{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO\t: 2022/212 Esas<br>KARAR NO\t: 2023/870<br>DAVA\t: Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 24/03/2022<br>KARAR TARİHİ\t: 28/11/2023<br><br>Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı şirket yetkilisi tarafından mahkememize sunulmuş olan dava dilekçesinde özetle; Davalının davacı şirket aleyhine “HİSSE ORTAKLIK (kar) PAYI ALACAĞI” istemli olarak .... İcra Müdürlüğünün 2022/... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlattığını, şirketin diğer imzaya yetkili ortağı ... ...'ın vefat ettiğini, ... ... ile aralarında birden fazla dava olduğunu, onun vefatı üzerine mirasçısı davalının şirkete ait UETS hesabını habersiz olarak aldığını ve bu sebeple gelen tebligatlardan haberdar olunmadığını, şirkette 2021 yılında kar payı dağıtımı için karar alınmadığını, davacı şirketin davalıya bir borcunun olmadığını beyanla; Davacı şirketin davalıya .... İcra Müdürlüğünün 2022/... Esas sayılı dosyasından borçlu bulunmadığının tespitini ve davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili tarafından mahkememize sunulmuş olan cevap dilekçesinde özetle; Davalının babası ... ...'ın 02.11.2020 tarihinde vefat etmesi üzerine şirket ortağı olduğunu, müvekkilinin dava dışı şirket müdürü İsmail ...'a defaatle sözlü olarak başvurarak kar payını talep etmesine rağmen bahsi geçen şahıs tarafından müvekkilinin talepleri görmezden gelinerek bugüne değin müvekkiline hiçbir şekilde kar payı ödemesi yapılmamış olduğunu, müvekkilinin de alacağını elde etmek adına .... İcra Dairesi 2022/... Esas Sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlattığını, davacı Şirket tarafından borca itiraz edilmediğinden icra takibin kesinleşmiş olduğunu, davacının elektronik tebligata ilişkin olarak iddialarının gerçeği yansıtmadığını, şirkete ait taşınmaz üzerindeki petrol istasyonunun kira gelirinin İsmail ..., dava dışı ... ve şirket hesabı arasında paylaştırıldığını, beyanla davanın reddini talep etmiştir.  <br>Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava, limited şirket ortaklık kâr payının tahsili istemiyle başlatılan icra takibine yönelik borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.<br>Somut olayda davacı şirket yetkili tarafından mahkememize sunulan dava dilekçesinde davalı tarafından davacı aleyhine 07.01.2022 tarihinde .... İcra Müdürlüğünün 2022/... Esas sayılı dosyası üzerinden 10.000,00 TL kar payı alacağı istemi ile icra takibi başlattığını, davacı şirketin 2021 yılında kar payı dağıtımı için karar almadığını beyanla şirketin davalıya borçlu bulunmadığının tespitini talep ve dava etmiş olduğu görülmekle yargılama esnasında icra takibinde açıkça hangi tarihlere ilişkin olarak kar payı istenildiğinin açıklığa kavuşturulması amacıyla davalı tarafa verilen süre içerisinde icra takibine 01.01.2021- 31.12.2021 tarihleri arasındaki 2021 yılına ait kar payının icra takibine konu edilmiş olduğunun mahkememize bildirilmiş olduğu görülmüştür.<br>Menfi tespit davası, 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun (İİK) 72. maddesinde düzenlenmiştir. Menfi tespit davasında amaç bir hukuki ilişkinin veya bir hakkın gerçekten mevcut olmadığının tespitidir. Başka bir deyişle hukuki bir yarar bulunması koşuluyla sonuçta alacak-borç ilişkisi doğuracak bir durumun olmadığının tespiti amaçlanır. Dayanılan hukuki ilişkinin gerçekten mevcut olmadığı icra takibine maruz kalmadan önce ileri sürülebileceği gibi, icra takibinden sonra da ileri sürülebilir. Menfi tespit davaları bir süreye tabi olmadığı gibi, icra takibine itiraz edilmemesi veya takibin kesinleşmesi de menfi tespit davası açılmasına engel değildir.<br>6100 sayılı HMK'nın 190.maddesine göre ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Menfi tespit davalarında bu yük lehine hak doğan taraf olan davalı alacaklı olduğunu iddia eden tarafa aittir ve alacaklı hukuki ilişkinin (borcun) varlığını kanıtlamak durumundadır. fakat, davacıya (borçluya) düştüğü hâller de vardır: Davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukuki ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, yani bu hukuki İlişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü, hukuki ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer (HMK m. 190; MK m.6). Fakat, alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) düşer. Bunun gibi, davacı (borçlu), davalının (alacaklının) iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü de davacı borçluya düşer (Kuru,  s:143).<br>6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun (TTK) 616/1-e maddesi gereğince limited şirketlerde kâr payı dağıtımı konusunda münhasır yetkili organ genel kuruldur. Bu yetki genel kurulun devredilemez yetkileri arasındadır. Limited şirketlerde şirketin kâr elde etmiş olması, kendiliğinden limited şirket ortağına kâr payı talep etme yetkisi vermeyecektir. Şirket ortaklarına kâr payı dağıtılabilmesi için, öncelikle ortaklara kâr payı dağıtılması yönünde ortaklar kurulunca bir kararın alınması gerekmektedir. Kâr payı, genel kurulda verilen dağıtım kararından sonra ortaklarca talep edilebilir hale gelir. Genel kurulda kâr payı dağıtımına ilişkin karar alınmadığı müddetçe kâr payı dağıtımının yapılması mümkün değildir. Genel kurul tarafından kâr payı dağıtılmamasına karar verilmesi halinde, genel kurul kararının iptali istemi ile dava açılması mümkün ise de, kâr payının tespiti ve ödenmesine yönelik olarak doğrudan dava açılması mümkün değildir. <br>Yargılama esnasında davacının ticari defter ve belgeleri, dosyaya celp edilmiş olan evraklar bir bütün olarak değerlendirilmek sureti ile rapor tanzimi için dosyanın 1 mali müşavir ve 1 ticaret hukuku alanında uzman bilirkişiye tevdine, bilirkişilerden takdiri mahkemeye ait olmak üzere icra dosyasından 01.01.2021- 01.01.2022 tarihleri arasındaki sürece ilişkin kar payına yönelik talepte bulunulmuş olduğu göz önünde bulundurulduğunda usulüne uygun olarak kar payının dağıtımına yönelik alınmış bir karar olup olmadığı, alınmış olan kararın usulüne uygun olması halinde davacı şirketin 2021 yılı karının ne kadar olduğu, paydaşlarına ne kadar dağıtım yapılması gerektiği, dağıtılıp ödenen bir kar payının olup olmadığı, ödeme yapılmış ise bakiye ödenmeyen kar payının kalıp kalmadığı, davalı ortağın davacı şirketten icra takip tarihi itibari ile ne kadar alacaklı olduğunun, davacının davalıya borçlu olup olmadığının ( sonrasında yapılmış olan ödemelerin hukuki mahiyeti de göz önünde bulundurulmak suretiyle ) hesaplanılmasının istenilmesine karar verilmiş olup bilirkişiler tarafından mahkememize ibraz edilmiş olan raporda özetle; <br>Davacı 2020,2021 ve 2022 yıllarına ait Ticari defterlerinin, envanter defterleri başka bir dava için Mahkemeye sunulmuş olduğu belirtilerek incelemeye sunulmamış olduğu için, 6102 sayılı TTK İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olup olmadığı tespitti yapılamamış olduğu, Davacı 2023 yılına ait Ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu,<br>Karar defteri davacı yandan talep edildiğinde Karar Defterinin kaybolduğu, bununla ilgili Mahkeme Kararı olduğu belirtilmiş olduğu, ancak ilgili Mahkeme kararı görülmemiş olduğu,<br>Kurumlar Vergisi Beyannamelerine göre ve ticari defterlere göre, davacı şirketin 2021 yılında 3.443.955,58 TL zarar etmiş olduğu,<br>2022 yılı ticari defterler incelendiğinde 13.12.2022 tarihinde Kar Dağıtım Tahakkuku yapılmış olduğu, bu tutarların ortakların cari hesap borçlarından virmanlar yapılarak mahsup edilmiş olduğu, 580 2021 Yılı Geçmiş Yıl Zararlarının 443.955,58 TL'den (3.443.955,58 TL + 2.376.347,26 TL) 5.820.302,84 TL'ye arttırılmış olduğu, dava tarihine kadar Kar Dağıtımı ile ilgili bir kararın dosya içeriğinde görülmemiş olduğu, kar dağıtım kararının dava tarihinden sonra 13.12.2022 tarihli Ortaklar Kurulu kararı ile alınmış olduğu, davacı yan tarafından sunulmuş beyan ve ek belgelerden görülmüş olduğu,<br>Yapılan incelemede icra takibi tarihi olan 07.01.2022 tarihinde davalı şirket tarafından 01.01.2021- 01.01.2022 tarihleri arasındaki süreci kapsayan 2021 yılında kar dağıtım kararı alınmadığı ancak iş bu menfi tespit davasının açıldığı tarihten (14.09.2022) sonra 13.12.2022 tarihinde yapılan toplantı ile kar dağıtım kararı alındığı ve karın dağıtıldığı,<br> Bu halde davalı ... ...'ın pay sahibi olduğu davacı şirket ... Ltd. Şti'den davaya konu oluşturan icra takibi tarihi olan 07.01.2022 tarihinde hali hazırda kar payı dağıtımına ilişkin bir genel kurul kararı olmadığından kendi payına isabet eden kar payı alacağını talep edemeyeceği,<br>Kanaatine varıldığı mahkememize bildirilmiştir. <br>Her davanın açıldığı tarihteki hukuki ve maddi olgulara göre sonuçlandırılması gerektiği ilkesi uyarınca huzurdaki davanın menfi tespit davası olması ve icra dosyasında talep edilen miktarın 2021 yılına ait kar payı olması nedeniyle davaya esas teşkil eden icra takibine bağlılık ilkesi dikkate alındığında davanın borçlu olunmadığının tespiti talebi ile kar payı alacağı talep edilen şirket tarafından açılması nedeniyle mahkemece hali hazırda kar payı dağıtım kararı da verilemeyeceğinden 2021 yılına ilişkin kar dağıtım kararı şirketçe 13.12.2022 tarihinde alınmış olup icra takibi tarihi olan 07.01.2022 tarihi itibariyle ve hatta dava tarihi olan 24.09.2022 tarihinde bu yönde bir karar alınmadığından ötürü takip tarihinde davalının böyle bir alacağı bulunmadığı gibi davacı bu hususta borcu da bulunmadığı kanaatine varılarak mahkememizin işbu dosyası ile benzer mahiyette olan ...Mahkemesi ... Hukuk Dairesinin 2017/... Esas, 2020/... Karar Sayılı, 04.02.2020 Tarihli  \"...  Dava, limited şirket ortaklık kâr payının tespiti ve tahsili istemine ilişkin olup ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>... Somut uyuşmazlıkta bilirkişi kurulunca yapılan tespitler ile kâr payı dağıtımına yönelik ortaklar kurulu kararının bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu yönde alınmış bir karar olmadan Mahkemenin de genel kurul yerine kendini koyarak kâr payı dağıtımı konusunda karar vermesi hukuken mümkün değildir (Yargıtay 11. HD'nin 27.11.2018 t.li, 2016/14687 E. - 2018/7407 K. sayılı kararı). O halde, kâr payının tespiti ve ödenmesi isteminin reddine karar verilmiş olması isabetli olup, davacı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.\" şeklindeki gerekçeli ilamı ve benzer mahiyette olan ve taraflar arasında görülmekte olan .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/...  Esas sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporu da göz önünde bulundurulduğunda davacının davasının kabulüne karar vermek gerekmiştir. <br>Davacının kötüniyet tazminatı talebinin değerlendirilmesinde ise ; İİK'nın 72/5. Maddesinin \"Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırşa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz.\" şeklindeki hükmü uyarınca kötüniyet tazminatı, menfi tespit davası kabul edilince alacaklının takibinde haksız ve kötüniyetli görülmesi durumunda borçlunun istemi üzerine alacaklı aleyhine hükmedilen tazminattır. Kötüniyeti ispat yükü borçludadır, zira TMK m.2 hükmü uyarınca iyiniyetin varlığı asıldır. Yapılan kontrolde davacının davasının reddine karar verilmiş olup alacaklı tarafından takip tarihi itibari ile alınmış olan bir kar payı dağıtım kararı bulunmamasına rağmen kötüniyetli olarak takip başlatılmış olması sebebiyle davacının kötüniyet tazminatı talebinin kabulüne karar vermek gerekmiş ve takip talebindeki asıl alacak miktarı olan 10.000,00 TL'nin %20'si oranında olan 2.000,00 TL kötüniyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.<br>HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere;<br> 1-Davacının davasının KABULÜ ile davacının ... İcra Müdürlüğünün 2022/... Esas sayılı dosyasından davalıya borçlu olmadığının tespitine,<br>2-Davacının davalı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi talebinin kabulü ile takip talebindeki asıl alacak miktarı olan 10.000,00 TL'nin %20'si oranında olan 2.000,00 TL kötüniyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine<br>3-Alınması gerekli olan 683,10-TL karar ilam harcından dava açılırken başlangıçta peşin olarak alınan 120,78-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 562,32-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>4-Davacı tarafından sarf edilen dava açılış gideri: 212,98-TL  ( başvurma, vekalet  harcı ve peşin harç) davetiye, posta gideri: 116,25-TL, bilirkişi ücreti: 4.000,00TL olmak üzere toplam: 4.329,23-TL yargılama giderinin davalıdan  alınarak davacıya verilmesine,<br>5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 10.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan  alınarak davacıya verilmesine,<br>6-Taraflarca yatırılan gider avansın arta kalan kısmı karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,  <br>Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, HMK madde  341 hükmü uyarınca KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 28/11/2023<br><br>Katip ...<br>¸e-imzalıdır   <br> <br>Hakim ...<br>¸e-imzalıdır   <br><br> <br>* İş bu karar 5070 Sayılı Kanun hükümlerine göre güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7dfc7f822d421eb1","SID":"06f49c4909380c9e"}}