{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/306 Esas<br>KARAR NO: 2023/1460<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Bakırköy 2. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 11/11/2022<br>NUMARASI: 2022/111 E. - 2022/252 K.<br>DAVANIN KONUSU: Haksız Rekabet<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 23/11/2023<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket sahibi ... Türk Patent Enstitüsü'ne 27/12/2018 tarihinde, ... referans nolu, \"Elektrik Dağıtım Hatlarında VHD Pin Tipi İzolatörlerde Bir İzolasyon Koruma Kapağı Yapılanması\" başlıklı buluş konusu ürünün patent başvurusunda bulunduğunu, müvekkilinin başvuru sonrasında ilk kez 2019 Nisan ayında Kayseri ve ...Anonim Şirketi'ne ürünün satışını yaptığını, akabinde ürünün diğer şirketler için de gerekli olduğunu gördüğünden bazı şirketlere ürünün tanıtımını yaptığını ve bunun sonucunda şirketlerin müvekkilinden teklif ve numune istediklerini, müvekkilinin, şirketlere numune gönderdiğini ancak şirketlerce ürünün rakip firmalara çoğalttırılmak suretiyle üretilip kullanıldığını, müvekkili şirket sahibi ..., buluş konusu ürün üzerinde kullanım, üretim, satış gibi suretlerle haksız ve yetkisiz yararlanma sağlandığını fark ettikten sonra davalı şirketlere noter kanalıyla bu yararlanmanın durdurulması talebi içeren ihtarlar gönderdiğini, ancak ihtarlara uyulmadığını, haksız ve yetkisiz yararlanmanın devam ettiğini, açıklanan nedenlerle, davanın kabulü ile, haksız rekabetin tespiti, yargılama giderleriyle vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın görevsiz mahkemede açıldığını, davanın esasa girilmeksizin görevsizlik nedeniyle reddi gerektiğini, dava konusu ihtilafın Fikri ve Sınai Mülkiyet Hakları TTK 55/1-c madde kapsamına girmediğini, patent iddiasına konu malzemenin ... Teknik Şartnamesi'nde tanımlanan ve bu nedenle elektrik dağıtım mevzuatı gereğince elektrik dağıtım sektöründe kullanılması gereken bir malzeme olduğunu, müvekkili şirketin açık ihale usulü ile sözleşme kapsamına aldığı bir malzemenin sınai mülkiyet hakkı iddiasına konu olduğunu bilmesinin mümkün olmadığını, müvekkili şirketin patent iddiasına konu malzemeyi ticari amaçla elde bulundurmadığını ve üründen ticari amaçla yararlanmadığını, davanın öncelikle görevsizlik nedeniyle reddine, davacı şirket sahibi ...'in 27/12/2018 tarihli ... referans nolu \"Elektrik Dağıtım Hatlarında VHD Pin Tipi İzolatörlerde Bir İzolasyon Koruma Kapağı Yapılanması\" başlıklı patent başvurusunun henüz sonuçlanmadığını ve işbu davayı etkileyeceğinden bekletici mesele yapılmasını, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu buluşun patent değil faydalı model olduğunu, davanın görevli mahkemede açılmadığını, davacının tescilli bir faydalı modeli bulunmadığından somut olayda SMK m.97/5 hükmünün uygulanma imkanı olmadığını, davacı tarafça SMK m.97/5 anlamında bir bildirim yapılmadığını, davacının ürününün yeni olmadığını, öncelikle davanın görevli mahkemede açılmaması nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise davacının faydalı model tescil sürecinin tamamlanmasının beklenmesine, mahkeme aksi kanaatte ise haksız ve hukuka aykırı davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; işbu davanın TTK 55/1-c gereğince haksız rekabet hükmüne dayalı olarak ikame edildiğini, bu nedenle huzurdaki davanın görevsiz mahkemede ikame edildiğini, görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, davaya konu ürün için Türk Marka ve Patent Kurumuna başvuruda bulunan kişinin dava dışı ... olduğunu, bu nedenle ürünün hak sahibinin ... olduğundan, davada taraf gösterilen tüzel kişilik hak sahibi olmadığından, davanın husumet yönünden reddine karar verilmesini, davacı şirket tarafından buluş başlığı altında yapılan patent başvurusunun SMK 82 ve 83 hükümlerinin lafzına ve ruhuna açıkça aykırı ve kötüniyetli olduğunu, dava dışı ... tarafından kuruma yapılan başvuruya konu ürünün başvuru tarihinden önce de üretildiğini, davacı şirketin iddialarının aksine, müvekkili şirketin TTK'nın 55/1-c bendinde düzenlenen haksız rekabet hükümlerine aykırı eylemi bulunmadığını, davanın görevsizlik nedeniyle reddine, husumet yönünden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise başvurunun bekletici mesele yapılmasına, akabinde haksız ve mesnetsiz davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde, davanın haksız rekabetin tespit davası olarak gösterildiğini, dilekçe içeriğinde ise TTK 55 maddesine dayanıldığını, dolayısıyla işbu davanın ticari dava olup ticaret mahkemesinde ikamesinin zorunlu olduğunu, bu nedenle davanın görev yönünden reddine karar verilmesini, davanın yetkili mahkemede açılmadığını, yetkili mahkemenin Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi olduğunu, davacı vekili dava dilekçesinde, şirket sahibi ... 27/10/2018 tarihli patent başvurusunda bulunduğunu beyan ederek müvekkili şirket ... firması adına işbu davayı açtığını, şirket adına işbu davanın açılmasının yasa ve hukuka aykırı olduğunu, başvuru sahibi olduğu bildirilen ...'in, davacı şirketin tek ortağı bile olmayıp üç ortağından sadece biri olduğunu, öncelikle aktif dava sıfatı bulunmayan davacının davasının usulden reddine karar verilmesini, ne davacı şirket ne de ...  adına henüz onaylanmış ve tescil edilmiş bir başvuru bulunmadığını, davacının bile dava dilekçesinde başvurusunun henüz sonuçlanmadığını kabul ettiğini, müvekkilinin üretmediğini beyan ve kabul ettiğini, müvekkilinin kötüniyetli ve haksız rekabet amacında olmadığını, ürünün taklit olduğunu bilmeyen veya bilmesi gerekmeyen satıcının eyleminin tecavüz olarak kabul edilmesinin olanaksız olduğunu, öncelikle görev ve yetki itirazları bakımından davanın reddini, davanın aktif dava sıfatı yokluğu nedeniyle husumetten reddine, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yana yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın müvekkili şirkete yöneltilmesinin mümkün olmadığını, davacının dava dilekçesinde, müvekkili şirket hakkında asılsız ve gerçeği yansıtmayan iddialarda bulunduğunu, davacının dava konusu ürüne dair patent korumasının bulunmadığını, dava konusu ürünün patent korumasına konu olabilecek bir ürün olmadığını, müvekkili şirketin denetime tabi bir şirket olduğunu, tüm iş ve işlemlerini ilgili mevzuata uygun gerçekleştirdiğini, ihale kapsamında alınan numunelerin müvekkili şirket tarafından rakip firmalara çoğalttırıldığı iddialarının gerçek dışı olduğunu, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; \"...Davacı taraf delillerinde bulunan patent tescil kayıtlarından anlaşılacağı üzere, davaya konu ... tescil numaralı markanın ... adına kayıtlı olduğu, davacının herhangi bir münhasır lisans sözleşmesi beyan ve iddiasında da bulunmadığı, böylelikle yukarıda anılı kanun maddesi kapsamında davacının dava açmakta aktif dava ehliyetinin olmadığı (aynı yönde Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 13/01/2020 tarih, 2019/2284 E., 2020/294 K.sayılı ilamı) anlaşılmakla davanın HMK 115/2 maddesi gereği usulden reddine\" karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; -Müvekkili şirket sahibi ... Türk Patent Enstitüsü'ne 27.12.2018 tarihinde, ... referans nolu, \"elektrik dağıtım hatlarında vhd pin tipi izolatörlerde bir izolasyon koruma kapağı yapılanması\" başlıklı buluş konusu ürünün patent başvurusunda bulunduğunu, patent başvurusu henüz sonuçlanmamış olsa dahi ürünün kullanılmakta olduğunu ve buluşun müvekkili şirket sahibi yetkilisi ... ait olduğunu, ürünün üretim ve satışı işlerinin müvekkili şirket aracılığı ile gerçekleştirildiğini, müvekkili ile buluş sahibi arasında iş ilişkisi bulunduğunu, ...'e ait buluşun başka şirketlerce üretilmesinin müvekkilinin satışlarına etki ettiğini, cirolarını azalttığını, davalı şirketlerin buluş sahibi tarafından haksız rekabet oluşturacak düzeyde başvuruda bulunan ürünü lisanssız bir şekilde üretip, satıp, kullandığını, haksız rekabetin tespitini  ticari faaliyetleri  zarar gören kimsenin isteyebileceğini, müvekkilinin buluş sahibine ait ürünü üretmekle ve satmakla yetkili olduğunu, davalı şirketlerin müvekkilinden teklif ve numune istediklerini, Müvekkilinin, şirketlere numune gönderdiğini,  ancak davalı şirketlerce ürün rakip firmalara çoğalttırılmak suretiyle üretilip kullanıldığını, TTK 56. Maddesi gereği haksız rekabet dolayısıyla ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimsenin fiilin haksız olup olmadığının tespitini isteme hakkının mevcut olduğunu, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 97/4 md. uyarınca Türk Patent Kurumu'na mevcut ve devam eden başvurusu bulunduğunu ve korumanın bültende yayınlanma ile başladığını, başvurucu buluş sahibinin Sınai Mülkiyet Kanunu'nundan doğan korunmasını talep etme hakkı olduğunu, Davacı müvekkilinin ise ... tarafından başvurusu yapılmış olan ürünü üretmeye ve satışını yapmaya yetkili şirket olup ve Davacı Müvekkilinin yetkilisi ve sahibi de ... olup,  ... 6769 sayılı Kanun'dan doğan koruma haklarına sahip olsa da müvekkil şirket  TTK hükümlerince haksız rekabetin tespitinin talep edildiğini, haksız rekabetin söz konusu olması halinde fikri mülkiyet hakkına sahip firmanın yanında üreticinin de huzurda bulunan davayı açmaya aktif dava ehliyeti bulunduğunu, patent başvurusuna konu olan ürünün üreticisi olan müvekkili şirketin, ...'e ait patent hakkının iltibas edilmesi sonucu üretim ve satış faaliyetlerini azaltıcı nitelikte bir haksız rekabete maruz kaldığından gelir kaybı yaşamak suretiyle zarar gören sıfatında olduğunu, davacı müvekkili şirketin bu ürünlerin üretimi ve satışının yaptığının ortaya konduğunu, istinaf başvurularının kabulü ile kararı veren yahut yetkili ve görevli mahkemeye gönderilmesi gerektiğini,-Birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde davalılar lehine tek vekalet ücretine hükmedilebilmesinin AAÜT 3. Maddesine göre hesaplanması gerektiğini, davalılar yönünden her biri için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinin gerek Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne gerekse Yargıtay uygulamalarına ters düştüğünü, kararın kaldırılarak dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.... A.Ş. ve  ... A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; Patent tescil kayıtlarına göre ... nolu başvurunun sahibi ... olduğunu, davacı şirketin ... adına kayıtlı faydalı model konusu ürüne ilişkin 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’na dayanarak dava açma ehliyeti bulunmadığını, Ticaret sicil gazetesi kayıtlarına göre ... davacı şirketin sahibi ve tek yetkilisi olmayıp, 3 kurucu ortağından birisi olduğunu, ... davacı şirketin tek sahibi ve tek yetkilisi olsa dahi, davacı şirket faydalı model başvurusunda bulunan ...’ten ayrı ve bağımsız bir tüzel kişiliğe sahip olduğunu ve buluş konusu ürün ile ilgili bir hak iddiasında bulunabilmesi için bir lisans sözleşmesine dayanmak ve sunmak zorunda olduğunu, Davacı şirketin ... adına kayıtlı faydalı model konusu ürüne ilişkin 6769 sayılı kanun’a dayanarak dava açma ehliyeti bulunmadığını, davacı şirketin dava ve cevaba cevap dilekçesinde ... ile arasında iş ilişkisi bulunduğu ve ürünün üretim ve satışının davacı şirket tarafından yapıldığına dair herhangi beyan ve iddiada bulunmadığını, davacı şirket ileri sürdüğü iş ilişkisini ispata elverişli münhasır lisans sözleşmesi veya başka bir anlaşma veya belge sunmadığını, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun yukarıda anılan düzenlemelerinden anlaşılacağı üzere, Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 141. Maddesine dayanılarak bir hak iddiasında bulunabilecek kişinin patent veya faydalı model sahibi olduğunu, -Söz konusu davada davalılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığını, Davacı tarafın, dava dilekçesinde her bir davalının farklı gerekçelerle haksız rekabet teşkil eden farklı eylemlerde bulunduklarını iddia ederek her bir davalı için farklı gerekçelere dayanarak dava açtığını, davacının her bir davalı yönünden ayrı ayrı dava açması mümkün iken tek bir davada bütün davalıları taraf gösterdiğini, davalıların her biri için ayrı gerekçelerle ayrı ayrı haksız rekabetin tespiti talep edilen davada her bir davalı lehine ayrı ayrı vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiğini, yerel mahkeme kararında diğer davalıların her biri yönünden 15.000,00’er TL vekalet ücretine hükmedilmiş iken, davalılar ... A.Ş. ve ... A.Ş. için birlikte 15.000,00 TL vekalet ücretine hükmedilmiş olmasının hukuka aykırı olduğunu, 15.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar ... A.Ş. ve ... A.Ş.’ye verilmesine yönelik kararın kaldırılarak, ... A.Ş. ve ... A.Ş. lehine ayrı ayrı 15.000,00’er TL vekalet ücreti ödenmesine karar verilmesi için istinaf kararının kaldırılmasını talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava, haksız rekabetin tespiti, men’i istemlerine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.Dava tarihinde geçerli olan 6102 Sayılı TTK’nın 54. ve devamı maddelerinde haksız rekabete  ilişkin hükümler düzenlenmiştir.TTK’nın 54/2. maddesine göre \"Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır.\" Bu madde ile hakime, çevreye, zamana ve günün ekonomik koşullarına uyan, uyarlanabilen geniş ve değişik bir kıstas verilmiştir. Kanunun amacı, ekonomik alanda doğruluk ve dürüstlük esaslarının ihlalini önlemek olup, 55. maddede de sınırlayıcı olmamak kaydıyla dürüstlük kuralına aykırı davranışlar ve ticari uygulamalar gösterilmiştir. Haksız rekabet hükümleri, sadece rakiplerin ekonomik çıkarlarını değil, rekabete dayalı ekonomik düzenin de korunmasını amaçlar.Somut olayda; davacı tarafça buluşun müvekkili şirket sahibi yetkilisi ... ait olduğunu, ürünün üretim ve satışı işlerinin müvekkili şirket aracılığı ile gerçekleştirildiğini ileri sürdüğü anlaşılmakla davacı şirket ortaklarından ... adına başvuru aşamasında bulunan FM belgesine dayanarak dava açılmadığının anlaşıldığı, davacı vekilinin cevaba cevap dilekçesinde de, davaya konu ürünün ilk kez kendileri tarafından Kayseri ve civarı ... A.Ş.'deki teknik personelin isteği üzerine üretildiğini, davalılara tanıtıldığını, davalılarca taklit edildiğini ileri sürerek haksız rekabetin tespiti ve menini talep ettiği, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'ndan kaynaklanan hakların mevcudiyeti ve ihlaline yönelik bir iddia ileri sürülmediği, davacı tarafça tescil başvurusu yapılan patentte dayalı herhangi bir istem de söz konusu olmadığına göre, davada 6769 Sayılı SMK hükümlerinin uygulanması söz konusu değildir. Bu durumda, 6102 sayılı TTK’nın 54 vd. maddelerinde düzenlenen haksız rekabet hükümlerine ilişkin olan uyuşmazlığın Asliye Ticaret Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. Yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde, ilk derece mahkemesince taraflar arasında haksız rekabetten kaynaklanan işbu davaya bakmaya ticaret mahkemesinin görevli olduğu gözetilerek, tüm davalılar yönünden görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde  hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Bu durumda görev hususu kamu düzeniyle ilgili olup resen incelenmesi gerektiğinden, 6100 Sayılı HMK 355. Madde ve HMK'nın 353/1-a-3. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması gerekmiş, istinaf kararının neden ve şekline göre, davacılar vekili ile davalılar ... A.Ş. ve ... A.Ş. vekilinin diğer istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Davacı ve davalılar ... A.Ş. ve ... A.Ş. vekillerinin sair istinaf sebepleri incelenmeksizin, resen gözetilen sebeplerle, istinaf istemlerinin KABULÜ ile; 2- Bakırköy 2. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 11/11/2022 tarih, 2022/111 E. 2022/252 K. Sayılı Kararının, 6100 Sayılı HMK 355. Madde ve HMK'nın 353/1-a-3. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3- Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4- İstinaf yasa yoluna başvuran taraflarca peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine, 5- Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-3. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 23/11/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6d54fb8bdc69862b","SID":"530c1b5848d713b8"}}