{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi    21.Hukuk Dairesi    2021/1918 Esas 2023/1670  Karar <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t\t: 2021/1918<br>KARAR NO\t\t: 2023/1670<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br>BAŞKAN\t\t: ...\t      ...<br>ÜYE\t\t: ... \t      ...<br>ÜYE\t\t: ... \t      ...<br>KATİP\t\t: ...\t    ...<br>İNCELENEN DOSYANIN\t<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ <br>TARİHİ\t\t: 18/06/2021<br>NUMARASI\t\t: 2018/807 Esas 2021/411 Karar <br>DAVACI \t:<br>VEKİLLERİ\t:<br>DAVALI <br>DAVA\t: İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 08/11/2018<br>KARAR TARİHİ\t:  29/11/2023<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 29/11/2023<br><br>\tTaraflar arasındaki itirazın iptali istemine  ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. <br>\tDAVA<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı arasında 06/12/2017 tarihli acentelik sözleşmesi imzalandığını, davalının bu kapsamda müvekkili şirketin organize ettiği 19/08/2018 tarihli Fransa-İtalya-İsviçre-Almanya turuna 3 aile için rezervasyon alarak bedellerini müşteriden tahsil ettiği halde rezervasyonları müvekkiline bildirmediğini, tahsil ettiği bedelleri aktarmadığını, durumun 31/07/2018 tarihinde anlaşılması ve söz konusu turun dolu olması nedeniyle itibarin sarsılmaması amacıyla  müşterileri başka bir tura dahil edilerek onların tur bedelleri toplamı 33.403,05 TL'nin müvekkilince karşılandığını, davalının sözleşmeye aykırı eylemlerinden dolayı sözleşmesi feshedildiğini, davalının sözleşmenin 11,19 ve 21 maddelerine göre söz konusu bedeli müvekkiline ödemesi gerektiği halde ödemediğini,  bu bedelin tahsili amacıyla Ankara 19 İcra Müdürlüğünün  2018/9901 sayılı dosyası üzerinden icra takibine geçildiğini, davalının haksız itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek;  haksız itirazın iptaline, takibin devamına  karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\t\t\t       CEVAP<br>\tDavalıya dava dilekçesinin tebliğ edildiği, davaya karşı cevap vermediği,  görülmüştür. <br>\tDavalı şirket temsilcisi ... 20/06/2019  tarihli duruşmadaki beyanında;  davacı firma ile acentalık sözleşmesi imzalandığını, yine davacı turizm şirketi ile değil başka turizm şirketleri ile de acentalık sözleşmelerinin olduğunu, dava konusu edilen 19/08/2018 tarihli Fransa-İtalya-İsviçre-Almanya turu için adı geçen ... isimli kişilere satış yapıldığını,  ancak ... üzerinden satış yapılmadığını, kendi firması üzerinden satış yapıldığını, söz konusu satış evraklarında kaşe  ve imzalarının mevcut olduğunu,  ... satışlarında kaşe ve imza verilmeyeceğini  direkt olarak online satış olarak yapıldığından e imzalı yada format şeklinde ...'de  geldiğini, kendilerinin  sadece çıktıyı alıp ilgiliye verdiklerini, sözleşmenin  Temmuz 2018 tarihinde feshedildiğini,  ancak satış ve faturalar  8. aya ait olduğunu, bu nedenle ... üzerinden turu satma yetki  ve imkanlarının olmadığını, dava dilekçesinde belirtilen bu üç aileye tur satışı şirketleri  tarafından satıldığını ve  ücretlerinin de tahsil edildiğini, adı geçen kişilerin söz konusu hizmeti almamaları halinde kendilerine başvurmaları gerektiğini, ... ile cari çalışmalarının olmadığını, bu nedenlerle davanın reddini istemiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece;  06/12/2017 tarihli sözleşme ile davalının,  davacının acentesi olarak, davacının  yurtdışı turlarının müşteriye satışı  yönündeki yetkisine dayanarak, davacının organize ettiği  19/08/2018 tarihli Fransa -İtalya- İsviçre-Almanya turu için ... ve ailelerine 13/03/2018  tarihinde tur satışı yaptığı, satış sözleşmelerinde taraf olarak ... Turizmin yazılı olduğu, aldığı ödemeleri kendi post cihazında müşterilerin kredi kartlarından tahsil ettiği, ancak söz konusu rezervasyon girişlerinin  davacı sistemine girişinin yapılmadığı gibi tahsilatlarında davacıya aktarılmadığı, bu nedenle söz konusu üç ailenin başvurusu üzerine ... tarafından söz konusu turda yer kalmadığı için mağduriyeti gidermek amacıyla  İspanya - Lizbon  turuna gönderdiği ve bu nedenle fatura konusu 33.402,46TL zararın doğduğu, sözleşme kapsamında bundan davalının sorumlu olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne, Ankara 19. İcra Müdürlüğü'nün 2018/9901 esas sayılı dosyasında davalının 33.403,05 TL asıl alacağa yapılan itirazın iptaline, bu miktar alacağa takip tarihinden itibaren (%19,50 oranını aşmayacak şekilde) 3095 sayılı yasanın 2/2 maddesi gereğince değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına, takibin  devamına, kabul edilen miktarın %20'si oranında hesap edilen 6.680,61 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, <br>\tAcentelik sözleşmesinin daha önce ki bir tarihte feshedilmesine rağmen müvekkiline aynı bedelle bir başka tur satışı yapılması olanağı ya da ödenen paraların aynı şekilde geri ödenmesi olanağı tanınmadan <br>müşterilere daha yüksek bedelli tur satışı yapıp, tüm bu bedellerin müvekkillerinden istenmesinin hukuka aykırı olduğunu, ayrıca rezervasyonların doluluğunun da ispatlanmadığı gibi yüksek bedelli bir turun satışı için bu hususun zorunlu bir sebep de olamayacağını, ilk bilirkişi raporunda davalının tur satış bedeli olarak tahsil ettiği 24.793,73 TL'nin sözleşmeden doğan borç kapsamında değerlendirilmesine rağmen ikinci bilirkişi raporunda çelişkili şekilde maddi zararın artırıldığını, raporlar arasında ki çelişkinin giderilmediğini, acentelik sözleşmesinin 11.maddesinde bedel iadesinden söz edildiği halde somut olayda bedel iadesini aşan bir ödemenin söz konusu olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. \t<br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava; acentelik sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan  ilamsız takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.  <br>\t6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;  <br>\t16/12/2017 tarihli acentelik sözleşmesinin incelenmesinde; <br>\tSözleşmenin \"D\" bendinde;  acentenin, sözleşme ile belirlenen koşullarda hizmetleri yerine getirirken özenli titiz çalışacağını, mesleki  ve genel etik  kurallarına uyacağını kabul ettiği, yine müşterilere doğru ve eksiksiz bilgi vereceğini, gerçek dışı beyanlarda bulunmayacağının  taahhüt edildiği, söz konusu satışlardan kaynaklanan yasal yükümlülüğün ve sonuçlarının itirazsız kabul ettiğinin düzenlendiği, \t<br>\tAnkara 19. İcra Müdürlüğü'nün  2018/9901 esas sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklısının ... Ve Tic.A.Ş., borçlusunun .... .... Ltd. Şti. olup, fatura alacakları toplamı açıklaması ile 33.403,05 TL'nin tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, borçlunun süresi içerisinde borca itirazı üzerine takibin durdurulduğu görülmüştür. <br>\tMali müşavir bilirkişiden alınan raporda özetle; davacı şirket ile davalı şirket arasında acentelik sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeye göre yetkili acentelerin satın alınan turu aynı anda ... AŞ sistemine acente şifresiyle girmek, yapılan tahsilatı nakit ise sisteme tanımlamak, havale ise ... AŞ hesabına gönderme, kredi kartı ödemesi ise ... AŞ pos üzerinden kart tahsilatı yapmak zorunda olduklarını, acentelerin eğer kredi kartı çekim işlemini kendi posları üzerinden yapıyorlarsa tıpkı nakit tahsilatta olduğu gibi tahsil edilen tur bedelini ilgili  rezervasyona aynı gün tanımlamak ve ... AŞ hesaplarına göndermeler gerektiğini, sistemin bu şekilde çalıştığını, davalı acentenin 13/03/2018 tarihinde ... ailesinin rezervasyonlarının ödemelerinin kendi kredi kartı pos cihazından tahsil ettiğini, ancak ... AŞ sistemine herhangi bir rezervasyon girişi yapılmadığını, davalı şirketin imzaladığı sözleşmesinin 1.maddesinde, sözleşme tarafı olarak açıkça ... AŞ'nin gösterildiğini, sözleşmelerin ... AŞ adına yapıldığını, davalı tarafından üç işlem için 24.793,73 TL para tahsili yapılmış olmasına rağmen ... AŞ'nin ailelerin şikayeti ve mağduriyetlerini gidermek amacıyla üç aileyi yeni bir tur olan İspanya - Lizbon turuna gönderdiğini, bu işlemler nedeniyle ... ailesi için 14.315,00 TL 'lik fatura, ... ailesi için 9.543,73 TL  tutarında fatura, ... ailesi için yine aynı tarih olan 18/08/2018 tarihinde 9.543,73 TL'lik fatura kesildiğini, söz konusu faturaların davalı şirket adına kesilmiş olmasına rağmen herhangi bir ödemenin bulunmadığı belirtilmiştir.<br>\tTurizm seyahat acentası konusunda uzman ve mali müşavir bilirkişiden alınan raporda özetle; taraflar arasındaki acentelik sözleşmesinin yürürlükte bulunduğu dönemde davalının davacının düzenlediği tur için 13/03/2018 tarihinde ..., ... -... ve ... ailesinin  rezervasyonlarının ödemelerini ilgili  kişilerin kredi kartlarından kendi kredi kartı postundan tahsil ettiği ancak ... Tur.ve Tic.A.Ş. Sistemine herhangi bir rezervasyon girişi yapmadığını,  davalı acentanın tur alıcısı müşterilerine ... Tur. Ve Tic.A.Ş. Tur kayıt sözleşmesini düzenleyerek ve kendi kaşesini basarak verdiğini, bu sözleşmenin 1. Maddesine göre Tüketici ile sözleşme tarafı olarak ... Tur.ve Tic.A.Ş.'nin yer aldığını, ancak ... Turizmin kayıtlarında dava konusu satışlara ilişkin bir kaydın, ödeme yada borç kaydının bulunmadığı, davalının, ... adına satışları yaptığı halde aldığı karşılığını ... hesaplarına intikal ettirmediği , ... Tur.Tic.A.Ş.'nin tur satışı yapılan ailelerin mağduriyetini gidermek için 3 aileyi İspanya-Lizbon turuna gönderdiği, bunun için ... ailesine 14.315,00 TL, ... ilesine 9.543,73 TL ve ... ailesine 9.543,73 TL tutarında harcama yaptığı ve bunları faturaya bağlayıp davalı cari hesabına borç kaydettiğinin tespit edildiğini,<br>\tDavalının ticari defter ve kayıtlarında, davacının takip konusu yaptığı faturaların kayıtlı olmadığını, sözleşmenin 11. Maddesine göre acentenin yaptığı rezervasyon ve satışlara ilişkin ödemelerin rezervasyon anında sistem üzerinden tahsil edilerek ... turizme ödeyeceğinin kararlaştırıldığı aksi halde ... tarafından ihtara  gerek olmaksızın satış ve rezervasyonları tek taraflı olarak iptal edebileceği, ...'nin müşterilere bedel iadesi ve başka bir ad altında ödeme yapmak zorunda kalması halinde acentenin ihtara gerek olmaksızın bu miktarı ... turizme ödemeyi taahhüt ettiğini, yine yurtdışı paket tur sözleşmesi incelendiğinde; ..., ... ve ... aileleri ile ... acentesi olarak  ... aracılığı ile yapılan yurtdışı paket tur sözleşmelerinin 13/03/2018 tarihinde imzalandığı, bedelleri (9.150,00 TL + 6.100,00 TL +9.543,73 TL ) tahsil ettiğine dair kredi kartı slibi  bulunduğu, sözleşmelerin ... kaşeli olmasına rağmen taraf olarak ... turizmin görüldüğünün tespit edildiğini, 13/03/2018 tarihinde rezervasyon ve ödeme alınıp ,davacıya bildirilmeyen ve sonrasında onay almaksızın tur iptali gerçekleştiren davalının sözleşmeye aykırı hareket ettiği ve sözleşmenin maddeleri uyarınca dava dışı müşterilerin mağduriyetini gidermek, rezervasyonların dolu olması nedeniyle dahil edilmesin mümkün olmayan turu telafi etmek adına Büyük İspanya ve Portekiz turuna dahil edilmesi nedeniyle, davalıya fatura ettiği toplam 33.403,05 TL  maddi zararının oluştuğu belirtilmiştir. <br>\tSomut olaya gelince, davacı yan ile davalı arasında acentelik sözleşmesi imzalandığı, sözleşme kapsamında davalı acente tarafından yapılan sözleşmelerin ve bedellerinin davacı yan hesabına aktarılmaması ve bildirilmemesinden ötürü müşterilerin başka bir tur ile gönderilmesi sonucu oluşan zararın tahsili yönünde yapılan ilamsız icra takibine davalının itirazı üzerine itirazın iptali için işbu dava açılmıştır. <br>\tTaraflar arasında 16/12/2017 tarihli acentelik sözleşmesi imzalandığı, sözleşmenin 6.maddesinde acentenin sorumluluğunun düzenlendiği, 11.maddesinde ise acentenin yaptığı rezervasyon ve satışlara ilişkin ödemelere yönelik ödemenin ne şekilde yapılacağına ilişkin düzenlemeler yapılmış olup, sözleşme hükümleri ile dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarının birlikte değerlendirilmesi sonucu davalı acentenin dava dışı 3.kişiler olan  ... aileleri ile 13/03/2018 tarihinde yurtdışı paket tur sözleşmesi imzalandığı, imzalanan sözleşmenin 1.maddesinde açıkça sözleşmenin tarafının ... AŞ olduğunun düzenlendiği, sözleşme kapsamında davalı yanca dava dışı ailelerden rezervasyon ücretinin kendi kredi kartı pos cihazından tahsil ettiği halde davacı şirkete rezervasyon ve tahsilat yönünden herhangi bir bildirimde bulunulmadığı, yurtdışı paket tur sözleşmesinin taraflarının davacı şirkete şikayet dilekçeleri üzerine her üç ailenin katıldığı yurt dışı paket tur sözleşmesinde yer kalmadığından davacı yanca ailelerin mağduriyetinin giderilmesi amacıyla İspanya - Lizbon turlarına ailelerin gönderildiği,  bu işlemler nedeniyle ... ailesi için 14.315,00 TL'lik fatura, ... ailesi için 9.543,73 TL  tutarında fatura, ... ailesi için yine aynı tarih olan 18/08/2018 tarihinde 9.543,73 TL'lik fatura kesildiği, davalı şirketin kesilen fatura bedellerini ödemediği, bu hale göre davalı yanın imzalanan acentelik sözleşmesi hükümlerine aykırı davranmak suretiyle dava ve takibe konu zararın meydana gelmesine yol açtığı, davacı yanın acentelik sözleşmesi kapsamında dava dışı 3.kişilerden davalının tahsil ettiği bedel ile dava dışı 3.kişilerin başka bir turla gönderilmelerinden kaynaklı oluşan zararını davalıdan talep ve dava hakkı olduğu anlaşıldığından açılan davanın kabulüne yönelik ilk derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygundur. <br>\tTüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kabulü yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>\t1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davalıdan alınması gerekli olan 2.281,76 TL harçtan peşin alınan 570,44 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.711,32‬ TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>\t3-Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, \t<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi.29/11/2023<br><br><br><br><br>Başkan- ...             Üye - ...                     Üye - ...\t                 Zabıt Katibi -...<br>...              ...             ...          ...<br><br>    Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden  elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"486c95d1cd5232e0","SID":"80cb8c1f817001e5"}}