{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi    21.Hukuk Dairesi    2023/1098 Esas 2023/ 1375 Karar <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2023/1098 <br>KARAR NO\t: 2023/1375<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN\t<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 28/02/2023<br>NUMARASI\t\t:  2022/737 Esas 2023/139 Karar <br>DAVACI \t<br>VEKİLİ\t<br>DAVALI \t<br>DAVA\t: Şirketin İhyası<br>DAVA TARİHİ\t: 02/11/2022<br>KARAR TARİHİ\t: 11/10/2023<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 11/10/2023<br><br><br>\tTaraflar arasındaki şirketin ihyasına ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı  vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. <br>\tDAVA<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; ; müvekkili... tarafından dava dışı işçi ...'a mahkeme kararı uyarınca ödenen işçilik alacakları ve ferilerinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ilgili firmalardan mahkemece tespit edilecek sorumlulukları oranında tahsili istemiyle Elazığ 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2022/101 esas sayılı dosyası ile rücuen tazminat davası açıldığını, bu davada \"... Şirketi\"nin ticaret sicilinden silindiğinin tespit edildiğini, yargılamanın devamı ve hükmün infazı sürecinde sonuç alınabilmesi için ilgili şirketin ihyasının talep edilmesinin gerektiğini ve bu mahkemece taraflarına 26/10/2022 tarih ve 2022/101 esas sayılı yetki belgesi verildiğini belirterek anılan şirketin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>\t\t\t       CEVAP<br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  ihya davasının terkin tarihinden itibaren 5 yıllık süre içinde açılmadığını, bu sebeple zamanaşımı itirazını ileri sürdüklerini, dava dışı şirketin TTK geçici 7. madde kapsamında 23/01/2014 tarihinde ticaret sicilinden re’sen terkin edildiğini, 28513 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan “Münfesih Olmasına veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler ile Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ’in 5’inci maddesinde Müdürlüklerce sayılı sebeplerle münfesih olan şirketlerin belirleneceği ifade edilmiş ve (d) bendinde “18/05/2004 tarihli ve 5714 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanununun 10 ve 32’nci maddelerine göre adreslerinin ve durumlarının tespit edilmemesi nedeniyle ilgili odadaki üyelikleri askıya alınan ve oda yönetim kurulu kararını takip eden yılbaşından itibaren iki yıl sonunda oda kaydı silinerek, sicil kaydı silinmek üzere Müdürlüklere bildirilen şirketler ve kooperatifler”in müdürlüklerce kapsama alınacağının düzenlendiğini, dava dışı şirket bu kapsamda olduğunu, yasal hasım bulunduklarını bildirerek davanın reddini istemiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece; dava dışı şirketin, 5174 sayılı Odalar Borsalar Birliği Kanunu gereğince kaydının 23/01/2014 tarihinde silindiği, Ankara Bölge Adliye Mahkemesinin 21. Hukuk dairesinin 2021/1275 esas 2022/1054 karar sayılı 23/09/2022 tarihli ilamında ayrıntılı olarak açıklandığı üzere  \"... Şirketi\"nin TTK'nın geçici 7. Maddesinde sayılmayan 5174 sayılı oda kaydının silinmesi sebebine dayalı olarak dava konusu şirketin ticaret sicilinden resen terkini anılan yasa maddesine açıkça aykırı olduğu gerekçeleriyle davanın kabulüne karar velmiştir. <br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; gerçekleştirilen ihya tescili ile birlikte şirket bütünüyle canlandırıldığını, aktif hale getirildiğini ve tekrar ticaret sicile kaydedilerek tüzel kişilik kazandığını, Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 50 ve devamına göre; Taraf ehliyeti; medeni haklardan yararlanma ehliyetini ifade ettiğini, dava ehliyeti ise; kişinin bizzat veya vekili aracılığıyla bir davayı davacı veya davalı olarak takip etme ve usuli işlemleri yapabilme ehliyeti olduğunu, tarafların taraf oldukları uyuşmazlıklarda, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları gerektiğini, ... Şirketi'nin tüzel kişiliğinin 24.07.2023 tarihinde tescil edilen ihya kararı ile birlikte aktif hale getirildiği ortada olduğunu, şirket hâlihazırda hem taraf ehliyeti hem de dava ehliyetine sahip bulunduğunu, ... Şirketi, sicil müdürlükte aktif durumdadır, tekrar aktif hale getirilmesinde ve işbu dava sürecinde hukuki yarar bulunmadığından dava şartı yokluğu sebebiyle HMK 114/1-h ve 115/2 maddeleri uyarınca davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken şirketin ihyasına karar verilmesi hukuka aykırı olup ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması gerektiğini, ayrıca şirketin terkin tarihinde; derdest davalarının, alacak ve borçlarının müdürlükleri tarafından bilinmesi mümkün olmadığından Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü, işbu davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, dava konusu şirket geçici 7.maddedeki prosadüre uygun olarak hukuka uygun bir şekilde kapatıldığını, Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin Geçiçi madda 7/15'deki düzenlemeyi değerlendirme dışı bırakarak davanın reddine hükmetmemesi yerinde değildir ve usul kurallarına aykırı olduğunu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 18'inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerektiğini, ayrıca şirketlerin 6102 sayılı TTK'nin 31'nci maddesi uyarınca, tescil edilmiş hususlarda meydana gelen her türlü değişikliği tescil ettirmesi gerektiğini, ancak şirketler adres değişikliğinin tescili zorunluluklarını yerine getirmediğini ve bu konudaki sorumluluk şirket yetkililerine ait olduğunu, 2 ay içinde bildirimde bulunmadığı takdirde münfesih sayılacağı ilanen bildirilen şirket, süresi içinde başvuruda bulunulmadığı için 28/01/2014 tarih ve 8495 sayıtı TTSG'de yapılan ilan ile sicilden re'sen terkin edildiğini, dava konusu şirket Geçici 7.maddedeki prosedüre uygun olarak hukuka uygun bir şekilde kapatıldığını, söz konusu şirketin Geçici 7.madde uyarınca münfesih sayılması gerektiğini, öngörülen usule uygun şekilde ticaret sicilinden silinen şirketin, sonrasında borçları veya sonuçlandırılması gereken hukuki ilişkilerinin gerektirmesi halinde ihyası talep edilebileceğini, bu nedenle yapılan ihya taleplerinde, 6102 sayılı TTK'nın 547.maddesi uyarınca ek tasfiyeye ilişkin hükümlerinin esas alınması gerektiğini, zira şirketin sona erme nedeni ortadan kalkmadığı için, ihya kararının ek tasfiye işlemleriyle sınırlı olmak üzere 6102 sayılı TTK'nin 547. Maddesinin 2. Fıkrası uyarınca tasfiye memurunun atanması gerektiğini, Türk Ticaret Kanunu'nun Geçici 7. maddesinin 16. Fıkrası uyarınca Gümrük ve Ticaret Bakanlığının geçici 7. Maddenin uygulanmasına ilişkin düzenlemeleri yapmaya yetkili olduğu belirlendiğini ve 30.12.2012 tarihinde 28513 sayılı Resmi Gazete'de \"münfesih olmasına veya sayılmasına rağmen tasfiye edilmemiş anonim ve limited şirketler ile kooperatiflerin tasfiyelerine ve ticaret sicili kayıtlarının silinmesine ilişkin tebliğ\", Gümrük ve Ticaret Bakanlığınca düzenlendiğini, tüm bu nedenlerle, yerel mahkeme kararının kaldırılarak, ilgili şirketin ihyasının 24/07/2023 tarihinde tescil edilmesinden ve şirketin sicil kayıtlarında aktif durumda olmasından dolayı hukuki yarar dava şartı yokluğundan ve 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçirilmesi nedeniyle davanın reddine, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7. maddesinin 12. fıkrası uyarınca, davacının amme alacağı sebebiyle işbu davayı açmakta hukuki yararının bulunmaması sebebiyle hukuki yarar dava şartı yokluğundan davanın reddine, müdürlüklerinin yasal(zorunlu) hasım olduğundan aleyhe vekâlet ücreti-yargılama giderine hükmedilmemesine karar vermiştir.<br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava; şirketin  ihyası istemine ilişkindir.<br>\t6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; <br>\tTicaret sicil kayıtları, Elazığ 5.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/101 esas sayılı dosya örneği vs deliller dosya arasında mevcuttur.<br>\tElazığ  5.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/101 esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı ... tarafından davalı ... Şirketi aleyhine rücuen alacak davası açıldığı mahkemece davacı vekiline şirketin ihyası davası açmak üzere süre verildiği davanın derdest olduğu  anlaşılmıştır.<br><br>\tAnkara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin bir örneği dosyada yer alan 18.07.2022 tarihli ve 2022/242 Esas-2022/614  Karar sayılı kararında;Elazığ 6.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/58 esas sayılı dosyası ile  davacı ... tarafından davalı ... Şirketi aleyhine rücuen alacak davası açıldığı mahkemece davacı vekiline şirketin ihyası davası açmak üzere süre verildiği belirtilerek davalı...  aleyhine ... Şirketinin ihyası istemiyle açılan davada ilk derece mahkemesince davanın hak düşürücü süre nedeni ile usulden reddine karar verildiği, kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine Dairemizin  28.12.2022 tarih 2022/1351 Esas 2022/1792 Karar sayılı ilamı ile Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/07/2022 tarih ve 2022/242 Esas 2022/614 Karar sayılı kararının kaldırılmasına ,davanın kabulü  ile Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasına kayıtlı .... Tic. ve San. Ltd. Şti.'nin  ihyasına karar verildiği,kararın davalı tarafça temyizi üzerine, Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 11.04.2023 tarih 2023/1960Esas 2023/2213 Karar sayılı ilamı ile kararın onanmasına karar verilerek  karar 11.04.2023 tarihinde kesinleşmiştir. Bu durumda her ne kadar eldeki davanın dava tarihi olan 22/11/2022 tarihi itibarıyla davacının ihya talep etmesine hukuki yarar bulunmakta ise de Dairemiz karar tarihi olan 11.10.2023  tarihi itibariyle ihyası istenen .... Tic. ve San. Ltd. Şti.'nin  Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/242 Esas 2022/614 Karar sayılı kararı ile herhangi bir dava dosyasının infazı ile sınırlı olmaksızın ihyasına karar verilmiş ve kararın kesinleşmiş olması karşısında dava konusuz kalmıştır.<br>6100 s. HMK 331. maddesinde, konusuz kalan davada yargılama giderlerinin ne şekilde tayin edileceği açıkça düzenlenmiştir. Kanunda yapılan düzenleme uyarınca, dava açıldıktan sonra davanın konusuz kalması durumunda yargılama giderleri ve vekalet ücreti davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre tayin edilmelidir.<br>Somut olayda davacı taraf, .... Tic. ve San. Ltd. Şti.'nin ihyası talebi ile eldeki davayı açmış olup, şirkete karşı Elazığ  5.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/101 esas sayılı dosyasında açılan tazminat davasının tasfiye aşamasında derdest olduğu, bu davaya ilişkin alacağın tasfiye edilmesi için  TTK.nun 547 maddesine göre sicilden kaydı silinen şirketin yeniden tescilinin talep edilebileceği, böylelikle dava tarihi itibarıyla davacının dava açmakta haklı olduğu, davalının, şirkete karşı açılmış dava  derdest olmasına rağmen tasfiye işlemlerinin hukuka aykırı olarak sonuçlandırılması nedeniyle işbu davanın açılmasına sebebiyet verdiği, böylelikle yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu olduğu anlaşılmıştır.<br>\tTüm bu nedenlerle davalı temsilcisinin istinaf başvurusunun kamu düzeni gözetilerek  kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.  <br>\tHÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>\tA)1-Davalının istinaf başvurusunun kamu düzeni de gözetilerek HMK'nın 353/(1)-b.2 maddesi gereğince KABULÜ ile,<br>\t2-Ankara 9. Asliye  Ticaret Mahkemesinin 28/02/2023 tarih 2022/737 Esas 2023/139 Karar sayılı kararının  KALDIRILMASINA,<br>\tB)1-Dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına,<br>\t2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 179,90 TL karar ve ilam harcının davalı...'nden tahsili ile hazineye irat kaydına,<br>\t3-Davacı tarafından yapılan 64,50 TL tebligat-posta ücretinin davalı Ankara Ticaret Sicili Müdürlüğünden tahsili ile davacıya verilmesine,<br>\t4-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan 9.200,00 TL vekalet<br>ücretinin davalı...'nden tahsili ile davacıya verilmesine,<br>\t5-HMK'nun 333.maddesi gereğince gider avansının kullanılmayan kısmının  karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,<br>\tC)1-Davacı  tarafından peşin yatırılan 179,90 TL istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya  iadesine,<br>\t2-Davacı  tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin, davacı   üzerlerinde bırakılmasına,<br>\t3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davalı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,   \t<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.<br>\t<br><br>  Başkan-                  Üye -\tÜye -            Zabıt Katibi-<br><br>Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden  elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d5532daa071e0eb4","SID":"4f0892fe0175f1bb"}}