{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>2. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/3044 <br>KARAR NO: 2023/2153<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 25/10/2022<br>NUMARASI: 2022/376 esas  2022/808 karar <br>DAVANIN KONUSU Tapu İptali Ve Tescil (Satın Almaya Dayalı)<br>DAVA TARİHİ: 23/05/2022<br>KARAR TARİHİ: 04/12/2023 \t\t<br>KARAR TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI:Davacı vekili dava dilekçesinde;  şirket nezdinde davalının eşinin kardeşleri ... ve ... ile ... ortaklığı olduğunu, bu ortaklığın ... ve ... nezdinde 8 yıl kadar devam ettiğini, FETÖ darbe girişiminden kısa bir süre önce ...'ün şirket hisselerini kardeşi ...'e devrettiğini, ortaklık yapısında fiilen bir değişiklik olmamasına rağmen bu şekilde devir işleminin yapılmasından kısa bir süre sonra darbe girişimi gerçekleştiğini ve müvekkili şirket ortağı ... ve babasının ve diğer aile üyelerinin FETÖ durumları sebebiyle şirketin olumsuz etkilemesinden dolayı ortaklığı bitirmek istediğini ve karşılıklı olarak 31.10.2016 tarihli protokol ile ortaklığın sonra erdirildiğini,  ... ile ... adalar projesi isimli projede, proje ortaklığı yapılması hususunda anlaşma sağlandığını, bu anlaşmaya istinaden adalar projesi kapsamında yer alan bir kısım taşınmazların teminat olarak ...'e devredilmesinin ön görüldüğünü, ancak FETÖ nedeniyle bahse konu taşınmazların devri bu kişiye yapılamadığından yine talep doğrultusunda dava konusu taşınmazlar 27.07.2017 tarihinde davalı ... adına devir ve tescil edildiğini, devir bedeli ödenmediği gibi davalının taşınmazlar üzerinde bugüne kadar bir tasarrufu da olmadığını, müvekkili şirket yetkilisi ... arasında sürecin yönetilmesinde yaşanan sorunlar nedeniyle ... tarafından 31.10.2016 tarihli protokole aykırı davranıldığı iddiası ve alacak talebiyle İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/208 esas sayılı dosyası ile dava ikame edildiğini, ..., ... ve ağabeyi ... talep ve talimatı doğrultusunda dava konusu taşınmazlar üzerinde ilerleyen günlerde müvekkilinin haklarını elde etmesini engellemek maksadıyla haksız ve kötü niyetli olarak bahse konu taşınmazlar üzerinde üçüncü kişiler lehine hak sağlamak ve taşınmazın kendisine devir edilmesindeki anlaşma ve iradeye aykırı olarak inşai faaliyetlere başlamak üzere harekete geçtiklerini, bu halde taşınmazın tamamının veya bir kısım hissesinin iyi niyetli üçüncü kişilere devir ve tescili müvekkili bakımından telafisi imkansız sonuçların doğmasına sebep olabileceğini, buna göre ... ile müvekkil şirket arasında 31.10.2016 tarihinde imzalanmış olan ortaklığın fesih protokolü uyarınca dava dışı taşınmazın teminat niteliğinde devredildiğine şüphe olmadığını, bu bağlamda taşınmaz esas itibariyle müvekkiline ait bir taşınmaz olduğunu, yine dava dışı ... dava konusu taşınmazın yer aldığı protokole istinaden mahrum kaldığı hakların temini ve alacağın tahsili için müvekkiline dava ikame ettiğini ve söz konusu protokolün uygulanmasına imkan kalmadığını açıkça ortaya koyduğunu, bu açıklamalar çerçevesinde bahse konu taşınmazların mülkiyetinin müvekkiline iade edilmesi gerektiğine dair bir şüphe kalmadığını, huzurdaki davanın konusu taşınmazın üçüncü kişilere an itibariyle devrini engelleyen bir durumun mevcut olmadığını, bahse konu taşınmazın üçüncü kişilere devri, irtifak hakkı tesisi ya da üzerinde bir inşai faaliyete başlanması müvekkili ve yapı adasında yer alan sair malikler bakımından telafisi imkansız zararların doğmasına neden olacağını, bir diğer yandan taşınmazın devir maksadı (teminat olarak devredilidiği) hususunda bir şüphenin de bulunmadığını, davalının müvekkili şirketin eski hissedarlarının yakın akrabası olması, diğer mahkemelerde yapılan yargılamalarda eski ortak ...  davalı ...'e yapılan devri kendisinin talep ve talimatı ile yapıldığını beyan ve kabul etmesi hususları göz önüne alındığında dava konusu taşınmazın üçüncü kişilere devir ve tescili ya da taşınmazlar üzerinde ayni hakkı kısıtlayan her türlü tasarruf işleminin engellenmesi taşınmaz kaydına ihtiyati tedbir konulmasını ve dava konusu ... ili, ... ilçesi, ... mahallesi ... ada ... parsel ve ... parselde kain taşınmazların ... adına olan kaydının iptali ile müvekkili şirket adına devir ve tesciline karar verilmesini şayet bu mümkün olmaz ise taşınmazın değerinin müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ettiklerini, İstanbul 18. Asliye Ticaret mahkemesi dosyasından alınan bilirkişi raporlarında dava konusu taşınmazların ve yine davalıya devredilen dava dışı diğer taşınmazların da teminat niteliğini haiz olduğunu ve davanın kabulü halinde dava konusu taşınmazın her halde davalı şirkete iadesi gerektiği sonuç ve kanaatine varıldığını, Taraflar arasında yine ... ili, ... ilçesi, ... mahallesi ... ada ... parselde kain taşınmaza ilişkin ikame edilen T.C. İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/315 esas sayılı dosyasından verilen gerekçeli karar ile dosya tensiben İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/208 esas sayılı dosyası ile birleştirildiğini, dosyalar arasındaki sıkı bağlantıyı dikkate almak suretiyle iş bu huzurdaki dosyanın da İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/208 esas sayılı dosyası ile birleştirilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Mahkemece;\"Davacının açtığı davada, mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; açılan davanın HMK'nun 115/2. Maddasi uyannca aynı kanunun 114/l-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulen REDDİNE, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi karannın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli İstanbul Asliye Hukuk mahkemeye gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğinin, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar serileceğinin İHTARATINA,3-HMK'nun 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli Mahkemesi'ne tevzi edilmek üzere İstanbul Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosu'na GÖNDERİLMESİNE\"karar verilmiştir.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki işlemin temelinin ortaklığın feshine dayandığı, birleştirme kararının başka bir ticaret mahkemesi dosyasına ilişkin olduğu, bunun da mahkemenin gerekçeli kararlar arasında bir çelişki olduğunu gösterdiğini, şirket ortaklığının feshinden kaynaklı davaların mutlak ticari dava olduğunu, davalının taşınmazları devralmasının temelinde ortaklığın feshi protokolü olduğunu, bu nedenle davaya bakmakla görevli mahkemenin ticaret mahkemeleri olduğunu belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasına, yargılamanın ticaret mahkemesinde devamına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerinin yerinde olmadığını, TTK 'nun 6335 sayılı kanun ile  değişik 4.maddesinde ticari davaların tanımlandığını, yine aynı kanun 3 maddesinde de düzenleme bulunduğu, anılan maddelere göre ticaret mahkemelerinin görevli olduğu, müvekkilinin  protokolde taraf olup olmadığının bir önemi olmaksızın her durumda davanın ticari dava olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin tacir sıfatı bulunmadığını, uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgisinin bulunmadığını belirterek istinaf başvurusunun reddini talep etmiştir. <br>DELİLLER: Tüm dosya kapsamı <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;Dava, inançlı işleme muvazaa nedenine dayalı tapu iptali ve tescil davasıdır.Dosyanın incelenmesinde; mahkemece tapu kaydı , taraflar arasındaki protokol mahkeme ilamları ,satış sözleşmesi , firmaya ilişkin kayıtlar celp edilerek inceleme yapılmıştır.Taraflar arasında görülen  ... ili, ... ilçesi, ... mah. ... ada, ... parsel ile ilgili İstanbul 15 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/315 esas sayılı dosyasında verilen gerekçeli karar ile dosya tensiben İstanbul 15 Asl. Tic. Mah. 2017/208 esas sayılı dosyası ile birleştirildiği belirtilerek dosyalar arasındaki bağlantı nedeni ile iş bu davanın da İstanbul 18 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/208 esas sayılı doyası ile birleştirilmesi talep edilmiştir. İstanbul 15 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/331 esas sayılı dosyası ile birleştirilen dosyanın tefrik edildiği, yeniden mahkemeye gönderildiği, mahkemece iş bu esasa kaydedildiği anlaşılmıştır.Davacı vekilinin tam ıslah dilekçesi sunarak dava konusu  olarak sadece 6 parsel yönünden  davaya devam ettiklerinin bildirildiği, ıslah dilekçesinin karşı tarafa tebliğ edildiği anlaşılmıştır. Mahkemece mevcut bu delillerle görevsizlik kararı verilmiştir. TTK 4.maddesinde \"(1) Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın;a) Bu Kanunda,b) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde,c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde, d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta,e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır.(2) (Değişik: 28/2/2018-7101/61 md.) Ticari davalarda da deliller ile bunların sunulması 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine tabidir; miktar veya değeri bir milyon Türk lirasını geçmeyen ticari davalarda basit yargılama usulü uygulanır. (Ek cümle: 28/3/2023-7445/30 md.) Bu fıkrada belirtilen parasal sınır, 6100 sayılı Kanunun ek 1 inci maddesinin birinci fıkrasına göre artırılır.45 TTK 5 maddesinde \"(1) Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile  ticari nitelikteki  çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir. (2) Bir yerde asliye ticaret mahkemesi varsa, asliye hukuk mahkemesinin görevi içinde bulunan ve 4 üncü madde hükmünce ticari sayılan davalarla özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer işlere asliye ticaret mahkemesinde bakılır. Bir yerde ticaret davalarına bakan birden çok asliye ticaret mahkemesi varsa, iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca, asliye ticaret mahkemelerinden biri veya birkaçı münhasıran bu Kanundan ve diğer kanunlardan doğan deniz ticaretine ve deniz sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevlendirilebilir.(3) (Değişik: 26/6/2012-6335/2 md.) Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır. (4) (Değişik: 26/6/2012-6335/2 md.) Asliye ticaret mahkemesi bulunmayan yargı çevresindeki bir ticari davada görev kuralına dayanılmamış olması, görev kuralına dayanılmamış olması, görevsizlik kararı verilmesini gerektirmez; asliye hukuk mahkemesi, davaya devam eder.\" denilmektedir.Somut olayda; davacının dava dışı şirketle arasında protokol yapıldığı, bu protokol gereği, devri gereken taşınmazın şirkete devredilemediği, bu nedenle davalıya devredildiği, geriye iade edilmediği, herhangi bir bedel alınmadığı, bu nedenle tapu iptali ile davacı şirket adına tescil talebinde bulunmuştur. Dosyamızda davalı gerçek kişidir. Davalının davacı şirket ile dava dışı şirket arasında yapılan protokolde imzasının bulunmadığı, şirket yetkilisi veya temsilcisi olmadığı dosyada sabittir. Yukarıda belirtilen yasa maddelerine göre ticaret mahkemesinin görevli olabilmesi için maddede belirtilen mutlak ticari davaların söz konusu olması yada her iki tarafın tacir ve tarafların ticari işletmesini ilgilendiren bir konunun bulunması gerektiği, eğer davacı şirket protokol düzenlediği davalı şirkete dava açmış olsa idi ticaret mahkemesi görevli olurdu. Ancak davalımız gerçek kişi olup, protokol düzenleyen şirketlerle bir ilgisi yoktur. Mutlak veya nisbi ticari dava söz konusu olmadığından genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi görevlidir. Böylece mahkeme kararı usul ve yasaya  uygun olduğu anlaşılmıştır. İDM tarafından tüm delillerin toplandığı, verilen kararda usul ve yasaya kamu düzenine aykırı bir yön bulunmadığı anlaşılmakla istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince reddine kesin olmak üzere karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-İstanbul 15. Asliye Ticaret  Mahkemesi'nin 2022/376 Esas sayılı dosyasında verilen 25/10/2022 tarih ve 2022/808 Karar sayılı gerekçeli kararına yönelik davacı  tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE,2-İstinaf başvurusu reddedildiğinden; alınması gereken istinaf harcından peşin alınan harcın mahsubu ile eksik alındığı anlaşılan 189,15 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,  Harç tahsil müzekkeresinin İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına istinaf vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verilmiştir.  04/12/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d1450a05c8f5b491","SID":"4e272eb689153f13"}}