{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2020/1939 Esas<br>KARAR NO: 2023/1453<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 15/01/2020<br>NUMARASI: 2019/155 E. - 2020/53 K.<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Emanet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 23/11/2023<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:Davacı vekili tarafından sunulan 05/03/2019 tarihli dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafın Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğü’nün ... talimat sayılı dosyası üzerinden haciz ve muhafaza işlemi yaptığını, bu işlem sonucunda muhafaza altına alınan menkullerin alacaklı vekili ile kendileri arasında imzalanan yediemin teslim zaptı-ücret sözleşmesi uyarınca günlük 65,00 TL bedelle kendilerine teslim edildiğini, muhafaza altına alınan makbuzların muhafaza tarihinin üzerinden uzun süre geçmiş olmasına rağmen kendilerinin yedinden alınmadığı gibi peşinat olarak 4.000,00 TL dışında yedimlik ücreti ödenmediğini, bu nedenle Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi yapıldığını, borçlunun itiraz üzerine takibin durduğunu, yapılan itirazın haksız ve davalının borcun olmadığına dair beyanının kötü niyetli olduğunu belirterek itirazın iptaline, %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Davacının İİK. md.88/6'da belirtilen yedieminlik ücreti için öngörülen prosedüre uymadığını ve ancak aynı icra dosyasından istenebilecek talebi ayrı bir icra takibi başlatarak yönettiğini, talep konusu yedieminlik ücreti bakımından İİK md. 88/6 da özel düzenleme doğrultusunda davanın huzurdaki mahkemede görülmesinin mümkün olmadığını, görevli mahkemenin icra mahkemesi olduğunu, davacı tarafından yedieminlik anlaşmasının sözleşme serbestisi ilkesine göre yapıldığından söz edilmişse de, bu ilkenin açıkça yanlış yorumlandığını, yapılan işlemin bünyesi gereği getirilen kamu hukuku kısıtlamalarının ihmal edildiğini, itirazlarının haklı olduğunu ve aynı zamanda alacağın likit olmadığını, icra takibinin yetkisiz icra dairesine başlatıldığını, yetkili icra dairesinin İstanbul icra dairesi olduğunu, davanın da yetkisiz mahkemede açıldığını, davalı şirket merkezinin Beşiktaş’ta olması nedeniyle yetkili mahkemenin İstanbul mahkemeleri olduğunu beyan ederek davanın reddine ve davacının %20 oranında kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; \"Davalı tarafın Büyükçekmece ... icra Müdürlüğü’nün ... talimat sayılı dosyası üzerinden haciz ve muhafaza işlemi yaptığı, bu işlem sonucunda muhafaza altına alınan menkullerin alacaklı vekili ile davacı arasında imzalanan yediemin teslim zaptı-ücret sözleşmesi uyarınca günlük 65,00 TL bedelle davacıya teslim edildiği, icra dairesince muhafaza altına alınan menkuller için taraflar arasında düzenlenen sözleşme niteliğindeki 11.01.2018 tarihti yediemin teslim tutanağında kararlaştırılan günlük yediemin ücreti 65.-TL/gün olup bu tutar üzerinden 03.01.2019 takip tarihine kadar işleyen taleple bağlı kalınarak 356 gün için hesaplanan yedieminlik ücreti 23.140.-TL olup bu tutardan peşin alınan 4.000.-TL‘nin mahsubundan sonra bakiye tutar 19.140.-TL olup davalının Büyükçekmece ... İcra Dairesinin ... esas sayılı takibine vaki itirazının yerinde olmadığı, alacağın sözleşmeye dayalı olarak likit ve belirlenebilir olması nedeniyle icra inkar tazminatı talebinin de kabulüne\"  karar verilmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; -İtirazın iptali davasına dayanak icra takibinin yetkisiz icra dairesinde başlatıldığını,  Yetkili icra dairesinin İstanbul İcra Dairesi olduğunu,  ayrıca müvekkili şirketin merkezi Beşiktaş'ta olduğundan davada yetkili mahkemenin İstanbul Merkez Mahkemeleri olduğunu, davacının müvekkili şirket aleyhine Büyükçekmece İcra Müdürlüğü'nde takip açmasının genel yetki kuralları gereğince mümkün olmadığını,  Müvekkili şirketin merkezinin Beşiktaş ilçesinde bulunduğundan genel yetki kuralları gereğince yetkili icra müdürlüğünün, İstanbul İcra Müdürlükleri olduğunu, yetki itirazları doğrultusunda davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, ayrıca davada da İstanbul (Çağlayan) Mahkemelerinin yetkili olduğunu, -Davacı, İİK m. 88/6'da yedieminlik ücreti için öngörülen prosedür uygulanmadan ve ancak aynı icra dosyasından istenebilecek talebini ayrı takip başlatarak yönelttiğini, Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğü'nün ... Tal. sayılı takip dosyasından 11.01.2018 tarihinde gerçekleştirilen haciz ve muhafaza işlemi sonucunda davacıya ait özel yediemin deposuna alınan mahcuzların satış işlemlerinin gerçekleştirildiğini ve bu süreç sonucunda her iki satışta da alıcı çıkmaması üzerine satışın düştüğünü,  mahcuzların İİK md. 88/6'da belirtilen \"hukuken artık muhafazasına gerek kalmayan mal\" statüsüne geldiğini, öncelikle yasanın açık hükmü gereği müvekkili şirkete değil, takip borçlusuna ait olan bu taşınırların geri alınması için talimat dosyası üzerinden borçluya muhtıra çıkarılması gerektiğini, Davacı tarafından bu prosedür uygulanmadan doğrudan müvekkiline başvurulduğunu,-Talep konusu \"yedieminlik ücreti\" bakımından İİK m.88/6'daki özel düzenleme doğrultusunda davanın Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesinin mümkün olmadığını, Görevli Mahkemenin, İcra Hukuk Mahkemeleri olduğunu,-Hükme esas alınan bilirkişi raporunda Yargıtay kararlarına atıfla taraflar arasındaki sözleşme hükümlerinin geçerli olduğu iddia edilmişse de; Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 25.06.2019 tarihli, 2016/19077 E. 2019/7736 K. sayılı yakın tarihli içtihadında da belirtildiği üzere \"yediemin teslim tutanağı\"nın ücret bakımından bağlayıcılığı bulunmadığını ve ücretin belirlenmesinde hakkaniyet esaslarına göre tarifede yazılı miktarlara göre değerlendirme yapılması gerektiğini, hakkaniyet indirimi uygulanmamasının da açıkça hukuka aykırı olduğunu, -Hükme esas alınan bilirkişi raporunda yedieminlik anlaşmasının sözleşme serbestisi ilkesine göre yapıldığından söz edilmişse de, yapılan işlemin bünyesi gereği getirilen kamu hukuku kısıtlamalarının ihmal edildiğini, adalet bakanlığına ait müsait bir deponun bulunmadığını, -Bilirkişinin hakim yerine geçtiğini, davacı vekiliymiş gibi tarafsızlıktan uzak şekilde kullandığı ifadelerin raporu tamamen kabul edilemez hale getirdiğini, -Davacının alacağı likit olmadığından icra inkar tazminatının da yerinde olmadığını, bu nedenlerle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasında sözleşme yapma serbestisi bulunduğunu, müvekkilinin ikametgah adresi ve faaliyet adresinin Büyükçekmece İcra dairelerinin yetki sınırları içerisinde olduğunu, tacirler arasındaki davalarda görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Davanın,  yedieminlik ücretine dayalı olarak yapılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, uyuşmazlığın ise, İİK’nın 88/6. maddesinden mi yoksa İİK’nın 95. maddesinden mi kaynaklandığı, görevli mahkemenin icra mahkemeleri mi yoksa genel mahkemeler mi olduğu, buradan varılacak sonuca göre davalının dava konusu yediemin alacağından sorumlu tutulup tutulmayacağı noktalarında toplanmaktadır.Yedieminlik ücret alacağı 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 95. maddesi ile “Alacaklı haczedilen malların muhafaza ve idare ve işletilmesi masraflarını istenildiği takdirde peşin vermeğe mecburdur” şeklinde düzenlenmiştir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 88/6 maddesinde \"İcra dairesi, depo ve garajlarda ve yediemin olarak kendisine haczedilen malın bırakılmış olduğu üçüncü kişilerde saklanıp da hukuken artık muhafazasına gerek kalmayan malı, vereceği uygun süre içinde geri almasını ilgililere resen bildirir. Verilen süre içinde eşya geri alınmazsa, icra müdürü tetkik merciinin kararı ile taşınır mal satışlarına ilişkin hükümler uyarınca bunları satar. Elde edilen miktardan muhafaza ve satış giderleri ödenir. Artan miktar 9'uncu madde hükmüne göre muhafaza olunur. Bu konuda ortaya çıkan ihtilaflar tetkik mercii tarafından basit yargılama usulüne göre çözülür.\" düzenlemesi mevcuttur. Davacı taraf bu yola başvuracağına İİK 67. maddesindeki hakkını kullanarak genel mahkemelerde itirazın iptali davası açmıştır. Taraflar arasındaki akdi ilişki saklama sözleşmesine dayalı olup icra tetkik mercilerine itirazın iptali yolu ile talepte bulunulması ya da İİK 88/6 maddesi uyarınca uyuşmazlığın çözümünün istenilmesi, akdi ilişkiye dayanarak asliye hukuk mahkemesine başvurmasını engelleyecek hükümler değildir. Davacı, yargılama ve araştırması genel mahkemelere göre daha dar olan icra tetkik mercine başvuracağına her açıdan araştırma ve delil toplama hak ve yetkileri daha geniş olan asliye hukuk mahkemesine başvurarak kesin hüküm temin etme yoluna gidebilir. Görev yönünden istinaf isteminin reddi gerekmiştir. İlamsız bir takipte yetkili icra dairesi de İİK 50. maddesinin yollaması ile HMK genel hükümlerine göre belirlenecektir. Ancak davacının icra dairesini yetkisine itiraz etmediği geçerli bir yetki itirazı olmadığından icra takibine ilişkin yetki itirazının reddinin gerektiği anlaşılmıştır. Dava yetkisine ilişkin olarak davacının talebi saklama sözleşmesi uyarınca karşı tarafın edimi olan para alacağının ifası niteliğindedir. HMK'nın 10. maddesi uyarınca sözleşmeden doğan davalarda sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinin de yetkili olduğu, bu kapsamda TBK'nın 89. maddesi uyarınca para alacağına ilişkin davalarda aksi kararlaştırılmadıkça para borcunun alacaklının yerleşim yerinde ödenmesi gerektiği ve davacının yerleşim yeri itibariyle (Bahçelievler/İstanbul) Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemeleri yetkili olduğundan Mahkemece yetki itirazının reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmayıp davalının bu istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Taraflar arasında düzenlenen sözleşmede davacı tarafın açık şekilde sözleşme konusu malı Adalet Bakanlığı'nın depo ve garajlarla ilgili yönetmeliğine göre teslim almayacağını belirttiği, günlük depolama ücretinin 65,00 TL olarak belirlendiği, sözleşmenin davalı yönünden bağlayıcı olduğu, buna göre davalı tarafın, davacının kötü niyetli olduğu ve sözleşmeye dayalı olarak talepte bulunamayacağına dair istinaf sebeplerinin de yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Ancak mahkemece verilen kararda, Yargıtay (kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin yerleşik kararları gereği, mahcuzların değeri, depoda kaldığı sürenin uzunluğu, ortaya çıkan yediemin ücretinin miktarı göz önüne alınarak, TBK 51.maddeye göre değerlendirmeye tabi tutularak ücretten %40 oranında hakkaniyete uygun indirim yapılmasının gerekli olduğu (Örn. Yargıtay kapatılan 13. H.D 13/02/2019 tarih ve 2016/13409 E- 2019/1692 K. sayılı kararı), 23.140,00 TL yedieminlik ücretinden %40 hakkaniyet indirimi yapıldığında ve ilk ödenen 4.000 TL eklendiğinde, davacının alacağının 9.884,00 TL olacağı, Mahkemece hakkaniyet indirimi yapılmaksızın, talep edilen miktar üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi yerinde olmamakla, eksikliğin giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden davalının istinaf talebinin kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1.b.2 maddesi gereğince dairemizce yeniden karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davalı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile,2- Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/01/2020 tarih, 2019/155 E., 2020/53 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,3-Davanın KISMEN KABULÜ ile; 3/a-Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasındaki icra takibine davalının itirazının kısmen iptali ile icra takibinin 9.884,00 TL asıl alacak üzerinden asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle devam olunmasına, fazlaya ilişkin istemin ise reddine,3/b-Asıl alacak miktarı olan 9.884,00 TL nın % 20’ si oranına isabet eden 1.976,80 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 675,17 TL karar harcından peşin yatırılan 180,37 TL ile icra veznesine yatırılan 146,50 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 348,30 TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: 44,40 TL başvurma harcı, 180,37 TL peşin harç ile 600,00 TL bilirkişi ücreti ve 110,50 TL posta gideri olmak üzere toplam 935,27 TL'nin davanın kısmen kabul edilmiş olması sebebiyle, 482,97 TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına, 4/c-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,4/d-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre, 9.884,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 4/e-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre, 9.256,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine,5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davalı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,5/b-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 148,60 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 48,50 TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 197,10 TL'nin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 23/11/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9c0f3a9ac0e774a8","SID":"1b4ff7f7c00238e3"}}