{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. KONYA BAM   6. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  6. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: <br>KARAR NO\t: <br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KONYA .. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 31/05/2023<br>NUMARASI\t\t:  Esas -  Karar<br><br>İSTİNAF EDEN DAVACI\t: ... - (T.C. Kimlik No: ...) <br>VEKİLİ\t: Av. ...<br><br>DAVALI\t: <br>\t  ...<br>KAYYIM \t: ... - (T.C. Kimlik No: ...) <br>\t<br>DAVA\t\t: Temsil Kayyımı Atanması <br><br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR TARİHİ\t: 16/10/2023<br>YAZIM  TARİHİ\t: 18/10/2023<br>  Taraflar arasında görülen davada Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas - ... Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten ve üye hakimin görüşleri alındıktan sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br>DAVA: Davacı vekili,  müvekkilinin temsil kayyımı talep edilen davalı şirketin pay sahibi ve müdürü olduğunu, müvekkilince temsil kayımı talep edilen şirket hakkında fesih ve tasfiyesi, mümkün olmadığı takdirde müvekkilinin davalı şirketten çıkması veya çıkma payının verilmesi ile ilgili yönetici kayyımı atanması, bu taleplerinin kabul edilmemesi halinde denetçi kayyımı atanmasını talep ettikleri davanın Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .. Esas sayılı dosyasına kaydedildiğini, anılan dosyanın Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile birleştirildiğini, sözü geçen dosyadan davalı ...San. Ltd. Şti.'ne kayyım tayini davası açmak üzere taraflarına bir haftalık süre verildiğini, her ne kadar taraflarına sadece bir dosya için süre verilmiş ise de her iki dosyaya ilişkin olarak temsil kayyımı atanmasını talep ettiklerini, anılan dosyalarda menfaat çatışması olduğundan yasal temsilci olan müvekkilinin görevini yerine getirmesinde yasal engel olduğunu ileri sürerek, Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ve birleşen Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyalarını ve davalı şirketi bu davalarda temsil etmek ve davaları takip etme yetkisi verilmesi konularıyla sınırlı olmak üzere .... ve San. Ltd. Şti.' ne temsil kayyımı atanmasına karar verilmesini talep ve dava  etmiştir.<br>Davalı, davaya cevap vermemiş, davalı vekili olduğunu beyan eden vekilin celse beyanında, Mahkemenin... E. sayılı dosyasında davalı şirkete müdür tayini gündemi ile genel kurul toplantısı yapılmasına izin talebinde bulunduklarını, mahkemece bu talebin kabul edildiğini ve mahkeme kararı doğrultusunda 16.6.2023 tarihinde genel kurul yapılmasına ilişkin işlemlere başladıklarını, söz konusu genel kurul yapıldığında davanın konusuz kalacağını, bu nedenle davanın reddini veya yapılacak genel kurulun neticesinin beklenilmesini talep ettiklerini beyan ettiği anlaşılmıştır. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, \"...İş bu dava menfaat çatışmasından dolayı organsız kalan şirketi Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas ve bu dosya ile birleşen mahkememizin ... Esas sayılı dosyasında davalı ... ve San. Ltd. Şti.'ni temsil etmek üzere kayyım tayini davasıdır.<br>Mahkememizce kayyım adayı ...'ün nüfus ve sabıkasızlık kayıtları dosya içerisine alınmıştır.<br>Kayyım adayı ... 31/05/2023 tarihli duruşmada; kendine tevdi edilen görevi anladığını Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesinin .. Esas ve bu dosya ile birleşen mahkememizin ... Esas sayılı dosyasında davalı ... San. Ltd. Şti.'ni temsil etmek üzere makul bir ücret karşılığı kayyım olarak atanmayı kabul ettiğin beyan etmiştir.<br>Her ne kadar davalı şirket vekili olduğunu beyan eden Av. ... tarafından duruşmada davalı şirketin vekaletnamesini ibraz için HUMK 67. maddesi gereğince süre talebinde bulunulmuş ise de; Konya Ticaret Sicil Müdürlüğünden celbedilen davalı şirket kayıtlarına göre; davalı şirketin hali hazırdaki yetkilisinin davacı ... olduğu, davacı vekilinin beyanlarına göre ... tarafından huzurda bulunan avukata davalı şirketi temsil ettirmek üzere herhangi bir vekaletname verilmediği ve ileride vekaletname verme durumun söz konusu olmayacağı anlaşıldığından bu talebin reddine karar vermek gerekmiştir. <br>Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı ile Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas ve bu dosya ile birleşen mahkememizin... Esas sayılı dosyasında davalı ... ve San. Ltd. Şti.'nin menfaat çatışmasından dolayı organsız kalması nedeniyle temsilcisinin bulunmadığı, kayyım adayı olarak bildirilen ...'ün şirkete kayyım olarak atanmasına engel herhangi bir durumun bulunmadığı, şirkete temsil kayyımı tayininde hukuki yararın bulunduğu anlaşıldığından davacının davasının kabulü ile ... ve San. Ltd. Şti.' ni sadece Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesinin .. Esas ve bu dosya ile birleşen Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesinin .... Esas sayılı dosyasında temsil etmek üzere MK 427/4. maddesi gereğince ...'ün kayyım olarak tayinine...\" dair, davalı ... Ltd. Şti.' nin Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile birleşen Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasına münhasıran bu şirketi temsil etmek üzere ...'ün TMK 427/4 maddesi gereğince temsilci kayyımı olarak tayinine, kayyımlık görevinin Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile birleşen Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .. Esas sayılı dosyasının kesinleşmesine kadar devamına karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, müvekkilinin bir tarafta şirketin fesih ve tasfiyesini talep etmesi, diğer taraftan da şirketin tasfiyesinin istenmesi davasında davalı konumunda bulunduğu hususu göz önüne alındığında müvekkili bakımından her iki dosyada menfaat çatışması bulunduğunu, bu nedenle her iki dosya açısından sınırlı olmak kaydıyla davalı şirkete temsil kayyımı atanmasına karar verilmesi gerekirken mahkemece yalnızca birleşen dosya için temsil kayyımı taleplerinin kabulüne karar verildiğini, mahkemece, diğer ortakların da şirkete dava açıp açmadığı, şirketin açılan davada bağımsız ve tarafsız temsilci tarafından temsilinin şirketin de hukuki menfaatine olup olmadığı incelenmeden eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulduğunu, mahkemece verilen kararın davalı şirkete usulüne uygun olarak yeni bir temsilci müdür atanmasına kadar devam edeceğine karar verilmiş ise de, temsilci talep edilen şirketin ortakları arasında husumet bulunduğundan ortaklar arasında açılan davaların mevcudiyeti de göz önüne alındığında şirket adına açılan davalarda bağımsız ve tarafsız temsilci tarafından temsil edilmesi gerektiğini ancak, mahkemece bu taleplerinin reddine verilmesinin usule ve hukuka aykırı olduğunu, hükmün 5 nolu ara kararı ile TMK'nın 477. maddesine aykırı karar verildiğini, temsil kayyımının görevinin kayyımın yapmakla görevlendirildiği işin bitmesiyle sona ermesi gerektiğini, müvekkilinin hak kaybına neden olmamak adına ve de karşı taraf yönünden usuli kazanılmış hak oluşturmamak açısından  mahkeme kararındaki aleyhe mevcut ve gelecekte aleyhte olan hususları kabul etmediklerini ileri sürerek, mahkeme kararının kaldırılarak davanın tamamen kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:  <br>Dava, davalı şirkete temsil kayyımı atanması istemine ilişkindir. <br>İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen  kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.<br>6102 sayılı TTK'nın 235. maddesinde ''1) Haklı sebeplerin varlığı hâlinde temsil yetkisi, bir ortağın başvurusu üzerine, mahkemece kaldırılabilir. Gecikmesinde tehlike bulunan hâllerde mahkeme temsil yetkisini ihtiyati tedbir olarak kaldırıp bu yetkiyi bir kayyıma verebilir. Kayyımın atanmasını, görevlerini, mahkemece verilen temsil yetkisini ve bunların sınırlarını, mahkeme resen tescil ve ilan ettirir.<br>    (2) Ticari mümessil, temsil yetkisini haiz ortakların tümü tarafından üçüncü kişilere karşı geçerli olacak şekilde görevden alınabilir. '' hükmü, <br>TTK'nın 412. maddesinde '' (1) Pay sahiplerinin çağrı veya gündeme madde konulmasına ilişkin istemleri yönetim kurulu tarafından reddedildiği veya isteme yedi iş günü içinde olumlu cevap verilmediği takdirde, aynı pay sahiplerinin başvurusu üzerine, genel kurulun toplantıya çağrılmasına şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesi karar verebilir. Mahkeme toplantıya gerek görürse, gündemi düzenlemek ve Kanun hükümleri uyarınca çağrıyı yapmak üzere bir kayyım atar. Kararında, kayyımın, görevlerini ve toplantı için gerekli belgeleri hazırlamaya ilişkin yetkilerini gösterir. Zorunluluk olmadıkça mahkeme dosya üzerinde inceleme yaparak karar verir. Karar kesindir.'' hükmü,<br>TTK'nın 441. maddesinde de '' (1) Özel denetim, amaca yararlı bir süre içinde ve şirket işleri gereksiz yere aksatılmaksızın yapılmalıdır.<br>    (2) Yönetim kurulu, şirketin defterlerinin, yazışmaları dâhil yazılarının, kasa, kıymetli evrak ve mallar başta olmak üzere, varlıklarının incelenmesine izin verir. <br>    (3) Kurucular, organlar, vekiller, çalışanlar, kayyımlar ve tasfiye memurları önemli olgular konusunda özel denetçiye bilgi vermekle yükümlüdür. Uyuşmazlık hâlinde kararı mahkeme verir. Mahkemenin kararı kesindir. <br>(4) Özel denetçi, şirketin özel denetimin sonuçlarına ilişkin görüşünü alır.<br>(5) Özel denetçi sır saklamakla yükümlüdür.'' hükümleri düzenlenmiştir.<br>6102 sayılı TTK'da kayyıma ilişkin düzenlemeler yukarıda belirtilen 235, 412  ve 441. maddelerde yer almakta olup, TTK'da yapılan düzenlemelere göre asıl olan şirketin genel kurul veya yetkili olan organlar tarafından atanan temsilciler aracılığıyla yönetilmesi olup, zorunlu bazı hallerde mahkemece kayyım atanabilecek ve  bu tür durumlarda da pay sahipleri tarafından kayyım tayini talebinde bulunulabilecektir.<br>6102 sayılı TTK'nın atıfta bulunduğu 4721 sayılı  TMK'nın 426. maddesinde de'' Vesayet makamı, aşağıda yazılı olan veya kanunda gösterilen diğer hallerde ilgilisinin isteği üzerine veya resen temsil kayyımı atar:<br>    1. Ergin bir kişi, hastalığı, başka bir yerde bulunması veya benzeri bir sebeple ivedi bir işini kendisi görebilecek veya bir temsilci atayabilecek durumda değilse<br>    2. Bir işte yasal temsilcinin menfaati ile küçüğün veya kısıtlının menfaati çatışıyorsa,<br>3. Yasal temsilcinin görevini yerine getirmesine bir engel varsa.'' hükmü yer almaktadır. <br> Somut olayda, Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında görülmekte olan davada mahkemece verilen 23.3.2023 tarihli ara kararla ''...Birleşen Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .. E. sayılı davası yönünden, davalı şirketin temsili için temsil kayyımı davası açmaları amacıyla davacı ...'a (vekiline) bu ara kararın tebliğinden itibaren 1 hafta kesin süre verilmesine, aksi takdirde birleşen davanın pasif husumet dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verileceğinin ihtarına....'' karar verilmiş ve anılan  ara  karara istinaden de  davacı tarafça işbu dava açılmıştır.<br>Her ne kadar mahkemece yazılı olduğu şekilde karar verilmiş ise de, 6100 sayılı HMK’nun 27. maddesinde hukuki dinlenilme hakkı düzenlenmiştir. Bu hak adil yargılanma hakkının da en önemli unsurudur. Hukuki Dinlenilme Hakkı gereğince davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hakkın yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içermektedir.<br>Adil yargılanma hakkı da Anayasanın 36/1. maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesinde düzenlenmiştir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin bazı kararları ile Anayasa Mahkemesi'nin bireysel başvuruya ilişkin bazı kararlarında gerekçeli karar hakkının adil yargılanma hakkının somut görünümlerinden olduğu belirtilmiştir. Anayasa'nın 141/3. maddesine göre  bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır. Adil yargılanma hakkının sağlanması kapsamında kararların gerekçeli olmasıyla ilgili kamu düzenine ilişkin hükümlere 6100 sayılı HMK'da da yer verilmiştir.<br>6100 sayılı HMK'nın 297. maddesinde mahkeme kararlarında bulunması gereken hususlar sayılmıştır. Kanun'un 297/1-c maddesi gereğince karar \"tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri\" içermeli, 297/2 maddesi gereğince de hükmün sonuç kısmında taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Aynı Yasa'nın  298/2 madde hükmüne göre de gerekçeli karar tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz.<br>Yargıtay HGK'nun 2010/1-86 E.-2010/108 K., 2014/2-1121 E.-2016/635 K., 2014/9-1137 E.-2016/994 K., 2013/21-1791 Esas, 2013/1676 Karar sayılı ilamlarında  da belirtildiği üzere, mahkeme kararının gerekçesi o davaya konu maddi olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi nedenlere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyar, maddi olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterir. Tarafların o dava yönünden hukuk düzenince hangi nedenle haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri ve kanun yolu denetiminin yapılabilmesi için ortada usulüne uygun şekilde oluşturulmuş, hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün bulunması zorunludur.<br>Anayasanın 141/3 maddesi ve HMK'nun 297. maddesi bu amacı gerçekleştirmeye yöneliktir. Kararın gerekçesinin yeterli açıklıkta ve denetime elverişli olmaması  ayrıca, kendi içerisinde çelişkiler barındırması  yukarıda açıklanan ve  Anayasa ile teminat altına alınan yargılamanın açıklığı, adil yargılanma hakkı prensibine ve kararların gerekçeli olması gerektiğine dair anayasa ve yasa hükümlerine de açıkça aykırıdır.<br>Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2009/19-109 Esas ve 2009/123 Karar sayılı ilamında değinildiği üzere, 10.04.1992 tarih, 1991-7 Esas 1992-4 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı, hâkimin tefhim etmiş olduğu kısa kararla gerekçeli kararın ve gerekçenin de kendi içerisinde uyum içinde olması gerektiğini öngörmektedir. Yargı erkinin görev ve yetkisi, Anayasa ile yasaları amaçlarına uygun olarak yorumlayıp uygulamak, keza İçtihadı Birleştirme Kararlarının bağlayıcılığını gözetmekten ibarettir. Kısa kararla gerekçeli karar ve hüküm arasındaki çelişkiye cevaz verilmemesinin amacı, kamunun mahkemelere olan güveninin sarsılmamasına yöneliktir. Tefhim edilen hüküm başka, gerekçeli karardaki hüküm veya gerekçe başka ise bu durumun mahkemelere olan güveni sarsacağı tartışmasızdır. İçtihadı Birleştirme Kararında bu konuya çok büyük bir önem verilmiş, çelişkinin varlığı tespit edildiği takdirde, başka hiçbir incelemeye gerek görülmeksizin ve tarafların bu konuyu temyiz sebebi yapıp yapmadıklarına bakılmaksızın kararın salt bu nedenle bozulması gerektiğine işaret edilmiştir.<br>Her ne kadar bölge adliye mahkemeleri, hukuki denetim yanında aynı zamanda maddi vakıa incelemesi de yaparak, tahkikat sonucuna göre yeniden esas hakkında hüküm kurabilir ya da yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise, düzelterek yeniden esas hakkında karar verebilir ise de, somut olayda, mahkemece kararın gerekçe kısmında '' davanın kabulü ile .... San. Ltd. Şti.'ni sadece Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesinin... Esas ve bu dosya ile birleşen Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında temsil etmek üzere...'' ibarelerine yer verilmesine rağmen hüküm fıkrasında '' davanın kısmen kabulü ile davalı  ... Ve San. Ltd. Şti.'nin Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile birleşen  Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasına münhasıran bu şirketi temsil etmek üzere''  ibarelerine yer verilmesinin kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki oluşturduğundan, ortada hukuki ve maddi vakıa denetimine elverişli bir hüküm bulunmamaktadır. Yargıtay 11. HD'nin 2017/2982 E-2019/256 K. , 2017/520 E-2018/7023 K. sayılı ilamları da bu doğrultudadır.<br>Öte yandan, ilk derece mahkemesinin .. E. sayılı dosyasında açılan davada, davanın kabulü ile davalı şirketin olağanüstü genel kurulunun yapılabilmesi için TTK'nın 410/2 maddesi gereğince davacı .... ...'a davalı şirkete müdür atanması ve davalı şirketin faaliyetlerinin devamı için zorunlu kararların alınması gündemli olarak genel kurulu toplantıya çağrıya izin verilmesine 25.5.2023 tarih, 2023/300 K. sayılı ilamla  karar verildiği de anlaşılmakla, anılan dosyanın sonucunun bu dosyayı da etkilediği nazara alınarak beklenilmesi gerekirken işbu husus göz önünde bulundurulmaksızın karar verilmesi de yerinde görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının  HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince  kaldırılmasına, dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br><br>HÜKÜM: Gerekçesi  yukarıda  açıklandığı üzere;<br>1- Davacı vekilinin istinaf talebinin KABULÜ ile; Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 31/05/2023 tarih, ... Esas- ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,<br>2- Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a maddesi gereğince dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>3- İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yatırılan 179,90 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, <br>4- İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, <br>5- İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,<br>6- Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4 maddesi gereğince kararın tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 16/10/2023 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.<br><br><br>     Başkan ...                 Üye ...                        Üye ...                   Katip ...<br>         e-imzalıdır                    e-imzalıdır                         e-imzalıdır                      e-imzalıdır<br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"618ad5d3d0ad918c","SID":"cb5d37133d62a426"}}