{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2021/796 <br>KARAR NO: 2023/1476<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 23/06/2020<br>NUMARASI: 2014/26 E. - 2020/212 K.<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/11/2023<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin yasal hamil olduğu 433 adet tacir çekinin 12/10/2013 tarihinde şirket merkezinde bulunan ana kasadan çalındığını, hırsızlık olayı sonrası anılan çekler ile ilgili kolluk şikayeti ile beraber çeklerin iptali talebi ve iptal süresinin sonuçlanmasına kadar çeklerin çalındığından bahisle ödenmemesi için tedbir talepli olarak Sakarya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla 2013/550 Esas sayı ile dava açıldığını, bu sırada davalı şirket tarafından çek keşidecisi müvekkili ... Ltd Şti ve yasal hamil ... AŞ şirketine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayıl ile kambiyo senetlerine mahsus ödeme emri gönderildiğini, kambiyo takibine dayanak ilgili çek incelendiğinde Sakarya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin tedbir kararı olduğu çek arkasına şerh olunduğunun görüleceğini, anılan nedenlerle müvekkillerinin davalı şirkete bir borcu olmadığını, tedbir kararına rağmen kambiyo takibine girişen davalının iş bu çek ile ilgili takibinin tensip ile birlikte teminatsız veya teminat mukabilinde durdurulmasına karar verilmesini, tüm bu nedenlerden dolayı davalarının kabulü ile dava konusu çek ve takip ile ilgili borçlu olunmadığının tespitine, çekin istirdadına, davalı kötü niyetli olduğundan takibin %40' ından az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, tedbir taleplerinin kabulü ile takibin durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin dava konusu çekin yetkili ve iyi niyetli hamili olduğunu, müvekkili şirketin dava konusu çekin bankaya ibrazından evvel çekin teslim/tevdi alınmasında kötü niyetli olduğunun davacı tarafın ve/veya diğer ilgililerin zararına bilerek/kasten çekin alındığının dolayısıyla kötü niyetli olduğunun davacı tarafça ispatının gerektiğini, ayrıca müvekkili şirketin çeklerin iktisap tarihinde bu hususu bilebilecek durumda olması ve çekleri davacının zararına bilerek iktisap ettiğinin kabulünün mümkün olmadığını, dava konusu sahtelik/hırsızlık mutlak defi olarak müvekkili şirkete ileri sürülemeyeceğini, müvekkili şirketin faktoring sözleşmesine bağlı olarak faktoring müşterisinin fatura alacaklarını temlik aldığını, kendi hakkının müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşılan ve cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişinin son cironun beyaz ciro olması halinde dahi yetkili hamil sayılacağını, müvekkili şirketin faktoring sözleşmesinde belirtilen usullere ilgili kanun ve yönetmeliklere uygun iyi niyetli bir biçimde alacağı temlik aldığını, tüm bu nedenlerden dolayı müvekkili şirketin iyi niyetli yetkili hamil olduğunu ve dava konusu çeklere ilişkin olarak açılan istirdat davasının reddine karar verilmesini, davacı taraf aleyhine %40 kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince; \"dava konusu ... Bankası Sapanca/Adapazarı Şubesi'ne ait ... çek nolu keşide yeri Adapazarı keşide tarihi 15/12/2013 miktarı 15.000,00 TL bedelli davacı  ... Ltd Şti tarafından davacı ... AŞ adına keşide edilmiş olduğu, çekin arkasındaki ciro silsilesine göre, ... Tic. AŞ, .... Ltd Şti, ... cirosu ile davalı ... AŞ ye verilmiş olduğu, davalı faktoring şirketi ile dava dışı ... arasında 02/10/2013 tarihinde akdedilen Faktoring Sözleşmesi kapsamında davalı şirkete temlik edilen fatura borçlusunun ... Ltd Şti olduğu, fatura karşılığında davalı şirkete teslim edilen çeklerden dava konusu çekin arka yüzünde fatura borçlusu şirket cirosu ile ... şirketine verildiği ve bu şirket tarafından ciro edilerek davalı şirkete teslim edildiği, buna göre dava konusu çekin faktoring işlemine konu edildiği, böylece faktoring sözleşmesi çerçevesinde dava konusu çekin düzgün ciro silsilesi ile davalı şirkete ulaştığı, davalı şirket ticari defterlerinde 21/10/2013 tarihinde dava konusu çek kaydının mevcut olduğu, bu çek bedeline istinaden davalı şirket tarafından dava dışı şirkete ödeme yapılmış olduğu fakat ciro imzasının davacı ... Tic. AŞ yetkililerine ait olmadığının anlaşılması karşısında; davacı ... (devreden ... Tic. AŞ) .... AŞ' nin menfi tespit davasının kabulü ile İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ve bu dosyaya konu 15/12/2013 keşide tarihli 15.000,00 TL meblağlı, ... Bank Adapazarı Şubesine ait, ... çek nolu çekten dolayı davacı .... AŞ'nin davalıya borçlu olmadığının tespitine, davaya konu çekte davacı dışında 3. kişilerin de cirosu bulunduğundan ve TTK 792. maddede öngörülen şartlar oluşmadığından çekin iadesi talebinin reddine ve de davacı .... Tic. Ltd. Şti.'nin davalıya karşı açtığı davanın da reddine, neticede; Davacı .... Tic. Ltd. Şti.'nin davalıya karşı açtığı davanın reddine, Davacı ...  AŞ'nin menfi tespit davasının kabulü ile; İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ve bu dosyaya konu 15/12/2013 keşide tarihli 15.000,00 TL meblağlı, ... Adapazarı Şubesine ait, ... çek nolu çekten dolayı davacı ... AŞ'nin davalıya borçlu olmadığının tespitine, Davaya konu çekte davacı dışında 3. Kişilerin de cirosu bulunduğundan ve TTK 792. Maddede öngörülen şartlar oluşmadığından çekin iadesi talebinin reddine, Koşulları gerçekleşmediğinden davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine,\" karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davacı ... Ltd. Şti. tarafından, aralarındaki ticari iş nedeniyle ... A.Ş. adına keşide edilen çekin hırsızlık marifeti ile çalınması akabinde derhal ilk iş günü 21.10.2013 tarihinde Sakarya 1. Asliye Hukuk Mahkemesine işbu çalınan çekin iptali için başvurulduğunu, 2013/550 E. sayılı dosyadan tedbir kararı verildiğini, 22.10.2013 tarihinde ise teminat mektubu depo edilmek sureti ile tüm bankalara çeklerin çalıntı olduğuna dair tedbir kararının elden ulaştırıldığını, çeke dayalı olarak çekin yetkili hamili olduğunu iddia eden davalı tarafından İstanbul ... İcra Müdürlüğünden başlatılan ... E. sayılı kambiyo takibinin salt kötü niyet taşıdığını, zira muhatap bankaya işbu dava konusu çeki ibraz eden davalı tarafın, Sakarya 1. Asliye Hukuk mahkemesinin tedbir kararını öğrendiğini, çekin çalıntı olduğu hususunda bilgi sahibi olduğunu, davalını işbu çeki derhal mahkemeye ibraz etmesi gerekirken, müvekkilini ticari olarak zor duruma düşürmek maksadı ile icra takibine giriştiğini, Kaldı ki davalının bir ... şirketi olması itibariyle, vadeli alacağın temliki prensibi ile çalıştığını, bilindiği üzere, vadeli alacağın temliki yani çek bozdurma işleminin temel mantığının, faktoring şirketleri tarafından komisyon alınmak suretiyle, vadesinden daha önce ödemesinin yapılması olduğunu, işbu çek bozdurma işlemi yapılırken ibraz edilen çekin çalıntı olup olmadığını sorgulamanın davalının en temel görevlerinden birisi olduğunu, davalının, hakkında tedbir kararı bulunan işbu dava konusu çekin sıhhatini hiçbir surette sorgulamadığını, ayrıca ne muhatap bankadan ne de müvekkili şirketten çekin mahiyeti hakkında bir bilgi almadığını, basiretli bir tacir olan davalının, işbu dava konusu çek hakkında tedbir kararı verildiğini bilebilecek durumda bulunmakta iken kendisine ibraz edilen çekin çalıntı olup olmadığını sorgulamaması ve sonrasında çekin çalıntı olduğunu öğrenmesine rağmen bile bile müvekkili şirket zararına icra takibi başlatmasının kötü niyetini açıkça ortaya koyduğunu, TTK 792. madde hükmünde belirtilen şartların sağlandığı ortada iken, bu doğrultuda karar verilmemesinin yasaya ve hukuka aykırılık teşkil ettiğini,Bilirkişi heyet raporu uyarınca senet üzerindeki imzalara dair yapılan incelemeler sonucunda; senet üzerindeki imzaların müvekkil şirkette imza yetkisini haiz kişilerce atılmadığı tespit edilerek imzaların sahteliğinin sabit hale geldiğini, bu sebeple çekteki ciro silsilesinin kopuk olduğunu, bu hususun İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2014/691 E. sayılı dosyasından verilen 2017/1021 K. sayılı karar “… çekteki davacı şirkete ait ciro kaşesi üzerindeki şirket yetkililerine atven atılan imzaların şirket yetkililerine ait olmadığı, bu durumda davacı yönünden geçerli bir cironun olmadığı, çekteki ciro silsilesinin kopuk olduğu ve davacılar yönünden İstanbul ... İcra müdürlüğünün ... sayılı dosyasında takibe konulan çekten dolayı davacıların davalıya borçlu olmadıkları” gerekçesi ile açıkça ortaya konulduğunu,Bu doğrultuda ilk derece mahkemesi tarafından; müvekkili ... AŞ adına işbu davanın kabulüne ve İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ve bu dava konusu çekten nezdinde müvekkil ... A.Ş.'nin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verildiğini, mutlak def'i niteliğini haiz sahte imza definin müvekkil şirketçe ciranta silsilesindeki her bir hamile karşı ileri sürülebilecek vaziyette olduğunun ortaya konulduğunu,İşbu dava konusu çalınan çeke ve diğer çeklere ilişkin olarak ... A.Ş. tarafından Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunulduğunu, yargılamanın Sakarya 4. Asliye Ceza Mahkemesi 2016/515 E. sayılı dosyasından devam ettiğini, ... Ltd. Şti. tarafından ... A.Ş.’ye keşide edilen çekin, ... A.Ş’nin elinden suça dayalı olarak çıkması; mahkeme huzurunda tanzim edilen bilirkişi raporu ile sahte olduğu sabit hale gelen cirodan önce imzası olan cirantaları ve keşideciyi bağlamadığını, suç teşkil eden eylem neticesinde kaybolan işbu dava konusu çekin, sahte imza kullanılmak sureti ile tedavüle sokulmuş olduğunu, “imzaların muhtariyeti” ilkesinin uygulama alanı bulması imkanının kalmadığını, bu doğrultuda müvekkili ... Ltd. Şti. nezdinde de işbu davanın kabulüne karar verilerek davalının başlattığı hakka ve kanuna aykırı icra takibinin borçlusu olmadığının tespit edilmesi gerektiğini beyan ederek, ... Ltd. Şti. bakımından davanın reddi kararının kaldırılarak çekin iadesi ve kötüniyet tazminatı taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava, çekten kaynaklanan menfi tespit ve çek istirdatı davasıdır.Davacılar vekili; takip ve davaya konu çekin çalıntı olduğunu iddia ederek çek nedeniyle borçlu olmadıklarının tespiti ile çekin istirdadına karar verilmesini talep etmiş, davalı; çekin usûlüne uygun temlik işlemleri neticesinde tevsik edici belge ile alındığını, çeki iktisabında ağır kusurlu veya kötüniyetli olduklarının ispatlanamadığını savunmuş, Mahkemece; davacı ...Tic. Ltd. Şti.'nin davalıya karşı açtığı davanın reddine, davacı ...  AŞ'nin menfi tespit davasının kabulüne, çekin iadesi talebinin reddine, kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, bu karar yukarıda belirtilen nedenlerle davacılar vekili tarafından istinaf edilmiştir.Dosyaya mübrez 05/02/2015 tarihli bilirkişi raporunda; davaya konu çekte lehdar davacı ... A.Ş (eski unvan: ... Tic AŞ)'ne atfen atılı imzaların şirket yetkililerinin eli ürünü olmadığı tespitinde bulunulmuştur.Dava konusu çek incelendiğinde; ... Sapanca/Adapazarı Şubesi'nin ... çek nolu, keşide yeri Adapazarı, keşide tarihi 15/12/2013 miktarı 15.000,00 TL olan çek olduğu,  davacı ... Ltd Şti tarafından davacı ... A.Ş adına keşide edilmiş olduğu, çekin arkasında sırasıyla, lehdar ... Tic. AŞ, ... Ltd Şti, ... cirolarının bulunduğu, davalının çekte son hamil olduğu, mali bilirkişi tarafından sunulan rapora ve mevcut delil durumuna göre, çekin davalı faktoring şirketine faktoring sözleşmesi kapsamında verildiği, bu sözleşme kapsamında davalı şirkete temlik edilen fatura borçlusunun ... Ltd Şti olduğu, çekin faktoring sözleşmesi çerçevesinde  düzgün ciro silsilesi ile davalı şirkete ulaştığı, davalı faktoring şirketinin 6361 sayılı Kanun çerçevesinde çeki tevsik edici belge ile usûlüne uygun olarak aldığı, davalının çeki iktisabında ağır kusurlu veya kötüniyetli olduğunu ispat yükü altında olan davacının TTK'nun 790. ve 792.maddeleri çerçevesinde ispat yükünü yerine getiremediği, dolayısıyla Mahkemece,  davacı ... Ltd Şti yönünden davanın ve kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, diğer yandan çekte davacı lehdar dışında başka cirantaların da bulunması nedeniyle çekin istirdadı talebinin reddine karar verilmesinin yerinde olduğu, açıklanan nedenlerle istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacılar vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun  İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/06/2020 tarih ve 2014/26 E., 2020/212 K. sayılı kararına karşı davacılar vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 269,85 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 210,55 TL harcın davacılardan müteselsilen tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davacılar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 30/11/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"299711f2e158215a","SID":"4560f1a425ec781d"}}