{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/2295 <br>KARAR NO: 2023/1886<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 11/09/2023 (Ara Karar)<br>NUMARASI: 2023/549 Esas<br>İHTİYATİ TEDBİR TALEP EDEN <br>TALEP: İhtiyati Tedbir <br>İhtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararın davacı vekili tarafından  istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; <br>DAVA VE TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin yeni nesil çiftçi ve girişimci olup bu konuda danışmanlık hizmeti verdiğini, hizmet verdiği firma ortağı ... tarafından müvekkiline yapılan ortaklık teklifini kabul ederek 21/01/2022 tarihinde davalı şirketin kurulduğunu,yönetim kurulu başkan yardımcısı seçildiğini,YK başkanı tarafından müvekkiline 19/04/2023 tarihinde şirket yönetiminden müvekkilinin davalı şirkete zarar verdiğine dair bir mail gönderildiğini, 24/04/2023 tarihinde müvekkilinin mailine erişimin engellenerek bilgisayar ve aracın şirkete teslim edilmesinin istendiğini, 25/04/2023 tarihinde ise müvekkilinin Beykoz'da ki tesislere girişinin engellendiğini, 24/04/2023 tarihli karar ile müvekkilinin temsil ve ilzam yetkisinin kaldırıldığının öğrenildiğini, müvekkiline bildirim yapılmadan yönetim kurulu toplantısı yapıldığını,toplantının TTK 390.maddesine aykırı yapıldığından kararın batıl olduğunu, halihazırda şirket'in yönetim kurulunda bulunan ve temsil, ilzam yetkisini eline geçiren ... ile ...'nın topraksız tarım hususunda hiçbir yetkinliğinin bulunmadığını,  topraksız tarımın, uzman kişilerce koordine edilmesi gereken bir tarım yöntemi olduğunu, bu nedenle şirketin daha fazla zarara uğramaması için müvekkilinin şirkete girişinin önüne koyulan engelin kaldırılmasını,24.04.2023 tarihli ve 2023/2 karar numaralı yönetim kurulu kararının butlanının tespiti, Şirket'in temsil ve ilzamının karar öncesi duruma iadesi, davacı ...'ye şirket yönetimi hususunda münhasır yetki verilmesi yönünde İhtiyati Tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. Mahkemece şirket feshine ilişkin talebe ilişkin olarak dava ,eldeki davadan tefrik edilmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME ARA KARARI: Mahkemece;Şirket yönetiminin genel kurulca seçilmiş yöneticilerle yapılması, zorunluluk olmadıkça şirket yönetimine müdahale edilmemesi esas olup geçici hukuki koruma önlemi alınırken, tarafların ve şirketin menfaatlerinin korunması gerektiği, geçici korumaya karar verilebilmesi için, somut bir tehlikenin varlığı zorunlu olup davalı şirketin yönetim organından yoksun kalması gibi bir durum söz konusu olmadığı, davacıya şirket yönetimi hususunda münhasır yetki verilmesini gerektir bir durum da bulunmadığı,mevcut durumda somut bir tehlikenin varlığı hususunda yaklaşık ispat koşulunun yerine getirilmediği,şirket yönetiminin şirketi ne şekilde zarara uğrattığının belirli olmadığı değerlendirilerek ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEBLERİ: Davacı vekili; davada şirketin feshi yahut alternatif bir çözüm olarak müvekkilin hisselerinin şirkete veya diğer ortağa satılması talep edildiğini, şirketin kötü yönetilmesi, müvekkilin dava neticesinde elde edeceği menfaati ciddi şekilde zedelediğini, zira şirket yeni kurulmuş, yatırımlarla büyüyeceğini, şirketin feshi ve tasfiye geerkmesi halinde şirketin karlılığı büyük önem taşıdığı, kötü yönetimin devam etmesi halinde, müvekkilin %25'lik payına tekabül eden değerin düşmesinin kaçınılmaz olduğunu şirketi yönetemeyen mevcut yetkililerin üretim tesisinin üzerine kurulduğu taşınmazın sahipleriyle uyuşmazlık yaşadığı, 21.01.2022 tarihinde kurulan şirketin,2023 yılının Nisan ayına kadar taşınmazın sahipleriyle hiçbir sorun yaşamamışken, müvekkilin ayrılığının hemen akabinde taşınmaz sahipleri ile uyuşmazlık yaşaması dahi, kötü yönetimi açıkça ortaya koyuğunu,şirket'i yönetmekten aciz, liyakatsiz fiili yönetimin şirkete verdiği zararın büyüklüğü, bu örnek değerlendirildiğinde dahi net şekilde görüldüğünü, ihtiyati tedbir olarak Müvekkil ...'ye şirket yönetimi konusunda münhasır yetki verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Eldeki davada talep, yönetim kurulu üyeliğinden ayrılan davacı  ortağın açtığı 24.04.2023 tarihli 2023/2 karar numaralı yönetim kurulu kararının butlanın tespiti, şirketin temsil ve ilzamının karar öncesi duruma iadesi ve kendisine şirket yönetimi hususunda münhasır yetki verilmesi hususunda ihtiyati tedbir kararı verilmesi istemine ilişkindir. Davalı şirket bir anonim şirket olup, TTK'nın 365.maddesi uyarınca Yönetim Kurulu tarafından yönetilir ve temsil olunurlar.  Kural olarak anonim  şirketlerde organları mevcut olduğu, yasal koşullar gerektirmedikçe yönetim kurulunun yetkilerine müdahale niteliğinde olabilecek şekilde kötü yönetim gerekçe gösterilerek yönetim yönetim yetkisinin kaldırılması mümkün değildir.Yönetim yetkisinin mahkemelerce kaldırılacağına veya sınırlandırılacağına ilişkin yasal düzenleme yoktur. TTK nın 364.maddesinde  yönetim kurulu üyeleri esas sözleşme ile atanmış olsalar dahi gündemle ilgili bir maddenin bulunması veya gündemde madde bulunmasa bile haklı bir sebebin varlığı halinde genel kurul kararıyla her zaman görevden alınabilirler.TTK nın 408/2-b uyarınca YK üyelerinin seçimi hakkında karar verilmesi ve görevden alınmaları genel kurulun devredilemez görev ve yetkileri içerisinde olduğu kabul edilmiştir. Yönetim Kurulunun görevden alınması, seçilmesi TTK'nın 408(2)-b gereği şirketin genel kuruluna tanınmış bir yetki olup, davacı eldeki davada da davacı ortağa tedbiren  yönetim yetkisi verilmesi talep edilmiştir. Davacının  münhasıran yönetim yetkisi verilmesi talebi, şirket yönetim kurulunun yönetim yetkisinin kaldırılması anlamına geldiğinden yasal görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; davacı ortağın talebinin yasal olarak karşılanması mümkün olmadığından reddi gerekirken yaklaşık ispatın sağlanmadığına ilişkin gerekçe ile reddi doğru görülmemiş ise de sonucu itibariyle redde ilişkin ara karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle:  İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 30/11/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"aede9cf9047a3e93","SID":"2f97976cc4837223"}}