedeli kapsamında geçici işgöremezlik zararı ve bakıcı gideri bulunmadığından ve yasa ile düzenlenmeyen hususun Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası genel şartları ile düzenlenmesi mümkün olmadığı gibi, kanun maddesine aykırı genel şart hükümleri de getirilemeyeceğinden davalı sigorta şirketinin geçici işgöremezlik zararından ve bakıcı giderinden sorumludur .<br>Nitekim Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarihinde 2019/40 E. -2020/40 K. sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…ve genel şartlarda…” ibaresinin ve 92. maddesinin (i) bendinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiş olması nedeniyle davacının zararının ve zararın kapsamının 2918 sayılı KTK.nın ve 6098 sayılı TBK'nın haksız fiile ilişkin hükümlerine ve Yargıtay uygulamalarına göre belirlenmesi gerekir.<br>Somut olayda, davacının maluliyetine ilişkin rapor Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp ABD Başkanlığı'ndan alınmıştır. 24.12.2019 tarihli raporlarda; şahsın maluliyetinin hesaplanmasında kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğin esas alındığı, şahısta mevcut splenektomi için sindirim sistemi alt başlığında yer alan 7.Splenektomi maddesi dikkate alındığında kişinin özür oranının %10 (yüzdeon) olduğu tespit edilmiş olmakla muayene ve rapor tetkik bulguları bildirilen 24.01.1953 doğumlu ...''in 08.03.2016 tarihinde yaralanması neticesinde; kişinin özür oranının %10 (yüzdeon) olduğu, 6 (altı) ay süre ile iş göremezlik halinde kaldığı, 1 (bir) ay süre ile başkasının yardımına ihtiyacı olduğu, Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği'nin 12. Maddesine (03.08.2013-28727 sayılı resmi gazete) göre devamlı surette başka birinin bakımına muhtaç olmadığı belirlenmiş olup kaza tarihindeki yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine göre yetkili kurumca düzenlenen bu rapor doğrultusunda hesaplanan geçici işgöremezlik tazminatı, sürekli iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderinden davalının sorumlu tutulmasında bir usulsüzlük bulunmamaktadır. <br>Dosyadaki mevcut delillere göre, dava konusu kazaya ilişkin olarak, kaza tespit tutanağında yapılan değerlendirmede dava dışı sürücünün asli, davacı yayanın tali kusurlu olduğu belirlenmiş ise de Mahkemece alınan 08.02.2018 tarihli kusur raporu ile davalının itirazı üzerine alınan 13.02.2019 tarihli ATK kusur raporunun aynı yönde olduğu ve kazanın 08.03.2016 günü saat 16:30 sıralarında, sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobil ile Atapark istikametinden gelip, Aşık Veysel Cadde üzerinden Tarhanlar Caddesi istikametine seyri sırasında geldiği olay mahalli 340 Cadde Kavşağını geçişi esnasında seyir yönüne göre sağından karşıya kavşak giriş-çıkışını kullanarak geçmek için yola giren yaya ...’e çarpmasıyla meydana geldiği, kazanın oluşumunda sürücü ...’nun, meskun mahalde sevk ve idaresindeki otomobil ile çift yönlü cadde de seyri esnasında kavşağa hızını azaltarak yaklaşmamış, mevcut seyir hızı ile geldiği kavşakta müteyakkız davranmamış, seyrine göre sağından kavşak başını kullanarak karşıya geçmek için yola giren yayaya ikazda bulunmayıp, aracını kendi seyir şeridinde tutarak sağa manevra ve fren ile tedbir almayıp,14 metrelik yolun 10 metresini tamamlayan yayaya sola manevra ile yayanın geçiş yönüne yönelerek ve yayaya ilk geçiş hakkını vermeyip çarpmasıyla sebep olduğu olayda asli ve tam kusurlu (%100 ), yaya ...'in meskun mahalde ilk geçiş hakkına sahip olduğu kavşak başını kullanarak karşıya geçmek isterken seyrine göre solundan gelen otomobilin sadmesine yolu tamamlamak üzere iken maruz kaldığı, oluş şartlarındaki kazada kusursuz olduğu anlaşılmış olup uzman bilirkişiler tarafından yapılan kusur tespitinin bu oluşa, usul ve yasaya uygun olması nedeniyle yerel mahkemece bu kusur oranının kabulü ile hükme dayanak alınmasında bir usulsüzlük görülmemiştir. <br>Mahkemece hükme esas alınan 10.07.2020 tarihli aktüer bilirkişi raporunda ev hanımı olan davacının %10 maliyet oranı, 6 aylık iyileşme süresi, 1 aylık bakıcı gideri, araç sürüsünün %100 kusur oranı esas alındığında TRH 2010 yaşam tablosu ve 1,8 Teknik faiz kullanılarak hesaplanması neticesinde sürekli işgöremezlik tazminatının 34.438.24TL, geçici iş göremezlik tazminatının 7.064,76 TL, bakıcı giderinin 1.647.00 TL olduğu belirtilmiş, davacı vekili 03.12.2020 tarihindeki duruşmada “ Her ne kadar Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarihinde 2019/40 Esas sayılı dosyada Karayolları Trafik Kanunun 90. Maddesinin 1. Cümlesinde yer alan \"...ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda...\" ibaresi ile 2. Cümlesindeki \"... Ve genel şartlarda ... \" ibaresinin ve 92. Maddenin i bendinin Anayasaya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiş ise de, bizim mahkemenizce alınan maluliyet raporu ve aktürya bilirkişi raporuna bir diyeceğimiz yoktur, bu raporlar esas alınarak karar verilsin” şeklinde beyanda bulunduğu ve beyanını imzalandığından 10.07.2020 tarihli raporun hükme esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemiştir<br>Açıklanan nedenlerle, olaya ilişkin alınan bilirkişi raporlarının dosya kapsamına uygun olduğu, davacı vekili ile davalı vekilinin ileri sürdüğü istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı ve ilk derece mahkemesi kararı usul ve esas yönünden yasaya uygun bulunduğundan, davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı HMK.nın 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>1-Davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1.b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 269,85 TL karar harcından peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 210,55 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, <br>3-Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 2.947,58 TL karar harcından peşin alınan 736,89 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.210,69 TL harcın davalıdan tahsili ile  hazineye gelir kaydına,<br>4-Davacı ve davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,<br>4-Gider avansından artan kısım varsa karar kesinleştiğinde yatırdıkları oranda davacı ve davalıya iadesine,<br>5-Karar tebliği, kesinleştirme, harç tahsil ve gider avansı iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 17.11.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.\t\t\t\t<br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan <br>Üye <br>Üye <br>Katip <br> <br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b680216af9809cc1","SID":"a644ad21b6ef73e9"}}