{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2023/1896 <br>KARAR NO: 2023/1990<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 04/08/2023<br>NUMARASI: 2023/461 Esas - 2023/617 Karar<br>DAVA: Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat<br>KARAR TARİHİ: 31/10/2023<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;    <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 03/09/2022 tarihinde  sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen faili meçhul ambulansın seyir halinde iken motosikletiyle seyir halinde olan müvekkiline çarptığını, müvekkilinin yaralandığını, Zorunlu Mali mesuliyet Sigorta Poliçesi kapsamında plakası tespit edilemeyen araç ...'nın sorumluluğunda olduğunu, müvekkili tarafından davalıya başvuru yapıldığını, herhangi bir ödeme yapılmadığını, müvekkilinin mağduriyetinin giderilmesi için fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 500-TL sürekli iş göremezlik, 250-TL geçici iş göremezlik, 250-TL tedavi gideri tazminatı olmak üzere toplam 1.000,00-TL'nin kaza tarihinden itibaren davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İlk Derece Mahkemesince, \"Davanın usulden reddine\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesince arabuluculuk son tutanağı sunulmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verildiğini, oysa ki dava açılırken dava dilekçesi ekine arabuluculuk son tutanağının eklendiğini, verilen kararın hakkaniyete aykırı olduğunu, belirterek  istinaf talep etmiştir. HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere yapılan inceleme sonunda: Dava yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine dayanmaktadır. İlk Derece Mahkemesince ön inceleme duruşmasında muhtıra tebliğine rağmen arabaluculuk son tutanağı sunulmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. Yargıtay  4. Hukuk Dairesinin  20/01/2022 tarih, 2021/23273  E. ve 2022/901  K. sayılı kararı ile \"Kaza tarihinde ve poliçenin düzenleme tarihinde yürürlükte bulunan 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun ‘Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı’ başlıklı 97. maddesinde “Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.” düzenlemesi yer almaktadır.  6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin birinci fıkrasında; \"İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır.\" hükmü yer almaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz.\" kararı verilmiştir. Somut uyuşmazlıkta; dava dilekçesi içeriğinden  davacının  trafik kazasına bağlı yaranması nedeniyle kazaya sebebiyet veren aracın plakasının tespit edilmediğinden davalı ...'na tazminat ödenmesi talebi ile başvuruda bulunduğu ancak başvurunun sonuçsuz kaldığı anlaşılmaktadır. Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvuru bulunduğu hallerde dava şartı olarak arabuluculuğa başvurulamayacağının düzenlemesine göre davacı vekilinin özel dava şartı olarak düzenlenen 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesi kapsamında zorunlu başvuru şartını yerine getirmiş olması nedeniyle işin esasına girilerek karar verilmesi gerekirken  davanın usulden reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/4. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.<br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/4. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana iadesine, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf aşaması için yatırılan  gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda  HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.31/10/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f3aa95aa0fc1f165","SID":"5e85639c5c5f3100"}}