{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL BAM<br>8. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2021/1064 <br>KARAR NO: 2023/1937<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 30/03/2021<br>NUMARASI: 2018/590 Esas -  2021/394 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasına Bağlı Araç Değer Kaybı Bedelinin Tahsili<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/11/2023<br>Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;<br>K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 17/12/2017 tarihinde müvekkilinin sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile ...'nın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında müvekkilinin aracının hasara uğradığını, müvekkilinin aracı serviste tamir ettirdiğini ve değerinin altında bir fiyata sattığını, kaza tespit tutanağında tüm kusurun müvekkiline verilmesinin doğru olmadığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00-TL araç değer kaybı bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, davacı vekili 16/03/2021 havale tarihli ıslah dilekçesinde; dava değerinin 7.000,00-TL artırılması suretiyle 8.000,00-TL'nin kazanın meydana geldiği 17/12/2017 tarihinden itibaren en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; kazanın meydana gelmesinde davacının kusurlu olduğunu, davalının sigortalısına yüklenebilecek herhangi bir kusurun mevcut olmadığını, davacı yanın kusurunun tazminattan indirilmesi gerektiğini, davalı sigortacının sorumluluğunun bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...'ya dava dilekçesinin tebliğ edildiği, yazılı beyanda bulunmadığı anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"kazanın meydana gelmesinde davalının tam kusurlu olduğu, kaza nedeniyle davacının aracında 8.000,00 TL değer kaybı meydana geldiği, davalı sigorta şirketinin poliçe uyarınca davalı ...'nın ise işleten olarak zarardan sorumlu olduğu, davadan önce sigorta şirketinin temerrüte düşmediğinin anlaşıldığı\" gerekçesiyle; Davanın kabulüne; 8.000,00 TL değer kaybı zararının davalı ... için 17/12/2017 kaza tarihinden, davalı ... Sigorta A.Ş için dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsiline, davacıya ödenmesine karar verilmiş, karara karşı davalı ... Sigorta A.Ş vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davalı ... Sigorta A.Ş vekilinin istinaf başvuru sebepleri; Davacı, dava dilekçesinde dayandığı deliller hakkında ve/veya başka yerden getirilecekler hususunda gerekli bilgilendirmeyi yapmadığından ve süresinde dosyaya sunmadığından, süresinde sunulmayan delillere istinaden tanzim edilen raporun hükme esas alınmasının hatalı olduğu, kabul anlamına gelmemek üzere, bilirkişi raporuna istinaden, davacı ...’in dava konusu kazanın meydana gelmesinde kusursuz olduğu yönündeki bilirkişinin mütalaasının hükme esas alınmasının mümkün olmadığı, davacının asli derecede kusurlu olduğu (arkadan çarpma- hızını yol şartlarına uydurmama- takip mesafesini korumama- şerit değiştiren sürücüye yol vermeme) ayrıca hükme esas alınan bilirkişi raporu ile dava konusu kazaya ilişkin resmi kurumlarca düzenlenen maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağı arasında çelişki olduğundan, işbu çelişki giderilmeksizin verilen kararın da hatalı olduğu, İstanbul Anadolu 15. Asliye Hukuk Mahkemesi 2018/215E. 2019/362 K. sayılı dosyasına ilişkin rapor istinaf incelemesinden geçmediğinden raporunun hükme esas alınmasının mümkün olmadığı, dava konusu talebin trafik sigortası genel şartları formülasyonuna göre hesaplanması gerekirken, hatalı hesaplamaya binaen tesis edilen hükmün kaldırılması gerektiği, davacı taraf, talebini ıslahla arttırmış olduğundan, ıslahla arttırılan kısma ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiği halde, tümüne dava tarihinden itibaren faiz işletilmesinin hatalı olduğu, hususlarına ilişkindir.  Dava, trafik kazasından kaynaklanan araç değer kaybı bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırılık olmamasına, dosya kapsamında alınan bilirkişinin 29/06/2020 tarihli raporundaki; kazanın oluşumunda taraf kusur durum ve oranlarının ne olduğuna ilişkin belirleme ve değerlendirmelerin dosyaya, oluşa uygun ve aynı kaza nedeniyle davalı sigorta şirketi tarafından dosyamız davacısı aleyhine açılan ve İstanbul Anadolu 15.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/215 esasında görülen tazminat davası sırasında yapılan keşif sonucu alınan rapor ve dosya kapsamında alınan rapordaki tespitlerle de örtüşmesi karşısında mahkemece kazanın meydana gelmesinde davalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğuna ilişkin kabul şeklinde bir yanılgı bulunmamasına, aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, daha önce kazalı olup olmadığı, davacı tarafın iddiaları, davalının savunmaları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek aracın kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeri ile kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının belirlenmesinde ve belirlenen bu bedelin tahsiline karar verilmesinde bir hata bulunmamasına, davacının, dava dilekçesinde dayandığı deliller hakkında ve başka yerden getirilecekler hususunda gerekli bilgilendirme yapılmış olup bu belgeler doğrultusunda bilirkişi raporunun alınmış olmasında usule aykırılık bulunmamasına,  davacı tarafın dava dilekçesinde davanın açıkça belirsiz alacak davası olduğunu belirtmesi karşısında ve bu suretle davalı sigorta şirketi davacının dava dilekçesinde dava ettiği değer ile sonradan arttırdığı bedel yönünden dava tarihinde temerrüde düşmüş olduğundan yerel mahkemece, dava edilen bedel ile sonradan artırılan bedel yönünden dava tarihinden itibaren faiz işletilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmamasına göre; davalı ... Sigorta A.Ş vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1.maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca,1-Usul ve yasaya uygun olan ve yukarıdaki başlıkta yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına yönelik olarak davalı ... Sigorta A.Ş tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf eden davalı ... Sigorta A.Ş'den alınması gereken 546,48-TL harçtan peşin yatırılan 137,30-TL harcın düşümü ile bakiye  409,18-TL istinaf ilam harcının istinaf eden davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 4-İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerin üzerinde  bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a madde hükmü gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.30/11/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b05c67d266f3a8cc","SID":"77ba7a0e72519848"}}