{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2022/683 Esas<br>KARAR NO: 2023/1838<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 16/11/2021<br>NUMARASI: 2021/331 E, 2021/1010K.<br>DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 07/12/2023<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ <br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; davalının Küçükçekmece ... icra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus icra takibi başlattığını, müvekkilinin  alacaklı taraf ile hiçbir ticari ilişkisi bulunmadığı gibi herhangi bir borcunun da olmadığını, söz konusu senedin  borcu sebebiyle alacaklı tarafça  müvekkili aleyhine icra takibine geçtiğini,  söz konusu senet üzerinde asıl borçlunun ... isimli şahıs olduğunu, icra takibinde çıkarılan tebligatların usulsüz olduğunu,  Küçükçekmece .... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasında takip kesinleştikten sonra uzun bir süre yapılmayan herhangi bir işlem nedeniyle zamanaşımına uğradığının kabulü gerektiğini,  Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğünüm ... E. sayılı dosyasıyla hakkında icra takibi başlatan davalı tarafın  haksız ve kötü niyetli olduğunu, manevi taleplerine ilişkin hakları saklı kalmak  kaydıyla menfi tespit  taleplerinin  kabulüne karar  verilmesi talep etmiştir.<br>CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacının söz konusu dosyada borcunun olmadığını yazılı delil ile ispatlaması gerektiğini, dava dilekçesinde davacının iddialarının soyut iddialar olduğunu, davaya konu icra dosyasında tebligatların usulsüz olduğunu ve tamamen gerçek dışı olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI: \".... davacının takibe konulan bonoların lehtar ve ilk cirantası olduğu, bonolara ilişkin ödememe protestolarının süresinde yapıldığı ve davalının, davacı borçluya müracaat hakkının mevcut olduğu, icra takibinin bonoların tabi olduğu zamanaşımı süresi geçmeden başlatıldığı, haciz talebinde bulunulan 09.03.2010 tarihli en son işlemden sonraki 8 senelik dönemde, icra dosyasında zamanaşımı süresini kesmeye yarar herhangi bir işlem yapılmadığı, dolayısıyla bonoların zamanaşımına uğradığı anlaşılmış olup; davalının da davacı borçlu ile davalı alacaklı arasında herhangi bir ticari ilişki olmadığını duruşmada beyan ettiği, aralarındaki temel ilişkiye dayanmadığı, borcun varlığına ilişkin herhangi bir delili de dosyaya sunmadığı anlaşıldığından, davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar vermek gerekmiştir...\" şeklindeki gerekçe ile neticeten; \"-Davanın KABULÜ ile, Davacının Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyalarında takibe konu edilen bonolar yönünden davalıya BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, Bu takipte, varsa davacı tarafından ödenen paraların davacıya iadesine,\" şeklinde karar verilmiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;Müvekkili ile keşideci ... arasında araç satış sözleşmesi düzenlendiğini, sözleşme bedeline karşılık senet düzenlendiğini, ... (...)'nun kefil olduğunu, hatta o tarihlerde ... ile ...'nun araç alım satım işini birlikte yürüttüklerini, İcra dosyasında zaman aşımını kesen sebepler bulunduğunu, haciz işlemleri dosyanın 3 kere yenilenmesi gibi hususların mahkeme tarafından dikkate alınmadığını, bu yenileme işlemleri ve dosyadaki haciz işlemleri zaman aşımını kesen sebepler olduğunu,   Mahkemenin hüküm kurarken zaman aşımı kararını 3 yıl mı 10 yıla ilişkin mi verdiğinin anlaşılamadığını, dosyadaki 10 yıllık zaman aşımının icra takibi ve haciz işlemleri ile kesilmiş bulunduğunu, istinaf dilekçelerinin gerekçe net bir şekilde anlaşılamadığından her ihtimale yönelik olarak hazırlandığını, borçlu ... eşi üzerinden araç satış işlemleri yaptığını ve adına  mal varlığı bulundurmadığını, davaya konu icra takibinde yıllarca tahsilat yapılamadığını, borçlu ... Üzerine kayıtlı bir araca ise haciz işlemi uygulandığını, araç üzerine yakalama konduğunu, ancak aracın 8 ay boyunca hiçbir şekilde yakalanamadığını, borçlunun bu sefer de dosya borcunu icra dosyasına depo ederek aracı mülkiyetinden çıkardığını, mahkemenin verdiği karar ile borcu tahsil imkanı kalmayacağını, Mahkemenin en üst seviyeden vekalet ücretine hükmetmesinin yerinde olmadığını belirterek eksik incelemeye dayalı kararın kaldırılmasını davanın reddini talep etmiştir.<br>GEREKÇE:Dava, İİK 72.maddesine dayalı olarak açılan borçsuzluğun tespiti istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Somut uyuşmazlıkta takibe konu senetlerin vade tarihlerinin 07.11.2009, 08.12.2009, 07.02.2010, 07.01.2010 olduğu, takibin 25.02.2010'da başlatıldığı, icra dosyasında alacaklı tarafından  yapılan zamanaşımını kesen nitelikteki son işlemin  09.03.2010 tarihli olduğu, dosyanın 25.12.2018'de yenilenmesinin talep edildiği dikkate alındığında takip ile zamanaşımı süresi kesilmiş ise de; 2010-2018 arasında işlem yapılmamakla bononun 3 yıllık zamanaşımına uğradığı sabittir. (Aynı yönde Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, 2016/2692 E, 2017/1123K sayılı ilamı) Zamanaşımına uğramış bono delil başlangıcı niteliğinde ise de, davalı vekilinin duruşmadaki  beyanında   \"davacı ile müvekkili arasında herhangi bir ticari ilişki olmadığını\" açıkça beyan ettiği, herhangi bir delil de sunulmadığı dikkate alındığında mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde ve dava değerine göre maktu  vekalet ücreti takdir edilmesinde usul ve esas yönünden hukuka aykırılık görülmemiş, borcun sebebi yönünden süresinde ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddialar ise HMK 357/1.maddesi son cümlesi  gereğince bu aşamada incelenmemiştir. Açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere;1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 638,10-TL harçtan, peşin alınan 159,52-TL harcın mahsubu ile bakiye 478,58-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,-Davacının gider avansından kullanıldığı anlaşılan 13-TL istinaf masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.07/12/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"56f0e0f20a7db5f8","SID":"cb9329f2dafc61ec"}}