{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2022/534 Esas<br>KARAR NO: 2023/1807<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 14/09/2021<br>NUMARASI: 2019/96 Esas -  2021/574 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 06/12/2023<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Karaköy-İstanbul semtinde markası ... işletme ismi ve markası adı altında 3 yılı aşkın süredir bir ticari işletmesi olduğunu, ... markası aynı zamanda Türk Patent Enstitüsü nezdinde 25/03/2015 tarihi itibariyle ... dosya numarası ile koruma altında olduğunu yeme-içme sektöründe tanınmış bir marka olduğunu, müvekkilinin iş yerinin giriş katında ... isimli işyerini işleletiği binanın üst katında aynı konsepte açılmış olan ... isimli çay evi ile ilgili gerek işletmecilerinin aynı zamanda dükkanın bulunduğu binanın mal sahipleri olmaları davalının haksız rekabet teşkil eden davranışlarının önüne geçilemediğini, müvekkilinin müşterilerinin algısında karışıklık yaratarak sanki ...' in masasına oturuyor sandıkları halde ...' ın masasına oturmaları hedeflendiğini, müvekkilinin maddi zararı olarak şimdilik 20.000-TL maddi tazminat talep ettiklerini, yaşanılan iltibas sebebi ile manevi zararının doğduğu itibar zedelenmesinin sonucu olarak 50.000-TL manevi tazminat talep ettiklerini, müvekkilinin gerek logosunu, gerek menüsünü iltibas amacı doğrultusunda taklit ederek üst katta bulunan iş yerinin işgali ve hakkı olmadığı halde müvekkilinin cephesinin önüne masalarını koyarak hataen oturan müşterinin kalkmasına engel olmaya çalışan davalının müvekkilini uğrattığı davalı şirketin ilgili işletmeyi açma hazırlıkları aşamasındaki tadilat zararlarının da büyük olduğunu, davalıya ait işletmenin yerinin konseptinin müvekkili işyeri konsepti ile ayrıt edilemeyecek derecede benzer olması, masalara oturan müşterilerinin yanılması ve davalı dükkanının müvekkili markasına tecavüz ve haksız rekabet teşkil etmesi nedeni ile müvekkili işletmesine davalının yapmış olduğu tecavüzün durdurulmasını, davalının ticaret unvanı ile yapmış olduğu tecavüzün ve haksız rekabetin önlenmesini, ürettiği mal ve hizmetlerde, tabela katalog ve kartvizit gibi tanıtım vasıtalarını müvekkili işletmesinin önünde kullanmasının önlenmesini, müvekkili ticari itibarının zedelenmesi sebebi ile manevi zararının telafi edilmesini, müvekkilinin yoksun kaldığı kar nedeni ile maddi tazminata hükmedilmesini, haksız rekabete son verilmesini, hükmün gazete ile ilanına karar verilmesi taleplerinin kabulünü, müvekkilinin yoksun kaldığı kar oranını belirlendikten sonra ıslah hakkının saklı kalmak kaydıyla müvekkilinin maddi zararı olarak 20.000-TL maddi tazminat taleplerinin kabulüne, 50.000-TL manevi tazminat taleplerinin kabulüne, vekalet ücretlerinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının han içerisinde yalnızca bir adet iş yerinin kiracısı konumunda olduğunu, müvekkilinin ise 2 katlı iş hanının maliki olduğunu, davacı ilgili işletmede kendi beyanıyla sadece üç yıldır faaliyet gösterdiğini,  dava tarihinden önce davacı ile müvekkili arasında kira bedeli ile ilgili anlaşmazlık yaşandığını, kira bedeli ile ilgili müvekkili aleyhine açılan davaya ek olarak sayın mahkemece kötü niyetli olarak işbu davanın açıldığını, davacı yalnızca müvekkilini baskı altına almak maksatlı hareket ettiğini, müvekkili davaya konu iş yerinde bir yıla yakın süredir kafe hizmeti vermeye başladığını, davacının bu süre içerisinde sessiz kaldığını, rıza gösterdiğini, internetteki mekan sitelerinde bir karıştırılmanın mevcut olmadığını, davalı ile müvekkilinin farklı ürünler için hizmet verdiğini, müvekkilinin konseptinin davacıdan farklı olduğunu, davacının markasının kısmen tescil edildiğini, marka hukuku kapsamında davacının esas faaliyet alanı yeme içme hizmetleri içerisinde bulunan kafe hizmetleri 43.sınıfta yer aldığını, davacının kafe hizmetleri için marka tescilinin bulunmadığını, yalnızca bazı ürünler için marka tescili bulunduğunu, bunlar içerisinde çay ve çay ürünlerinin bulunmadığını, davacının tanınmış marka oldukları iddialarının temelsiz olduğunu, tanınmışlığın ispat edilmesi gerektiğini, davacının marka hukukuna dair iddiaların işbu mahkemenin görev konusuna girmediğini, bu nedenlerle davacının haksız rekabet iddialarının tescilli markası noktasında yoğunlaşması ve bu noktada görevli mahkemenin ihtisas mahkemesi olması sebebiyle bu iddiaların reddine ya da davanın görevli mahkemeye gönderilmesini, davacının markasının kısmen tescil edilmiş olması davacının markasının faaliyet gösterdikleri hizmetlere ilişkin değil de ilişkili olmayan ürünler için tescil edilmiş olması, haksız rekabet iddialarının ispatlanmamış olması, davacının herhangi bir tanınmış markasının olmaması, tanınmışlığa ilişkin hiçbir delil sunamamış olması, müvekkilinin bambaşka bir ibare, menü, konsept ve çalışma tarzı ile hizmet vermesi, davacının herhangi bir manevi zararının doğmaması aksine müvekkili ile yaşadığı kira uyuşmazlığı sebebiyle kötü niyetli olarak işbu davayı açmış olması sebepleri ile davanın öncelikle reddini, davacı tarafından yapılan masrafın üzerinde bırakılmasını, her türlü vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstanbul 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/09/2021 tarih ve 2019/96 Esas - 2021/574 Karar sayılı kararıyla; \"...  davacının tescilli markası \"...\" davalının kullandığı isim ise \"...\" dır, davacı taraf tescilli markasından kaynaklanan haklarının ihlal edildiği iddiasıyla koruma talep etmediğini, davanın TTK 56 ve devamı kapsamında haksız rekabetin men'i ve maddi-manevi tazminat davası olduğu; bu haliyle davacının iddiaları olan bire bir aynı iş kolunda aynı binada, ... isimli çay ocağı olduğunu iddia ettiği ve binanın üst katında açmış göründüğü mekanda müvekkilinin konsepti ile bire bir şekilde sadece çay sattığı, önce müvekkilinin tentesinin hemen üstüne kendi tentesini kurmak istediğini sonrada müvekkilinin işletmesinin klasikleşen tarihi özgür pencere figürü içerir logosunu ihtiva eder tabelasını müvekkilinin masalarının önüne koyarakmüşterinin kafasını karıştırır şekilde kendisinin işletmesine gelmesini sağlamaya çalıştığını, ayrıca cephesini müvekkilinin kullanma hakkını haiz olduğu cam kenarına ve dükkan kenarına işletmesi binanın üst katlarında açıldığı halde masalarını bina girişine koymak suretiyle müvekkilinin müşterilerinin algısında karışıklık yaratarak sanki DEM'in masasına oturuyor sandıkları halde ...'ın masasına oturmalarının hedeflendiğine yönelik iddiaların mahalinde yapılacak keşif ile her iki işletmenin fiziki koşulları, oturma düzenleri, logoları vs. değerlendirilmeden haksız rekabetin şartlarının oluşup oluşmadığına yönelik, davacının iddia ettiği haksız rekabet mahiyetindeki özel haksız fiil olgusunu ispata yarar delillerin dosya kapsamında bulunmadığı anlaşılmıştır. Mahalinde uzman bilirkişiler refakatiyle icra edilecek keşif ile davacının iddia ettiği haksız rekabet olgusuna yönelik fiziksel olarak işletmelerin konumları, dışarıdan bakışta yanıltıcı nitelikte olup olmadıkları, oturma düzen ve şekillerine yönelik tespit ve değerlendirmelerin zorunlu olduğu, yalnızca aynı bina, semt ve sektör vb. hizmet verme gibi olguların varlığının tek başına haksız rekabet teşkil eden davranış olarak takdirinin liberal, rekabetçi ekonomik düzenlerde mümkün olmadığı ve bu haliyle de davacı tarafından sunulan delillerin niteliği gözetildiğinde; davalı tarafça TTK 54/2’de belirtildiği üzere rakipler arasındaki ilişkileri etkileyen nispette aldatıcı veya dürüstlük kuralına aykırılık oluşturan davranış ve ticari uygulamaların yapıldığına yönelik dosya kapsamında bir delilin bulunmadığından haksız rekabet olgusunun ispatlanamadığı gözetilerek; davacı davasını ispatlayamadığından sübut bulmayan davanın reddine\" karar verilmiştir. <br>İSTİNAF İSTEMİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde; \"Her ne kadar Mahkeme gerekçeli kararında \"23/12/2020 günü saat 14:30 itibariyle keşif yapılmasına karar verilmiş ise de davacı vekilince keşif harcı ve gider avansının yatırılmadığından keşfin yapılamadığı anlaşılmıştır\" diyerek talep edilen delilin ikamesinden vazgeçildiği belirtilip başka delilin bulunmadığını söyleyerek davanın sübut bulunmadığından reddine karar vermişse de, dava dilekçemizde sunmuş olduğumuz delil listemizdeki tanıklar, işletmelere ait fotoğraflar, müşteri bildirimleri ve videolar göz ardı edilerek eksik incelemeler neticesinde hukuka aykırı bir karar verildiğini, Bilirkişi raporu alınması, keşif gideri gibi delil ikamesine yönelik giderlerin GİDER AVANSI içinde olmayıp, DELİL AVANSI niteliğinde olduğundan, belirtilen sürede delil avansı giderini yatırmazsa dayandığı o delilden vazgeçmiş sayılacağını, Mahkeme'nin kesin sürenin kaçırılması ile o delile dayanılamayacağını söyleyerek keşif ve bilirkişiden vazgeçildiğini belirterek diğer delillerimizi de yeterli görmemesinin hakkaniyete aykırı olduğunu,Davalının dava dilekçesindeki beyanlarımız ile bildirdiğimiz haksız rekabet teşkil eden işbu haksız ve hukuka aykırı davranışları 2016 yılından 30.10.2017 tarihinde dek devam etmiştir, davalının kullandığı konseptin müvekkile ait konsept ile birebir aynı olması, davalının müvekkil ile aynı alanda hizmet sunması ve yine davalının müvekkil işletme ile aynı semtte aynı binada ve müvekkil işletmenin bir üst katında yer alması hususları birlikte değerlendirildiğinde davalı esasen müvekkile ait müşteri potansiyelini işbu neviden karışıklığa yol açacak biçimde ... olarak seçmiş ve müvekkile ait işletme adını çağrıştıran işbu işletme adı ile müvekkilin müşteri potansiyelinden faydalanmayı hedeflediğini.\" beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması istenmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve durdurulması ile maddi - manevi tazminat   istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesi tarafından, \"... davalı tarafça TTK 54/2’de belirtildiği üzere rakipler arasındaki ilişkileri etkileyen nispette aldatıcı veya dürüstlük kuralına aykırılık oluşturan davranış ve ticari uygulamaların yapıldığına yönelik dosya kapsamında bir delilin bulunmadığından haksız rekabet olgusunun ispatlanamadığı gözetilerek sübut bulmayan davanın reddine\" karar verilmiştir. Hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davada ispat yükünün davacıda olduğu, davacının haksız rekabet iddiasının davalının iş yerini fiili kullanımından kaynaklandığı, mahkemenin bu durumun yerinde tespiti için keşif ve bilirkişi incelemesi kararı verdiği, ancak davacının verilen kesin sürede delil avansını yatırmaması nedeniyle incelemenin yapılamadığı ve davacının bu delile dayanmaktan vazgeçtiğinin tespit edildiği, davacının dosyaya sunduğu delillerin haksız rekabetin varlığını tespite yeterli olmadığı, dinlenen davalı tanığı ...'un \"Taraflara ait iş yerlerinin katlarının farklı olduğu ve girişlerinin farklı sokaklardan yapıldığı.\" yönündeki beyanı da gözetildiğinde mahkemece ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından, davacı vekilinin istinaf isteminin reddine karar verilmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 269,85 TL harçtan, peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 189,15 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.06/12/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"dbd40b78b5b47191","SID":"beacce9dbaa0bd78"}}