{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. GAZİANTEP BAM   11. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>GAZİANTEP<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/1058 <br>KARAR NO\t: 2023/1206<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN    <br>MAHKEMESİ\t: GAZİANTEP 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 24/03/2022<br>NUMARASI\t\t: 2019/427 Esas, 2022/296 Karar <br>DAVACI\t: ... \t  <br>VEKİLLERİ\t: Av. ... <br>                                      <br>\t  Av. ...<br><br>\t  Av. ...<br><br>\t  Av. ...<br><br>\t  Av. ...<br><br>DAVALILAR\t: 1-... - ...<br>\t\t2-... - ...<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br><br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali<br>İSTİNAF KARARININ\t<br>KARAR TARİHİ\t: 10/11/2023<br>YAZIM TARİHİ\t: 10/11/2023<br><br>Taraflar arasında görülen davada Gaziantep 3. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 24/03/2022 tarih ve 2019/427 Esas, 2022/296 Karar sayılı kararının istinaf incelemesi taraf  vekilleri tarafından istenmiş olmakla, 6100 sayılı HMK’nın 353. Maddesi gereğince tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan, dava dosyası için düzenlenen rapor ile istinaf sebepleri dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları, tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: <br><br><br>                                                 -K A R A R-<br><br>Davacı vekili, müvekkili bankanın ... Ticari Şubesi ile dava dışı asıl kredi borçlusu ... Tekstil San. ve Tic. A.Ş. arasında 4 adet kredi çerçeve sözleşmesi imzalandığını ve sözleşmeler çerçevesinde kredi kullandırıldığını, davalı borçluların kredi sözleşmelerini müştereken borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, dava dışı borçlu şirkete kullandırılan kredi geri ödenmediğinden, borçlulara ...'nin 02/04/2018 tarih, ..... yevmiye numaralı hesap kat ihtarnamesi keşide edildiğini, ihtarname ile toplam ........ TL nakit borç bakiyesinin faiz ve ferileriyle birlikte ödenmesi hususunun ihtar edildiğini, müvekkili bankanın alacağı tahsil edilmediğinden genel haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını, dava dışı kefil ...'in itirazı süresinde olmadığından icra müdürlüğünce itirazın reddine, davalı kefiller ... ve ... yönünden ise takibin durdurulmasına karar verildiğini, ... İcra Müdürlüğü'nün ..... esas sayılı dosyası ile başlatılan takibe yapılan itirazın iptali ile takibin devamını, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalılar vekili, dava dilekçesinin ve kat ihtarnamesinin müvekkili ...'e usulsüz tebliğ edildiğini, hesap kat edilmediğinden icra takibine geçilmesinin usulsüz olduğunu, davanın süresinde açılmadığını, arabuluculuk aşamasının da usulsüz gerçekleştiğini, davacının davaya konu alacağının Kredi ... A.Ş. tarafından ödendiğini, davacının dava açmada hukuki yararının bulunmadığını, müvekkilinin vermiş olduğu kefaletin geçersiz olduğunu, kefalet sözleşmesine bakıldığında müvekkilinin imzasının, adı ve tarihin yazılış şekli ile \"müteselsil\" ve sorumluluk azami miktarının yazılışının açıkça farklı el yazısının ürünü olduğunun anlaşılacağını, mahkeme kefaletin geçerli olduğu kanaatinde olursa davaya konu alacağın ipotekle teminat altına alınmış olması sebebiyle rehinin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılması gerektiğini, bu nedenle usul ve yasaya aykırı davanın reddine, davacının talebinin en az %20'si oranında kötü niyet tazminatının davacıdan alınıp müvekkiline ödenmesine karar verilmesini istemiştir.  <br>Mahkemece, ...dava konusu olan kefalet beyanlarından 19/07/2012 tarihlisinde kefilin sorumlu olduğu azami miktarın, 08/07/2013 tarihlisinde kefalet tarihi ve diğer yazıların, 12/01/2015 tarihlisinde ... ibaresi dışındaki kefalete ilişkin diğer yazıların ...'in el ürünü olmadığı, bu nedenle kefalet beyanlarının geçersiz olması karşısında davalı ... yönünden borç doğurmayacağı gözönünde bulundurularak davanın reddine, davalı ...'in eşi ...'in akıl hastalığı nedeniyle kısıtlanmış olduğu, davaya konu kefalet akitlerine eş rızalarının verilmiş olduğu tarihlerde de kısıtlılık halinin devam ettiği, eş rızasının ancak fiil ehliyetine sahip kişi tarafından verilebileceği, akıl hastalığı nedeniyle kısıtlanan kişinin verdiği eş rızasının geçerli olmayacağı, bu nedenle yapılan kefalet akdinin de hükümsüz olması nedeniyle davalı ... yönünden davanın reddine, alacaklının takibinde kötüniyetli olduğunun ispatı davalıya ait olduğu, davalının, alacaklının kendisi aleyhine kötüniyetli olarak takibe giriştiğini ispatlamak zorunda bulunduğu, buna göre, reddedilen kısım yönünden davacının kötüniyetli takip başlatmadığına kanaat getirilerek şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin reddine, vekalet ücreti yönünden ise, davanın, her bir davalı yönünden farklı nedenlerle reddedilmesi karşısında ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmiştir. <br>Davacı vekili, davaya konu kredi sözleşmelerinin ve kefalet beyanlarının tamamının yasal düzenlemelere uygun olarak düzenlendiğini ve borçlular tarafından banka huzurunda bizzat kendileri tarafından imzalandığını, davalıların yasal süresi içerisinde cevap dilekçesi sunmadıklarını, davalı borçluların icra takibine yaptıkları itirazlarının borcun ipotekle güvence altına alındığına ve borcun miktarına yönelik olduğunu, davalıların imzaya ve borcun varlığına itirazlarının bulunmadığını, ortada geçerli bir itirazında bulunmadığını, davalı tarafın yasal süresinde vermediği cevap dilekçesi ile imzaya ve borca itiraz ettiklerini, bu konudaki itirazlarının mahkemece incelenmediğini, bilirkişi raporunun çelişkili olduğunu, bilirkişi raporuna taraflarınca yapılan itirazların dikkate alınmadığını, davalı ... için alınan imza ve yazı örneklerine dair bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmadığını, kefalet sözleşmesinin imzalanması sırasında davalı ...'in eşinin akıl hastalığı sebebiyle kısıtlandığının hem borçlular hem kefiller hem de dava dışı eşi tarafından gizlendiğini, davalı ...'nin bu konuda icra dosyasına bir itirazının bulunmadığını, itiraz olmayan konuda mahkemece inceleme yapılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili banka aleyhine olan kısımları kabul anlamına gelmemekle birlikte tek vekille temsil edilen davalılara tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, mahkemenin vekalet ücreti yönündeki kararının da doğru olmadığını, ATK raporunun eksik gerekçe ve inceleme ile hazırlandığını, bu nedenle kararın kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf isteminde bulunmuştur. <br>Davalılar vekili, müvekkilleri lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmemiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkillerine ayrı ayrı reddedilen meblağın %20'si oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, davacı tarafça \"müteselsil\" ve kefalet azimi sınırının müvekkili ..... tarafından yazılmadığının bilindiğini, bu husus bilinmesine rağmen haksız bir şekilde müvekkilinin icra takibi ve eldeki dava ile muhatap edilmesinin davacı tarafın kötü niyetli olduğunu gösterdiğini, davacı tarafın TTK kapsamında bir sermaye şirketi olup tacir olduğunu, vesayet altına alınan bir kişinin kısıtlı olduğu hem nüfus kayıtlarına işlendiğini, hem de ilan yapıldığını, basiretli davranması gereken tarafın kısıtlı olan bir kişinin kısıtlı olmadığını bilmediği yönündeki savunmasının yersiz olduğunu, basiretli davrandığı kabul edilen tarafın bu hususu bildiğinin kabul edilmesi gerektiğini, kefalet sözleşmesinin müvekkili ... yönünden de geçersiz olduğunu bilen davacının müvekkili yönünden icra takibine başlamasının da kötü niyetli bir hareket olduğunu, bu nedenle kararın kötü niyet tazminatı yönünden kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf isteminde bulunmuştur. <br>Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>İnceleme, HMK'nın 355. maddesi hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Dosya üzerinde yapılan yapılan inceleme sonucunda; dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine göre, mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın somut olayın özelliklerine uygun olarak belirlendiği, yargılamanın Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda belirtilen usullere uygun olarak yürütüldüğü, taraflarca gösterilen hükme etki edecek delillerin usulüne uygun olarak toplandığı, karara esas alınan bilirkişi raporlarının ve hesaplamanın dosya kapsamına uygun ve karar vermeye elverişli nitelikte olduğu, karar gerekçe içeriği bir bütün olarak değerlendirildiğinde mahkemece delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı ve davacı vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklanan nedenlerle;<br>1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf isteminde bulunan davacı tarafından yatırılması gereken ...... TL istinaf karar harcından  peşin alınan ... TL’nin mahsubu ile bakiye ..... TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye  irat kaydına,<br>3-İstinaf isteminde bulunan davalılar tarafından yatırılması gereken .... TL istinaf karar harcından peşin alınan ... TL’nin mahsubu ile bakiye .... TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına,<br>4-Taraflarca  yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendileri  üzerinde bırakılmasına,<br>5-Kararın Dairemizce taraflara tebliğine,<br>HMK. 361/1. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta  içerisinde kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi ya da buraya gönderilmek üzere temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere  oy birliği ile karar verildi. 10/11/2023<br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan<br>...<br>  e-imzalıdır.<br>...<br>Üye<br>...<br>  e-imzalıdır.<br>...<br>Üye<br>...<br>  e-imzalıdır.<br>...<br>Katip<br>...<br>  e-imzalıdır.<br><br><br><br><br><br>  NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP AYRICA ISLAK İMZA UYGULANMAYACAKTIR. \"5070 Sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur.\"<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ba2a22eea3324a08","SID":"dbd1fbf32416d3b8"}}